logo

Türkiye tam anlamıyla şok yaşıyor

ömer mazi

Önceki gün akşam saatlerinde Türkiye Hakan Şükür’ün istifası ile ilk şoku yaşadı.

Henüz onun şaşkınlığı bitmeden güne müthiş bir operasyonla başlandı.

AK Parti’nin üç bakanın çocukları ve Türkiye’nin ünlü reklam yıldızı işadamları tek tek gözaltına alındı.

Operasyon sadece Türkiye’de değil dünya genelinde flaş haber olarak duyuruldu.

Türkiye’de yine bazı basın kuruluşları tıpkı Gezi Parkı olaylarında olduğu gibi üç maymunu oynadılar.

 

Ortada bir gerçek var.

Uzun zamandır yaşanan AK Parti ile Cemaat arasında başlayan inatlaşma, tehditleşme ve soğuk savaş bir türlü giderilemedi.

Çünkü testi bir kere kırıldı mı bir daha su tutmaz.

11 yıl boyunca AK Parti ve Cemaat beraber yürüdüler bu yolda.

Her iki taraf da kendi kazanımlarını sağladıktan sonra yollar ayrılmaya başladı.

İlişkiler yoruldu.

Aslında bunun ilk işaretleri Gezi Parkı olayları ile gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.

Gezi Parkı birçok ezberi bozdu.

AK Parti ile Cemaat arasında iplerin kopma noktasına gelmesinin ilk kıvılcımı o günlerde atıldı.

 

Arkasından Dershanelerin kapatılması ile ilgili 1 Ocak 2014 tarihi verilmesi soğuk savaşı, sıcak savaşa çevirdi.

Her ne kadar AK Parti dershaneler konusunda geri adım atmak zorunda kalmış olsa da bu sadece kırılan testiyi tamir etme çabasından öteye geçemedi.

Testi bir kere kırıldı mı hiçbir yapıştırıcı derman olmaz.

 

Olmadı da.

Bakın 1 Aralık 2013 tarihinde bir yazı yazdım.

Cemaat mi, Menfaat mi? diye.

Bir evlilik bitmiş.

Anne ve baba ayrılıyor.

Ortada evlatlar var.

Bu evlatlar sokakta kalmamak için akşam olduğunda başlarını sokacakları bir dam olması için ya anneyi ya da babayı seçmek zorunda.

 

Cemaat ile AK Parti olayı da böyle bir durum.

Ortada bir ayrılık var.

Hatta bir savaş var.

Savaşın ortasında ben iki tarafı da seviyorum.

Tam da ortada duracağım deme imkanı var mı?

O zaman sevdiğin iki tarafın birinden bir kurşun yemek kaçınılmaz.

Savaşta ilk kurşunu ortada kalan yer.

 

1 Aralık’ta yazdığım yazıdan bir alıntı yaparak 15 gün öncesine dönmek istiyorum.

 

Şimdi gelelim Afyon’a.

Malum yerel seçimler yaklaşıyor.

Türkiye genelinde Gülen Cemaatinin % 3 oranında bir oy etkisi olduğu söyleniyor.

Bana göre çok daha fazla ve en az % 7 civarında bir potansiyeli var. .

Afyon’da ise Fethullah Gülen Cemaatinin % 12 oranında bir oy potansiyeli olduğu söyleniyor.

Bu % 12 yan etkileri ile % 18 oranında bir güç demek.

Şimdi Gülen Cemaati ile AK Parti arasında köprüler atıldıysa yerel seçimlerde Afyon’da nasıl bir sonuç olur?

Mesela AK Parti Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ne yapacak?.

% 18 gibi bir oran seçimin kaderini değiştirir.

 

Cemaatle AK Parti’nin ilişkileri koptuğuna göre MHP ve CHP Gülen Cemaati ile görüşme yapıyor mu?

Birileri blok halinde Cemaat oyları şuraya dese Afyon’da nasıl bir sonuç çıkar.

Cemaatin halk bazında Hoca Efendi ne derse oraya gidilir, ondan eminim ama.

Özellikle Afyon’da Cemaatin üst kadrosunda yer alanlar var.

Bunlar aynı zamanda şehir ekonomisi için de önemli isimler.

 

Şimdi şu isimlere bir göz atalım.

Mehmet Çarkgil.

Mehmet Taner.

Niyazi Diler.

 

Bu isimler Fethullah Gülen Cemaatinin Afyon’daki üst düzey kişileri.

Bu kişiler aynı zamanda AK Parti’ye yakınlığı ile de bilinen isimler.

Hatta Afyon Belediyesi ile iş yapan, ihale alan kişiler.

Benim çok merak ettiğim bir konu var.

Eminim benim gibi sizler de merak ediyorsunuz.

Şimdi bu beyler Cemaat ile AK Parti arasında bir tercih yapacak olsalar hangi tarafı tercih ederler?

 

Bir tarafta Gülen Cemaati ve maneviyat var.

Bir tarafta AK Parti ve menfaat var.

Hadi bakalım biraz düşünün.

Cemaat mi?

Menfaat mi?”

 

Elbette bu yazıya kimseden cevap gelmedi.

Gelmesini de beklemiyordum.

Şimdi Hakan Şükür istifa etti.

 

Benim 15 gün önce yazdığım ve bizimkilerin duymadığı.

Her iki tarafa da mavi boncuk dağıtanlar gibi olmadı.

Çıktı mertçe benim tarafım Cemaat tarafı dedi.

Menfaat sizin olsun dedi.

 

Demek ki Hakan Şükür olmak kolay olmuyor.

Yiğitlik her iki tarafa da mavi boncuk dağıtmakla olmuyor.

Yiğitlik Hakan Şükür gibi tarafını bilmekle olur.

Aksi takdirde yapılan takiye olur.

Her iki tarafa da şirin görünme olayından başka bir şey değil.

Ya diğer mesele Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu güne kadar hiç bakanlarının çocukları böyle bir gözaltı olayı yaşadı mı?

Dünyanın başka bir yerinde böyle bir olay yaşansa aynı saatte o üç bakan da görevlerinden istifa ederdi.

Dünyanın neresinde olursa olsun böyle bir olayda Başbakan o üç bakanı görevden alırdı.

 

Ama burası dünyanın her hangi bir yeri değil.

Burası Türkiye.

Burada ileri demokrasi var.

Burada işler başka işliyor.

Burada bal tutup parmağını yalamıyorsan adam değilsin.

Burada olur böyle şeyler, unutur bizim millet.

Bu yaşananlar daha işin başlangıcı.

Çok daha vahim gelişmeler olursa hiç şaşırmayın.

 

Bakalım bundan sonra kimler menfaat safında

Kimler Cemaat safında yer alacak.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Türkiye tam anlamıyla şok yaşıyor” için 1 yorum

  1. ibrahim dedi ki:

    KOPEKLERIN KARDESLIGI ARALARINA KEMIK ATILANA KADAR SURER.