logo

Ürün, PKK’lıya Güvercin, Kadınana’ya Şahin

ömer mazi

Cumartesi gününden Pazartesi Halil Ürün hakkında bir şeyler yazacağımı ilan etmiştim.

Ancak ODAK Gazetesinin 19. yılı dönümü olduğu için bir ayrıcalık yapmak gerekti.

Kendimize göre bir tarihçe hikayesi kaleme aldık.

 

Vekil Halil Ürün yazısı bu güne kaldı.

Vekil diyorum çünkü Millet biziz, onlarda bizim vekilimiz olduğu için Vekil dememde bir sakınca yoktur sanırım.

Pazartesi sabahı internet medyasını takip ederken gözlerime inanamadım.

Bizim Afyon vekili Halil Ürün manşetlerde.

Vekil Ürün PKK sorununa çözüm bulmuş.

“Tövbe eden PKK’lıyı affedelim gitsin” diye açıklama yapmış.

Haberi okurken gözlerime inanamadım.

Elbette Halil Ürün’ün anası ağlamadı.

Şehit acısı nedir bilemez.

Onun için birilerini affedelim gitsin ne olacak demek kolay.

 

Ey Afyon halkı işte seçtiğimiz vekil.

Bakın yaptığı açıklamalarda neler söylüyor.

Bu son derece doğal bir durum değil mi? Niye bunu göz ardı ediyoruz? Dağa çıkanların ömrünün ortalama 7 sene olduğu söylenir.

Ama bunların önemli bir kısmı 2-3 senedir dağda olanlar.

Yani acemiler ve hiçbir eyleme katılmayanlar.

Bunlar hiçbir Allah’ın kulunu öldürmediyse, suç işlemediyse, ya da işlediği halde delili yoksa, gelir elini kolunu sallayarak topluma karışır gider.

Yeter ki niyeti iyi olsun.

Delil yoksa savcı hakim ne yapabilir? Ben hukukçuyum, cezaların amacı insanları imha etmek değildir, topluma yeniden kazandırmaktır.

 

“ALLAH’A HAVALE EDECEĞİZ”

Suç işleyenle, işlemeyeni kayıtları yoksa ayıramayız.

Ankara’daki 5 milyona yakın insanın içinde suç işleyen pek çok kişi de var.

Kimse görmediği zaman ne yapıyoruz? Toplumdan ayırıyor muyuz? Ayırmıyoruz.

Aynı durum çekilen PKK’lılar için de düşünülebilir.

İşlediği suçu kimse bilmiyorsa, kimse görmediyse, onu devletin adaleti yerine Allah’ın adaletine havale edeceğiz, gidecek.

Bundan başka yolumuz var mı? Adam tövbe ettiyse normal hayatına devam eder gider. Hukuk, suçu ispat edileni cezalandırır, ispat edemezse ne yapacak.

Başbakan ‘af yok’ diyor.

Bizim cenah bunu konuşmuyor ama helalleşme nereye gelir, bunu bilmiyoruz.

Madem komisyonu kurduk, barışın, helalleşmenin yolunu da aramalıyız”.

 

PKK’ya şefkat gösteren Ürün, Kadınana’ya şahin kesildi. 

Evet buna benzer açıklamalar devam ediyor.

Sanırım bu da bu güne kadar bizden gizlenen “gizli” planların bir parçası.

Bu yazıları okuduktan sonra Cuma günü AK Parti İl Binasında Kadınana İlkokulu öğrenci velileri karşısında şahin kesilmişti.

 

PKK’lıya karşı bu kadar hoşgörülü olan Ürün, Kadınana İlkokulunun İmam Hatip’e dönüştürülmesi konusunda “Biz bu günlere sürüne sürüne geldik.

Bırakında istediğimiz yeri ve kararı alma hakkımız olsun.

Bunu size mi soracağız” diye sesini yükselterek meydan okumuştu.

 

1- Vekil bey seni süründüren biz değildik.

2- Seni süründüren bizim çocuklarımız değildi.

3- Seni süründüren Kadınana değildi.

Eğer içinde yıllarca biriktirdiğin bir ezikliğin varsa, bir sıkıntın, sorunun varsa bunun muhatabı bizler ve çocuklarımız değil.

Hele onların 85 yıllık Kadınana İlkokulu hiç değil.

Hesap soracaksan git seni süründürenlerden hesap sor.

 

Biz bu günlere sürüne sürüne geldik.

Artık bizim istediğimiz yeri alma hakkımız var.

Canımız nereyi isterse orayı alırız mantığı bana göre biraz militanca ve şık olmayan bir davranış.

Vekil Ürün’ün yıllarca içinde biriktirdiği “Kin ve nefret’in” dışa vuruşu.

 

Vekilin gerginliği sadece bu değildi elbette.

Hatırlayanlar bilir daha önce “Partileri aynı yolları ayrı” diye bir yazı yazmıştım.

Halil Ürün, AK Parti teşkilatı ile aralarında sorunlar yaşadığını anlatmıştım.

Cuma günü parti binasındayız, Kadınana ilkokulu öğrenci velileri olarak.

Bakan İl Başkanı, Belediye Başkanı ve bazı partililerle toplantıya girdi.

Vekil Ürün’ü de bizimle görüşmeye gönderdi.

Vekil ile koridorda 20 dakika kadar hararetli bir konuşma yaptık.

Ses içeri kadar gidince bir oda gösterdiler, “Buyurun burada konuşun” diye.

Vekil Ürün, “Daha önce aklınız neredeydi, ben bu partinin Milletvekiliyim.

Yarım saattir vatandaşla ayakta konuşuyorum bir yer vermediniz.

Ben bu partide il başkanlığı yaptım, benim zamanımda böylemiydi” diye fırça attı.

Toplantı salonuna girdik.

Vekil çay istedi, gelmedi.

Vekil çay istedi gelmedi,

Vekil çay istedi gelmedi.

Vekil koridora yeniden çıkarak yine birilerine fırça attı,  bağırdı çağırdı.

Çay yine gelmedi.

Bu kez iyice hiddetlenen vekil Halil Ürün koridorda birilerinin üzerine yürüdü, eline geçirse dövecekti.

Araya birileri girdi, “çekilin ben getiririm” dedi.

Zoraki beşinci seferde çaylar geldi.

 

İşte böyle bizim vekil PKK’ya güvercin, Kadınanalıya şahin oluyor.

Bir PKK’lı kadar olamadık.

Ama kendi partisinde bir çay getirtecek kadar forsu olmayan bir vekil.  

Share
#

SENDE YORUM YAZ