logo

Zina serbest öğrenci evi yasak

ömer mazi

Türban meselesinde beklediğini bulamayan hükümet başka bir tartışma konusunu ortaya attı.

Öğrenciler aynı evde kızlı erkekli kalıyormuş, buna izin verilmez.

Yine son günlerde hangi kanalı açsanız bu konu tartışılıyor.

Ne oldu özel hayata?.

Ya da ne olmuş aynı evde kız öğrenciyle erkek öğrenci kalıyorsa?

Evlerin içinde kimin ne yaptığını bilemiyoruz ki?

Elbette sokakta 100 kişiye sorun kimse öğrenci evinde bir kızla bir erkeğin bir arada kalmasına sıcak bakmaz.

Bakmaz ama ne olmuş kalıyorlarsa.

Hadi gelin en fenasını düşünelim.

 

Diyelim ki kız öğrenciyle erkek öğrenci aynı yatakta yatıyor.

Karı koca gibi yaşıyorlar.

Aralarında resmi bir nikah yok.

Aralarında imam nikahı yok.

Bu durumda ne olur zina olur.

Yani gençler zina yapıyor anlamı çıkıyor.

 

Biliyor musunuz? Türkiye’de en az % 30 insanlar böyle yaşıyor.

Neden onlar için kimse böyle bir olaya izin vermeyiz demiyor?

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bile birçok milletvekilimizin birden fazla eşleri var.

Neden Meclis’te bir araştırma yapılmıyor.

Kimin kaç karısı var diye?

 

Ne olmuş yani kızla erkek öğrenci aynı evde kalmışsa.

Zina mı işledi.

Diyelim ki evet, zina işledi.

 

Zina nedir?

Evli olmayan, yani aralarında nikah bağı bulunmayan kadın ve erkeğin cinsel ilişkiye girmesidir. 

Nikahlanmamış kız arkadaşla veya nişanlı ile yapılan cinsel ilişki de zinadır.

 

Yüce Allah, “Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur” buyurmaktadır.

Dinen suçtur ve yasaklanmıştır.

Halk nazarında zina yapan kadına ve erkeğe iyi bakılmaz ve topluk kendi içinden dışlar ve ayıplardı.

Ya yasal olarak zinanın durumu nedir?

Yıllarca Türkiye’de zina ağır cezalık bir suçtu.

Ama sonra zina Türkiye’de suç olmaktan çıkartıldı.

Zina yapmak yasal olarak serbest.

 

Ne zaman zina suç olmaktan çıktı hatırlayan var mı?

İşte

Size Anayasa Mahkemesi Kararı

 

Kanun No: 5349

Kabul Tarihi: 11.5.2005

MADDE 1. — 4.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen “Özel ceza kanunları ile ceza içeren” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

(3) Ağır para cezasından dönüştürülen adlî para cezasının ödenmemesi halinde, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesi hükümlerine göre hapis süresinin belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak yüz milyon Türk Lirası esas alınır.

MADDE 2. — Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 6. — (1) Kanunlarda öngörülen “ağır hapis” cezaları, “hapis” cezasına dönüştürülmüştür.

(2) 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş olan suçlarla ilgili olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 13 ve 15 inci maddelerinin uygulanması zarureti bulunan hallerde;

a) Ağır hapis iken, birinci fıkra uyarınca hapse dönüştürülen cezalar, kanunlarında aksine bir hüküm yoksa alt sınır bir yıl, üst sınır yirmi dört yıl olarak,

b) Hapis cezalarında kanunlarında aksine bir hüküm yoksa alt sınır yedi gün, üst sınır beş yıl olarak, Uygulanır.

MADDE 3. — Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi

Madde 7. — (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yedi yüz otuzdur.

(2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

(3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüz yirmi milyon Türk Lirasından az, on sekiz milyar Türk Lirasından fazla olamaz.

(4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

MADDE 4. — Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında geçen “1 Nisan 2005″ ibaresi “1 Haziran 2005″ olarak değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

(4) Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.

MADDE 5. — Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında geçen “1 Nisan 2005″ ibaresi “1 Haziran 2005″ olarak değiştirilmiştir.

MADDE 6. — Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1. — (1) Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2006 tarihine kadar uygulanır.

MADDE 7. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

17 Mayıs 2005

 

17 Mayıs 2005 tarihinde hükümet kimdi?

 

Kasım 2002 tarihinden beri Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti AK Parti.

AK Parti seçildikten 3 yıl sonra zinayı suç olmaktan çıkartan parti.

Şimdi aynı AK Parti gözünü öğrenci evlerinin içine dikiyor.

Yani zina yapıyor.

Zina sadece yatakta cinsel birleşme ile olmaz.

Göz zinası, el zinası diye zina kendi içinde farklılıklar gösteriyor.

Peki zinayı suç olmaktan çıkartan hükümet ne diye öğrenci evlerinin içine göz dikiyor?

Siz hiç Afyon’da kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kaldığını gördünüz mü? ya da duydunuz mu?

Koca Türkiye’de bu şekilde yaşayan öğrenci milyonda bir bile değildir.

Oysa toplumun % 30’a yakını evlilik dışı hayat sürüyor.

Milletvekillerinin bile birden fazla karısının olduğunu düşünürsek bu tartışma neyin nesi.

Belediye Başkanlığı seçimlerine giderken halka şirin görünme olayından başka bir şey değil.

Bu arada hayret ilk kez bizim validen önce Adana valisi öne atıldı ve gereğini yaparız dedi. ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ