logo

Tesadüf mü acaba?

ömer mazi

Bu kadarda tesadüf olamaz diye düşünüyorum.

Önceki gün birden bir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın milletvekillerinin türban takıp Meclise öyle gelesi tuttu.

Düğün değil bayram değil nereden çıktı Mecliste Türban olayı.

Anlayan var mı?

Bazıları yıllar önce Fazilet Partisi Milletvekili Merve Kavakçı olayı olur mu? diye bekledi.

Olmadı.

CHP ilk kez AK Parti’ye Mağdur edebiyatı yapacak imkan vermemek için akıllı davrandı.

Çünkü durduk yere yeni bir kriz ve tartışma ortamı AK Parti’den başkasına yaramaz.

Malum yerel seçimler yaklaşıyor.

Hükümet seçimde kullanacağı yeni bir malzeme peşinde.

 

Dikkat edin her seçim öncesi hükümetten tribüne oynayacak bir mağduriyet yaratıyor.

Ama bu kez tutmadı.

Benim anlayamadığım 2 yıldır türbansız olan kadın milletvekilleri ne oldu da birden türban takası geldi?

İnançsız biriydi de imana gelip örtündü.

Başka bir partiden de gelmedi.

AK Parti ve seçmeni onları zaten başı açık olduğunu bile bile oy verip milletvekili yaptı.

2 yıldır Mecliste başları açık.

İyi de ne oldu?

Hiç bir şey olmadı.

Ülkeyi yeni bir tartışmanın içine çekip günlerce bu konu üzerinde bir birimizin sinirleri ile oynamak istediler.

Ama olmadı.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde türban olayı ilk değil.

Daha önce MHP’li Nesrin Ünal ve FP’li Merve Kavakçı olayı var.

Merve Kavakçı olayını yaşı 40’larda olanlar iyi hatırlar.

O zamanki meclis kılık kıyafet yönetmeliğine göre türban şimdiki gibi serbest değil.

Bir inatlaşma uğruna ülke gerildi.

Merve Kavakçı yemin etmeye çıktığında salon karıştı.

Hatta Rahmetli Bülent Ecevit hayatının en sinirli ve saldırgan haliyle tanıştık.

Sonuçta Merve Kavakçı olayı tarihe mal olan bir olay olarak hafızalara kazındı.

Şimdi doğal olarak önceki gün yapılan türban olayı bunun bir rövanşı olarak algılanabilir.

 

Merve Kavakçı olayı yaşandığı anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir türbanlı milletvekili daha vardı.

Antalya MHP Milletvekili Doktor Nesrin Ünal.

Nesrin Ünal evli ve iki çocuk annesi bir kadın.

Başı Anadolu kadını usulü kapalı.

Yani benim anam gibi, kayınvalidem gibi, köylü teyzeler ablalar gibi.

Nesrin Ünal Meclis kapısına kadar başı kapalı.

Ancak Meclis kapısından içeri girdiği an başını açtı ve yerine oturdu.

Hiçbir zamanda bu konuda bir sorun yaşamadı, yaşatmadı.

Nesrin Ünal’ı Meclis dışında başını açık görmedik.

Yakınan tanıyanlardan biri olmama rağmen.

 

Şimdi son birkaç yıldır aykırı her şey Afyon’dan çıktı.

Zaten yasak olan Alkol’ü bir daha yasaklayan il Afyon.

Okullarda ibadet yeri talebi Afyon.

Kadınlara özel otobüs Afyon.

Okulları Din kültürü öğretmenleri yönetecek Afyon.

Helal ilaç öneren doktor Afyon.

Öğrencileri fişleyen üniversite Afyon.

Bayramları kaldıralım diyen vekil Afyon’dan.

PKK’yı affedelim gitsin diyen vekil Afyon’dan.

83 yıllık Kadınana İlkokulu İmam Hatip olması Afyon’da.

 

Bu kadarı da olmaz diyeceksiniz?

Ya da bu kadar diyeceksiniz değil mi?

Değil arkadaşlar.

Önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisine türbanla giren Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak.

Nurcan Dalbudak Denizli Milletvekili ama Denizlili değil.

Afyon’lu.

Bir buçuk yıl önce babası hayatını kaybetti.

İmaret Caminde kılınan cenaze namazından sonra babası Afyon’da toprağa verildi.

Nurcan Dalbudak’ı ilk o zaman tanıdım.

Bir süre sohbet ettik.

Bir bayramda AK Parti İl binasında Bayramlaşma törenine katıldı.

Neredeyse her ay Afyon’a gelen bir milletvekili.

Yukarda saydığım olaylardan sonra başka bir yerin milletvekili de olsa yine bir Afyonlunun sıra dışı bir olaya kalkışması tesadüf mü?

Yoksa bunu yapsa yapsa Afyonlu biri yapar mı deniliyor.

Şaştım kaldım.

AKÜ ne yapmaya çalışıyor?

Son bir haftadır Türkiye Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde yapılan bir analizi konuşuyor.

AKÜ’de yapılan et ve et ürünlerinde katkı maddesi olduğu iddia edildi.

Günlerce televizyon ve gazeteler bu konuyu gündeme getirince gözler hiç kuşkusuz Afyon markası olan sucuklara çevrildi.

Yapılan haberde net bir durum yok.

Bu analiz niye yapıldı?

Bu analizi kim yaptırdı?

Bu analize hangi firmaların ürünleri girdi?

AKÜ’nün böyle bir analiz yapma ve basına verme izni ve yetkisi var mı?

Bu analizden Rektör Mustafa Solak’ın bilgisi var mı?

Bu analiz Afyon ürünlerine ne kadar zarar verdi?

Bu analiz Afyon markalarının üzerinde bir soru işareti yarattı mı?

 

Evet AKÜ’den birileri çıkıp bu sorulara cevap vermeli.

Önceki yapılan hatalar belki fazla bir ekonomik etki yaratmadığı için fazla önemsenmedi.

Ama bu olaydan sonra şehir ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan hayvancılık ve hayvansal ürünler üzerine olunca başta ATB Başkanı Mehmet Mühsürler başta olmak üzere AKÜ sektörün şimşeklerini üzerine çekti.

 

Yapılan bu hatanın neresinden dönülürse kardır.

Ama ülke genelinde Afyon markalarının bir imaj kaybı olduğu kesin.

Zaten sektör vahşi bir rekabet içindeyken AKÜ maalesef Afyon firmaların bacağına bir kurşun sıktı.

Başkasını yapamadığını bizim üniversite yaptı.

Bravo doğrusu.

Şimdi yapılması gereken kimse bu hileli firmalar Bakanlığın yaptığı gibi AKÜ bunu firma firma açıklaması lazım.

Aksi takdirde Afyon markaları zan altında kalmaktan kurtulamaz. ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ