logo

Şehit ailelerine O.Ç davası

ömer mazi

Afyon Mete Saraç Askeri Kışlasında 5 Eylül 2012 meydana gelen mühimmat deposu patlamasında şehit olan 25 askerin ailelerin dramı devam ediyor.

Şehit ana babaları çocuklarının neden hayatlarının kaybettiklerinin cevabını bulmaya çalışırken bu kez de kendileri ceza alma noktasına geldiler.

Askeri savcılık kendilerine hakaret ettikleri şehit ailelerinden şikayetçi oldukları dava 2 gün sonra.

 

Savcı ve hakimler şikayetçi oldu

Eskişehir 1. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemede görülen Afyon Mete Saraç mühimmat deposu patlamasında şehit olan 25 Askerin duruşmasında şehit yakınları ile mahkeme heyeti arasında bir gerginlik yaşandı.

Askeri savcı Erol Er ve askeri hakimler Cevher Eren, Ali Kalkan ve Serdar Cengiz, kendilerine hakaret ve küfür ettiklerini öne sürerek şehit aileleri hakkında Eskişehir Sulh Ceza Mahkemesine suç duyurusunda bulundular.

Dava açıldı ve 2. Duruşması 8 Mayıs Perşembe günü.

 

Hakaret ve küfür ettiler

Halden anlaması gereken mah­ke­me baş­ka­nı du­ruş­ma baş­lar­ken ‘kim­se ko­nuş­ma­sın, ses­siz olu­n, aksi durumda salonu boşaltırım.

Ben şehit yakını falan dinlemem’ dediği iddia ediliyor.

Bunun üzerine şehit yakınlarından bazılarının, “Siz kimi duruşma salonundan atıyorsun O.Ç, hayvan o., P., siz bu davada tarafsınız” şeklinde hakaret ve küfür ettikleri söyleniyor.

Oysa tanık olarak gösterilen kişiler kimin ne küfür ettiğini hatırlamıyor.

 

Şehit aileleri yapılan suçlamaları kabul etmediler.

Biz şehit yakınıyız çocuklarımızın acısı yüreklerimiz yakarken sizi dışarı atarız diye tehdit edildik buna karşılık bazı tepkilerimiz oldu” dediler.

Mahkeme tutanakları elime geçti.

Şehit yakınlarını en iyi anlaması gereken askeri savcı ve hakimlerin bu yaptıklarına bir anlam veremedim.

O ailelerin yürekleri hala yanıyor.

Kimse onlardan mahkemeyi sessizce piyes izler gibi izlemesini bekleyemez.

Neden empati yapıp bir an olsun o ana babaların yerine kendinizi koymuyorsunuz?

 

Dava 8 Mayıs’ta

Tanıklardan birisi mahkeme sırasında salon karıştı bir pet şişe fırlatıldı içi boş muydu dolumu bilmiyorum.

Şişeyi de zaten bir güvenlik görevlisi kimseye gelmeden yakaladı.

Bazı küfürler duydum ama kargaşa sırasında kimin küfür ettiğini görmedim” dedi.

Şe­hit ya­kın­la­rıy­la mah­ke­me he­ye­ti ve as­ke­ri sav­cı ara­sın­da­ki da­va­ 8 Ma­yı­s’­ta Es­ki­şe­hir 1. Sulh Ce­za Mah­ke­me­sinde ya­pı­la­cak.

 

Duruşma öncesinde Afyon Şehitlerinden Mimar Onur Fikret Dülger’in babasını aradım.

Biraz dertleştikten sonra davayı sordum.

 

19 ay oldu katilleri bulamadılar

Afyon Cephanelik patlamasında şehit olan Mimar Onur Fikret Dülger’in babası Zekayi Fırat Dülger’in isyanı bitmiyor.

Dülger, “Ben evladımı şehit verdim.

Bana nasıl olurda sesiz olun yoksa sizi dışarı atarız derler.

Benim içim yanıyor ben isyan etmeyeyim de kim etsin?.

Onların çocuklarının tırnağına zarar gelse yeri göğü inletirler.

Biz tepki gösterdik ama küfür etmedik.

Ben gencecik oğlumu kaybettim 19 ay oldu hala çocuğumun katillerini bulamadılar şimdi de bizi yakmaya çalışıyorlar.

Sonuna kadar onlarla mücadele vermeye devam edeceğim.

8 Mayıs’ta yapılacak olan duruşmaya da katılacağım ve hakkımızı sonuna kadar arayacağım” dedi.

 

Şehit oğluna mektup yazdı

Şehit babası Zekayi Fırat Dülger, sosyal medya üzerinden oğlu adına kurduğu siteden oğluna mektup yazdı.

“Sevgili oğlum mübarek gecede seni ve şehitlerimizi şükranla anıyorum.

Cennet mekanda inşallah bizlere de şefaat edersin.

On dokuz ay olmasına rağmen katillerinize ulaşamadık.

Süleymanşah türbesini kullanarak emellerine ulaşmak için çeşitli toplantılar yapanlar acaba Afyon’daki cephane deposunun patlamasında da bir şeyler düşünmüş olabilirler mi?

Bu sorunun cevabını muhakkak sivil yargı bağımsızlığına kavuştuğu an bulacaktır.

 

Gece yarılarına kadar sizleri acımazsıca çalıştıran tutuksuz yargılanan üç subay mı katil?

Yoksa on gün Samsun’da izmarit toplama eğitimi alan sizleri oraya gönderen Genelkurmay birimleri ve komutanları mı katil?

Yoksa burada sabotaj mı var ve ya suikast mi var diyenler mi? .

Acaba Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun dediği gibi kaza mı oldu?

Yoksa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun % 99.5 sabotajdır deyip de 19 aydır olayı gündeme getirmemesi mi doğru acaba?.

Genel Kurmay Başkanının şehrin valisi denen o kişiden hediyeler alması mı doğru?

Bekli de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın merak saiki bir erin el bombasını kurcalamasıyla mı gerçekleşti demesi mi doğru? diye oğluna mektup yazdı.

 

Evet duruşma 2 gün sonra.

Şehit ana babaların yüreklerini yakan acının biran evvel dinmesi için mesai harcaması gereken askeri savcı ve hakimler şehit yakınlarından davacı oluyor.

Ne gerip bir memleket olduk.

Aradan 20 ay geçiyor ve siz insanların içine rahatlatacak bir sonuç ortaya koyamıyorsunuz?

Ama onları susturmak için dava açıyorsunuz.

Bu nasıl bir adalet?

Bu nasıl bir insanlık?

 

Şehit Mimar Onur Fikret Dülger hayatının en güzel yaşlarındaydı.

Ailesi onu okutup mimar olmasını sağladı.

Askere gitmeden önce nişanlandı ve asker dönüşü evlenecek yuva kuracaktı.

O’da baba olup oğlunu askere gönderecekti?

Mimar’dı.

Ülke için yapacak ne kadar çok şeyleri vardı.

Ailesi vatan borcu diye askere gönderdi.

Afyon’a teslim olduktan 3 gün sonra çocuklarının bir depo bomba ile havaya uçtuğunu öğreniyor.

 

Ama niye?

3 günlük askerin mühimmat deposunda ne işi var?   

Orada ne yapılıyordu?

Sevkiyat mı vardı?

Varsa nereye yapılıyordu?

Kaza mı?

İhmal mi?

Sabotaj mı?

Tüm bu soruların açık seçik bilimsel olarak biran evvel ortaya çıkması lazım.

Bunu yapacak olan Askeri savcılık kendi görevini yapmadığı gibi çocuklarının katilini arayan ailelere dava açılması sadece o savcı ve hakimlerin değil bu ülkenin ayıbı.

Bu yaşananlar birçok ana babanın çocuklarını askere gönderirken bir kez daha düşünmesine neden olacak.

Bu yapılan ayıp ana babaların çocuklarını askere göndermeme fikrini düşünmeye itecek.

 

Vatan sağ olsun.

Evet vatan sağ olsun ama Afyon Cephaneliğine 25 asker ne için şehit oldu?

Bunu izah edemediğiniz sürece kimseden vatan sağ olsun demesini beklemeyin.

Hatta tepkiler olmasa hayatını kaybeden 25 asker için şehit bile demeyeceklerdi.

Utanmasanız ne diyecektiniz?

Ne şehittir.

Ne gazi.

Bok yoluna gitti Niyazi.

Bu muydu reva gördüğünüz?

 

Bu davayı açanlar ve o davaya bakan mahkeme bir kez daha düşünmeli.

Sadece prosedüre bakarak karar vermek vicdanları bir kez daha yaralayacak.

Şehit ana babalarının içinde bulundukları ruh halini biraz anlamaya çalışın ne olur.

Akıl, vicdan, inanç sahibiyseniz bu karınızı bir daha gözden geçirin. ODAK

afyon cephane patlaması ömer mazi

Share
#

SENDE YORUM YAZ