logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Siyasetçiler gevşek davranıyor

muharrem uslu (52)

25 yıllık sendikacı Muharrem Uslu Pazar Kahvaltılarında Afyon siyasetini sarsacak açıklamalarda bulundu. Uslu, Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Sağlıkta bir başka sıkıntılı yer maalesef AKÜ Tıp Fakültesi. Üç tane hastane arasında mesafe var. Bir tanesinde sık sık arıza yapan bir MR cihazı ve hastalar yoğun bakımdan çıkartılıp Ambulansla yan hastaneye götürülüyor. MR arızalı ise özel hastanelere taşınıyor. Sağlıkla alakalı bir sendikacı olarak bunlardan haberiniz var mı? 

M. Uslu, Elbette haberim var ve bu konuda basında çıkan her haberin takipçisi oluyorum. Ancak benim elimde AKÜ Tıp Fakültesi Hastanesine MR alacak kadar bir bütçe yok. Keşke olsa da ben alsam. Baştan beri söylüyorum, devlet buraya her türlü yatırımı yapıyor ama kurumlarımız iyi yönetilemiyor. Sizin yazılarınızdan takip ediyorum, Tıp Fakültesinde sadece 15 tane Profesörün kalması tam bir skandal. Ben bu konuları üniversite Rektörlük seçimlerine bağlıyorum. O çevrede bizimde tanıdıklarımız ve dostlarımız var onlarla zaman zaman bir araya gelip konuşuyoruz. Kesinlikle rektörlük seçimlerinden çok etkileniliyor ve üniversiteye siyaset bulaşıyor. Ondan sonra da senin adamın benim adamım, sen bana oy vermedin gibi yaklaşımlarla bazı öğretim üyeleri ötekileştiriliyor. Üniversite işlerini siyasal değil evrensel değerlerle yürütülmeli. Aksi takdirde üniversiteleri siyasi ideolojilerle yönetelim diye düşünürsek üniversitelerin bilimselliğini ortadan kaldırır. Ben Şan Özalp hocayla Halim hoca, Ali Altuntaş hocayla çalıştım. Özellikle Şan Özalp ile çok iyi bir iletişimimiz vardı.

Usluya göre AKÜ Rektörleri

Bu güne kadar 4 tane rektörle çalışma imkanınız oldu size göre 4 rektörümüz nasıldı? M. Uslu, Evet 4 değerli rektörle görevlerimiz nedeniyle birlikte çalışma imkanımız oldu. Beninde Şan Özalp’in yeri başkadır. Afyon onun gibi bir rektörü bir daha görür mü? bilemiyorum.

Şan Özalp hoca neredeyse kurucu rektörümüz diyeceğimiz bir kişi. AKÜ’nün bu hale gelmesini sağlayan, çok önemli işler yapan bir kişi. Şan hoca ile bugünü mukayese etmek mümkün değil. Rektörlerimizin kendi dönemlerini mukayese edecek olursak Türkiye gelişiyor şimdi kaynaklar ve imkanlar eskiye oranla çok fazla. Ama Şan hoca beğenen kişilerden birisiydim. En azından sivil toplum örgütü duyarlılığı fazla olan bir kişiydi. Olaylara bakış açısı sorunları çözme yöntemi, iletişimi ile her anlamda büyük bir idareci profili çiziyordu.

Halim Sözbilir hoca, Rektör olduğunda onunla da temaslarımız oldu.  Halim beyle de çok iyi ve faydalı çalışmalar yaptık. Çok beyefendi halim salim bir kişiliği vardı. Çok kibar bir insandı. Onunla sorun olacak hiçbir çalışmamız olmadı. Örneğin işçilerin örgütlenmesi için bir temasımız oldu. Kendisiyle görüştük ve tamam başkanım ben talimat veriyorum ne gerekiyorsa yapılsın dedi. Ama örgütlenme bir türlü olmadı. Bize verilen sözle sonuç tutmadı. Ama nezaket çizgisinden hiç ayrılmadı.

Ali Altuntaş hoca, onunla da birlikte çalıştık ama ilk iki rektörümüze göre fazla bir çalışmamız olmadı. Ama karşılıklı her han gibi bir sorun yaşamadık. Oda kendi çapında bir şeyler yapmaya çalıştı ve arkasında bunları ben yaptım diye bilecek şeyler var. bunları inkar edemeyiz.

Mustafa Solak hoca, Rektör olduktan sonra kendisi ile birçok temasımız oldu. Mustafa beye bir proje sunduk. Demiryolları işçi alırken memur alırken raylı sistemler bölümünden memur alıyor. Bizim AKÜ’de raylı sistemler bölümü yok. Mustafa hoca’dan randevu alıp gidip kendisine anlattık. Baya da ilgilendi ve geçenlerde bir yerde karşılaştık ve açmayı düşünüyoruz dedi. Bakanımıza, Demiryolları Genel Müdürüne, valimize herkese konuyu ilettik. Hızlı trenle birlikte bu konuda çok ihtiyaç doğacak. Genel müdürlükten çıkacak bir imzaya bağlı. Bu imzayı üniversitemizin çıkartacak gücü yok gibi. Bunu ancak siyasiler ve Bakan Veysel Eroğlu çıkarta bilir. Bu konu Afyon için çok önemli ve cazip bir alan olacak diye düşünüyorum. Biz her türlü girişimi yaptık ama bizim çabamızın karşılığı olmadı. Herkes ilgileniyor ama bir sonuç alamadık. Bu konuyu bir kez de buradan dillendirelim. Biz genel müdürlük bazında girişimler yaptık oradaki bazı arkadaşlar bu konuda bize bir emir verilmesi gerekiyor dedi. Bu olay biraz politik bir olay. İş politikacılarımıza düşüyor.

Afyon’da irade eksikliği var

Afyon’da herkes her konuya ilgi gösteriyor ama sonuç alınamıyor. Her şey var ama bir şey eksik size göre o eksiklik nedir?

M. Uslu, bana göre Afyon’da bir tek idare eksikliği var. Onun dışında her şey var. Mesela şöyle aklıma geliyor. Bu toplumsal bir olay değil de kişilere yönelik bir istek olunca o iş oluyor. Bu yüksek okul veya raylı sistemler değil de Ömer Mazi’nin bir işi olsa onu daha çabuk çözüyorlar. Toplumu ilgilendiren, geneli ilgilendiren, olaylar karşısında bir irade eksikliği, gevşeklik var. çok daha fazla sorumluluk duyulacak konularda yeterince çaba harcanmıyor. Ama herkes çok ilgileniyormuş gibi görünüyor. Oysa başka illerden tanık oluyoruz. Böyle bir olayda ilçede bulunan tüm siyasi parti başkanları ve sivil toplum örgütleri birlikte hareket ederek gidip işi bitirip geliyorlar. Ama bizim Afyon’da maalesef böyle bir birliktelik yok. Her şeyde gevşek davranıyorlar. Bir olaya karşı ortak bir irade koyamıyorlar. O nedenle de Afyon olarak yerimizde saymaktan bir türlü kurtulamıyoruz.

Peki bu birliktelik Afyon’da hiç olmadı mı?

M. Uslu, Eskiden bu birliktelik vardı. Siyasetçisi, bürokratı, sivil toplum kuruluşları ile birlikte hareket etme kabiliyeti vardı. Yaklaşık 10 yıl önce bu vardı. Ama şimdiki dönemde bu maalesef kalktı. Bu nasıl oldu bilmiyorum ama kalktı. İl başkanı, milletvekilleri ve şehirde söz sahibi olanlar birlikte gider ve ortak bir tavır alınırdı. Bugün Afyon’da siyasi partilerin bir biri ile diyalogları yok. Biz sendika temsilcisi olarak partilerimizle zor iletişim kuruyoruz. Bir iletişim kopukluğu yaşandı. Bir birimizden uzaklaştık ve karşımızdakini öteki olarak görmeye başladık. Oysa unutulan bir şey var. Biz hepimiz Afyonluyuz. Ne yaparsa Afyon’a yaparız ve Afyon halkına yaparız. Biz bu birlikteliğimizi yeniden kurmak zorundayız.

STÖ’leri nasıl buluyorsunuz mesela Baro’yu?

M. Uslu, Baro başkanının zaten öncesi belli. Afyon’daki tüm sivil toplum örgütlerinin öncesi belli. STÖ’ler resmen bir partinin arka bahçesi gibi. Bana göre Afyon’da siyaseti dik tutacak olanlar yeterli siyaseti yapmadıklarını düşünüyorum. İl başkanları iddialı olması lazım. Ben bugüne kadar sendika başkanlığını iddialı olduğum için kazandım. Ama siyasi parti il başkanlarımız siyasetle ilgili yeteri kadar performans göstermiyorlar. Tabi iktidarı var muhalefeti var. İktidarın alanı çok geniş olmasına rağmen faydalanmalar bu iktidarın alanından olması lazım ama yok olmuyor.

Peki size göre bir il başkanı nasıl olmalı?

M. Uslu, Bakın şimdi son günlerde Afyon’da Devlet Demiryolları çalışanlarının bir sıkıntısı var. Devlet Demiryolları işi birine veriyor, oda işi taşeron bir firmaya veriliyor. İki kurum arasında yaşanan sorundan dolayı 80 işçi maaş alamıyor. Basın yazdı, CHP Merkez ilçe Başkanı bir nezaket göstererek ziyaret edip sorunu gündeme getirdi. Biz bazı girişimlerde bulunduk. Ben Türk-iş İl Temsilcisi olarak Türk-İş’in genel merkezine Devlet Demiryollarına konuyu ilettim. Ama bunu sadece benim gündeme getirmem yetmez. AK Parti İl Başkanı Mehmet benim hemşerim onu aradım. Bu adamların konuşmaya değil paraya ihtiyacı var karnı doyması lazım ailesine bakması lazım. Mehmet bey bak durum böyle böyle hemşerim masaya bir yumruğunu vur bu adamların paralarını ödetelim dedim. Tamam dedi. Ama hala bir cevap yok. Ya insan nezaketen ben bu konuyla ilgili şuralarla iletişime geçtim sizinde bilginiz olsun diye geri döner ama dönmedi. Bir yerleri aradı mı bilmiyorum. Bir il başkanı böyle olmamalı. Türk-İş Genel Başkanı beni aradı ve ana firmadan bayram öncesi bir miktar ödeme yapıldığını söyledi. Bizde bir şekil de siyasetin içindeyiz. AK Parti İl Başkanı çözecek arkadaş ya. Bunu çözecek. Bakanla konuş, genel merkezle konuş, Devlet Demiryolları ile mi çözersin kiminle çözersen çöz, ama çöz arkadaş bu senin işin olmalı. Orada yaşanın sıkıntı senin temsil ettiğin partiye yansır. Afyon siyasetçisi gavruk, halkı gibi politikacılar da gavruk. Herkesin kendine göre bir hesabı var. Başka bir durumdan bahsedeyim ben sendika başkanı olarak işçinin durumunu savunduğum için beni muhalefet parti il başkanı gibi görüyorlar. Ya bu benim asli işim Allah aşkına. Bakın Burhanettin Çoban bu konuda daha duyarlı ve bize her zaman destek veriyor.

Burhanettin Çoban yalakası değilim

Başkan Burhanettin Çoban’dan bahsetmişken benim çok garipsediğim ve bir anlamadığım açıklama yaptınız. Belediye yemekhanesinde Bakan Veysel Eroğlu’nun da katıldığı bir toplantıda dediniz ki, “Bakanım biz başkanımızdan çok memnunuz, onun yeniden belediye başkanı adayı yapılmasını istiyoruz” dediniz. Bunu niye söylediniz?     

M. Uslu, Ya kesinlikle tam olarak böyle demiş olamam. Böyle bir şey demişsem bu yağcılık gibi olur. Ben çok sevdiğim birine bile yağcılık yaparken yüzüm kızarır. Belki buna benzer bir konuşma olmuştur ama tam böyle olması imkansız. Ben Burhanettin beyin aday olduğunda yapmış olduğu projeleri vardı. Burhanettin bey benim projelerim bunlar ben başkan olursam bunları yapacağım dedi. Şimdi geri dönüp baktığımızda bahsettiği projelerden birçoğu yapıldı. Muharrem Uslu olarak ben Burhanettin Çoban’ı başarısız bir belediye başkanı olarak görmüyorum. Vaad ettiği projelerin hepsini hatırlamıyorum ama önemli bir kısmı bu süre zarfında yapıldı.

Somut bir örnek verebilir misiniz?

M. Uslu, Bu projelerden bana göre en önemlisi siyaseten bakanla, il yönetimi ile uyumlu çalışmış olmasının büyük bir avantajı var. Öncesine bakıyorsun sürekli kavgalar yaşanıyordu. Burhanettin beyle bu kavgalar hiç su yüzüne çıkmadı. Bakanla yüzde yüz bir temas içinde ilişkilerini götürdü. Bakanla ters düşüle bilirdi. Ters düşülmesi durumun da şehirde birçok yatırım aksaya bilirdi. Mesela Akarçay projesi bunu tartışanlarda var, destek olanlarda var, stadyum projesi, yapılan şehir için yol çalışmalarını önemsiyorum.

Yol yapmak kaldırım yapmak proje değil bunlar zaten rutin belediyecilik hizmetleri, spor kompleksi projesi belediyenin yaptığı bir proje değil. Kaldı ki şehrin en kıymetli yeri o proje karşılığı TOKİ’ye verildi. TOKİ aldığı yer karşılığında 3 katını kazandı. Bana göre o araziyi vermeyen başkan kahraman olurdu.

M. Uslu, Bu konular benim uzmanlık alanım olan konular değil. Şimdi burada Burhanettin Çoban’ı savunan, Burhanet’tinci konumuna düşmek istemem. Ben burada kendimi savunmak zorundayım. Ben işin teknik boyutunu bilemem. Bu benim görevimde değil. Bana işin politik tarafını sorun. Ben onun yaptıklarını saymak benim işim değil.

Bütçe konusunda Çoban başarılı

Ben işi fazla sevmem ama şunu söyleye bilirim. 2013 yılının bütçesini anlatıyor. Belediye’nin bütçesi önceki yıllara oranla 5-6 kat büyümüş. 20 bin’se 100 bin’e ulaşmış. Bana göre bir ilin daha önceki yıllara göre hep yükselerek gidiyorsa bu önemli bir oran. Bu bütçenin nerelere dağılımlarını anlattı. Afyon’un bütçesi bu kadar artıp bu şehre geri yatırım olarak dönüyorsa bu önemli bir olay. Ben bunu söylerim. Bu yağcılık olmamalı. Neticede eskiden belediyelerin batak olduğu borç içinde yüzdüğü, enkaz devraldım edebiyatı yapılırken belediyenin bütçesinin artmasını önemsiyorum. Tamam yiğidi öldürelim ama hakkını da verelim. Bütçe konusunda ben başkanı başarılı buluyorum.

Müze ve stadyum konusunda Çoban başarısız

Bana göre Burhanettin Çoban’ın en başarısız olduğu konu TOKİ’ye verilen Müze arazisi ve Stadyum alanı. Türkiye’nin her yerinde şehir merkezinde daha fazla yeşil alan yapılmaya çalışılırken Afyon’da bu konuda maalesef sınıfta kaldık. Üstelik bir zamanlar Çevre ve Orman Bakanlığı sonrasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı Afyon’da olmasına rağmen yeterince yeşile önem verilmedi. Afyon en az yeşil alanı olan iller arasında. Yeşil alanı yeterli olmayan bir şehir bana göre şehir değil. Bu yeşil alan konusu Afyon’da ön plana çıkması lazım. Yeşil alanların hakkı yenmemeli hatta yeni yeşil alanlar kazandırılmalı. Stadyum alanı ve müze alanının yeşil yok edilip apartman yapılacak olması çok yanlış ve şehri yönetenler yönetim takdir haklarını böyle kullandılar. Ama bu olay seçimler sırasında Burahanettin beye katkısı olacak mı göreceğiz.

Otogar alanı ve kent meydanı

Bana göre eski otogar alanında yapılacak olan projeye ben şiddetle karşı çıkan ve rezil bir proje olduğunu açıklayan biriyim. Orada biz yeşil alanlar, okullar olmasını istiyorduk. Çok şükür o projeden vazgeçildi. Şimdi aynı yerle ilgili Burhanettin Çoban’ın bir projesi var. Eskiye oranla daha makul. Burası Burhanettin beye seçimde faydası olur. Pazar yeri, yürüyüş yolları, kadınlar ve erkekler için yapılacak olan hamam çalışması bunları önemsiyorum. Ancak orada yapılacak olan alışveriş merkezini de doğru bulmuyorum. Belli kişiler birleşti ve şirket kurup aldılar ona söyleyecek bir şey yok. Ama doğru değil. Şehir merkezinde kent meydanı olayı ise o bölgede olan çok eski ve Afyon’a yakışmayan yerlerdi. Bunların yıkılması doğru ama kent meydanı olayı orada olmalımıydı o tartışılır.

ODAK PAZAR KAHVALTILARI

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,