logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

09 Eylül 2014

Son Ağa Yusuf Özer

ertuğrul sevim

Yusuf Özer. Nam-ı diğer Yusuf Ağa. Afyonkarahisar’ın ağası, beyi, ilk sanayicisi.

 

Anadolunun son ağalarından. Şu an 79 yaşında. Hala işinin başında, ülke meselelerine, Afyonkarahisar ile ilgili meselelere tamamen hakim, ailesini, dostlarını, çevresini ihmal etmeyen bir Ağa.

 

Türkçemizde meşhur bir deyim vardır “Ağalık verme ile, yiğitlik vurma ile olur” diye. Yusuf Ağa bu lafa cuk oturan ağalardan. Yıllarca hep vermiş, ailesine, şehrine, ülkesine, köylüsüne, siyasetçisine, işçisine her zaman veren el olmuş. Bu nedenle günümüz zenginlerine pek benzemiyor. Aslını bakarsanız günümüzde “ağa” sıfatını taşıyabilecek zengin insanımız kalmadı sayılır. Şimdiki zenginler aslında birçoğumuzdan daha fakir yaşıyorlar. Bir çok şeyleri yok maalesef. Bu nedenle onlara zengin demek, zenginliğin, ağalığın raconuna lügatine ters bir olay bir bakıma.

 

Buradan hareketle bugün kapitalist düşüncenin egemen olduğu günümüzde zenginlik ve yoksulluğu yeniden tanımlamak gerektiğini düşünüyorum.

 

* * *

 

Zenginlik ve fakirlik. Diğer adı ile varsıllık ile yoksulluk.

 

Günümüzde parası çok olanlara varsıl, yani zengin diyorlar. Hal böyle olunca parası az olanlar ise yoksul yani fakir oluyorlar.

 

Tek kriter para olmuş kısacası. Parası çok ise zengin, parası yok ise fakirsiniz.

 

İşin aslının öyle olmadığına inanıyorum. Bir insanın varsıl yani zengin olabilmesi için, parası dışında bir çok şeyi daha olmalı diye düşünüyorum. Sadece evi, arabası, bankada parası olması yeterli değildir.

 

Kaç işçi çalıştırıyor? Kaç kişiyi okutup büyütmüş? Okul, cami, çeşme yaptırmış mı? İsmi, markası, namı biliniyor mu? Sadece evi, arabası değil, yatı, uçağı, villası, özel şoförü, bahçıvanı, atı, çiftliği, konağı, vakfı, şehir dışı ve hatta uluslar arası yatırımları var mıdır, bunlara da bakılmalı diye düşünüyorum.

 

Bir insanın sadece parasının, evinin, arabasının olmasının, sadece paraya sahip olup hayattaki bir çok şeyden yoksun olmasının onun zengin değil, aksine yoksul yaptığına inanırım.

 

Tüm bunları niçin anlatıyorum.

 

Bugün etrafımızda o kadar çok, parası çok olan ama aslında yoksul olan insan var ki. Bu zamanda gerçek zenginliği, sahaveti, ağalığı, beyliği kaybediyoruz.

 

Bu nedenle iyi incelenmesi gereken bir insan Yusuf Ağa. Ağalık misyonunun son temsilcilerinden, “ağalık verme ile olur” sözünü yerine getirmede sıkıntısı olmayanlardan bir isim. 79 yıllık hayatı boyunca hep veren el olmuş, hala daha veriyor, önderlik ediyor. İnsanların meselelerini çözüyor. Bir nevi şehrin fiili ombudsmanı, arabulucusu. “Günde en az 15 kişinin meselesini çözüyorum” diyor. Gerçektende hem kendi ailesinde, hem de şehirde birçok meselede çözüm merkezi 79 yaşındaki bu bilge insan oluyor.

 

Bu yüzden ona Yusuf Ağa ismi layık görülmüş. Afyon halkı bu unvanı kendisine layık görmüş, aynı zamanda ise 2010 yılında TBMM tarafından Onur Ödülü almayı hak etmiş bir isim olmuş Yusuf Ağa.

 

Ağalığı da tescilli hem de ödüllü ağalardan kısacası.

 

Özer ailesinde ilk ağa da değil Yusuf Ağa. Aslında O’na ağalık bir manada babasından miras kalmış. Babası merhum Kazım Özer’de, Yusuf Özer gibi Afyonkarahisar çevresinde, bilhassa köy ve kasabalarında namı olan, köylülerin, yoksulların, garibanların hamisi olarak yıllarca hem Afyon’a, hem de ülkesine hizmet etmiş. Demokrat Parti’nin yıllarca İl Başkanlığını yürütmüş, Menderes’in yol arkadaşı olmuş, Demokrat Partili olmasına rağmen İsmet İnönü’nün başına gelen 1 Şubat 1958 Uşak olaylarının benzerinin İnönü’nün başına gelmesini engel olmuş birisi Kazım Ağa. Bu nedenle Yusuf Ağa “babam gerçekten ağa idi, köylerde kasabalarda hala ben Kazım Ağa’nın oğluyum diye kendimi tanıtırım. O Anadolu Ağası, bir nevi köy ağası idi. Biz ise biraz sosyetik ağa olduk” diyerek, kendisinin ülke gündeminde, siyasetinde, iş çevresinde edindiği o müthiş çevreyi “sosyetik” diye tabir ederek, bir nevi alçakgönüllülük yapıyor.

 

İşin aslı Yusuf Özer bugün Cumhurbaşkanının sofrasında bir öğün oturmanın çok büyük itibar sayıldığı bu günlere inat, Cumhurbaşkanı Özal’ın, Demirel’in kişisel dostu, sırdaşı olmuş. Onların birlikte parti kurmak istediği, Türk Siyasetine birçok önemli siyasetçi kazandırmış ve Türk Sanayici ve İşadamlarının neredeyse tamamının ismini ezbere bildiği bir adam olmuş kişi. “Özal eğer hayatını kaybetmese idi birlikte parti kuracaktık” diye anlattığı o dönemleri hatırladığımda Türkiye’nin şaha kalktığı bu dönemlerde tıpkı Kocatepe gibi, yine Afyonkarahisar’ın ve Afyonkarahisarlıların etkili olduğunu, başrollerde olduğunu görüyorum.

 

Odak Gazetesi Pazar Kahvaltıları yazı dizisi için röportaj yaptığımız Yusuf Özer’i dinlerken, O’nun 79 yıllık bu Türkiye tarihi misali hayat hikayesini, demokrasimizin, sanayimizin ve ilimizin nasıl gelişip bu günlere geldiğini sanki bizzat gözlerimle görmüş gibi oldum. O’ndan yokluktan varlığa, otokrasiden demokrasiye, topraktan sanayiye, köyden kente olan Türk modernleşmesini bizatihi dinledim. “Sen ne kadar iyi isen karşındaki de o kadar iyi olur” diyen, almaktan önce vermeyi düşünen, yaşadıkları için sürekli Allah’a şükreden belki de Anadolu topraklarında yenileri yetişmeyecek olan “son ağa”lardan birisi ile tanışıp, O’ndan hayat ile ilgili önemli hikmetler ve sırlar öğrendim.

 

Bana göre Afyon’un gelmiş geçmiş en zengin, en Afyonlu, en açık sözlü en babacan siması ile sohbet etme zevkini yaşadım.

 

Bu nedenle kendimi şanslı hissediyorum.

 

Ama kendimi şanslı görmekle birlikte O’nunla bu şansı yakalayamayanlar için, gelecekteki nesiller için Yusuf Ağa’nın hem hayatının kitaplaştırılması gerektiğini, hem de bu sağlıklı günlerinde O’nun bir belgeselinin çekilmesinin mutlak bir gereklilik olduğunun altını çiziyorum.

 

Üniversite, Valilik, Belediye veya Özer Ailesi marifetiyle mutlaka ve mutlaka Yusuf Özer’in hayatı eser haline getirilmelidir.

 

Yusuf  Ağa’nın misyonuna hem bugün, hem de yarın o kadar çok ihtiyacımızın olacağı aşikardır.

 

Bu nedenle Allah Yusuf Ağa’ya sağlıklı ve huzurlu nice yıllar yaşamayı nasip etsin.

 

Vermeyi bilmeden zengin olanlara ise, birazcık dahi olsa verme duygusu ihsan etsin.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,