logo

MR’ı yok hastaya laptop dağıtır hocaya

ömer mazi

Afyon Kocatepe Üniversitesi’ni anlamakta zorluk çekiyorum.

Hastane borç batağında.

Hastane’nin cihazları eski ve sık sık arızalanıyor.

Hastane de doçent ve profesör kalmadı.

Hastaneye medikal malzeme verenler alacaklarını tahsil edemedikleri için icra göndermeye başladı.

Hastane de hastalar pinpon topu gibi binalar arasında ambulansla taşınıyor.

Hastane iyi yönetilemiyor.

Hastane ısıtılamıyor.

Kısacası hastane sorunlar yumağı halinde.

 

Ama buna rağmen Rektör ve yönetimi başta olmak üzere iş kendileri olunca masraftan hiç çekinmiyorlar.

Döner sermayeden aldıklarından hiç geri kalmıyorlar.

Rüşvet gibi hediyeler dağıtmaktan geri durmuyorlar.

 

İşte size 19 Kasım Salı AKÜ İnternet sitesinden bir haber servis edildi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde (AKÜ) görev yapmakta olan profesör ve doçent kadrosunda yer alan öğretim üyelerinin tamamının dizüstü bilgisayarları yenilendi.

AKÜ Ahmet Necdet Sezer Kampüsü Sosyal Tesisler Binasında gerçekleştirilen “Dizüstü Bilgisayar Dağıtım Töreni’ne AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. M. Kemalettin Çonkar, Prof. Dr. Süleyman Taşgetiren, Prof. Dr. Hakkı Yazıcı, Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. M. Hilmi Uçan’ın yanısıra doçent ve profesör kadrosunda yer alan AKÜ öğretim üyeleri katıldı.

 

Bildiğim kadarıyla hocalar asgari ücretle çalışmıyor.

Bir aylık aldıkları döner sermaye parası ile bir değil üç beş tane bilgisayar alacakları imkanları var.

O halde neden AKÜ’de görev yapan profesör ve doçent kadrosunda yer alan öğretim üyelerinin tamamının dizüstü bilgisayarları yenilendi.

Dikkat yenilendi.

Daha öncede tümüne hediye bilgisayarlar verilmişti.

Kimsenin aldığında verdiğinde gözümüz yok.

Ancak hastaların sağlıklı tedavi olacakları cihazlar arızalı ve kullanılamaz halde iken, hastane borç batağında iken, hastaneye icra gönderilirken hocalara verilen laptoplar ve laptop dağıtımı için tören düzenlemek bana biraz garip geldi doğrusu.

 

24 Temmuz 2012 tarihinde Hastanenin yönetimi Devlet Hastanesi’ne geçmek üzereydi.

Hala o risk var.

Nedenlerini bakın o zaman nasıl özetlemiştim.

 

AKÜ Hastanesi Devlet Hastanesi oluyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Devlet hastanesi olmaya hazırlanıyor.

Aylardır süren geçiş süreci için çalışmalar tamamlandı.

AKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi neden Devlet hastanesine dönecek?

Birleşme ne zaman gerçekleşecek?

Personel durumu ne olacak?

Ortalık toz duman

İlk duyduğumda inanamadım.

Bir Tıp Fakültesi hastanesinin Devlet Hastanesi’ne dönüştüğüne hiç tanık olmadım.

Ama oluyormuş.

 

Halk arasında Mavi hastane olarak da bilinen Tıp Fakültesi Hastanesi nasıl Devlet Hastanesi’ne dönüşür?

Biraz irdeleyince hastanede inanılması güç gerçeklerle yüzleşiyorum.

Bana birçok kişi “Sen yazı yazma” diye baskı yapıyor, hatta emir verenler var.

Hani bugün basın bayramı ya,

Gazetelerde basının özgürlüğünden bahsedenler var.

İşte o zatların birçoğu benim yazdıklarımdan rahatsız oluyorlar.

Yazma diyorlar.

Bazı gerçekleri sizlerle paylaşmamı istemiyorlar.

İşte o gerçeklerden biri

Tıp Fakültesi Devlet Hastanesi bünyesine katılıyor.

 

Olmaz öyle bir şey demeyin, bal gibi oluyor.

Üstelik yakın bir zamanda

Gizliden gizliye yürütülen çalışmada sona yaklaşıldı.

Kasım ayında birleşme gerçekleşecek.

 

Peki bu duruma nasıl gelindi.

Tıp Fakültesi hastanesinin 8 trilyondan fazla.

Yeni parayla 8 milyon’dan fazla borcu var.

Bu borç bir türlü kapatılamıyor.

Peki bu borç nasıl oluştu?

Elbette kötü yönetim, birinci neden.

Bir diğer neden ise hastanede konuşulanlar acı gerçeği ortaya seriyor.

Seçimler, yönetimde kalabilme ve seçile bilmek için dağıtılan hediyeler, diz üstü bilgisayarlar, makam araçları gibi.

Bir hastane iyi yönetilemezse elbette borç batağına düşer.

Tıp Fakültesi’nde yapılan her işlem için Sosyal Güvenlik Kurumundan yüklü miktarda para alan bir hastane nasıl zarar eder.

Bu kadar borç nasıl oluşur, bu kadar borç oluşurken ne yapıldı?.

Bu kadar borç birikirken döner sermayeden kendilerine ayırdıkları paralardan hiç kesinti yaptılar mı?

Yapılmadı.

Hastane batarsa batar kimin umurunda

Yönetim görevde kalabilmenin, çalışanlar da daha fazla para kazanmanın peşinde.

 

Ama şimdi herkesi bir telaş almış durumda.

Saltanat bitip Devlet Hastanesi’ne bağlandığımızda halimiz ne olacak?.

Statüler yeniden belirlenecek.

Kadro durumu ne olacak?.

Vatandaş artık Devlet Hastanesi’ni beğenmediği için Tıp Fakültesi’ne koşarken şimdi ne yapacak?

Birçok üniversite Tıp Fakültesi ile övünür,

Tıp Fakülteniz ne kadar güçlüyse ve başarılıysa o ölçüde Türkiye hatta dünya markası olursunuz.

Örneğin Akdeniz Üniversitesi Tıp fakültesi gibi.

Yaptığı organ nakilleri ile dünyanın zirvesinde bir Tıp Fakültesi.

Ama bizim Tıp Fakültemiz kötü yönetimden dolayı borç batağında olması nedeniyle Devlet Üniversite’nin elinden alıp Devlet Hastanesi’ne veriyor.

Bu ayıp bu günkü AKÜ yönetiminden başlayarak geriye doğru tüm yönetimlerin suçu.

Bu ayıp, Afyon’un ayıbı.

 

Bu konuda gelişmeleri yazmaya devam edeceğim.

Bütün bunları bilip de yazmamak günahtır, ayıptır, yazıktır. Bana yazma demeyin,

 

Gelelim bu güne

AKÜ Rektör’ü Mustafa Solak Tıp Fakültesi Hastanesinin devredilmemesi için her türlü girişimlerde bulundu. 

Ama bu riskten kurtulmuş değil.

Hatta Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Ayhan Erenoğlu’nun görevlerinden birisi buranın devrini almaktı.

Ama şimdilik Solak hoca buna direniyor.

Bu arada borç hala yerinde sayıyor hatta artıyor.

Hastane’nin hastaların tedavisinde kullanacağı cihazların birçoğu eski ve kullanılmaz halde sık sık arıza yapıyor.

Ama hocalara laptop alıp tören yapmaktan geri kalmıyorlar.

Bildiğim kadarıyla en az 250 adet laptoptan bahsediyoruz.

Daha öncekiler ne oldu?

Onların iadesi yapıldı mı?

Yoksa hocaların çocuklarına mı kaldı?

Yeni dağıtılan laptopların maliyeti nedir?

Bu konuda bir açıklama yaparlarsa mutlu olurum.

Ben bir tahminde bulunayım.

250 laptop alındığını tahmin edersek.

Hocalara alınan laptopların bin 500 TL civarında olduğunu düşünelim.

Yaklaşık 350 ile 400 bin TL arasında bir rakam.

15 Mart 2011’de rektör olan Mustafa Solak hocamın bir buçuk yıl sonra seçimleri var.

Herkese hayıtlı olsun.

 

Mesela düşünüyorum

Afyon’da Park Hastanesi ve Fuar Hastanesi var.

İkisi de özel hastane.

Her ikisi de tüm çalışanlarının maaşlarını kendileri ödüyor.

Tüm cihazlarını kendileri alıyor.

Hastaneleri kendileri yaptırıyor.

Ama hiç borçları yok.

AKÜ bazı hastalarının MR çekimlerini özel hastanelere gönderiyor.

Özel hastaneler arkasını devlete dayamıyor.

Onların binaları devlet kaynakları ile yapılmıyor.

Onların çalışanlarının maaşlarını devlet ödemiyor.

Ama onlar işini iyi yapıyor.

Onların yönetimlerinde torpilli adamlar oturmuyor.

Onların personeli arasında bizim adamlar oturmuyor.

Onlar, bana oy veren gelsin, benim inanıcımdan olan buyursun demiyor.

Onlarda işini iyi yapan adamlar görevde.

Görüşler, inanışlar ve yandaşlar değil.

 

Atalar ne demiş “Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur

Ne diyelim.

MR’ı yok hastaya, laptop dağıtıyor hocaya.

Bu devir böyle bir devir. ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ