logo

Okul müdürlerinden öğretmenlere Mobbing

ömer mazi

Türkiye tarihinde eğitim sistemi bu kadar yoğun tartışılmadı.

Sistemle bu kadar çok oynanmadı.

Ülkelerin bazı dokunulmaz, değiştirilmez, oynanmaz çizgileri vardır.

Onlarla bakana göre, hükümetlere göre, inançlara göre sistem değişmez.

Eğitim.

Sağlık.

İçişleri.

Hukuk.

Bayrak.

Ulusal yapı.

Bunlarla oynanmaz.

Bunlarla oynarsanız sadece bu günleri değil geleceğimizi de karartırsınız.

 

Ama ülkemiz de her gelen hükümet.

Bırakın hükümeti, her gelen bakan sanki yeniden bir şey icat ediyormuş gibi sisteme bir el atıyor.

Kendi ruh hali ve görüşüne göre bir ayar çekiyor.

İşin uzmanları olmaz, yapmayın, zarar verir dese de dinleyen kim.

Akıl değil, yetkisi olanın sözü geçiyor.

Sonra?

Sonra ayıkla pirincin taşını ayıklaya bilirsen.

Sınav sistemi değişiyor.

Öğretme yöntemi değişiyor.

Öğrenme yöntemi değişiyor.

Veli de, öğretmen de, öğrenci de perişan.

 

Niye?

Dedik ya gardaşım sistemle oynamayın diye.

Al başına belayı.

 

Özellikle eğitim üzerinde en çok oynana sistem.

Yapboz gibi.

Bir gelip bozuyor.

40’ı düzeltemiyor.

Düzelmez.

Çünkü bu öyle ben yaptım oldu denilecek bir olay değil.

 

Türkiye’de aylardır okul müdürlerinin atanma yöntemi tartışılıyor.

Neredeyse tüm okulların müdürleri görevden alındı.

Bir sınav sistemi icat edildi.

Sınav sisteminde kimin ne kadar puan aldığına bakılmaksızın kendi adamlarını, yandaşlarını, sendika üyelerini atadılar.

Eğitim sendikaları mahkemeye koştular.

Davalar açıldı.

Ama atı alan Üsküdar’ı geçti.

Şimdi Üsküdar’ı geçen okul müdürleri atandıkları okullar da öğretmenlere baskı yapmaya başlamışlar.

Mobbing uyguluyorlarmış.

 

Mobbing nedir?

Latince kökenli sözcük.

Psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamlarına gelir.

En iyi ifade eden anlamıyla yıldırma veya iş yerinde psikolojik terör anlamlarıdır.

Özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulamasıdır.

 

Yeni atanan okul müdürlerinin % 90’ı Eğitim Bir-Sen’li.

Bu sendikanın üyesi oldukları için birçoğu hak etmediği halde okullara müdür atanan bu adamlar kendilerine iletilen talimatları yerine getirmek için.

Atanmalarının hakkını vermek için okullarındaki öğretmenlere bağlı bulunduğunuz sendika’dan ayrılın bizim sendikaya geçin.

Yoksa sen bilirsin.

Her gün yollarını gözlerim 1 dakika geç kalsan yakarım çıranı.

Ama bizim sendikaya geç o gün gelmesen de olur idare ederiz gülüm.

Diye baskı uygulamaya başlamışlar.

 

Yani Mobbing.

Taciz.

Baskı.

Yıldırma.

Ne ararsan var.

Görevleri çocuklarımıza daha iyi eğitim vermek olan okul yöneticileri ve öğretmenler okulları siyaset yuvası haline getiriyor.

A sendikalı, B sendikalı, C sendikalı diye ayrıştırıyor.

Oradan kop bize geç.

Yoksa ben yapacağımı bilirim diyorlar.

Yazık.

Ayıp.

Siz yapmayın bari.

 

Biz ne dersek diyelim imam bildiğini okuyor.

Ne demişti Milli Eğitim eski Şube Müdürlerinden İbrahim Özkul geçen yıl “Bundan sonra okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri yönetecek.

Okul müdürleri onların izni olmadan bir karar almayacak” diye talimat vermişti.

Bu konuşmanın ses kaydı olduğu ve ilk kez bu sütunlardan öğrenmiştiniz.

Metin Yalçın ve İbrahim Özkul böyle bir konuşma yok.

Biz böyle bir açıklama yapmadık.

İftira ve yalan haber diye beni mahkemeye verdiler.

 

Ses kaydı olmasına rağmen Eğitim Bir-Sen üyesi.

İmam Hatip mezunu bu gardaşım savcı karşısında bu konuşma bana ait değil diye ifade verdi.

Bilirkişi haberin gazetecilik ilkeleri içinde kalındığını karar verdi.

 

Şimdi bu gardaşlarım kendilerinden olmayan öğretmenlere baskı yapıyorlar.

Neredeyse tüm okul müdürlerini o sendikanın üyelerinden atandı.

Baskıyla, şiddetle, yıldırmayla öğretmenleri kendi sendikalarına geçmeleri için çalışıyorlar.

Okul müdürleri sizin işiniz okulları daha yaşanır hale getirmek.

Okulların birçoğu dökülüyor.

Spor salonları var kullanılmaz halde.

Tuvaletler pislik içinde.

Derslikler boyasız, bakımsız.

Her fırsatta öğrenci velilerinden toplanan paralarla temizlik yapılıyor.

Okulun güvenliğinin parasını veliler veriyor.

Hadi bunları yapalım.

Ama sizde Allah aşkına öğretmenlerin sendikasıyla uğraşacağınıza okulları eğitime daha elverişli nasıl getiririz diye kafa yorun.

 

Bırakın kim hangi sendikayı seçerse seçsin.

Siz eğitim kalitesini nasıl yükseltiriz ona bakın.

Artık liste yayınlanmıyor.

Afyon eğitimde Türkiye 52.si.

Siz bu ayıbı temizlemekle uğraşın.

Sendika işleriyle değil.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ