logo

30 Eylül 2013

Patlama da sabotaj şüphesi

PATLAMA

Cephanelik patlamasında şehit olan askerlerin naaşın da plastik patlayıcı bulundu.

25 askerin şehit olduğu cephanelik patlamasıyla ilgili şehit yakınlarının avukatından şok bir iddia geldi: “Bazı şehit doku parçaları üzerinde plastik patlayıcı kimyasalı bulundu.”

Türkiye’yi derinden sarsan 25 askerin şehit olmasıyla sonuçlanan cephanelik patlamasıyla ilgili davada şehit yakınlarının avukatı Altan Ulutaş, sabotaj iddialarını güçlendirecek bir iddiada bulundu. Bir yıl geçmesine rağmen davada ilerleme kaydedilmediğini öne süren Ulutaş, şunları söyledi: 

‘El bombalarında yok’

Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre; bazı şehit doku parçaları üzerinde, patlayan cephanelikteki el bombalarında bulunması mümkün olmayan plastik patlayıcı kimyasalı (PETN) ve çukur imla kimyasallarının (HMX)varlığı tespit edildi. Bu iki kimyasala ait patlayıcıların ve mühimmatın neden ve nasıl o depoda bulunduğunun araştırılması gerekmektedir.  Aynı kimyasallar nedeniyle DNA örneği için gönderilen dokular arasında eşleştirilemeyen dokuların olup olmadığının araştırılması lazım.” 

‘O çukur incelenmedi’

“Kimya İhtisas Dairesi’nin tespit ettiği gibi bu patlayıcıların kendi başına veya dış fiziksel etkiler olmadan patlaması mümkün değildir. İlk patlama sonucu oluştuğunu düşündüğümüz 3 metre çapındaki 2 metre derinliğindeki çukur hiçbir incelemeye tabi tutulmamıştır.” 

‘Minyatür atom bombası’

“Plastik patlayıcılar kokusuz olması nedeniyle köpekler tarafından da sezilemediği için terör saldırılarında da sık kullanılmaktadır. C4 aslında ’Minyatür bir atom bombasıdır.’ O kadar hızlı tepkimeye girer ki, patlama esnasında saniyenin 10 binde 1’lik zamanında çok büyük şok dalgaları oluşur.” 

Çekilme istemi kabul edilmedi

Patlamaya ilişkin Eskişehir Askeri Mahkemesi’nde 1 Ağustos tarihinde görülen duruşmada mahkeme heyetinden Hava Hakim Binbaşı Ahmet Mithat Acar, Hava Hakim Üsteğmen Yusuf Hatip ile Hava Hakim Teğmen Cevher Eren, tarafsız olarak mahkemeyi devam ettiremeyecekleri gerekçesiyle davadan çekilme isteminde bulunmuştu. Askeri Yargıtay 3’üncü Dairesi, çekilme istemini kabul etmedi. Duruşma, 8 Ekim 2013 tarihinde Eskişehir Askeri Mahkemesi’nde görülmeye devam edecek.

KİMYASALLAR TESPİT EDİLDİ

ATK’nın 28.03.2013 tarihli raporunun bulgular ve sonuç kısmında konuya ilişkin tedaylara yer veriliyor. Gönderilen doku parçaları yetersiz olduğu için sistematik toksikolojik analizin yapılamadığı belirtilen raporda, doku parçalarında patlayıcı madde aranması istendiği, ancak laboratuvar şartlarında istenilen analizin yapılamaması yüzünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Kimya İhtiyas Dairesi’ne söz konusu örneklerin gönderildiği, anılan dairenin 10.12.2012 tarih ve 12/94667/4785 sayılı raporuna göre, ‘Gönderilen doku parçasında HMX, RDX, TNT, PETN, 2,4-DA-6-NT/2,6-DA-4-NT bulunduğu (birbirinden ayırt edilememektedir) NG, TETRYL ise bulunmadığı kayıtlıdır.’ deniliyor.

DOKULAR İNCELENDİ

Raporda Bekir ve Satı oğlu, Faruk Ergenç’e ait olduğu tespit edilen ceset parçalarının Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi otopsi salonunda yapılan incelemeleri ve inceleme sırasında alınan doku örneklerinin biyolojik ve kimyasal incelemelerinde elde edilen bilgi ve bulgularına yer veriliyor. ODAK GAZETESİ

Share
#

SENDE YORUM YAZ