logo

ŞEHİT DÜŞEN EVLATLARIMIZA SAYGISIZLIK OLUR

Haberler ortada…

İster realist amaçlı, ister popülist amaçlı olsun; dinleyince aklınızla gerçeğe ulaşıyorsunuz.

ABD, ‘DAEŞ’ ile mücadeleyi bahane ederek Suriye’nin parçalanmasını, Türkiye Suriye’de rejimin gitmesini ve parçalanmamasını, Rusya rejimin uzun vadede rejimin kalmasını ve Suriye’nin parçalanmamasını, İran da Rusya gibi hem rejimin kalmasını hem de Suriye’nin parçalanmamasını istiyor.

Kısacası Suriye’de tüm devletlerin bir ajandası var.

Ülkelerle birlikte PKK ve ÖSO’nun da ajandası var.

Bu yüzden bölgede ülkelerin ulusal menfaatler olduğu sürece herkesin ajandası ön planda duracak.

Ve bu ajandalar doğrultusunda da taşlar yerine oturuncaya kadar bölgede sular uzun süre durulmayacak.

Ülkelerin söylediklerine, hal ve tavırlarına baktığımızda gerçeği tek söyleyen ülke Türkiye.

ABD (ve Türkiye ve İran) yönetebileceği Kürt devletini  isterken  Rusya Akdeniz’e açılacak kapısının kapanmamasını,  Türkiye ise ‘ben burada kalıcı değilim, toprak derdinde değilim, bölgede üniter yapımı  tehdit eden/edecek olan terörist eylem ve yerleşmelere izin vermeyeceğim diyor.

Bu denklemde kilit nokta, belirleyici/etkin eleman Suriye Rejimi…

Yani Esad.

Esad ile uzlaşmadan hiç kimse elini kolunu sallaya sallaya ajandasındaki hedefe ulaşamaz.

Çünkü uluslararası hukukta Suriye bir devlet ve Esat da yönetimdeki meşru kişinin adı.

Şöyle biraz yakın tarihe gidersek: Irak’a, Libya’ya, Suriye’ye emperyalist ülke ABD tarafından ülkelerin içlerindeki sorunlarını kendilerinin halletmelerine fırsat bırakmadan virüs enjekte eder gibi bölünme, kaos, iç karışıklığı enjekte edildi.

Aynı metot ve kuzey Afrika ülkelerinden Mısır’a Tunus’a da uygulandı.

Her şey gözümüzün önünde aşama aşama yapıldı.

Ve biz yanlış müttefik ABD tarafından aldatıla aldatıla, oyalana oyalana bir de 15 Temmuz darbesi yaşayarak bugünlere geldik.

Bugün geldiğimiz nokta: Suriye parçalanırsa kuzeyinde bir Kürt devleti kurulursa bu oluşum bizi bugünlerden daha fazla etkileyecek iç huzursuzluğa götürecektir.

Bu yüzden Suriye’nin bütünlüğü Türkiye’nin bütünlüğüdür.

Bu yüzden Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki Afrin harekatı üniter yapımız ve iç huzurumuz için çok önemli operasyondur.

Ama İran ve Rusya bölgede güvenilir ittifak olmadıktan sonra, PKK/PYD’yi terör örgütü gibi görmedikten sonra, bölgedeki sorunlar durulmadıktan sonra bölge sıcak çatışma ve istikrarsız bölgesi olarak kalacak…

Bu cümleden hareketle

Yugoslavya,

Irak,

Suriye,

Ve Libya’da olanlardan ders çıkartarak içimizdeki huzurun, birliğin, bütünlüğün önemi terör örgütlerine yapılan harekâtlar önemlidir.

Bu süreçte birbirimizle daha çok dayanışmak ve birbirimize daha çok sarılmak zorundayız.

Bu süreçte ikinci büyük harekâtımız içerideki birliği beraberliği sağlamak olmalıdır.

Bununla birlikte, Türkiye Suriye üzerindeki ajandasını açıkça ilan etmiştir.

Ancak, PKK ve PYD’yi değişik isim ve görevlerle pazarlamaya çalışan müttefiklerimizin ya varsa kimse kırılmasın darılmasın, bu memleketin evlatlarından barış için kan döktüğü topraklardan çıkmasını beklemesin.

Eğer Suriye bölüştürülecekse “Tamam hadi sen görevini gördün, çekil sınırlarına dön demek”, orada Türkiye’yi yok hükmünde kabul etmek ne İran’ın, ne Rusya’nın, ne ABD’nin, ne iktidarın, ne de muhalefetin ne hakkıdır, ne de haddinedir.

Çünkü orada evlatlarımızın kanı vardır.

Böyle düşünmek orada şehit düşen evlatlarımıza saygısızlık olur.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno porno izle mersin escort adana escort adult forum istanbul escort hatay escort bayan escort bodrum escort eskisehir escort porno indir escort istanbul

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar