logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Zakir Avşar’la nihayet tanıştık

ömer mazi
Herkes çok merak ediyordu.
Ömer Mazi, Zakir Avşar’ı destekliyor.
Bir insan hiç tanımadığı, konuşmadığı, bilmediği, telefonlaşmadığı, mailleşmediği, görüşmediği birini nasıl destekler.
Üstelik ben akademisyen değilim.
Oy verici değilim.
Ama akıl ve mantık AKÜ’ye katkı koyacak kim var diye bakıyor.
7 kişilik Rektör adaylarını masaya yatırdığımda mantık Zakir Avşar diyor.
Benim bakış açım bu.

Merakları giderelim.
Cumartesi öğle Zakir Avşar hoca ile telefonla görüştüm.
46 dakika sohbet ettik.
Sohbet ettiklerimin zaten büyük bir kısmını mail olarak gece göndermiş.
Ben de sizlerle paylaşacağım.
Nasıl bir Üniversite hayali olduğunu anlattı.
Guruplar, siyaset ve kişiler değil bilim ve akademik bir çalışma planından bahsetti.
Kimseye mevki dağıtmadığını anlattı.
Kimseye kesin ben atanacağım demediğini söyledi.

Oysa rakipleri makamları paylaştırdılar.
Geri kalan 6 adayın hepside ben söz aldım kesin atanacağım diye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına söz verdiler.

Ben Rektörlük haklarını elde etmek için aday olmadım.
Yaptığım görevler nedeniyle zaten rektörlük özlük hakları neyse aynısını kazandım.
Hayatım boyunca lojmanda oturmadım oturmam.
Kendi arabam varken makam arabası hiç kullanmadım kullanmam.
Benim zaten bir maaşım varken temsil ağırlama kullanmadım kullanmam dedi.
Söylenilenin aksine sürekli Afyon’a geldim.
Akademisyen arkadaşlarımla yemekte buluştuk.
Ama AKÜ’de odalarına gitmedim.
Çünkü sorun yaşamasınlar istedim dedi.

Hatta bazı hocalar için yaptıklarını söyledi ama burada yazmam şık olmaz.
Ben ilk kez telefonla da olsa tanışma imkanı bulduğum Zakir Avşar’ı tanımakla onur duydum.
Keşke AKÜ Rektörü o olsa diye geçirdim içimden.
Şan Özalp’ten sonra bilimi ve akademik başarıyı ön plana çıkartacak bir hoca var karşımda.
Neyse artık söylenecek bir şey yok.
Önce YÖK’ü sonra Cumhurbaşkanı’nı bekleyeceğiz.
Son söz onda.
Gelelim Zakir Hocanın mailine.

“Değerli Ömer Bey,
AKÜ Rektörlük seçimleri esnasında sergilemiş olduğunuz sorumlu gazetecilik anlayışı dolayısıyla teşekkürlerimi sunarım.

Seçim sürecinde yazılanları okuma fırsatım olmadı.
Sürekli akademisyenlerle görüşmeler yapıyordum.
Dolayısıyla, beni itham ve ilzam eden iddiaları da henüz görme fırsatı buldum.

Ancak, size gönderilen mailde yer alan türden iddiaların kaynağı olarak gösterilen Prof. Dr. arkadaşımla, kendi odasında sohbet ve bunları sorma imkanı buldum.
Kesinlikle böyle bir şey olmadığını, çünkü geçtiğimiz dört yıllık süre içinde sıklıkla görüştüğümüzü ifade etti.
Mamafih, “bunu lütfen açıkla” dememe rağmen, o an bir başka kıymetli aday ile çalıştığı ve sanırım bu iddianın kendilerine fayda sağlayacağına inandığı için açıklamadı.

Dolayısıyla, bu iddia hakikat dışı olmasına rağmen pek çok yerde dillendirilmiş.
Çok da önemli değil.
Gerçeği bilen Yüce Yaradan’a hepimiz sonuçta hesap vereceğiz ve hiçbir makam buna rektörlük dahil, bizi hesaptan alıkoyamayacak.
Ayrıca, ben kadrom ve görevim gereği Ankara’dayım.
Her iki adaylığım esnasında da böyle idi.
Bırakıp İstanbul’a gitmem söz konusu olamaz.

Bir diğer iddia olan, sinirlenme meselesine gelince, evet bazı zamanlarda bu soruyu soran, bu cümlelerle konuşan acaba bir akademisyen mi, diye hayrete düştüğüm; insan misafirini böyle mi karşılar dediğim anlar oldu.

Onlara şunu belirttim; biz adaylar birbirimizle oturup konuşabiliyoruz, sohbet edebiliyoruz, kucaklaşabiliyoruz.
Sizler, tercih edenler olarak, tercih ettiğiniz insanlar için kavga etmeyin, arkadaşlıklarınızı, dostluklarınızı bozmayın.
Ben kazanmak için asla böyle bir kavgaya girmem, hiçbir adayla aramı bozacak, küsecek, kırılacak bir noktaya ilişkimi taşımam, bu mantıklı değil, dedim.
İki seçimde bu konuşmayı üç kişi ile yaptım.

Sonuç itibariyle, ben seçim sürecinde istisnasız bütün adayları kucakladım.
Muhabbetle, selamlayıp, başarılar diledim.
Ziyaret ettiğim hiç bir kimseye “bana oy ver” demedim, tersine her arkadaşıma, tüm adayların değerli olduğunu, seçenekleri arasında özgürce tercih yapmalarının akademik duruşları bakımından önemli olduğunu belirttim.

Oy dahi talep etmediğim kişilerle, sinirli bir şekilde konuştuğumu iddia etmeleri sanırım iddia sahiplerini tüm akademisyenler nezdinde mahcup edecektir.

AKÜ’de, tüm arkadaşlarımdan misafirperverlik gördüm; odalarını bir kardeş, meslektaş odasına girmenin rahatlığı ile ziyaret ettim.
Hepsinin ikram ve iltifatlarına mazhar oldum.
Bunları unutmam mümkün değildir.

Her iki seçimde de, özgürce dolaştım.
Yönetimlerden en ufak bir sıkıntı hissetmedim.
Herkese olabildiğince düşüncelerimi anlattım, nasıl bir üniversitenin AKÜ’yü yarış ve rekabette tutacağını ifade ettim.
Tenkitlerimi hiçbir zaman kişiselleştirmedim.
Kurumsal yaklaşımlar içinde bulundum.

Sanırım bunları, ziyaret fırsatı bulduğum istisnasız tüm akademisyenlerden doğrulama imkanınız olacaktır.

Tartışma iddiaları da ne yazık ki, yine bu yarışın nezaket ve nezahetine yakışmamıştır. Mesele, az veya çok oy almak değil, seçim dönemlerinde de olsa; üniversiteye yönelik ufuklarımızı paylaşmaktır.

Bir hususu yine ifade edeceğim; ne geçen seçimde bana oy veren 48 arkadaşımı, ne de bu seçim bana oy veren 44 arkadaşımı şunlar, bunlar diye tam olarak zikredebilirim.
Çünkü, ben kimseden oy talep etmedim, söz almadım ve kimsenin de bana böyle açıklamalarda bulunmasını istedim.
Kuşkusuz ki, bana oy vereceğini açıklayan arkadaşlarım olmuştur.
Bu arkadaşlarımdan da rica ettim, hiç kimseye asla baskı yapmayın, benim için oy talep etmeyin diye…

Yine bu bağlamda, ne geçtiğimiz seçim, ne de bu seçim hiç bir arkadaşıma herhangi bir görev sözü de vermedim.

Bu akademik bir kurumun idareci seçimidir; her türlü siyasi mülahazadan uzaktır.
Dolayısıyla, o konulara da girmedim.
Gireni de görmedim.
Bana bu yönde sorular ve yaklaşımlar da olmadı.
Ben, en azından kendi payıma seçimi bu zeminde tamamladım.

Başarı veya başarısızlığı tayin ancak, kaybettiklerimizi ve kazandıklarımızı dikkatle irdelersek mümkün olur.
Ben her iki seçimde de, Afyonkarahisar’da yüzlerce dost kazandım.

Bu hususları da dürüstlüklerinden kuşku duymadığım tüm AKÜ mensupları size doğrulayacaktır.

Baki selam ile.
Muhabbetle…
Prof.Dr. Zakir Avşar”

İşte Zakir Avşar böyle bir Hoca.
Ben onunla tanışmaktan onur duydum.
Keşke AKÜ’de oy verenlerde onun kadar düzgün olabilseydi.
Yalan ve hayal ürünü vaatlere kanmasalardı.
Kendi kişisel çıkarları değil AKÜ ve Afyon’un çıkarlarını ön planda tutsalardı.
Ama söylenecek bir şey kalmadı.
Herkes şimdi vicdanı ile baş başa.
Bir düşünsünler bakalım.
Kaçının yüzü kızaracak.
Kaçının kalp atışları değişecek.

AKÜ son 4 yılda neler kaybetti?
Üniversiteler sıralamasında kaç basamak geri gitti?
Çok değerli akademisyenler neden Afyon’u terk etmek zorunda kaldı?
Bütün bu olup bitenlerden kendileri de sorumlu değiller mi?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,