logo

Yunan’ın “Afyon ağıdı”

ömer mazi

Türkiye savaşlardan çok çekti.

Hepimizin birkaç kuşak öncesi ailesinde mutlak savaşta şehir olmuş, gazi olmuş birden fazla yakını vardır.

Savaş değirmen gibidir.

Önüne kim çıksa öğütür ama asla yeter artık demez.

Anadolu toprakları şehit kanlarıyla yıkandı.

Binlerce yıldır Anadolu toprakları medeniyetlerin beşiği oldu.

Avrupa karanlık çağını yaşarken Anadolu toprakları, parayı icat etti, parşömeni icat etti, yasalar çıkardı.

Demokrasi ve bir arada yaşamayı buldular.

 

Dünyanın il birleşik devletleri Fethiye ile Antalya arasındaki Likya Birliği ile ortaya çıktı.

Şehir devletleri birleşerek tek bayrak, serbest dolaşım hakkı, dönüşümlü başkanlık, tek yasa gibi onlarca yeniliğe imza attı.

Hatta Amerika Birleşik Devletleri kurulurken Likya Birliğini bire bir aynısını uyguladı.

Bugün Avrupa Birliği sisteminin temelinde de Likya Birliği vardır.

 

Dünyanın ilk borsası Burdur yakınlarında.

Dünyanın ilk Müzik yarışması Dinar’da.

Kral Midas dünya’da ilk tarım yasalarını çıkartan kral.

Daha binlerce ilk Anadolu topraklarında olmuştur.

Anadolu medeniyetlerin beşiğidir.

 

Medeniyetlerin beşiği olan bu güzel yurt bin yıla yakın bir zamandır Türklerin egemenliğinde.

Türkler Anadolu topraklarında defalarca devlet kurmuş ve bin yıla yakın bir zamandır anavatanı olarak kabul etmiştir.

Böyle bir coğrafya elbette bize yar etmek istemeyen, zamanında kuyruk acısı olan devletler her daim Türkleri Anadolu Topraklarından atmak için birçok hamleleri oldu.

 

Ülkenin har noktasında yaşayan Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Alevisi, hepsi bir araya geldi.

14 yaşındaki çocuktan 60 yaşındaki inansımıza kadın erkek topyekun mücadele vererek Ülkeyi savunduk.

Savaşlardan sonra her ülke kendi acısını yaşadı.

Şehirlerinin arkasından ağıtlar yaktılar.

Bir ülkenin en verimli insanları savaş meydanlarında yok edildi.

Şehitlerin arkasından ağıtlar yakıldı.

Hey onbeşli.

Çavnakkale türküsü.

Ve Yemen türküsü. 

Savaşa gidip dönemeyen askerlerimizin arkasından yaptığımız ağıtlardan bir kaçı.

 

Bunların içinde özellikle Yemen Türküsü çok acıklı bir ağıttır.

Osmanlı Yemen topraklarını ülkesine kattıktan sonra buradaki hükümranlığını sürdürmek için çok şehit vermiştir.

Yemen merkezden uzak olsa da kutsal toprakları elde tutma uğruna birçok şehit verilmiştir. Müslüman toprağı olmasına karşın Yemen İngilizlerle işbirliğine giderek Osmanlıya karşı savaş açmıştır.

Beş cephe de birden çarpışan Osmanlı kuvvetleri Anadolu’dan asker sevki yapmaktadır. Çarpışmalar o kadar şiddetli olmaktadır ki aileler Yemen’e cepheye giden evlatlarının artık geri dönmeyeceğini bilmektedirler.

Birçok aile cepheye gönderdikleri çocuklarından bir daha haber alamamışlardır.

Hatta bazı askerler yıllar sonra savaş bitse de bu topraklardan geriye dönememişler sağ kalabilenler orada yaşamlarını devam ettirmişlerdir.

Bu acıyla Yemen Türküsü o devirlerde halkın dilinden düşmemiş etkilerini ve izlerini günümüze kadar bu türküyle taşımıştır.

 

Yemen Türküsü
Havada bulut yok bu ne dumandır.
Mahlede ölü yok bu ne figandır.
Ana ben ölmedim bu ne şivandır

Aho yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir.
BURASI HUŞTUR YOLU YOKUŞTUR
GİDEN GELMİYOR ACEP NEDENDİR

Kışlanın ardında redif sesi var
Bakın çantasına acep nesi var
Bir çift kundurası bir al fesi var.

Kışlanın önünde üç ağaç incir
Kolumda kelepçe boynumda zincir
Zincirin yerleri ne yaman sancır

Kışlanın önünde sıra söğütler
Zabitler oturmuş asker öğütler
Yemene gidecek bu koç yiğitler

Kışlanın ardını duman bağladı
Analar babalar kara bağladı
Yemene gidene herkes ağladı.

Kışlanın ardında yüzüyor kazlar
Ayağım ağrıyor yüreğim sızlar
Yemene gidene ağlıyor kızlar.

Aho yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir.

Kışlanın ardında bir kırık testi
Askerin üstüne sam yeli esti
Gelinlik tazeler umudu kesti.

Aho yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir

Ne zaman dinlesek bu Türkü insanı ta yüreğinden vurur.

Bir anda boğazımız düğümlenir, gözlerimiz nemlenir.

Bazen düşünürüm sadece biz mi gidip de gelmeyenlerimizin arkasından ağıtlar yaptık.

Sadece bizim mi analarımız ağladı.

Mesele Afyon Yunan işgaline uğradı.

Büyük taarruz ile binlerce Yuna askeri hayatlarını kaybettiler.

Peki onların anaları babaları burada bıraktıkları çocukları için ne yaptılar acaba?

 

Bizim çılgın adam İbrahim Kazal ile konuşurken bana Yunanca bir yazı gönderdi.

Ağa bu ne dediğimde bir Yunan Ağıdı dedi.

Bizimle alakası nedir dedim.

Başladı anlatmaya.

Hani bizim Yemen Türküsü var ya.
Evet.

İşte bu ağıt onun aynısı.

 

Bu da Yunanlıların Afyon’da, İzmir’de kalan askerleri için yaktıkları ağıt.

Yapma ağa ufak at nereden çıkardın bunu dedim.

Adam delirdi.

Sen beni tanımamışsın.

Ben bir şey söylüyorsam onun mutlaka belgesi bilgisi olur.

Bana bir saat izin ver dedi.

İnternetten çıktı.

İyi ama ben bu kadar kızacağı bir şey demedim ki.

Bir saat sonra bana gönderdiği Yunanca ağıdı İngilizceye çevirtmiş.

İngilizceden de Türkçeye çevirerek bana gönderdi.

Adam o kadar öfkelenmiş ki bir video gönderdi.

Burada bu ağıdın klibi yapılmış.

Afyon kalesi var, ağıdın içinde Afyonkarahisar ismi sıkça geçiyor.

İbrahim Kazal’ın dediği gibi buda Yunanlıların Yemen türküsü.

Daha doğrusu “Yunanlıların Afyon Ağıdı”

Ağıdın sözlerini sizlerle paylaşacağım.

Bu ağıt ilk kez yayınlanacak.

 

Şunu belirtmekte fayda var.

Yunanca, İngilizceye, İngilizce Türkçeye çevrilirken belki bazı anlam hataları yaşanmış olabilir.

Ama ağıt yüzde 90 aşağıda olduğu gibi.

İki şeye dikkat çekmek istiyorum.

Bir Yunan’a ilk kurşunu atan Ali Çetinkaya ve Ayvalık Cunda adası.

İki Afyonkarahisar’dan bahsetmesi hala yüreklerinde bu acıyı yaşadıklarını gösteriyor.

Buyurun efendim.

İlk kez Yunanlıların Afyon için yazdıkları bir ağıda şahitlik edeceksiniz.

Teşekkürler İbrahim Kazal.

 

Afyonkarahisar ağıdı

Mermer Kral,

Sen hem rüyamız hem de hayalimizdin.

Hayallerim bize bomboş mezar oldu.

Okunmamış kağıtlarda bir avuç kelime kaldı.

 

Mermer Kral.

Türkiye’nin dirilisi sana varışımla başladı.

Ve İzmir’de yangın, hayalim Ayasofya.

Vahşi Porsuk, yanık Sakarya.

Ayvalık ve Cunda’da çapraz direniş.

 

Bu arazide başka kayıp vermeden dönmeliyiz.

Yurdumuza dönmek için bir yol arıyoruz.

Hep birlikte haykırıyoruz.

Gökyüzü kan oldu akıyor

İngiliz, Fransız ve Amerikalılar

Boğulmamız için bizi yalnız bıraktı.

 

Mermer Kral.

Artik sana sahip olmak hayal.

Bu kan tarlaları arasında

Eski hayallerimiz ile geldik diriltmek için seni.

Petrini ölü kralını.

 

Büyük direniş Afyon, Ayvalık Eskişehir, İzmir.

Afyonkarahisar ve Manisa için ağlamak,

Zaferin yıl dönümünde binlerce ölüm haberleri

Bu felaket yılında nerede dostlarımız.

Akşehir’e varmak hayali oldu.

Yakti kalplerimizi Afyonkarahisar

 

İşte sevgili dostlar İbrahim Kazal bana ben size aktarıyorum.

İşin kahramanı aslında o.

Ben sadece aracıyım.

Gazetecilikte muhabir zaten bir olaya, bir hikayeye aracılık yapan kişidir.

Bir yerde ya da birindeki bilgiyi alıp daha fazla kişiyle paylaşma sanatı.

Ben muhabirlik yapıyorum. ODAK

yunan türküsü (2)

Share
#

SENDE YORUM YAZ