logo

Prof. Dr. Hasan Çimen’e sorular

ömer mazi
Geçen hafta rektör adayı Hasan Çimen’in bir açıklamasını yayınlamıştık.
Anlaşılan karşı gurup da Çimen’e sorular yöneltmiş.
Bana da biraz sitem ederek göndermişler.
Anlaşılan AKÜ’de hala beni anlamakta zorluk çekenler var.
Şu anda aday olan hiçbir hocayla yan yana gelmişliğim yok.
Karşı karşıya gelmişliğim yok.
El sıkışmışlığım yok.
Selamlaştığım yok.
O nedenle hala bana taraflı diyenlere şaşıyorum.
Daha önce yazdım mevcut adayların hepsini toplasanız bir aday çıkmaz diye.
Buna rağmen nasıl taraflı oluyorum?

Evet bir tarafı tutuyorum.
Tuttuğum taraf yine hiç tanımadığım kadro bekleyen, yükselme bekleyen, hakları gasp edilen öğretim üyeleri.
Taraf tutmak buysa evet taraf tutuyorum.
AKÜ’nün daha iyi bir yere gelmesini istemekse evet taraf tutuyorum.
Öğrencilerin daha iyi sınıflarda ve uygulama yapacakları malzemelerin tam olmasını istemekse taraf tutuyorum.
Üç makam arabası varken aylık 13 bin lira taksitle araba kiralamaya karşı durmaksa evet taraf tutuyorum.
Torpilli sınavlara katçı çıkmak taraf tutmaksa ever ben taraf tutuyorum.
Ama beni bir hocadan yana taraf tutmakla itham ediyorsanız aklınıza şaşarım.
Beni anlayacak kapasiteniz olmadığını gösterir.

İşte o sorular
“İyi Günler Sayın Mazi,
Öncelikle üniversite hakkında yazmış olduğunuz yazılarınızı takip ettiğimizi ve biraz da olsun taraflı davrandığınızı düşünüyoruz.
Bu mailimizi yayınlayacağınız kanaatinde de değiliz ama bir ihtimal yayınlarsınız diye kaleme alalım dedik.

“Rektör Adayı Hasan Çimen’den İsyan Gibi Bildiri” başlıklı yazınızda hoca neden kendinden bahsetmiyor da sürekli rakip olduğu adayları eleştiriyor. Öncelikle aşağıda yazdığımız sorulara bir cevap versin de kim kimin oyuna ipotek koyuyor görelim:

Hasan Çimen Sitesinde Şunları yazmış! “ İyi bir yönetici kesinlikle iyi bir dinleyicidir ve konuştuğu veya dinlediği kişinin yüzüne bakmaya özen gösterir”,
“şeffaf, insanı merkeze alan, ulaşılabilir bir yönetişim anlayışına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim”,
“ Geribildirimin önemsendiği, karar oluşturucular ve karar vericilerin alanlarına saygının yaşandığı bir akademi”,
“Bütçe, Kapalı Alan, İdari ve Akademik Personel gibi Üniversite imkanları birimlere kendi performans kriterlerine göre dağıtılacaktır.”
Şeklindeki ifadesi göz önüne alındığında;

1-Hocanın Teknik Eğitim Fakültesi Dekanlığı ve Elektrik Bölümü Başkanlığı sürecinde hangi öğretim elemanlarının görüşlerini dinlemiş! ve onların görüşlerini dikkate alarak karar vermiş?
Ya da “Ben ne dersem o olacak kötü olursam da ben olurum” ifadelerini mi kullanmış!!?

2-Dekanlık yaptığı sürçte ve hala devam eden Bölüm Başkanlığı süresince kaç kişinin fakülteden ve bölümden ayrılmasına neden olmuş?

3-Dekanlık ve Bölüm başkanlığı süresince bildiri sunumları, konferans gibi etkinlikler için kullandığı katılım ücretlerini nasıl dağıtmış?
Kendinin ya da asistanlarının katıldığı şahsının da isminin olduğu bildiri, konferans katılım ücretlerinin ödenmesi için dekanlık ya da bölüm bütçesinden kullanmış mı?
Kullandı ise o dönemde katılım ücreti isteyen diğer öğretim elemanlarına da tam olarak destek olmuş mu? yada bütçede para yok mu demiş?!

4-Bölüm toplantılarını her ay yapması gerekirken yılda kaç defa yapmış ya da hiç yapmış mı?

5-Ders Dağılımları sırasında önce kendini düşünerek 28 ile 30 saat arası Normal öğretim ve 8 ile 10 saat arası İkinci öğretim yazdıktan sonra mı diğer öğretim elemanlarına ders dağılımı yapmış?
Ve halen bunu yapmakta mıdır?

6-Ders dağılımını liyakata ve öğretim elemanlarının uzmanlık alanlarına göre mi yoksa etrafında şahsıyla iyi ilişkiler kuran kişilere göre mi dağılım yapmış!?
Ya da para ön plana çıkıp ders saatleri gözetilerek mi yapılmış?

7-Fakülte Dekanlığı ve Bölüm Başkanlığı süresince kime ne vermiş?!
Ya da kime ne çare olmuş!?
Bölümünde halen öğretim elemanı olan ve ayrılan insanların özlük hakları konusunda ne kadar adaletli ve tarafsız davranmış?
Ya da İnsanların kadrolarını almalarını engelleyip yükselmesini istemediği kişiler söz konusu olmuş mu?

8-Fakülte dekanlığı süresince bütçe dağılımını nasıl yapmış, Bölümlere eşit mi dağıtmış ya da kendisine farklı mı davranmış?

9-Teknik Eğitim Fakültesi Dekanlığı süresince fakültenin kapatılmasından dolayı yüz civarında teknik eğitim öğrencisi için koskoca binayı bırakmak istemediği, Yanınızda bulunan memurları diğer fakültelere göndermemek için direndiği söyleniyor!!!
Şayet bunları yaptıysa şeffaf ve devletin imkanlarını adilane bir şekilde israf etmeden hareket edilmeli şeklindeki vaadine uymadığı görülüyor ne diyecek merakla bekleniyor!?”

Evet sorular böyle.
Şimdi Rektör Adayı Hasan Çimen bu sorulara cevap verebilecek mi göreceğiz.
Elbette AKÜ’de bulunan insanlar kadar orada olup bitenleri bilmem imkansız.
Elbette bana bilgi veren kaynaklarımın bir kısmı taraflı davrana bilir.
Ama ben mümkün olduğunca her bilgiyi başka dostlarımızdan doğrulatmaya gayret gösteriyorum.

Kim hakkında bir yazı yazılsa karşı taraf benim taraflı olduğumu düşünmesi doğal.
Ama benim yazılarımı düzemli olarak takip edenlerde kimseye karşı taraf tutmayacağımı bilir.
AKÜ’de çok değerli hocalar var.
Bazen onların güzel yaptıkları şeyleri yazmak istiyorum.
Ama O Ömer Mazi onun hakkında iyi bir şey yazıyorsa bilgi sızdıran bu diye hocaları sıkıntıya sokarım diye çekiniyorum.
Bir hocaya da söyledim.
Bu hocadan asla tek bir bilgi sızdırması olmadı.
Ama bir konuda açıp telefonu hocam şöyle bir durum var nedir bunun iç yüzü dediğimde sadece o olay hakkında bilgi vermiştir.
Başka bir tek söz söylemedi.

Siz ön plana çıkartılmanız lazım ama zarar kaş yapalım derken göz çıkartmayalım diye adam hakkında yazı yazamıyorum.
Elbette AKÜ’de çok değerli insanlar var.
Ama asla kimseye karşı art niyetli bir yazı yazmadım yazmam.
Dikkat edin kimsenin şahsına, kişiliğine bir lafımız yok.
Bizim eleştirimiz uygulamalara.
Yanlışlara.
Gerisi teferruat.
Kalın sağlıcakla.

Share
#

SENDE YORUM YAZ