logo

26 Ekim 2013

Sen AK Parti’nin Sendika başkanı mısın?

muharrem uslu (193)

Burhanettin Çoban’ın yeniden aday gösterileceğini, MHP’nin ancak Celalettin Soner ile bir şansının olacağını söyleyen Muharrem Uslu, CHP’nin ise mucizeye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Afyon’da en çok konuşulan konulardan biri trafik sorunu bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

M. Uslu, Trafik meselesi çok konuşuluyor. Belediye bu konuda bazı çalışmalar yapma çabası içinde. Bazı görüşmeler ve danışmanlık hizmeti alımları konuşuldu ama bu güne kadar bir sonuç alındığını görmedim. Şehrin trafiğini rahatlatacak bir çözüm olmadı. Ama Afyon’un sokakları da darbe kardeşim ya. Bu dar sokaklarda ne yapıla bilir, bu sokaklarda hiçbir başkanın altından kalkacağını sanmıyorum.

Konuşmalarınızdan anladığımız kadarıyla Burhanettin Başkanı koruyan bir tavrınız var. Onun yeniden aday gösterileceğini bekliyor musunuz?

M. Uslu, Korumacı demeyelim ama yapılan çalışmaları, uyumlu ve olumlu girişimleri nedeniyle bunu söylüyorum. Afyon kavgacı, bir biriyle küs politikacılardan çok çekti. Bunlar olmaması için bu lafları ediyorum. AK Parti içinde Burhanettin Çoban’dan daha güçlü bir aday çıkacağını sanmıyorum. Onun yeniden aday olması doğal, olmamamsı anormal bir durum olur.

AK Parti’ye kırgınız

Peki bu kadar Burhanettin Çoban’ın çalışmalarından memnunsanız aday olduğunda AK Parti’ye ve Burhanettin Çoban’a oy verir misiniz?

M. Uslu, O olay biraz karışık. Birincisi bir sendika başkanı olarak bizim AK Parti’ye bir küskünlüğümüz var. Görevim gereği AK Parti’nin emeğe sırt döndüğünü düşünüyoruz. Taşeron’du, sosyal güvelik olayları falan derken geride kalan süre zarfında AK Parti’nin almış olduğu kararlar içerisinde işçinin faydasına olanlarda oldu ama zararına olanlar daha fazla. Bu nedenle AK Parti’ye karşı bir sendikacı olarak kırgınlığımız var.

Buradan şunu mu? anlamalıyız. Burhanettin Çoban için yetmez ama evet, AK Parti’ye hayır mı? diyorsunuz?   

M. Uslu, Bu nasıl soru ya. Bana bunun niye yapıyorsunuz. Bakın ben bir şey söyleyeyim içinden siz çıkartın. Bana böyle tuzaklar kurmayın. Tekrar söylüyorum AK Parti İktidarının emeğe karşı sırtı dönük. Bu arkası dönüklük yasal düzenlemeden geçiyor. Biz sendikacı olarak iktidardan artık bu sırt dönmesinden vazgeçip çalışanların kayıp olan haklarını vermesini istiyoruz. Bakın asgari ücretin azlığından, sigortasız çalışmadan bahsetmiyorum bile. Çalışıp da alamadığımız haklarımızdan bahsediyorum. Bizim bu hakkımız olan hakların verilmesini istiyoruz. Ondan sonra diğer haklara sıra geliyor.

Eskiyi mumla arıyor musunuz?

M. Uslu, Şimdi eskiyi mumla arıyoruz dersek yalan olur. Eksininde çok güzel yanları vardı, şimdinin de güzel olan yanları var. Bir örnek vermek gerekirse sağlık alanında eskiyi arıyoruz diye bilir miyiz?. Her dönemin işçi için iyi ve iyi olmayan yanları oldu. Kimisi zammı iyi yaptı ama diğer alanlarda geride kaldı. O nedenle direk eskiyi mumla arıyoruz diyemeyiz. Ama işçi haklarını AK Parti hükümetinden tam olarak alamıyor. Onun için bir kırgınlığımız var ve bizden büyük bir destek çıkmaz.

Tabip Odası Başkanı’na ben sahip çıktım

STÖ’ler konuşamaz, eleştiremez, açıklama yapamaz hale geldiler bu konuda hükümetin ve ona yakın kaynakların bir baskısı var mı?        

M. Uslu, Kesinlikle doğru. Bir meslek örgütü kendi meslektaşlarının hakları için yaptığı bir açıklamadan dolayı resmen aforoz ediliyor. Bunu doğru bulmuyorum. Bu o adamın zaten asli görevi. Bu konuda bir örnek vermek gerekirse Afyon Tabipler Odası Başkanı Türker Bahçeli’nin yaptığı açıklamalara aynen katılıyorum ve ona bir tek ben destek olarak CEO’ya tavır koydum. Tabip Odası Başkanı, tabiplerin haklarını savunuyorsa CEO bundan niye rahatsız oluyor ki? Ben bu konuda Tabip Odası Başkanını halada destekliyorum.

Geçenlerde bir eylem oldu. Misafir bir sendikayla sizin aranızda bir gerginlik yaşandı. Nedir bunun perde arkası?  

M. Uslu, Maden İşçileri bana telefon ettiler. Türk-İş beni aradı arkadaşlara yardımcı olun denildi. Afyon’un en güzel yerinde bir basın açıklaması yapalım dediler. 2 gün uğraştım, emniyetle görüşerek güzergâhları tespit ettik. Yolun yarısı bizim yarısı onların. Sorunsuz ve amaca uygun bir eylem olması için çalıştım. Maden-İş Sendikası bana dedi ki, başkanım oradaki inisiyatif sizde dedi. Zaten öylede olması lazım burada tüm izinleri alan benim bu izinler alınmasa sen burada eylem yapamazsın. Eylemciler geldi hastanenin orada indik Gazlıgöl caddesinden yürümeye başladık. Trafik var, vatandaş yoğun akşam vakti. Sendikacının istediği her şey var. Emniyet ile yolun yarısı için konuştuk. Emniyet gelip başkanım yola taşıyorlar dedi. Başkana gittim, gardaşım yolun yarısı için konuştuk söyle de kendilerine ayrılan yere geçsinler dedim. Adam bunu yapacağı yerde oturun dedi. Hayda ortalık karışacak. Polislere AK Parti’nin polisleri diye bağırmaya başladı. Baktım olay çıkacak gidip bir daha konuştum. Adam bu kez bana dönüp “Ulan sen AK Parti’nin sendika başkanı mısın?” dedi. Adam resmen bana hakaret etti. Bende terbiyesizlik yapma dedim. Olay çıkması an meselesi hatta emniyet ısrarla başkanı almak istiyor. Ben de vermemek için çaba harcıyorum. Adamın bana dediğine bak. Emniyet o başkanı alsa kesin arbede çıkar. Ortalık karışır. Masum bir eylem içinden çıkılmaz bir hale gelir. Ben olay çıkmasına izin verir miyim. Birde işçilere baktım hiç birinde başkanı verecek göz yok. Başkanı alsan kıyamet kopacak. Bir yandan düşünüyorum bir arbede olsa Muharrem çok berbat olur diyorum.

Benzer bir eylem Afyonlu işçilerle yapılsa bu sizinle alakalı değil genel, başka bir sendika veya meslek örgütü ile alakalı bir eylemde aynı duyarlılık bizde olur mu?

Bu soru üzerine Muharrem Uslu uzun bir süre durdu ve düşündü. Bir yandan nasıl bir cevap vereceğini kafasından kurguluyor, diğer taraftan aynı duyarlılığı Afyonlu gösterir mi onu kestirmeye çalışıyor. 

M. Uslu, Bunu kestirmek çok güç. Ama şunu söyleye bilirim Afyon’da genel olarak o duyarlılık maalesef fazla yok. Eskiden vardı, ama şimdi olduğunu söylemek güç. Biz Demiryol-İş olarak biraz daha bir birimize bağlıyız. Bir aile gibiyiz. Ama diğer konularda maalesef aynı değiliz. Düşünün Afyon’dan çıkan bir Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ ceza evinde Afyon da buna karşı bir eylem yapan oldu mu? Biz duyarlılığımızı yitirmeye başladık. Başbakan meydanda Afyonluya Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i yuhalattı, Ali Çetinkaya’ya, kel Ali, katil Ali diyerek yuhalattı. Buna karşı kimse bir şey yapamadı. Aynı hareket Karadeniz’de yapılamaz, aynı olay Güneydoğu’da yapılamaz. Biz kendi değerlerimize sahip çıkamıyoruz.

Sendikacılar iyi politika yapar

Sendika başkan ne iş yapar? Sizin işiniz sadece eylem yapmak, basın açıklaması yapmak mı?

M. Uslu, Şimdi Ömer bey siz daha beni tam olarak anlamış değilsiniz. Bakın bir sendika başkanının görevleri neler. Sendikacı sorunu tespit etme, sorunu gündeme getirmek. Sorunu tespit etmekle kalmayacak o konuda sonuç almaya çalışmak. Sendikacı istişare işi. Ben işçimle de, işverenle de, hükümetle de aynı masaya oturup istişare etmek zorundayım. Muhalefetin böyle sonuç almak gibi istişare etmek gibi bir görevi de yok. Şimdi adam geliyor bana sen sendika başkanısın diye benden talepleri oluyor. Bu talepleri yerine getirecek olan kişide iktidar. Ben iktidarla istişare ederek sonuç almaya çalışıyorum. Bu başka bir olaya benzemiyor. Sen yazını yazar geçersin ama ben istişare ederek sonuca ulaşmak zorundayım. Biz aslında gerçek politikayı yapıyoruz. Bana göre bir sendika başkanı demokrat olmalı.

MHP’nin Afyon Belediye Başkanlığında iddialı olduğunu düşünüyor musunuz?  

M. Uslu, Bana göre AK Parti’den Burhanettin Çoban yeniden aday gösterilir. Ona karşı Afyon da seçim kazana bilecek potansiyel MHP’de var. Bu şehir MHP’nin 3 milletvekili çıkarttığı, ve daha önce MHP’li bir adayı belediye başkanı olarak seçmişliği var. Sonuçta o insanlar hala Afyon’da. İyi bir aday ve sıkı bir çalışma ile MHP Burhanettin başkanı zorlar diye düşünüyorum.

Mahmut Koçak aday olsa Afyon’da nasıl bir seçim olur? 

M. Uslu, Mahmut Koçak Afyon’da iddialı bir siyasetçi. Ben her zaman siyaseti iddialı kişilerin yapmasından yanayım. Siyaset’te Afyonda varlığını kabul ettiren biri. Bu il ona milletvekilliği verdi. Sonra partisi ile olan diyaloglardan dolayı cezalandırıldı. Türkiye de ki bu süren Mahmut beyin önünü tıkayan bir süreç. Mahmut beyin partiyle bozulan ilişki burayla alakalı bir durum değil. Direk Genel Balkanla alakalı bir durum. Bu süreç Mahmut beyin önünü tıkayan bir süreç hem başbakanla arasının açık olması hem de bakan faktöründen dolayı AK Parti’den adaylığına sıcak bakmıyorum. Ancak Mahmut bey iddialı bir siyasetçi ve iyi söylemleri var. Bana göre kazanması durumunda çok başarılı bir belediye başkanı olur.

Celalettin Sonar fark yaratır

Size göre MHP kiminle aday olursa başkanlığı kazanma ihtimali olur?   

M. Uslu, MHP’nin adayı bilemiyorum. Bu güne kadar birçok isim konuşuldu ama ortada ciddi bir çalışma yok. Zaman zaman MHP’li arkadaşlarla görüşüyoruz. Bizde soruyoruz ne olacak diye sürpriz olacak diyorlar. Bana göre son günlerde Fatih Çetinkaya öne çıkıyor gibi.

Sayın başkan sizin deyimizle kim olurda iddialı olur?      

M. Uslu, Anladım mevut ismi konuşulanlar değil iddialı olacak bir aday. Bana göre önemli olan şu. Afyon’da büyük bir muhafazakâr oy var. Afyonlunun nasıl oy kullandığına bakmak lazım. Bu bağlamda bana göre dişçi olan Celalettin Soner var. Ben bu güne kadar onun hakkında hep olumlu şeyler duydum. MHP onunla yola çıkarsa başkanlığı alacağı kanaatindeyim. Kendisini bende severim sayarım. Her dönem ismi gündeme gelir konuşulur. Bana göre MHP’nin Afyon’daki en büyük potansiyeli o olur diye düşünüyorum. Elbette adı geçen çok değerli insanlar var. Ama bana göre en büyük potansiyel Celalettin Soner. Mesela Abdülkadir Akcan’ın da adı geçiyor. Ben şahsen onun merkezden belediye başkanı seçilme şansını fazla görmüyorum. MHP’nin o mevcut potansiyeline dışarıdan oy getirebilecek bir adaya ihtiyacı var. Bakan sadece MHP’nin içinde olan birisi olarak görüyorum. Ama Soner hem MHP içinde, hem dışında olan bir adam. Kesinlikle dışarıdan oy getirecek biri.

Kemalettin Yılmaz olmaz

Yıllardır onu milletvekili olabilmek için çalışan ve tek hedefi bu olan biri olarak tanıdık. Bu amacına ulaştı ve Afyon onu milletvekili olarak Ankara’ya gönderdi. Şimdi basında yazılıyor Kemalettin Yılmaz’da belediye başkanlığını düşünüyor diye. Bana göre bu olacak bir olay değil. Birincisi milletvekilliği seçimleri ile Belediye Başkanlığı seçimleri çok farklı. Merkezde milletvekili başkan adayı olarak koysanız kazanamaz. Kemalettin Yılmaz sadece MHP oyları ile seçildi. Oysa sizin MHP dışından 10-15 bin oy getirecek bir adaya ihtiyacınız var. Bunu yapacak kişide kesinlikle mevcutlar dışından biri olmalı. Dışarıdan birini de MHP kabul etmez. Bizim teşkilattan biri olsun diye. Ama başkanlık kazanmak için senin teşkilatın yetmiyor. Onun için bu yaklaşımdan uzaklaşıp yeni arayışlara girmesi lazım. Aksi takdirde başkanlık hayal olarak kalır.

CHP’nin işi mucizeye kalmış

Cumhuriyet Halk Partisi Afyon’da bugüne kadar ilk defa iddialı ve doğru bir adayla çıkıyor. Her seçim en son adayını açıklayan ve neredeyse hiçbir çalımla yapmadan gidilen bir seçim süreci yaşanırdı. Ama şimdi ilk adayını açıklayan ve çalışmalara başlayan parti oldu. Bu çok olumlu ve takdir görüyor. Bir başka olumlu olan ise başkan adayını. Kendini kanıtlamış, tanınan ve sevilen Mehmet Ecer ile yola çıkılmış olması fevkalade güzel. Ancak tüm bu olumlu gelişmelere rağmen Afyon şehir merkezinde CHP’nin seçim kazanma ihtimali bana göre yok denecek kadar az. Elbette imkansız değil. Ama bugünün Afyonun da CHP’nin Belediye Başkanlığı kazanması mucize olur gibi düşünüyorum. Bazı hesap kitaptan bahsediyorlar ama siyasette her zaman hesap işi tutmaz. Ama Mehmet Ecer’in ortaya koyduğu özellikle yeşil alan projeleri çok güzeldi. 

Kamu daha garanti

Sendikacı olarak bizim hem kamuda, hem de özel sektörde üyelerimiz var. Şimdi hangisi daha sağlıklı derseniz kesinlikle Kamu daha sağlam. Maaşında, ikramiyesinde, diğer haklarında bir sorun yok. Ancak özel sektör için aynı şeyi söyleyemeyiz. Ama onu da ikiye ayırmak lazım. kurumsallaşmış, sermaye yapısı sağlam olan firmalar var onlar işçisinin hakkını hukukunu sonuna kadar koruyan ve hiçbir aksatma yapmayanlar var. Bunun yanında elbette sermaye yapısını oluşturamamış, kurumsallaşmayı tamamlayamamış işletmelerde çalışan üyelerimiz sıkıntı yaşadıklarını söylemek zorundayız. Ya sigortalar tam yatmaz, ya maaşlar gününde yatmaz, sosyal haklar verilmez gibi birçok olumsuzluk yaşanıyor. Sendikalı biri için en sağlamı kamu kurumu diye bilirim. ODAK PAZAR KAHVALTILARI

Share
#

SENDE YORUM YAZ