logo

Telek Bahçem’e hayran kaldılar

ömer mazi

Pazartesi başlayan ve erken veda eden 14. Afyon Caz Festivali için Antalya’dan misafirlerim vardı.

Türkiye’nin birçok yerinde Caz festivallerini kaçırmadan izlemeye çalışan birkaç çılgın arkadaşım var.

Sosyal medya üzerinden yazışırken ne var ne yok Afyon’da dediler.

Bende birkaç gün sonra 14.Afyon Caz Festivali var dedim.

Afyon’da Caz’mı, hemde 14.sü mü? Diye şaşkınlıktan bayılacaktılar.

Evet ne var bunda dedim.

Ama bizim duyduğumuz Afyon, içki yasaklayan, okullarda ibadethane açan, kadınlar için ayrı otobüs tahsis eden, okulları din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri yönetecek, bunu Allah istiyor diyen bir yer değil mi? dediler.

 

Arkadaşlar her ne kadar bunların hepsini bazı akıl fukaraları uygulamaya çalışsa da Afyon bu kadar bağnaz ve bir Ortadoğu şehri değil.

Afyon 14 yıldır Caz Fetsivali ve Klasik Müzik Festivali yapan bir şehir.

Üstelik bu Caz Festivali UNESCO’ya girmiş bir festival ve uluslararası çapta yapılıyor.

Afyon’un güzel mekanları var.

Termal turizm var.

Durup dururken Afyon’u övmek ve savunmak zorunda kaldım.

Kendimi suçlu hissettim.

Sanki o saçmalıkları ben yapmışım gibi.

 

Tamam o zaman biz Festivale geliyoruz dediler.

3 arkadaşın 2 Haziran Pazartesi başlayan 14. Afyon Caz Festivali için Afyon’a geldiler.

Ali Çetinkaya tren garına giderek festivalin açılışına katıldık.

Tren Garında Caz festivali?

Bu güne kadar onlarca festivale katıldık ama bu kadar ilginç farklı ve keyifli bir festival görmedik dediler.

 

Festivalden sonra hadi bakalım şimdi ne yapacağız dediler.

Antalya gecelerine alışkın olan bizim tayfa için gece daha yeni başlıyordu.

Hiç düşünmeden Telek Bahçem’e götürmeye karar verdim.

Rezervasyonumuzu yaptırdık ve yarım saat sonra Bahçem’deyiz.

Bir benzin istasyonunun yanında mekan.

Bizim çocuklar önce burun büker gibi oldular.

Ama içeri girdiklerinde “Bu ne beee” dediler.

Mekana bayıldılar.

Afyon’da böyle bir yer olduğunu söylesen inanmazdık.

Antalya, İzmir, İstanbul’daki mekanlardan bir farkı yok.

Burada böyle bir yerin olması ne kadar güzel bir durum.

 

Telek Bahçem’in içinde farklı mekanlar var.

O mekanlardan bir tanesi Telek Pap Culüp var.

Bende ilk defa gidiyorum.

Ve gerçekten bende bayıldım.

İnce uzun bir mekan.

Ön tarafında yazlık bölüm var ama Haziran olmasına rağmen hala bahçeye çıkma imkanı yok.

O nedenle iç mekana tıkılmak zorunda kalınıyor.

Tüm masalar dolu.

Boşalan masa 10 dakika içinde doluyor.

Bizim çocuklarla birlikte ayırttığımız masaya oturuyoruz.

Siparişler veriliyor, daha öncesinde patlamış mısır, karışık çerez, çubuk kraker, ve minik krakerler geliyor.   

Bize mi özel herkese aynımı diye çaktırmadan yan masalara bakıyorum herkese aynı.

 

Bizim çocuklar mekana uygun olarak arpa suyu siparişi veriyorlar.

Ben hayatım boyunca arpa suyuyla bir işim olmadı.

Benim tercihim aslan sütü.

Siparişlerimiz geldikten sonra Caz Festivalinden konuşuyoruz.

Hüseyin Başkadem’in çabalarını anlatıyorum.

Ona yer vermedikleri için istasyonda yapıldığını.

Belediye ve Valilik yanında olmadığını.

Hatta sponsor olmayın diye Milli Eğitim Müdürü yardımcısının firmalara mektup yazdığını.

Adama bir tek oda bile verilmediğini anlatıyorum.

Buna rağmen bu adam Afyon’da festival mi yapıyor dediler?

Evet buna rağmen yapıyor.

Hüseyin Başkadem’in akli sorunları var o zaman dediler.

 

Bu konuda söyleyecek fazla bir şey yok.

Biz bunları konuşurken canlı müzik başladı.

Antalya’da alışık olmadığımız bir durum.

Genelde canlı müzik Cuma, Cumartesi olur.

Hele pazartesi neredeyse imkansızdır.

Bu ne dediler burada böyle her gece canlı müzik.

İşin bir başka yanı ise gitar ve klarnet.

Genelde böyle bir ikiliye alışkın değiliz.

 

İlk kez klarnet ve gitarı bir arada dinlediklerini söyleyen bizim çocuklar özellikle klarnet çalan gence bayıldılar.

Gitmeden öncede tanışıp teşekkür ettiler.

Klarnete bayılırım.

Benim bir asker arkadaşım vardı

Edirne Keşanlı Yaşar.

Tek kelime okuma yazma bilmezdi.

Eşine mektuplarını ben yazardım.

Tabiî ki kendi üslubumla.

 

O yazılanların Yaşar tarafından söylenmediğini eşi de bilirdi ama yine hoşuna gittiği için tüm mektuplarını benim yazmamı istemiş.

Neyse, bizim Yaşar tek kelime okuma yazma bilmezdi ama alın dünyanın en iyi senfoni orkestralarının içine koyun.

Onlarla bir kere çalsın yetiyordu.

Müthiş bir kulak ve Allah vergisi yetenek vardı.

Mozart’ın bir parçasını bir kere dinledikten sonra oturup klarnetle çalıyordu.

Orduevinde askerlik yaptığımız için çok iyi sanatçılarımız vardı.

Onların içinde unutamadığım iki kişiden birisidir Yaşar.

 

Biri elinden tutsa Hüsnü Şenlendirici’den önce o popüler olurdu.

Yaşar sayesinde klarnet dinlemeye başladım.

Telek Bahçem’de bir çocuk var.

Henüz üniversite öğrencisi klarnet çalıyor.

Biraz klarnete hayranlığınız varsa mutlaka dinleyin.

Alkol almanız gerekmez.

Bir kola için ama bu çocuğu mutlaka dinleyin.

 

Bu genç adamın adı Erman Seydem.

AKÜ Konservatuar 2. Sınıf öğrencisi.

Konyalı, daha önce Mersin Büyükşehir Belediyesi konservatuarı bitirmiş.

5 yaşından beri ritim dersleri alıyor.

3 yıldır klarnet çalıyor.

Ney üflüyor.

2 yıl Kültür Bakanlığında misafir sanatçı olarak yer almış.

Bu alanda Yüksek Lisans yapmak istiyor.

Haksızlık etmeyelim gitarda ve solist olarak partneri Remzi Uçkun Afyonlu yetenekli bir genç.

Özellikle ikisinin uyumu harika.

 

Canlı müzik isteyenlerin mutlaka gidip dinlemesi lazım.

Burası Afyon gidecek yer mi var ki? Diyenler bu mekanı görmeden bir daha böyle bir laf etmeyin.

Hizmet çok güzel, mekanın ambiyansı harika.

Çalan çocuklar için söylenecek hiç bir şey yok.

10 numara bir gece yaşadık.

İşin en güzel yanı Antalya’dan gelen arkadaşlarıma mahcup olmadım.

O kadar yolu bunun için mi geldik diyecekleri hiç bir şey olmadı.

 

Caz Festivaline bayıldılar.

Tren Garında soğukta olmasına rağmen.

Tek başına Don Kişot Hüseyin’in çabalarına.

Ve Telek Bahçem’de yaşadıklarına inanamadılar.

Afyon’da böylesine çarpıcı bir gece hayatı olacağını bilmiyorduk.

Biz daha çok Afyon’u biraz gerici gibi görüyorduk dediler.

Öyle değil, yanlış biliyorsunuz daha ne yerler var dedim.

Ama iyi ki hadi oraları da görelim demedikler.

Sabaha karşı saat 03.30’da onları otellerine bırakıp bende evime döndüm.

Her şeye rağmen iyi ki bu şehrin sağduyulu işletmecileri var. ODAK   telek bahçem1telek bahçem

Share
#

SENDE YORUM YAZ