logo

26 Şubat 2014

Sözlü sınav eşittir torpil

EĞİTİMCİLER İŞ BIRAKIYOR 1

Afyon’da bir araya gelen eğitim sendikaları üyeleri, kamuoyunda ‘Yeni Milli Eğitim Düzenlemesi’ olarak bilinen yasa tasarısını protesto etti.

Dün Merkez PTT binası önünde bir araya gelen Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş Afyon Şubesi üyeleri, yasa tasarısını yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti. Eylemciler adına basın açıklamasını okuyan Türk Eğitim-Sen Afyon Şube Başkanı Nizamettin Şenol, yurt genelinde 400 bin eğitimciyi temsil eden sendikalar olarak yasa tasarısının bir an önce gündemden kaldırılmasını istediklerini söyledi.

“Geriye gidilmesi manidardır”

Yasa tasarısının birçok olumsuzluğunu beraberinde getireceğini öne süren Şenol, “Yasaya göre 73 bin okul yöneticisinin dört yıllık yöneticilik süresi dolduğunda görevleri sona erdirilecek, yeni atanacak yöneticilerde sınav şartı aranmayacak, atama yetkisi hükümet partisinin il başkanı gibi davranan valilere ve il milli eğitim müdürlerine bırakılacaktır. 2023 vizyonunun dillerde pelesenk edildiği bir dönemde sendikaların mücadelesi sonucu elde edilen okul yöneticilerinin sınavla atanma hakkı ve şartı kaldırılarak 19 yıl geriye gidilmesi tarafımızca zamanlaması manidar bulunmuştur” dedi.

“Baskı dönemi bitti kıyım dönemi başladı”

“Artık baskı dönemi bitmiş, zulüm ve kıyım dönemi başlamıştır” diyen Şenol, “Mevcut hükümet tarafından iki yıl önce değiştirilen MEB merkez teşkilatı, bu tasarıyla yeniden değiştirilecektir. 600 kişinin bekletildiği havuza 300 kişi daha eklenecek ve Milli Eğitim Bakanlığının hafızası silinecektir. Toplamda yetişmiş 900 kişi bankamatik memuru haline getirilecektir. Devlet alenen zarara uğratılacaktır. Bahsedilen havuz malum iş adamlarının oluşturduğu rant havuzu değil, devlet hazinesidir” diye konuştu.

“Vicdanla, adaletle asla izah edilemez”

Tasarıyla eğitim fakültelerinden mezun olanların artık Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) yeterli puan almasının yeterli olmayacağına dikkat çeken Şenol, “KPSS’ den yeterli puan alanlar, performans değerlendirmesinde başarılı olursa bir yılın sonunda yazılı ve ya sözlü sınava girmeye hak kazanacaktır. Peki performansı kim, neye göre ölçecektir? Bu durumda yandaş ve arkası sağlam olanlar, siyasi görüşü hükümet partisi ile uyuşanlar mı öğretmen yapılacaktır? Öte yandan sözlü sınav ne anlama gelmektedir? Sözlü sınav; vicdanla, adaletle asla izah edilemez. Herkes bilmektedir ki, sözlü sınav eşittir torpildir” dedi.

“Bu yapılan sivil darbedir”

17 Aralıktan bu yana İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının tekrar tekrar dizayn eden hükümetin artık gözünü öğretmenlere diktiğini ifade eden Şenol, “Bu tasarı sadece eğitim yöneticilerinin kıyım fermanı değil, öğretmen kıyımının da başlangıcı olacaktır. Öğretmenlik unvanı elimizden alınarak eğitim personeline dönüştürülecektir. Bizler öğretmeniz. Mustafa Kemal’in, Cumhuriyet’in öğretmenleriyiz.  Bu tasarıyla eğitim siyasallaştırılmak istenmektedir. Bizim “Camiye, kışlaya, okula siyaset sokulmaz” anlayışımıza ne oldu. “Benim adamım olmayan bertaraf olsun!” anlayışını nasıl izah edeceksiniz? Bu yapılan en hafif tabirle sivil darbedir” şeklinde konuştu.

“Bizim çektiğimiz çileyi çektiniz mi?”

Tasarının insan hakkı ihlalleriyle dolu olduğunu belirten Şenol, “Bu kazanılmış hakları budamaktadır.  Eğitimin yandaşlıkla birlikte anılmasına neden olacaktır. Ehliyetin, liyakatin, bilginin, tecrübenin değil; AKP iktidarının adamı olmanın temel kıstas yapılmasına yol açacaktır. Sinen, korkan, itiraz edemeyen, bir köşede kendisine çizilen kaderi bekleyen, haksızlıklar karşısında sesini yükseltemeyen ‘köleler’ eğitimin her kademesinde filizlenecektir. Ey kocaman koltuklarda oturan zatlar; bizim çektiğimiz çileyi çektiniz mi? Tebeşir tozu yuttunuz mu? Tezek sobası yaktınız mı? Hangi vicdan ve adalet duygusuyla kazanılmış haklarımızı elimizden almaktasınız?” diye sordu.

Share
#

SENDE YORUM YAZ