logo

Rektör’ün Lüküs hayat’ı

ömer mazi

AKÜ imkanlarıyla saltanat sürüyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektör’ü Mustafa Solak “Lüküs hayat” merakı ve yeni makam aracı gündeme bomba gibi düştü.

İş aslında sadece makam arabasıyla kalsa iyi.

Rektör Hoca’nın daha önce neler yaptığını günlerce yazdık.

AKÜ İnternet sitesinden kınama yayınladılar.

Ama alışkanlıklarından asla geri adım atmadı.

Çünkü “Lüküs Hayat” alışkanlığı bir hastalık.

Bulaştı mıydı iflah olmak imkansız.

 

Bazı huylar can çıkmadan değişmez.

Bir kere üzerinize bulaştı mı?

İçinize girdimi bir daha kurtulamazsınız.

Yalancılık mesela.

Bir kere yalan söylediniz mi bünye alışıyor.

İçinizden bir türlü çıkmaz.

Çocuğunuza, yada eşinize, yada birine taviz vermeye başladınız mı?

Önünü alamazsınız.

Hırsızlık.

Dilencilik.

Tembellik.

Uyuşukluk.

Beceriksizlik.

Sakarlık.

 

Bunların tedavisi yoktur.

İnsanın içine bir girdimi yandınız.

Lüküs hayat alışkanlığı da öyle.

Bir alıştınız mı yandınız.

Eyvah eyvah can çıkmadan huy çıkmaz misali kalıcı hale gelir.

 

AKÜ Rektörlüğünde Solak’tan önce görev yapan Ali Altuntaş, Halim Sözbilir ve Şan Özalp’in Rektörlükleri sırasında binada bulunan her iki asansörde ortak kullanılıyordu.

Solak Hoca göreve geldiğinde ilk icraatı Asansörün birini şahsına özel hale getirdi.

Sadece Mustafa Solak Hoca kullanıyor.

Koskoca Rektör öğretim üyeleri, personel ile aynı asansöre biner mi?

Olmaz elbette.

Rektör dediğin ayrıcalıklı olmayacaksa ne anlamı var.

 

İstediği yere istediğini atadı.

Üstelik daha seçimlerden önce unvan dağıtmaya başlamıştı.

 

Solak Hocam hatırlarsanız geçen yıl eğitim öğretim başlarken AKÜ İnternet Sitesine bir anket koydurdu.

AKÜ’yer gelen tüm öğrenciler resmen fişlenmişti.

Daha önce eyleme katıldın mı?

Hangi Partiyi tutuyorsun?

Dini inancın ne?

Namaz kılıyor musun?

Gibi bir yığın soru.

Fişleme basına yansıyınca bir öğretim görevlisinin üzerine attılar.

Afyon’da yapılan AK Parti Kampına katılmak için kampın yapıldığı otele girmek isterken korumalar tarafından kapıdan çevrilen Rektör Mustafa Solak Hocam’ın karizması tam anlamıyla çizilmişti.

 

Bu olaydan bir hafta sonra bazı bilgiler geldi.

YÖK’e çağrılan Rektör’ün istifası istendiği iddia edilmişti.

İstifayı isteyen ise bizzat Recep Tayyip Erdoğan olduğu söylenmişti.

Gerekçe paralel bağlantısı olması.

Rektör Solak, paralelci olmadığını kanıtlamaya çalışırken kendi atadığı yol arkadaşlarını tek tek harcamaya başladı.

Ya istifa ettirildi, ya görevden alma.

Tıpkı AKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi eski Başhekimi Prof.Dr. Mehmet Ünlü ve ekibinin istifası gibi.

 

Dedim ya Rektör’ün Lüküs hayat hastalığına yakalandı.

Rektörlüğe ait tam 3 tane makam aracı olmasına rağmen bunlarla yetinmedi.

1-Volkswagen VİP fiyatı 150 bin lira lüks bir makam aracı.

İçinde telefondan internete, televizyondan uydu sistemine kadar her şey var.

Buz dolabı bile olan bir makam aracı.

 

2- Mercedes E320 fiyatı 75 bin lira.

Bugüne kadar kullandığı makam araçlarından birisi.

 

3- Toyota fiyatı 50 bin lira.

Vakıf üzerinden alınan makam araçlarından birisi.

Bunların dışında AKÜ Bünyesindeki tüm araçları dilediği gibi kullanma imkanı varken Bakanlarda bile olmayan Mercedes S350 Bluetec kiraladı.

Yeni kiralanan aracın piyasa değeri yaklaşık 850 bin TL değerinde.

Aylık kirasının 17 bin lira olduğu söyleniyor.

Dün AKÜ’den yine beni kınayan bir açıklama yaptılar.

Ama yazılanları yalanlayamadılar.

Demek ki söylenenler doğru.

 

Rektör Bey gibi kamuda araç kiralama ve satın almalar devletin canını yakmış.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bu konuda yeni bir çalışma yaparak sınırlama getirdiklerini açıkladı.

 

Kamunun son dört yıldaki araç kiralama maliyetlerinde neredeyse yüzde 100’lük artış olduğuna dikkati çeken Şimşek, “Araçların kira bedellerine ve şoför ücretlerine artık üst sınır gelecek ve kiralamalar bundan sonra yakıt hariç yapılacak.

2015 bütçesinde bu kriterlere yer verilecek” dedi.

 

Tasarruf unsurları dikkate alınacak

Kamuya taşıt alımına ilişkin 2005 yılında bir karar alındığını ve bu kararla kiralama modelinin esas olduğunu hatırlatan Şimşek, bununla esas olarak kamu yararı gözetildiğini ancak son zamanlarda uygulamalara baktıklarında kiralama modelinin kamuya ciddi yükler getirdiğini ifade etti.

Bütçe dengeleri gözetilecek

Şimşek, bunun için de yeni kararlar aldıklarını söyledi.

Kiralama modeline, tasarrufu ön plana çıkartan ekonomik kriterler getireceklerini anlatan Şimşek, şu bilgileri verdi: “Yapacağımız yeni düzenlemeyle bütçe dengelerini daha fazla gözetmiş olacağız.

Araçların kira bedellerine ve şoför ücretlerine üst sınır gelecek.

Ayrıca, kiralamalar bundan sonra yakıt hariç yapılacak” dedi.

 

‘Devletin yükünü planlıyoruz’

Yeni mevzuatın yürürlüğe girmesiyle, devletin bu alandaki yükünü yüzde 50 civarında düşürmeyi planladıklarını belirten Şimşek, “Rakamlara bakıldığında, kamunun son dört yıldaki araç kiralama maliyetlerinde neredeyse yüzde 100’lük artış olduğu görülüyor.

Geçen yılın rakamları göz önüne alındığında, yapacağımız bu düzenlemeyle 100 milyon lira gibi bir rakamın devletin cebinde kalacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

 

Maliye Bakanlığı tamda böyle bir düzenlemeye imza atma aşamasındayken Rektör Mustafa Solak, tasarruf yerine beklide Türkiye’nin en yüksek maliyetli kiralamasına imza atıyor.

Devlet bu keyfi ve lüks kiralamalardan bıkmış.

Devlet bıkmış ama saltanat ve lüks hastalığına yakalananlar bıkmamış.

Daha yok mu?

Tıpkı “Devletin Malı Deniz, Yemeyen Domuz” deyiminde olduğu gibi.

 

Bu konuda 2007 Yılında eski Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla taşıt yönetmeliği çıktı.

Birkaç gün önce Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan bakın orada neler söylemiş.

Saltanat ve lüks meraklısı yöneticiler neler yapmış.

Bu detaylar pazartesi günkü yazıda olacak.

Share
#

SENDE YORUM YAZ