logo

Türban MHP Nesrin Ünal ve ilk

ömer mazi

Bir haftadır Türkiye Meclis’teki türban meselesini konuşuyor.

Haber kanallarının gündemi bu mesele.

Bu konuda bir muhalif duruş sergileyende olmadı.

Özellikle CHP bir gerginliğe, bir mağdur edebiyatı yapılmaya izin vermedi.

Bu bile AK Partili bazı vekilleri kızdırdı.

Neden bu konuda bir karşı duruş yapılmamış diye çıkışlar yaparak CHP’yi tartışma ortamının içine çekmeye çalıştılar.

Ama olmadı.

Bazılarının ezberi bozuldu.

Ancak yinede televizyon kanallarında tartışmalara konu ederek olayı sıcak tutmaya çalışıyorlar.

 

2 Kasım Cumartesi günü bu konuyla alakalı bir yazı yazdım.

Merve Kavakçı olayının yaşandığı sırada Meclis’te başörtülü bir milletvekili vardı.

MHP’li Nesrin Ünal’ın türbanlı olmasına rağmen nasıl mecliste kriz yaratmadan milletvekilliği yaptığını anlatmaya çalışmıştım.

 

Birkaç gün önce MHP eski Afyon Milletvekili Mehmet Telek misafirimiz oldu.

Bu konuda benim bilmediğim işin perde arkasında daha nelerin olduğunu anlattı.

Mehmet Telek, Antalya Milletvekili Nesrin Ünal ile aynı dönemde Meclis’teydi.

 

Olayın özü şu.

MHP Antalya’da ön seçim yapıyor.

Nesrin Ünal listenin başında yer alınca Devlet Bahçeli, Nesrin Ünal’ı genel merkeze çağırıyor.

Bahçeli, “Nesrin hanım ön seçimlerde Antalya’da ne kadar sevildiğiniz ortaya çıktı.

Sizin aday göstermek zorundayız.

Ancak başörtünüz var.

Meclis’e bu şekilde giremezsiniz bunu biliyorsunuz değil mi?” diye soruyor.

Nesrin Ünal, “Biliyorum efendim.

Ben bu güne kadar hastalarıma çalıştığım kurumlarda başı açık baktım.

Ne onlar benim saçıma baktı ne ben onlardan rahatsızlık duydum.

İşim bittiğinde dışarıda başımı kapattım.

Seçilirde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelirsem partime ve size sıkıntı yaratacak bir olay olmaz.

Ben Meclis’te başımı açarım” diyor.

Bahçeli, “Hanımefendi buna tek başına siz karar veremezsiniz.

Gidin eşinizle de konuşun ve kararınızı bana bildirin” diyor.

Nesrin Ünal, eşi ile görüştükten sonra kararını Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye iletiyor.

 

Nesrin Ünal, Antalya Milletvekili olarak seçiliyor ve TBMM’ne gitti.

Dediğini yaptı ve Meclis salonuna girerken başını açtı çıkarken kapattı.

Merve Kavakçı olayı ise tam bir skandal olmuş ve tarihe geçmişti.

 

Bu konuda bilmediğim ve yeni olan konuyu ise Mehmet Telek anlattı.

Nesrin Ünal, TBMM dışında, Meclis bahçesinde, komisyonlarda, yemekhanede hep başörtüsü vardı.

Bu şunu gösteriyor, toplumu germeden, provokatörlük yapılmadan başörtülü de mecliste görev yapılabileceğini gösterdi.

Nesrin Ünal Başörtülü Meclis’te görev yapan ilk kadın milletvekili.

Bu konuyu hiçbir zaman siyasi malzeme haline getirmedi.

Antalya MHP Milletvekili Doktor Nesrin Ünal.

Nesrin Ünal evli ve iki çocuk annesi bir kadın.

 

Nesrin Ünal bir başka ilke imza atıyor.

Çankaya Köşkü’ne başörtülü giren ve resepsiyonlara katılan ilk kadın milletvekili.

O zaman Çankaya Köşkü’nde Afyonlu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer oturuyor.

Eşlerinin başı kapalı hiçbir milletvekili Çankaya Köşkü’ne eşini götüremiyor.

Tüm gözler Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Nesrin Ünal’da.

Milletvekilleri merakla Nesrin Ünal’ın Köşke nasıl çıkacağına kilitlenmiş durumda.

Nesrin Ünal, başörtüsü ile Köşk’te verilen resepsiyona katılıyor ve Sezer Nesrin Ünal’ın elini sıkıyor.

Eşlerinin başı örtülü milletvekilleri ise eşlerini arabada bırakmak zorunda kalmışlardı.

Nesrin Ünal, başörtüsü ile Çankaya Köşküne çıkan ilk kadın oluyor.

 

İşin bir başka boyutu 1999 seçimlerinde Devlet Bahçeli’nin yapmış olduğu mitingleri hatırlıyorum.

Antalya’da yapılan ve Nesrin Ünal’ı tanıtırken, başörtülü kadınlara çiçek veren AK Partilileri kast ederek, “Bu iş çiçek vermekle olmaz.

Yetki verin mecliste biz bu işi çözelim.

Bu işten rahatsız olanlar varsa gelsin birlikte Meclis’te çözelim” demişti.

Ama 1999’dan bu güne kadar başörtüsü olayı bir türlü çözülmedi.

Çünkü çözülmek istenmiyor.

Seçimden seçime ısıtıp ısıtıp halkın önüne çıkması için başörtüsü meselesi çözülmemeli.

Hükümetin elinde tek başına istediği yasayı değiştirme gücü var.

O halde hala niye türban ve başörtüsü meselesi var bu ülkenin?

 

Ömer Kalafat bugün TRT’de

Afyon’un yetiştirdiği en önemli söz yazarı kesinlikle Ömer Kalafat.

200’e yaklaşan bestelenmiş eseri var.

Bunların birçoğu TRT sanatçıları tarafından okunuyor.

Bu çalışmaların en az 50 tanesi ben de gördüm.

10 tanesini ise dinleme imkanım oldu.

Böyle bir adam Türkiye’de kaç tane vardır?

Mesela ben merak ediyorum, Afyon valiliği, Afyon Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Özel İdare ve daha birçok kurum ve kuruluş var.

Ömer Kalafat’ın eserlerinden neden bir CD yapılmaz.

Afyon Belediyesinin Kültür armağanıdır diye yapılmaz.

 

Birkaç gün önce Ömer Kalafat usta yanıma geldi.

Perşembe günü, yani bu gün Ankara’da TRT Radyonun canlı yayın konuğu olacakmış.

Afyon’lu söz yazarı Ömer Kalafat diye.

Bu adam gittiği her yerde Afyonlu Ömer Kalafat diye gidiyor.

Bugün TRT Radyo’da Emine Kıraç’ın programına katılacak.

Programın adı Yeni Besteler.

Saat 16.00’da başlayacak olan bu güzel programı bir Afyonlu olarak mutlaka takip edin.

Programda Ömer Kalafat’ın bazı bestelenmiş eserleri de çalınacak.

Belki Ömer Kalafat hakkındaki düşünceleriniz biraz değişir.

Helal olsun be bu adama diyeniniz çıkar.

Belki gerekli gereksiz birçok yere oluk oluk para aktaran idareciler Ömer Kalafat’ı keşfeder ve bu adama eserlerinden bir albüm yapalım diyen çıkar.

Bilemem bütün bunlar olur mu?

Bizimkileri bilemem ama TRT ona bizim vermediğimiz değeri vermiş olmalı ki bugün canlı yayına çıkartıyor.

Biz kendimiz bir şiir yazamazken nasıl olurda Ömer Kalafat’ın 200 tane yazdığı söz bestelenir.

Ya yoksa biz Ömer Kalafat’ı kıskandığımız için mi onun görmezden geliyoruz.

Vay anasını ya bak ben bunu hiç düşünmemiştim. ODAK Gazetesi

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Türban MHP Nesrin Ünal ve ilk” için 1 yorum

  1. misafir dedi ki:

    Sayın yazar balık hafızalısın mhp ve akp baş örtüsünü geçirdide chp anayasada bozdurmadımı.