logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Sultandağ’ın üzerinden 13 yıl geçti

deprem18

Uzun süre haftalık izin kullanmamıştım.
İlk kez o hafta izin alıp Manavgat’taki ailemin yanına gittim.
O zamanlar otobüste cep telefonları kapalı.
Manavgat’a indiğim an telefonumu açtım.
O zamanlar otobüslerde cep telefonları katılmak zorundaydı.
Afyon’un Sultandağı ilçesinde deprem olduğunu duydum.
Gazeteyi arayıp ilk araçla dönüyorum dedim.
Ben otobüsle Antalya’ya dönerken yolda bekleyen gazetenin aracıyla Afyon’a doğru yola çıktım.

Bir yandan telefonla bilgi almaya çalışıyorum.
Gece boyunca uyumadan günün ilk ışıkları ile Çay civarındayız.
Çay Belediye’si tarafından yapılan sanayi yerle bir.
Daha yeni yapılmış olan bir site nasıl olur da bu hale gelir.
Ama olmuş.
Malzemeden çalarsan, bir işi ucuza maal etmeye çalışırsan yerle bir olur.
Peki o sanayi çarşısını yapan, yaptırana ne oldu?.
Hiçbir şey.

Biraz daha gittikten sonra Sultandağı’na giriyoruz.
Yıkılan evler, çıkartılan cesetler, yaralılar, kurulmaya çalışan çadırlar, deprem fırsatçıları, kurtarma çalışmaları, yanan yürekler.
Birde felaketten haber çıkarmaya çalışan biz gazeteciler.
Gün boyu Sultandağı, Eber’i Bolvadin, Çay, Yeşilçiftlik enkazdan enkaza koşup duruyoruz.
Yerle bir olmuş evler.
Altında kalmış canlar.
Yaralılar,
Çadırlar.
Her feryat benim de yüreğimi yaralıyor.
Kulaklarımda çınlıyor insanların feryadı.
Bir yandan da resim çekmeye çalışıyorum.

Bir kız hatırlıyorum.
Üniversite için şehir dışında okuyan bir kız.
Yeni gelmişti.
Annesini ve babasını kaybetmiş.
O kızın çırpınışları, feryadını günlerce unutamadım.
Sultandağ ve özellikle Eber civarındaki kerpiç evler kibrit kutusu gibi bir bir yerle bir olmuşlardı.

Tarih 3 Şubat 2002
6.4 şiddetindeki deprem.
46 can aldı.
Yüzlerce yaralı.
Binlerce acı.
Ve yerle bir olan evler.

Nasıl unutulur o acılar?
Devlet birçok yerde bölgeyi yeniden inşa etti.
Alt yapıdan üst yapıya kadar tamir etti.
Ancak yüreklerdeki hasar hala taze ve tamir olacak gibi görünmüyor.

Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı ilk kez Sultandağın’da gördüm.
Kızılay tarafından kurulan çadırları birlikte gezdik.
Çadırlardan birinde ikram edilen ekmek arası köfteyi yerken insanlarla ne kadar yakın olduğunu ilk o zaman gördüm.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necjet Sezer’i ilk o zaman gördüm.
Sultandağı’ndan Afyon’a dönerken, Yakasenekliler Cumhurbaşkanının yolunu kesti.
Liderleri Yakasenek’e sokamadığı için belediye Başkanları Necati Korkman’ı dövmüşlerdi.

Bizi adam yerine koyan yok diye Cumhurbaşkanın yolunu kestiler.
Cumhurbaşkanı Yakasenek’e girmek zorunda kalmıştı.
İlk defa Patpat’lara o gün binmek zorunda kalmıştım.

Gazetecilik hayatımın ilk davasını Devlet Bakanı Hasan Gemici’den yemiştim.
Çay kaymakamını sürgüne göndermişlerdi.
Deprem değil Bakan çarptı diye sabah gazetesinde manşet olunca bakan soluğu mahkemede aldı.
Beni ve gazetemi dava etti.
Ama kazanan biz olmuştuk.

Sultandağ depremi benim ilk büyük bir felaketi takip ettiğim iş olmuştu.
Tam 10 gün süreyle bölgede çalıştım.
Gitmediğim enkaz görmediğim acı kalmadı.
Fay hatlarının 3-4 katlı binaları nasıl ters düz ettiğini gördüm.
Yerel yönetimlerin ne kadar çarpık yapılaşma yaptıklarını öğrendim.

İlk kez bu kadar çok ölüm,
Bu kadar çok yaralı,
Bu kadar çok acı yaşadım.
Unutmadım
Unutamadım
Hayatımın bir parçası gibi oldu Sultandağı depremi.

Şimdi bakıyorum aradan 13 yıl geçmiş.
Zaman zaman oraları yeniden geziyorum.
Bir 2002 gözümün önüne geliyor,
Bir de bu gün.
Aradan geçen zaman içinde çok şey değişti.
Ama yüreklerde yaşanan acılar hariç.

Afyon bir deprem bölgesi,
Bu deprem bir gün yine kapımızı çalacak.
Unutmamamız gereken depremin değil, yaptığımız binaların adam öldürdüğü gerçeği.
Biz ne kadar depreme dayanıklı yapılar yaparsak o kadar hayatta kalırız.
Depremler yaşansa da yaşamlar devam eder.
Acılar olmaz.
Şehirlerimiz ayakta kalır.
Bu deprem denilen felaket Japonya’da da oluyor.
Bizden daha şiddetli,
Ama neredeyse hiç can kaybı olmuyor.
Ne dersiniz bir gün depremlerde can kaybının olmadığı bir ülke olabilir miyiz?
Yeni acılar yaşanmasın.
Ama Sultandağı depremini de unutmayalım.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Sultandağ’ın üzerinden 13 yıl geçti” için 1 yorum

  1. doğan dedi ki:

    Menderes nehrinin başladığı yerler…antik dönemden beridirm depremden nasibini aldı. Nice ihtişamlı orduların geçtiği yerlerde saraylar şimdi toprak oldu.. Bu konuda Jeremy Seal’in Meander kitabını tavsiye ederim..Dinardan başlayarak menderes nehrini boylu boyunca tarihte ilk kez kanoyla geçmiştir…

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,