logo

Veysel Eroğlu AK Partiye davet etti

saffet acar  (60)

Dinar Belediye Başkanı Saffet Acar, AK Partiden aldığı transfer tekliflerini, neden MHP’den ayrılmayacağını, Bakanın Dinara gelişinde niçin karşılamadığını Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anlattı.

 

Dinar’ın doğal güzellikleri biliniyor ama Marsyas efsanesi dışında fazla bir antik kalıntı yok galiba?

S. Acar, Marsyas festivali 2014’de yapılacak olan organizasyonla bir itiraz olmadı takdirde dünyanın ilk Müzik yarışmasının yapıldığı yer olarak uluslar arası tescillenmiş olacak. Bu tescilin gerçekleşmesinden sonra Dinar’da çok farklı şeylerin olacağının düşünüyorum. Dinar Frig bölgesi içinde kalan önemli yerlerden biri. Ancak bu konuda fazla ön plana çıkmadı. 4 yıldır Almanya Münih Üniversitesi ve Fransa Bordeaux Üniversitesi’nin bir çalıştay gurubu var. 3 yıl Dinar’da yüzey araştırması yaptılar. Önemli tarihi kalıntılara buldular. 4. yılda kazı izni alınamadı ama bu sene alınacak diye umuyorum. Dinar Firig döneminde Efes’ten sonra 2. yerleşim yeri oldu. 280 ile 300 bin kişinin yaşadığı bir yer olduğunu düşünüyoruz. Şu anda sadece yüzey araştırması yapılan bir yerde bile 2 oda dolusu tarihi eser bulundu. İnşallah kazı çalışmasından sonra Dünyanın dikkatini çekeceğiz. Kazı ile birlikte yabancı ziyaretçilerinde Dinar’a gelmeye başlayacağını umuyoruz.

 

Gelen misafirlerin konaklayacağı otel ve tesisler var mı? 

S. Acar, Yabancı misafirleri ağırlayacak ölçekte bir yer yok. Ancak sürekli yükselişte olan Dinar’da bir turistik otel yapacak yatırımcıda bulacağız. Ben bu gelişmelerin torunlarımıza iyi bir turizm mirası bırakacağımıza inanıyorum. Ben tarih ve kültüre çok önem veriyorum ve belediyemizin kültür müdürlüğü var. İlçenin şair ve yazarlarının kitaplarını basıyoruz.

 

AK Parti tarafından yapılan anketlerde Dinar’ı kazanmak imkansız gibi bir sonuç çıktığı konuşuluyor. Sizin bu anketten haberiniz var mı?  

S. Acar, Benim bu anketten haberim yok. Görmedim ama duydum. Benim bildiğim 4 kez anket yapılıyor. Hatta ev ev dolaşmışlar. Bana gelen ilk iki sonuca göre biz % 77 civarında çıkmışız. Ben bu güne kadar hiç anket yaptırmadım. Anketleri rakiplerimiz yapıyor. Hiçbir seçim çalışmadan kazanılmıyor. Benim Dinar için yapacaklarım var. Halkımı bana 5 yıl daha görev verirse yapmayı düşündüğüm geri kalan projelerimi Dinara kazandırmak istiyorum. Hiçbir seçim % 100 garanti değil. Günümüzde insanlar bir paket makarnaya, bir torba kömüre kana biliyor. O nedenle ben halkımın sandıkta vereceği karara bakarım. Bana bir kez daha güvenip görev verirlerse aklımın erdiğince, elimden geldiğince Dinar’a hizmet etmeye çalışacağım.

 

Önce Belediye çalışanlarının borçlarını sıfırladık

Belediye borçlarının altından nasıl kalktınız. Tamam sizin uzmanlık alanız ama bu işin bir formülü var mı?

S. Acar, Elbette var. Şimdi benim Mali Müşavirim zaten. Başta Belediye Çalışanları Başkan yardımcıları da dahil olmak üzere herkesin belediyeye borcu var mı onları tespit ettim. Belediye’ye borcu olanların maaşlarından kestik. Adamın belediyeden alacağı var geliyor hani benim param diye efeleniyor. Ben de kimlerin borcu varsa tespit ettim. Bilgisayarları yeniledim belediyede sistem gördüm. Tüm kurumların bilgilerine ulaşabiliyorum. Adam bana geliyor bir isteği var. Ya da bir evrak imzalatması gerekiyor. Yazının arkasında borcu yoktur yazısı getirmeden imzalamıyorum. Adamın bin lira alacağı var alıp gidiyor. Ama aynı adamın belediyeye 3 bin lira borcu var. Borcu olanları bu şekilde tek tek temizledik. Şimdi ne belediyenin vatandaşa borcu var, ne vatandaşın belediyeye borcu var. Bizim en büyük başarımızdan biri bu. Birde belediyenin araçlarının bakım onarımı dışarıda yapılıyordu. Hizmet alımı ile kurduğumuz atölye ile her şeyi kendimiz yapıyoruz. Biz aynı zamanda masraflarımızı kıstık. Belediye meclis üyeleri ve belediye çalışanları 10 yıl boyunca belediyeye emlak borcunu, su borcunu ödememiş. Hepsini aldık.

 

Sık konuşulan konulardan biri de size AK Parti kanadından teklif geldi mi? geldiği iddia ediliyor ve siz bu güne kadar bu konulardan uzak durdunuz?   

S. Acar, Evet geldi. AK Parti’den teklif çok geldi. Halada gelmeye devam ediyor. AK Parti İlçe Başkanı teklif yaptı, Milletvekili teklif yaptı, Bakan olanlar teklif yaptı ve daha başka ortak dostlarımız teklif yaptı. Siyaseti bizim partimizde yaparsanız mutlu oluruz dediler.

 

Transfer için Halil Ürün görevlendirildi

Hangi Milletvekili teklif etti?

S. Acar, İş adamlarından bürokratlara, ortak dostlarımızdan başka insanlara kadar, Dinar’dan, Şuhut’tan, Afyon’dan, Ankara’dan birçok kanaldan AK Partiye katılmam için ısrarlı bir şekilde teklif yapıldı. Milletvekili bir arkadaşımızı görevlendirdiler, o milletvekili de Halil Ürün’dü. O’na da nazik bir şekilde teşekkür ettim.

 

AK Partiye geçmeniz için teklif eden Bakan kimdi? 

S. Acar, Ben seçildiğim günden beri Milliyetçi Hareket Partisi mensubu olmaktan onur duyuyorum ve başka bir yere geçmek gibi bir niyetimin olmadığını söyledim. Bakan bey ısrarla teklif ediyor ben olmayacağımı söylediğimde ya kestirip atma sana bir ay süre verelim sen bir düşün öyle cevap ver dedi. 5 Haziran’da teklifi yaptı, 5 Temmuz’a kadarda süre verdi. Bu sene içinde oldu. MHP beni kendine bağladı. Benim daha önce hiçbir partiye yakınlığım olmamıştı. MHP’nin Dinar teşkilatının uyumu ve birlikte hareket etme ve kişisel çıkarlar olmadığı için bir koro gibi birlikte hareket ediyoruz.

 

Bakan beyin bir aylık verdiği süre dolduğunda siz mi arayıp olmayacağını söylediniz?

S. Acar, Bakan beyin süresi dolduğunda ikimizin ortak bir dostu Ankara’dan Dinar’a gelerek kararımı sordu. Ben de teşekkür edip böyle bir niyetim yok dedim. Bakan bey beni Ticaret Odası Başkanlığından tanır. Hatta bir keresinde Bakan bey ben size zamanında söyledim. Siz gidip başkasını buldunuz dedi. Ama bu konuyu kapatalım.

 

Bir ara Bakan beyin Dinar’a geldiği ve sizin onu karşılamadığı gündeme geldi. Bu olayın iç yüzü nedir. Sizin gibi bir kişinin böyle bir tavır içinde olmasına bir anlam veremedim?

S. Acar, O olay başka bir şey. Bakanın bir programına baktım. Her yerde fazla gündeme geldiğini gördüm. Kaymakamlıktan bir faks geldi. Bakan Burdur’dan geliyor. Kaymakamlığı ziyaret, partiyi ziyaret ve Evciler’e geçiyor. Evcilerde Kaymakamlık, Parti ve Belediye’yi ziyaret ediyor, oradan Kızılören’e gidiyor. Orada da belediye ziyareti var. Bakan o zaman Çevre ve orman Bakanı. Ben aynı zamanda Çevre Belediyeler Birliği Başkanıyım. 15 belediyeyi temsil ediyorum ve biz Bakana bağlıyız. Evciler belediyesi Kızılören belediyesine ziyaret olup Dinar Belediyesine ziyaret olmayınca siz olsanız karşılar mısınız? Birinde yurt dışındaydım, diğerinde orada olmama rağmen karşılamadım.

 

Bakanı bando ve gül yağmuru ile karşıladık

Ama sonra karşıladınız bildiğim kadarıyla?

S. Acar, Bakan beyin Afyon Programında yarın Dinar’a gideceğim ve belediyeyi ziyaret edeceğim demiş. Buradan beni aradılar. Bakan bey gelecek karşılar mısınız diye. İnanın tüm belediye personelimiz, teşkilatımız, meclis üyelerimiz, belediye bandomuzla karşıladık. Üstelik belediye pencerelerinden gül yaprakları atarak karşıladık. Bakanı bu güne kadar Afyon’da hiçbir yerde böyle bir karşılama yapmamıştır. Bakan bizim bakanımız. Bizim şehrimizin adamı, bizim milletvekilimiz. Ben şundan eminim bakan ben oraya gitmeyeceğim demiyordur. Bunu teşkilat yapıyor. Ama Banan da programı gördüğünde Dinar Belediyesi niye yok diye sormalı.

 

Bu uyumun başarısını nasıl ölçüyorsunuz? Herkes biz çok uyumluyuz diyor ama kapalı kapılar arkasında bir birinin gözünü oyuyor?

S. Acar, Size uyumun en güzel örneğini Referandumdan vereyim. Afyon’da ‘Evet, hayır’ referandumunda kaç çıktı. % 60’ın üzerinde. Dinar’da kaç çıktı. Sayın bakan üç kez geldi. Dinar’a 3 kes geldi ve kap kapı referandumda dolandı. Bana göre bir bakan kapı kapı dolanmaz. Böyle bir şey yok. AK Partili biri bana dedi ki Dinar’da en az % 50’nin üzerinde Evet çıkacak dedi. Ben de dedim ki Dinar’dan % 50 çıkmaz. Ben kendim % 50 hayır’ı çıkartacağım dedim. Yine eşim sağ olsun tek tek uğraştı. Bir akrabamızın evinde sabaha kadar zor ikna ettik ve Hayır dedirttik. Referandum sonunda Dinar’da Hayır % 55 çıktı. İşte bu uyumun ve birlikte çalışmanın ve insanların güveni ile alakalı bir durum. Dinar Belediyesine asla siyaset girmedi. Hiçbir çalışanıma sen hangi partidensin demedim. Bizde partiliye göre değil işe göre adam görevinin başında.

 

AK Parti’nin Dinar’da ki seçim kozlarından biri yapılacak olan santral. Burada 8 bin kişinin işe alınacağı konuşuluyor. 8 bin kişilik bir santral mi orası?

S. Acar, Dinar’da bir santral yapılacağı doğru. Ancak 8 bin kişinin çalışacağı ise tam bir yalan. Dinar’ın 15 kilometre ilerisinde Beyköy Karataş arasında bir yer. Günümüzde rüzgar ve güneş enerjisi sistemlerinin revaçta olduğu bir dönemde Termik Santraller güncelliğini yitirdi. Termik santrallerinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini herkes biliyor. Bende Bakanın kendi açıklamasından 8 bin kişinin işe alınacağını duydum. O haberi de indirdim ve dosyama koydum. 3.500 Megavat 5 milyar dolarlık yatırım bedeli ve 7.200 işçi. Bakanın ağzından çıkanlar bunlar. 3.500 megavatlık bir enerji Türkiye’nin % 10’luk enerjisi anlamına geliyor. Çok büyük bir yatırım. Buna rağmen 7 bin işçi rantabl değil. Şirketin ÇET taporunu bulun dedim ve bulduk. Bakanın 3.500 Megavat dediği santral 640 megavat, ikincisi 5 milyar dolat diyor, Çet raporunda 675 milyon dolar. Çet raporunda abartılar yer almaz. Gerçekleri yazmak zorunda. 7 bin işçi değil 500 kişi beyaz yakalı teknik eleman bin 200 kişi alanda 40 kişide külde çalışacak toplamda bin 740 kişi. Yatağan’da insan kalmadı kanser hastası sayısını gidin bakın. Dinar’ın en büyük tehlikesi rüzgar kurulacak santralin olduğu yerden esiyor. O rüzgarın yakınlarında ilçenin içme suyu havzası var. Bu büyük bir risk. Bakın biz Dinar’da rüzgar enerjisi santralleri kurmaya başladı. Şimdi bir aydır birlikte çalıştığımız bir firma var. bu firma Dinar’da güneş enerjisi kuracak. Güneş enerjisi gibi, rüzgar enerjisi gibi çevre ve insan dostu enerji varken Termik Santral olayı çok yanlış.

 

Bakan yanlış söylüyor diye bilir miyiz?    

S. Acar, Benim anladığım kadarıyla baklan bey yanlış bilgilendirmişler ve yanlış yönlendirilmiş olarak düşünüyorum. Bakan beyin yalan söylüyor diyemem ama yanlış söylüyor diye bilirim.

 

Canlı yayın talebi

Bir gün içerde yoğun bir görüşmem var. Doğalgaz yöneticileri ile yoğun bir toplantı yapıyoruz. Bu arada dışarıda bir Romen vatandaş var onun çok beklediğini gördüm. Toplantıya katılan Doğalgaz ekibinden siz bir çay için pasta yiyin ben bu vatandaşı dinlemem lazım bu adam çok bekledi dedim. Adamı içeri aldım sen ne bekliyorsun dedim. Başkanım sen müzisyen adamsın benim halimden ancak sen anlarsın dedi. Ben beste yapıyorum benim kendimi göstermem lazım dedi. Besteleri gösterdi. Adam okuma yazma bilmiyor o söylemiş başkası yazmış. Ne çalıyorsun dedim keman. Çal bakalım dedim. Doğalgazlılarda bizi izliyor. Adam bir keman çalmaya başladı ben bu güne kadar bu kadar mükemmel bir keman çalanı görmedim. Ne söylesem mükemmel bir şekilde çaldı. Dedim tamam seni televizyona çıkartacağım. Doğalgaz ekibi de memnun oldu onlarda terapi oldu dediler.

 

Önemli günleri asla unutmam

Ben bu güne kadar eşimin ve çocuklarımın önemli günlerini asla unutmadım ve unutmam. Akıl defterim var ve hepsi orada kayıtlı. Aklımda da kayıtlı ama bazen iş yoğunluğundan unutma riski var. Eşimle 31 yıllık evliyim ve çiçeğimi hediyemi alıp öyle giderim. Ben bir tek kendi doğum günümü hatırlamam ama onu da bana unutturmazlar. Hatta ben yılda iki kez doğum günü kutlarım. Bir tanesi kimlik doğum günü bir tanesi gerçek doğum günü. Gerçek doğum günüm ailemle kutluyorum onu bilmeyenlerde kimlikte yazan doğum günümle kutluyor. Böylece yılda iki kez doğum günü kutlanan bir adam oluyorum. Şimdi birde torun doğum günü başladı. Bizim evde doğum günü geleneği artarak devam ediyor. Ben romantik ve duygusal biriyim. Özel günlere çok önem veririm.

 

Doğum gününü nasıl buldu

Benim iki tane doğum günüm var. Bunlardan biri nüfus cüzdanımda yazan 2 Şubat 1954. diğeri de 20 Ağustos 1953’dür. Eskiden gerçek doğum günümü bilmiyordum. Bir varsayımla yola çıkarak buldum. Anneme sordum. Anne ben ne zaman doğdum. Annem oğlum, “Sarımsaklar kazılıyordu, yok yok pancarda kazılıyordu. Ama aynı zamanda harmandaydık” diye anlatıyor. Yani Ağustos’ta doğduğum kesin. Ben liseye giderken merak ettim. Dayımın oğlu var İsmail Atalay 40’ımız bir birine karışmış. Onun ki 20 Ağustos. Bir halamın oğlu var onunki kesin. Onunla benim doğumun arasında tam 6 ay var. İki akrabamın doğum gününden kendi doğum günümü buluyorum. Annemde tamam doğru 20 Ağustos 1953 diyor. Ama tam olarak bu tarih doğrumu bilmiyorum ama yaklaşık olarak 20 Ağustos’u bulduk. Kızmla benim doğum günün aynı ve birlikte kutluyoruz.  ODAK Gazetesi

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno porno izle mersin escort adana escort adult forum istanbul escort hatay escort bayan escort bodrum escort eskisehir escort porno indir escort istanbul

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar