logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Tek Yol Devrim yazdım Dedem evden kovdu

pazar kahvaltıları zekeriya ölmez (3)

Pazar kahvaltılarına konuk olan Sultandağı Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Zekeriya Ölmez oldu. Aralıksız Afyon’da 3 dönemdir Belediye Başkanlığı yapan Ölmez 4. dönem için yenden aday ve bir rekora imza atmak istiyor. Zekeriya Ölmez ilgin yaşam hikayesini ve siyaset geçmişini Odak Yazarları Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’ye anlattı.

 

Soğuk bir Cumartesi sabahı Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Zekeriya Ölmez’i karşıladıktan sonra ayaküstü kısa bir ısınma sohbeti yapıldı. Daha önce sadece Ömer Mazi ve Zekeriya Ölmez birkaç kez bir araya gelmişti. Mehmet Emin Güzbey ve Ertuğrul Sevim ilk kez yan yana geliyorlardı. Ama bir kaç dakikalık sohbette sıcak bir ortam oluştu. Sohbet direk siyasetle başladı. Ahmet Toptaş’ın farklı politikası konuşulmaya başladı.

 

Ahmet Toptaş, Afyon’da farklı bir politikacı profili çiziyor. CHP’li olmayanlarında oyunu alan birisi. Toptaş’ın çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? 

Z. Ölmez, Bana göre Ahmet bey Türk siyasetinin ve Afyon’un özlemini çektiği ilginç siyasi simalardan bir tanesi. Ben de 1980’den bu yana Türk sol siyasetinin içinde bulunan birisi olarak hep gıpta ile baktık. Keşke onun gibi politikacılar artsa. O zaman özlediğimiz kaliteli siyaset yapılmaya başlanır.

 

Yeşilçiftlik neresidir, neden Yeşilçiftlik?

Z. Ölmez, 1949’lu yıllarda Bolvadin’a bağlı bir nahiye olarak yer alır. Yeşilçiftlik ismi ile ilgili bazı rivayetler var. Bunlardan biri Sahipata’nın çiftlik kuruduğu söylenir. Çiftlik ismi oradan geldiği söylenir.  % 100 Yörük kökenli bir yapısı mevcut. Farklı yerlerden gelen 61 sülaleden oluşan bir belde. Bize Ali hocalar sülalesinden geldiği söylenir, Halil ağalar, Ahmet Ağalar sülaleleri var. Buna benzer 61 sülale bu bölgede geniş arazilere yerleşmişler. Ve bugünkü Yeşilçiftlik beldesini oluşturuyorlar. Bölgenin dağlık, yeşillik ve tertemiz içile bilir düzeyde Eber gölünün suyu, yenilebilir balıkları nedeniyle bölge olarak hayvancılıkla geçinmeye başlamışlar. Dağ ve göl çevresinde uçsuz bucaksız meralarımız nedeniyle hayvancılık birinci geçim kaynağı olmuş. Benim dedemin de bölgede çok ciddi bir hayvan sürüsü varmış.

 

Eber gölünden su içerdik

Zekeriya Ölmez kimdir, nerede doğdu nasıl bir aileniniz vardı?

Z. Ölmez, Hayvancılıkla geçinen bir ailenin çocuğuyum. Dedemin 2 erkek bir kız çocuğu varmış. Bende bu ailenin büyük oğlu Hüseyin Ölmez’in oğlu olarak 1963 yılında dünyaya geldim. Dağ ve göl arasında dağ ve göl yaylacığı ile hayvan yayılımı yapılan ve bu hayvanlardan yağ, peynir, süt elde ediliyordu. Çocukluğumda Eber gölü kenarında yaylacılık yapardık. Her türlü ihtiyacımızı Eber gölünden karşılardık. Eber gölü suyunu içerdik. O kadar temiz ve berrak bir göldü ki herkes içme suyu olarak kullanırdı. Göl aynı zamanda çok leziz balıkların yaşadığı bir yerdi. Göl’den balık avlar yerdik. Ancak sonraki yıllarda göl çok kötü bir şekilde kirletildi. Bu kirlilik bilerek, ya da bilmeyerek artarak devam ediyor ve kimsede engellemek için bir çaba harcamıyor.

 

Sohbet öyle bir başladı ki başkan bizim soruları sanki önceden ezber etmiş gibi başladı gidiyor. Bizim format allak bullak oldu. Genelde ilk soru Ertuğrul Sevim’den gelir. Nasıl bir çocukluk yaşadınız?  

Z. Ölmez, Biz kalabalık bir aile olarak dede yanında yetişen iki kızı iki oğlu olan bir dedenin 2 katlı evinde her kardeşin bir odası olan birlikte yaşayan bir aile. O dönemin zenginlerinden değiliz ama fakir bir ailede değiliz orta halli bir aileyiz. 3 erkek 1 kızı olan bir ailemiz vardı. Dededen gelen hayvancılık ve az miktarda meyve bahçesi olan ve geçimini hayvancılık ve meyvecililik sağlayan bir aileyiz. Benim bir büyüğüm iki tanede küçüğüm var. İlkokulu Çiftlik İlkokulunda, bizim beldenin adı eskiden Çiftlik’ti. Sonradan Yeşilçiftlik oldu. Yazları ailemle birlikte hububat hasatı yapardık. At arabası, sal arabası ile tarlaya gider orakla ekin biçerdik. Dirgenle yüklerdik, at arabası ile harman yerine taşır dövenle ekinimizi kaldırırdık. Böyle bir aile yapısı içinde yetiştik. Zor şartlarda da olsa okumaya o dönemde çok büyük önem verilirdi. Bende okumak için Sultandağı Ortaokulu ve Lisesine gittim. Her gün yaya olarak İsaklı ortaokulu ve İsaklı lisesine gittim. Çiftlik’ten guruplar halinde sabah okula giderdik, öğlen yeniden eve yenmek için gelirdik. Yemek yedikten sonra yeniden okula gider ve akşam geri gelmek üzere her gün o 2 kilometre yolu karda kışta yürüyerek gider gelirdik. Her gün 8 kilometre yol giderdik. O yıllarda ayakkabı kılık kıyafet seçeneği fazla yoktu. Bazen çift çorapla okula giderdik. Okulda ıslanan çorabı değiştirir yedek çorabı giyerdik. Dedem her okula giden çocuğa yazın 2-3 tane koyun verirdi. Gidin Eber gölünde bahçede bakın ve okul kıyafetinizi ihtiyacınızı karşılayın derdi.

 

Ne yapardınız 10-12 yaşındaki çocuklar bütün gün Eber çevresinde bulunan kiraz bahçelerinde. Nasıl akşam olurdu?

Z. Ölmez, Zaten 4 kardeş bizdik, amca çocukları komşu çocukları ile kalabalık bir çocuk gurubu olurduk. Göl kenarında hem hayvanları otlatır, hem de kuşların kirazları yememesi için gürültü yapardık. Her çocuğun boynunda bir gaz tenekesi ramazan davulcusu gibi teneke çalarak kuşları ürkütürdük. Bahçelerin içinde çocuklar teneke çalarak vakit geçirirdik. Bizim Menekşe suyu dediğimiz bir kaynak vardı. En büyük eğlencemiz orasıydı. Önüne bir set yapar içinde yüzerdik. En büyük eğlencemiz Menekşe suyuydu. Ama bugün o menekşe suyu yok. Bu şekilde geçti ortaokul ve lise.

 

Sultandağı’ndan ayrılmak içim İsmet İnönü’ye gidildi

Çiftlik ile İsaklı arasında nasıl bir ilişki vardı. Çiftliğe nasıl bakıyorlardı?    

Z. Ölmez, Bu süreçte benim hatırlamadığım bir dönem var. 1968 yılında İsaklı ile Çiftlik birleşme kararı alır. Ben o zamanlar 5 yaşındayım doğal olarak hatırlamıyorum. Çiftlik’in nüfusu 3 bin 200, İsaklı’nın nüfusu ise 2 bin 900 civarında. İsaklı ile Çiftlik birleşir ve Sultandağı ismi o zaman alınır. İlk seçimlerde Çiftlik adayı Belediye Başkanı seçilir. Şimdiki Sultandağı ile Yeşilçiftlik’in tam ortasında kalan bir yerde görkemli bir bina var Endüstri Meslek Lisesi olarak kullanılan yer. Burası o zaman imece usulüyle hükümet binası olarak yapılıyor. Her iki tarafa da eşit hizmet vermesi için. Onun karşısında Sanayi ve Sanayi üstünde binalar var. Buralarda devlet memurları için lojman olarak yapılır. İsaklılar bunu içine sindiremez. Bizim alt mahallelerimizden birçok kişiye yer verilir gelin buraya yerleşin diye. Hatta Yalvaç, Güneydoğu ve Romen vatandaşlara yer verilir. Amaç kendi nüfuslarını arttırmak ve yapılacak olan seçimlerde belediye başkanlığını bizimkilerin elinden almak. Bunun yanlışlığının bugün farkındalar. Yeniköylüler kahvesi ayrı, Güneydoğulular kahvesi ayrı, Üçkuyulular kahvesi ayrıdır, akşam oldu mu kimse sokakta kalmaz. İlk seçimlerde İsmail Hakkı Çelik DP’den aday olur, Bizden ise mevcut başkan çekilir ve CHP adayı çıkar ve seçim kaybedilir. Kopma noktası imece ile yapılan hükümet konağı taşınır, jandarma taşınır. Bizim ileri gelenleri Ankara’ya giderek İsmet İnönü ile görüşülür ve durum anlatılır.

 

Ne oldu peki Çiftlik ile İsaklı’nın birleşmesi sadece 5 yıl mı sürdü?     

Z. Ölmez, Evet öyle oluyor. Konu mecliste gündeme gelir ve referandum yapılar. % 100 ayrılma kararı çıkar ve Çiftlik Yeşilçiftlik olarak belediye olur. Hükümetin desteğini görelim diye beldenin büyüğü Kel paşa lakabı ile tanınan Ali Kol  DP’den aday gösterirler ve seçerler. Aslında bizde hiç sağ eğilim yok. Hükümet desteği almak için öyle yaparlar ama destek alınamayınca tekrar aslına dönerler.

 

Yazmadığımız duvar kalmadı

Sizin çocukluğunuzda unutamadığınız neler var. Dönem olarak zor şartlar altında bir çocukluğunuz olmuş?

Z. Ölmez, Her ne kadar büyük bir evde yaşamış olsak ta kalabalık ve her aileye bir odanın düştüğü bir bahçede yaşıyorduk. O dönemlerde çatılı kiremitli evler yoktu. Toprak damların olduğu evler vardı. O zamanlar kış şimdiki gibi de değildi. Evlerin damlarından kar kürünür, dam silindirlerle sıkıştırılır. Damlardan kürünen karlar iki adam boyunda olurdu. Evlerin çatılarından karın üstüne atlamayı çok severdik. Karın altında çocuklar tüneller yapardık. O tüneller ve kar yığınları arasında çok keyifli bir çocukluğumuz oldu. Bizim için en büyük sıkıntı okul yoluydu. Hiç ayağım ıslanmadan çorap değiştirmeden okula gidip geldiğim olmadı.

 

Şimdi sizin özellikle Lise yıllarınızda siyasi hareketliliğin arttığı sağ sol olaylarının yaşandığı dönemler. O yıllarda siz ne yapıyordunuz?     

Z. Ölmez, Bizim Yeşilçiftlik zaten oldum olası sol görüşlüydü. 1979 yılında ben liseden mezun oldum. Yeşilçiftlik’te o dönem Türkiye’de bulunan tüm sol derneklerinin temsilciliklerinin olduğu bir dönem. Dev-Genç, Halkın Kurtuluşu, İlerici Gençlik, böyle bir sürecin içinde yoğrulduk. 6 Mayıs 1980, 1972’nin yıl dönümü nedeniyle 10 arkadaş akşam saat 12’de hepimizin elinde bir fırça birer teneke boya. Yeşilçiftlik ve Sultandağı’nda boyanmadık, yazılmadık duvar bırakmadık. Haşhaşta sömürüye son, Tek Yol Devrim. Boş duvar kalmayana kadar sabaha kadar yazdık. Okulun son günleri. İşimiz bitti ben eve geldim. Rahmetli dedem elleri arkasında ayakta bekliyor. Elinde ne var bilmiyorum. Dedem, “Benim işim olsa sabah erkenden kalkmazsınız” halbuki biz hiç eve gelmedik gece hiç yatmadı ki, “Sabaha kadar duvarlara yazı yazmışsınız” dedi. Yok dede ben yazmadım dedim. “Sen yazmadın da üzerindeki boyalar ne” dedi. Benim üzerimde boya olduğunun farkında değilim. Ben daha o güne kadar dedemi öyle öfkeli görmemiştim. Elin, arkasından indirdiğinde koca bir kazma sapı bana bir savurdu çekildim ama devam ediyor. Çok öfkelenmiş ve kararlıydı. Seni bu evde görmek istemiyorum. Dedemi o kararlılıkta gördüğüm için o gün kasabayı terk ettim.

 

Gazeteciliğe meraklıyım

Gazeteci bir aileden geliyorum. Bende zaman zaman yazılar yazdığım olur. Bir zamanlar Sultandağı ismi nereden geliyor diye merak ettim ve araştırmaya başladım. İki farklı bilgiye ulaştım. Biri Selçuklular döneminde Sultan beyliği burada konuşlanmış, Emir beyde Emirdağ’a yerleştikleri için bu isimleri aldıkları bilgisi var. Ancak başka bir rivayette eski başkanlarımızdan birinin notlarından faydalanarak öğrendiğime göre dramatik bir hikaye ortaya çıkıyor. Çiftlik’te Sultan isminde bir kız istemediği biriyle evlendirilmek isteniyor. Düğün dernek kuruluyor ve Sultan’a gelinlik giydiriliyor. Gelin almaya geldiklerinde kız gelinliği ile birlikte kaybolur. Herkes aramaya çıkar ama bir türlü bulunamaz. Birisi Sultan dağa gitti der. Arama dağda devam eder ve Gelincik ana tepesinde gelinliği ile Sultanı ölü olarak bulurlar. Gelincik ana Sultanın dağı diye konuşularak buradan geldiği iddia edilir.

 

Satanda İçende günahkârdır

Cuma namazına gittik. İmam’da safları sıklaştıralım diye ikaz ediyor. Ön sıralarda boşluklar var. Bende ön sıralara doğru ilerledim. Rahmetli kayınpederle yan yana gelmişiz. Hoca başladı vaaz vermeye. İyi insan olmaktan, doğruluktan başladı konuyu içkiye getirdi. İçkinin önce insana, sonra ailesine ve topluma zarar verdiğini anlatıyor. Bu arada bunu satanda, içende günahkardır diyor. Bunu derken de hoca sanki bana ve kayınpedere bakıyor. Vaaz boyunca hocanın gözü sanki bizim üstümüzde gibi hissettim. Çünkü içkiyi satan kayınpeder içende benim. Satanda içende biz olduğumuz için hoca sanki bilerek bize karşı konuşuyormuş gibime geldi. Namaz bitti hocanın yanına gittim gülerek, “Hocam kayınpederle bize bilerek mi? vaaz yaptın dedim. Ya satan kayınpeder içen benim. Bunu özellikle mi söyledin” dedim. Yok vallahi bilerek söylemedim dedi. Hocada mahcup oldu. Beraber güldük biraz.

Zekeriya Ölmez

1963 yılında Afyon İli Sultandağı İlçesi Yeşilçiftik Kasabasında doğdu. İlköğrenimini Yeşilçiftlik İlkokulunda yaptıktan sonra orta ve lise öğrenimini Sultandağı lisesinde okuyarak, Anadolu Üniversitesi Afyon Meslek yüksek okulunda İnşaat bölümünü bitirdi. Samsunda askerlik görevini tamamlayan Ölmez; Sırası ile, Isparta Yılanlı sulaması (DSİ), Çankırı Orta sulaması (DSİ), Aydın Çine sulaması (DSİ), Van Gürpınar sulaması (DSİ), Mersin Mut Gezende H.E.S (DSİ), Projelerinde firma yetkilisi ve topograf olarak görev yaptı. Afyon’a yerleşen Ölmez, Ölmez İnşaat adında bir firma kurarak resmi taahhut hizmetleri yaptı. SHP ile siyasete başladı ve Merkez ilçe yöneticiliği, İl yöneticiliği, Halk evi Başkanlığı, CHP il Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1999 yılında seçildiği Yeşilçiftlik Belediye Başkanlığına hâlen devam etmettedir. Ayşe (Altınel) Ölmez ile evli olan Zekeriya Ölmez Devrim ve Deniz adında bir kız bir erkek 2 çocuk babası.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,