logo

Milli Eğitim’in yaptığı ayıp mı? Beceriksizlik mi?

ömer mazi

Hepimizin iyi kötü okul anıları vardır.

Hele öğretmenlerle olan anılar bambaşka.

Kızlar babalarından sonra ilk erkek öğretmenlerine aşık olur.

Erkekler analarından sonra ilk kadın öğretmenlerine aşık olurlar.

Herkesin hafızasında bir anısı vardır öğretmeninin.

Kimi nasıl dayak yediğini, kimi disiplini.

Bazısı babacan, anacan öğretmeni.

Başkası başını okşama şefkati unutmaz yıllarca.

Her öğretmen özeldir.

Ama biri var ki asla kalplerden çıkmaz.

İlkokul öğretmeni.

İlkokul öğretmeninin yeri her öğrencide farklıdır.

Hayat boyu unutulmaz.

Öğretmenler içinde öğrencilerinin yeri başkadır.

Eşek kadar olsak da onların yanında hala ilkokul öğrencisiyiz.

“Öğretmenim

Öğretmenim canım benim canım benim

Seni ben pek çok pek çok severim

Sen bir ana sen bir baba

Her şey oldun artık bana

Okut öğret ve nihayet

Yurda yarar bir insan et”

Kaç kez söyledik bu şarkıyı.

Kaçımız hala ezbere bilir.

Neyse bak şimdi yine ilkokul öğretmenim Şengül Kalı geldi aklıma.

Ne güzel bir öğretmendi.

Şalını da alırdı omzuna ay gibi parlardı sınıfımızda.

Bir gün hastalandı.

Bir hafta kadar gelemedi.

Okulu astık anasını satayım çocuk akılımızla.

Harçlıklarımızı topladık.

Gidip bir hediye aldık.

Toplaştık kızlı erkekli öğretmenimizin evine.

O güne kadar gördüğüm en güzel ev onun eviydi.

Şengül öğretmenimin evinin yanında bizim evler tavuk kümesi gibiydi.

Oturuyoruz.

Kızlarından biri bize kahve yapmış.

Hayatımda ilk defa sütlü Türk kahvesini orada içtim.

Hala tadı damağımda.

Ne güzeldi.

Of, of  nerelere gittik yine.

Ben ne yazacaktım be arkadaş aklım gitti vallahi.

Okullar 15 günlük yarıyıl tatilini tamamladı ve dün ders başı yaptılar.

Ama aslında tatil öncesinde kafamı kurcalayan bir hadise var.

Onu yazmak istiyorum.

Bu arada emekli olan, olmayan birçok öğretmenle konuştum.

Düz mantık bile kabul etmiyor ama acaba doğru olan nedir diye.

Şimdi malum Afyon Milli Eğitim Müdürlüğü 52 Metin Yalçın ve tayfası tarafından yönetilmeye çalışılıyor.

Arkadaşlar o kadar başarılar ki her gün yeni marifetleri ortaya çıkıyor.

Bu tayfa nasıl oluştu?

Normal atama ile gelen şube müdürleri ve müdür yardımcıları yan gelip yatıyor.

Çünkü 52 Metin Yalçın ve tayfası onlara görev vermiyorlar.

52 Metin Yalçın’ın ekibi özel yetkili savcılar gibi.

Vali İrfan Balkanlıoğlu oluru ile yapılan özel görevlendirmeli şube müdürleri.

Çoğu daha önce okul idarecili bile yapmamış kişiler.

Yapmamışlar ama müthiş bir kabiliyetleri var.

Biri çıkar istediği okulu istediği yere taşır.

Biz yaptık oldu der.

52 Metin Yalçın bize kararımıza karşı gelmek devlete karşı gelmek siz devlet düşmanımsısınız? der.

Bir çıkar okulları bundan gayrı din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri yönetecek der.

Bunu Allah böyle istiyor der.

Bir başkası çıkar iş adamlarına yazı göndererek festivale sponsor olmayın biz okullarımızda onlara yer vermeyeceğiz der.

 

Başkası başka bir şey

Böyle uzar gider.

Bu tayfa o kadar yetenekli, o kadar önemli insanlar ki sormayın.

Hepsi seçmece.

Binlerce öğretmen içinden özel yeteneklerine göre seçiliyorlar.

Bu arada bak şimdi yine şeytan dürttü.

Öğrenciler sınavlara giriyor.

Başarı sıralamasına göre gidecekleri okul belli oluyor.

Bu bizim şube müdürlerinden birçoğu defalarca yönetici sınavlarına girip hep düşük puan almalarına rağmen yinede Vali İrfan Balkanlıoğlu tarafından özel yanları keşfedilmiş olmalı ki bu zatlara güvenip atıyor.

Afyon Milli Eğitim’de ki Türkiye 52’liği çok önemli bir başarı.

Maazallah 81’ci de olabilirdik.

Bu başarılı ekibe şapka çıkartıp ayakta alkışlıyorum.

Afyon sizinle gurur duyuyor.

52 Metin Yalçın ve tayfasının son marifeti gözden kaçtı.

Atatürk İlkokulu var.

Bizim çocuklarda orada okuyunca her şey bana denk geliyor.

Mesele Türkiye’nin her yerinde eğitim tekli eğitime dönüştürülüyor.

Afyon’da tekli eğitim, ikili eğitime dönüşüyor.

Niye?

52 Metin Yalçın ve tayfası böyle münasip buyurdukları için.

Türkiye’de okul ve sınıf mevcutları azaltılıyor.

Afyon’da okul ve sınıf mevcutları artıyor.

Niye?

52 Metin Yalçın ve tayfası böyle buyurdukları için.

Kimsede onlara sesini çıkartamıyor.

Niye?

Çünkü kendi atadıkları adamların yeteneklerini tartışmak istemiyorlar.

Neyse okullar yarıyıl tatiline girmesine 10 gün var.

Atatürk İlkokulu 2. sınıf öğretmenlerinden Mefkure Sak isimli bir öğretmen var.

Yıllarca hayatını eğitime harcamış.

Yüzlerce çocuk okutmuş.

Hala okutma çabasında.

Öğretmen hanımın yaşı 65 oluyor.

Hop emekli.

Tamda 65 dolduğu gün.

Cep telefonunuz var kontörlü hat kullanıyorsunuz.

Çok sevdiğiniz birisiyle özel bir konuşma yapıyorsunuz ve tam konuşmanın can alıcı yerinde kontör bitip konuşma kesilir ya onun gibi.

Öğretmen hanım yarıyıl karnelerinin verilmesine 10 gün kala emekli ediliyor.

Onun son kez çocuklarına karne vermelerine bile izin vermeden.

Öğretmenin gözleri yaşlı, öğrencilerin gözleri yaşlı.

Bir buçuk yıl aynı sınıfı paylaşan bir aile olan öğretmen ve çocukları ayrılıyor.

Oysa normalde yaş 65 olsa da öğretmen hanım en azından o yılı sınıfı ile tamamlaması gerek.

Bunu böyle olmasını benim düz mantığım bile söylüyor.

Ama 52 Metin Yalçın ve tayfasını için bir anlamı yok.

Hadi o öğretmeni bir kenara bırakın.

O çocukları yarılın ortasından öğretmenlerinden ayırmak hangi eğitim müfredatında var?

Hangi akıl, mantık, vicdan, kanun, yönetmelik böyle bir şeye izin veriyor.

Dersin ki o öğretmen biran evvel emekli olsunda yerine yeni öğretmen gelsin.

65 yaşında emekli olmayıp da ne zaman olacak?

O gitmediği için yerine yeni öğretmen nasıl gelecek?

Hadi böyle kabul edelim.

Güzel gardaşlarım o zaman 4 ay daha idare edemediniz.

Bari 10 gün daha sabretseniz de öğretmen hanım çocuklarına yarıyıl karnelerini dağıtıp onlarla vedalaşsa günaha mı girersiniz?

Hadi ondan da vazgeçtim.

Öğretmen hanım 65 yaşında olduğu için emekli edildi.

Eğitim Öğretimin ortasında.

Karneyi de verdirmediniz.

Yerine hemen ertesi gün bir öğretmen verildi.

Verilmesi gerekli.

Verdiniz mi?

Yok.

Niye?

Tüh elimizde hiç öğretmen yok.

Hayda.

O zaman niye yıl ortasında öğretmeni emekli ediyorsun?

Bu nasıl bir Milli Eğitim planlaması.

Sizin akılınız nerede be biraderler.

Yerine öğretmen veremeyeceğiniz sınıfın öğretmenini gönderdiniz ne olacak şimdi?

Bizim yetenekli Milli Eğitim Müdürümüz 52 Metin Yalçın ve tayfası onu aslında hiç düşünmemişler.

Çünkü ellerinde öğretmen olmayınca ne yapacaklar?

Derslere kendileri girmeyeceğine göre.

Hemen toplaşıyorlar.

Yaptıkları hatayı birileri anlatıyor.

Öğretmen Mefkure Sak gitti.

Sınıfı ne olacak?

Bizimkiler o kadar marifetli ki hemen buluyorlar çözümü.

Çözümün adı biz yaptık oldu.

Öğretmen emekli.

Yerine yenisi yok.

O zaman diye birisi şöyle yapalım.

Bunlar daha bebek.

Anlamazlar.

Öğretmen nedir sınıf bütünlüğü neymiş.

Ruhsal durum falan önemli değil.

Nasıl olsa yetki bizde istediğimizi yapıyoruz kimsenin sesi çıkmıyor.

Yahu arkadaş mavalı bırak da sonuca gel.

Ne yapalım bu sınıfı?

Parlak fikir çok ya bizimkilerde.

Hani bu okulda başka 2. sınıflar var.

Evet var.

Şimdi bunlara öğretmen bulacağımıza.

Eeeee?

Bu sınıfı da dağıtalım.

Nasıl yani?

Kaç tane 2. sınıf varsa birer ikişer bu çocukları o sınıflara dağıtalım.

Biz yaptık oldu deriz.

Ve gerçekten böyle yapıyorlar.

Hiç dersine girmeyen öğretmen karne verecek.

Ne olacak ki çocuk bunlar ya.

7 yaşındaki bir çocuk önce öğretmeninden kopartılıyor.

Sonra 1.5 yıl birlikte okudukları sınıf arkadaşlarından.

Hiç tanımadıkları bir sınıfa yama yapılıyor.

Bunu o çocuklara reva gören Afyon Milli Eğitim Müdürü 52 Metin Yalçın ve tayfasını tebrik ediyorum.

Afyon sizin gibi bir yönetimi daha önce hiç görmedi.

Sizi o görevlere getirenlere bir çift sözüm olacak ama.

Neyse başka bir zamana.

Bu yaşta kendinizi o çocuklarının yerine koyun.

Empati yoksunu Milli Eğitim Yönetimi bu kararı alırken rehber öğretmenlere sordunuz mu?

Böyle bir kararın öğrenciler üzerinde ne gibi etkileri olur diye?.

Pedagoglara sordunuz mu?

Ama yok sizin işiniz uzmanlara sormak değil.

Sizin işiniz biz yaptık oldu.

Afyonluda bunu yiyor ya sorun yok.

Bir tek benim gibi salak bu işlere kafa yoruyor.       

O çocuklardan hiç birini tanımam.

Ama benim çocuğumda olabilirdi.

Geçen yıl bizi okulumuzda ettiniz marifetinizi bilirim.

ODAK Gazetesi

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ