logo

Seni de mi susturdular Ömer Mazi?

ömer mazi

Bir mail aldım.

Anladığım kadarıyla bir kadın okuyucumuz yazmış.

Okuyucu maillerine mümkün olduğunda yer veriyorum.

Özellikle bana yapılan acımasız eleştirileri bile yayınlıyorum.

Sağ olsun bazı okuyucularımız, “Defol git, Afyon’da gazetecimi yok.

Senin aklına ihtiyacımız yok” diyerek bana karşı hislerini paylaşıyorlar.

 

Ben nasıl valiyi, belediye başkanını, rektörü ve diğer kişileri eleştiriyorsam.

Beni okuyan insanlarında beni eleştirmesini normal karşılıyorum.

Son mailde bir hanım biraz kızmış belki.

Ama Afyon’da sadece AKÜ yok.

Ya da ben sadece AKÜ yazarı değilim.

Elbette şehrin diğer konuları hakkında yazı yazmak bu günlerde AKÜ’ye ara verdiğimiz doğru ama susmadım.

Susturulmadım.

 

Maildeki ismi vermeyeceğim şimdi ama her ne kadar bana kızmışta olsa bazı sorunları dile getirmesini önemsiyorum.

Tabi bu arada AKÜ’de dedi kodu kazanları kaynamaya başlamış.

Rektör Mustafa Solak’la anlaşma yapmışız.

Hatta aylık 17 bin liraya kiralanan Mercedes ile Ankara’ya gidilmiş.

Bu lafları çıkartanların hayal gücü baya iyi doğrusu.

Bunlardan iyi senarist olur.

Ya da gece açıkta kalmış olmalı rüyalarında bizi görmüşler.

 

Gelelim o meşhur maile

“Ömer Bey Merhabalar,

Öncelikle AKÜ ile ilgili yazdıklarınızın neredeyse tamamının doğru olması dolayısıyla sizi tebrik ediyorum.

Bazen eksik ya da yanlış bilgiler olsa da olaylar hep özünde doğruydu.

Ancak bayramdan beri üniversitede yaşananlarla ilgili hiç bir şey yazmadığınızı gördük. Yazılarınızda; cesur olmaktan, doğruları yazmaktan; gazeteciliğin bunu gerektirdiğinden bahsediyordunuz…

 

Duyduklarınızı, size gelen bilgileri yazmamanızın kendi onurunuza hakaret olduğunu bile yazmıştınız diye hatırlıyorum.

Peki ne oldu da yazılarınız kesildi?

Sizi de mi susturdular.

 

Yoksa üniversitede bu ara herkesin konuştuğu; bir iddia var.
Gazetenizin yöneticilerinden Mehmet Emin Güzbey, Rektör Mustafa Solak’la birlikte ve Solak’ın makam arabasıyla Ankara’ya gittikleri; bu sırada bir anlaşmaya varıldığı ve sizin de Mehmet Emin Güzbey’in de bu yüzden artık Mustafa Hoca ile ilgili bir şey yazamayacağı söyleniyor.

İddia doğru mu değil mi, söylediklerinizin ve yazdıklarınızın ardında durabilecek misiniz? göreceğiz…

 

Bir dönem AKÜ’de aşçılık bölümü olduğunu yazdınız.

Ancak mutfak olmadığını belirttiniz.

Siz başka bir meslek yüksek okulunu kastediyordunuz ama üniversitedekiler hemen Afyon Meslek Yüksek Okulu’ndaki mutfakta 10’dan fazla gazeteciyi davet ederek haber yaptırmışlardı.

Şimdi o mutfakta yıkıldı.

Yani AKÜ’de artık iki aşçılık bölümü var ama hiç mutfak yok.

Üstelik Afyon Meslek Yüksek Okulu Aşçılık Bölümü ile ilgili dedikodular da almış başını gidiyor.

Biliyorsunuz bu bölümde Kocatepe Aşçılar Takımı diye bir ekip var.

Bunlar sürekli yarışmalara gidip ödül topluyorlar.

Ancak zaten bu yarışmalarda onlarca ödül veriliyor.

Bu ödüllerden 3-5 tanesini de bizimkiler alınca büyük başarı gibi gösteriliyor.

 

Ama bu yarışmalara hep aynı öğrenciler götürülüyor.

Hocaların bazı otel ve aşçılara önerdiği bazı öğrenciler her imkandan faydalanıyor.

Bu yarışmaları zaten aşçılık dernekleri yapıyor.

Aşçıbaşları da kendisine iyi öğrencileri gönderecek bölüm hocalarına okullarında popüler olmaları için ödülleri dağıtıyor.

Yani bir kazan kazan durumu.

 

AKÜ’nün reklamı oluyor ne var kötü diyebilirsiniz.

Ancak meslek yüksek okulu bu hocalara eğitim için malzeme almalarına rağmen bu bölümün karı koca iki hocası yarışmaları bahane edip Afyonlu işadamlarından sponsorlar buluyorlar.

Bu sponsorları kimlerden ne para aldıklarını ne rektörlüğe ne de meslek yüksek okulu yönetimine bildirmiyorlar.

Bu şahısların özellikle İkbal’den aldıkları paranın ne kadar olduğunu, ne kadarını yarışma ya da eğitim için kullandığını bilen yok.

Dikkati başka yöne çekmek için yarışmalarda alınan başarılar da oldukça etkili oluyor.

 

Afyon Meslek Yüksek Okulu demişken siz her ne kadar kendisiyle ilgili pek çok yayın yapsanız da Müdür Ahmet Yaramış işini oturttu.

Diğer rektör adaylarına daha iyi bir konum için yanaştıysa da Mustafa Solak, bunu duydu ve yeğenini öğretim görevlisi olarak almayacağını söyledi.

Bunun üzerine tamamen Mustafa Solak ve ekibine teslim olan Ahmet Yaramış, Kenan Çağan ve Mehmet Karakaş’ın yanından ayrılmaz oldu.

Oyunu kime vereceğinin sözünü verdi.

Karşılığında da kısa süre önce öğretim görevlisi ilanları açıklandı.

Ahmet Yaramış’ın yeğeni için de özel bir ilan hazırlandı.

Kısacası oyun sözünü verirsen istediğin olur.

Yoksa işin zor.

AKÜ’de işler böyle gidiyor.

Siz yazmasanız da değişen bir şey yok.

Peki sizde değişen bir şey var mı? onu da yakında göreceğiz.

Saygılarımla   K.G”

 

İşte mail bu.

Hanım Efebdiciğim ben değişmedim.

Yaş 45 bu güne kadar değişmeyen insan bundan sonra zaten değişmez.

Elimden geldiğinde doğru olanları yazmaya gayret edeceğim.

Benim kişilerle bir sorunum yok.

Ben kişilerin yanlışları ve ellerindeki imkanları yanlış, yanlı ve kendine kullananlara karşıyım.

Bu konuda beni eskiden anlamayanlar vardı.

Ama artık nasıl biri olduğumu beni sevende sevmeyende biliyor.

Onun için ben rahatım.

Siz merak etmeyin.

Bahsettiğiniz aşçılık bölümünün yıkılması meselesi çok ciddi bir iddia.

Bu konuyu araştıracağım.

Kendinize iyi bakın.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Seni de mi susturdular Ömer Mazi?” için 1 yorum

  1. burcu karabulut dedi ki:

    benım oglumda bu okulda okuyo ve yarısmaları hakkıyla kazanıyorlar onlarla gurur duyuyoruz ıyıkı AKÜ kazanmış okula laf atarlar cunku meyve veren agac hep taslanırr cocuklar sız yolunuza dvm edın yılmayın yolunuz acık olsun herzaman gurur duyacaz sızlerle ve ogretım gorevlılerınızle madalyalarınız sızın basarınızın meyvesı kendı emegınızın basarınızın karsılıgı emek parayla satın alınmaz