logo

Yapanlar değil ihbar eden sürgün

Unknown

Eğitimden başlamışken devam edelim.

Hatırlarsanız bir ay önce bir yazı yazmıştım.

Bolvadin İmam Hatip Lisesi’nde bir olay yaşanmıştı.

İmam Hatip Lisesi’nde öğrencilerin erzakı ile mevlit yemeği verilmişti.

Bu olayı yapanlar görevinde.

Ama bu olayı ortaya çıkartan öğretmen Bolvadin’den sürün edildi.

 

İşin garibi öğrenciye tacizde bulunan öğretmenler Bolvadin’den Çay’a sürülürken İmam Hatip Lisesi’nde ki skandalı ortaya çıkartan öğretmen Hocalar Çok Programlı Liseye sürüldü.

Ne güzel bir sistem kurulmuş.

Yandaş olanlar istediğini yapmakta serbest.

Onları kabullenemeyen ve ortaya çıkaranlar ise sürgün.

 

Bu nasıl bir adalet.

Bu nasıl bir anlayış bilemiyorum.

 

Bolvadin Anadolu İmam Hatip Lisesi artık rahata ermiştir.

Bolvadin Milli Eğitim Müdürü huzur bulmuştur.

Afyon Milli Eğitim Müdürü görevini yapmış.

 

Çocuklara oynatılan bir parmak oyunu var.

Buraya bir kuş konmuş.

Biri tutmuş.

Biri kesmiş.

Biri pişirmiş.

Biri yemiş.

Biri de hani bana hani bana demiş.

 

Biri de çıkıp oralığı temizleyin bizim çocuklar iyi yaptı demiş.

Karşı olan varsa sürün gitsin diyor.

Ne oldu bu ülke insanına?

Ne oldu inançlarımıza?

 

Değişti her şey.

“Devletin malı deniz, yemeyen keriz” Dönemi başlayalı bir hayli oldu.

Bir zamanlar Devlet’i yönetenler kurum içindeki çürük elmaları temizlemek için resmi kurumların içine kameralar koyuyordu.

Hırsızı uğursuzu belirlemek için şikayet hatları kurdu.

Ama sonra kurulan kameralar bozulmaya başladı.

Çekim yapmamaya başladı.

Devlet’i yönetenlerin anlayışı değişti.

Yöneticilerin bakışı değişti.

Bizim adamlar yapıyorsa vardır bir bildiği.

Diğerleri yapıyorsa kopartın kafasını.

Bir de bizim adamların yaptıklarını ihbar edenler varsa sürün gitsin en ücra bir köşeye.

Kısaca diyorlar ki, “Görmeyin kardeşim bizim yaptıklarımızı.

Ne yaparsanız yapın biz minareye bir kılıf buluruz.

Bak o yaptı da ne oldu.

Şimdi nerede.

Ayağını denk al seninde başına aynısı gelir” diyor.

 

Yine bir Nasrettin Hoca fıkrası ile bitirelim.

Bir gün Nasreddin Hoca’nın eşeği çalınmış.

Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış.
Birisi,
-Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?

Bir başkası,

-Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.

Bir diğeri de,
-Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor.
Hoca kızmış,
-Yahu demiş, iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?

Odak

Share
#

SENDE YORUM YAZ