logo

Milli Eğitim’den Festival skandalı

 

İnsan bir kere bir şey yapmaya başladı mı arkası geliyor.

Nasıl başlarsanız öyle gidiyor.

Mesela futbola başladınız ilk maçınızda nerede oynamışsanız her maç orada oynuyorsunuz.

Ya da kazara bir işe başlıyorsunuz öyle kalıyor.

 

Oyuncular içinde öyle.

Rahmetli Kemal Sunal, “İnek Şaban geldi, İnek Şaban gitti”

Rahmetli Erol Taş, “Zalim, kötü adam geldi öyle gitti”

Rahmetli Cevat Kurtuluş, “Konaklarda garson olarak yer aldı”

Hulusi Kertmen’i hiç kötü bir adam rolünde izlediniz mi?

O hep babacan, fabrikatör, iyi aile babası.

Örneğin bir filmde tecavüz sahnesi mi var, başka adam aramaya gerek yok.

Coşkun Gögen var.

ömer mazi

Mesela bizim gibi gazeteciliğe başlıyorsunuz.

Bizim meslekte de bölümler var.

Polis adliye muhabiri.

Magazin muhabiri.

Spor muhabiri.

Bürokrasi muhabiri.

Ekonomi muhabiri gibi.

İşe hangi bölümde başlamışsanız o alanda ilerlersiniz.

Mesela bana Muhalif yazar diyorlar.

Bir şeyi kırk defa söylerseniz olurmuş.

Muhalif gazeteci diye diye öyle yaptılar.

 

Adam bir kere kazara hırsızlık yapıyor.

Mecburiyetten.

Ama yakasına yapışan bu lekeden bir türlü kurtulamıyor.

O da bu işi meslek haline getiriyor.

Hırsızlık huy haline geliyor.

Çalmadan duramıyor.

 

Bir de bazı görevler vardır.

Bir mesleği icra ediyorsunuz.

Çalışırsınız, çabalarsınız.

O işte en iyi tecrübe sizdedir.

Herkes derki bu adam müdür olmalı.

Der, ama arkasında kimse olmadığı için yılların bilgisi, tecrübesi deneyimi ve başarısı bir işe yaramaz.

Çünkü bilgi ve başarının işe yaramadığı bir ülkede yaşıyoruz.

Mesela arkanızda bir politikacı olsun, isterse hiç tecrübeniz olmasın hoop sizi alıp en tepeye koyarlar.

Koyarlar da çaycının bile madarası olursunuz.

Ama yine de koltuk sevdasına katlanırsınız.

 

Gelelim Milli Eğitim Müdürlüğü’ne.

Valilik görevlendirmesi ile bir öğretmen Milli Eğitime Şube Müdürü olarak atanır.

Hani bir kaset skandalı vardı.

“Biz öyle bir açıklama yapmadık, gazeteci iftira atıyor” demişlerdi.

İşte o kişi olan İbrahim Özkul’un ikinci skandalı patlamıştı.

 

Afyon İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Vali İrfan Balkanlıoğlu oluru ile “Din Eğitimi Şube Müdürlüğü” görevine vekaleten atanan İbrahim Özkul’u hatırladınız değil mi?

Almanya’da bile haber olmuştu.

Özkul’un yaptığı konuşma aynen şöyleydi.

“Sizler okul müdürlerinin başdanışmanısınız.

İdari yetki olsun ya da olmasın.

Okul müdürü bir adım atacak size soracak.

Müdürler kusura bakmasın.

Müdürler de var burada.

Bundan sonra işler ve işlemler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin kontrolünde gerçekleşiyor ve gerçekleşecek.

Bunu Ankara da böyle istiyor.

Bunu Valilik de böyle istiyor.

Bunu Milli Eğitim Müdürü de böyle istiyor.

Biz de böyle istiyoruz.

Allah da böyle istiyor.

Ondan dolayı sizin yeriniz bizim başımızın üzeri”

 

Bu sözler tam bir bomba etkisi yapmıştı.

TBMM soru önergesi olarak giren, Milli Eğitim Bakanı “biz böyle bir talimat vermedik” demesine neden olan.

Afyon’u ülke gündemine kötü bir şekilde yer almasını sağlayan adam durmuyor.

Durdurulamıyor.

İbrahim Özkul kaset skandalından sonra ikinci bombası 22 temmuz 2013’de patlamıştı.  

 

Afyon’da Hüseyin Başkadem’in Sanat Yönetmenliğini yaptığı Klasik Müzik Festivali ve

Caz Festivali yapılıyor.

Tam 13 yıldır devam eden bu festival 2013 yılında Türkiye’den UNESCO’ya giren 3 sanat etkinliğinden biri oldu.

Afyon’un ilk ve tek uluslararası kültür ve sanat olayı şehrin imajı ve tanıtımı için çok önemli işlere imza atmaya çalışıyor.

Ancak buna rağmen bu festivalin yapılmaması için birileri uzun bir süredir çalışıyor.

Ama ortada somut bir olay yoktu.

 

O somut olay Milli Eğitim Şube Müdürü İbrahim Özkul’un imzası ile ortaya çıkmıştı.

Durumdan vazife çıkartan Özkul zaten adımız çıkmış skandallar adamına bir eksik bir fazla ne önemi var diye kendini Klasik Müzik Festivali ve Caz Festivali’ni bitirmeye adamış.

 

17 Haziran 2013 tarihinde Afyon Klasik Müzik Festivali ve Caz Festivali’ne sponsor olan firmalara Afyon Milli Eğitim Müdürlüğü adına ve Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın adına bir yazı gönderiyor.

Diyor ki, “Gelecek yıl yapılacak olan Klasik Müzik Festivali’ne ve Caz Festivali’ne sponsor olmadan önce gerekli makamlardan izin alındığı kontrol edildikten sonra sponsor olunması daha sağlıklı olacaktır” demişti.

 

İbrahim Özkul, “Bu sene öğrencilerin sınavları ile çakıştığı için öğrencilerin motivasyonunu bozmamak için festivali okullarda düzenletmedik” diyor.

2014’de’de izin vermeyeceklerini ima etmişti.

Biz Klasik Müzik Festivali’ne ve Caz Festivali’ne izin vermiyoruz, siz de sponsor olmayın demek istemişti.

 

Aksi takdirde bir şehirde yapılan festivale Milli Eğitim Şube Müdürü ne diye müdahil olur.

Hangi amaçla festivale sponsor olan firmalara tek tek yazı çıkartır.

Afyon’da Klasik Müzik Festivali ve Caz Festivali yapılmasın.

Bunlar zaten gavur icadı demeye getirmek anlamı çıkmıyor mu?

 

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de öğrencilerin sınav stresinden uzaklaşması için müzik dinletirler, konser düzenlerler.

Bizim idarecilerin kafası başka türlü çalışıyor.

 

Bir kere sponsorlara yazılan yazı bir Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yakışmayacak düzeyde.

Bu kadar Türkçe ve yazım hatası olan bir yazıyı yazanların nasıl oralara geldikleri belli oluyor.

Yazan ne yazdığını bilmiyor.

Yazıyı okuyup imzalayan ne okuduğunu bilmiyor.

 

Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü hangi hakla bir şehrin tek uluslararası organizasyonlarına sponsor olmayın demeye getirilen bir yazı gönderir.

Bu kişi bu hakkı nereden buluyor.

Ya da bu kişi bu yazıyı gönderme talimatını kimden alıyor?

Afyon Klasik Müzik Festivali ve Afyon Caz Festivali sadece Afyon’un değil Türkiye’nin en uzun soluklu ve uluslararası bir organizasyonu.

Termal Turizmin Başkentiyiz diye övünen bir şehir Hüseyin Başkadem’i el üstünde tutması gerekirken yapılan bu maddi ve manevi baskıyı anlamak mümkün değil.

Bu kadar bağnaz ve sanat düşmanı olunmasına bir türlü anlam veremiyorum.

 

Hele de üzerine vazife olmayan bir adam yine birilerinin tetikçiliğini yaparcasına böyle bir yazı yazması Afyon için bir utanç hadisesidir.

Allah aşkına bir gün de Afyon’dan güzel şeyler yazalım.

Ulusal basın bir gün de bir güzelliğimizden bahsetsin.

 

Afyon Klasik Müzik Festivali dün başladı.

Ama bir gün öncesine kadar Okul etkinlikleri olmayacağına dair bir tek yazılı ya da sözlü bir bildirimde bulunmadan.

Programa alınan.

Davetli sanatçılar Afyon’a geldikleri gün okullara girilmesi yasak diye bir bilgi geliyor.

Niye?

Vali bey böyle istedi.

 

Bu festival tam 13 yıldır Afyon valisi ve eşlerinin himayelerinde yapıldı.

Davetiyeler öyle basıldı.

Ama ilk defa bir vali davetiyede isminin kullanılmasını istemiyor.

Bu güne kadar vardı.

Geçen yıl mazeret gösterip festivale katılmadı.

Bu sene ne kendisi var, ne ismi var, nede festivalin okul etkinliklerine girmesine izin vermemiş.

Milli Eğitim Müdürü 52 Metin Yalçın, Kültür ve Turizm Müdür vekilini arayarak Vali bey böyle istedi okullara girmeleri yasak diyor.

Kimse yasak?

 

Sanat ve sanatçılara yasak.

Yasaklar şehrinde bir “Kültür ve sanat” yasaklanmamıştı.

O’da oldu.

 

Birkaç yıl sonra 23 nisan çocuk bayramı da yasaklanırsa sakın şaşırmayın. ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ