logo

MİLLETMİZE HUZUR, ORDUMUZA MORAL

70’li yılların ortaları…

Rahmetli Ecevit ve Türkeş birbirlerini kominist-faşist olmakla itham diyor…

Rahmetli Türkeş:

-“Komanist misin değil misin, hadi söyle  ”…

Rahmetli Ecevit:

-“Ben komünist değilim. Hadi sen de faşist olmadığını söyle”…

 

Bu polemiği hatırlatan şimdiki tartışma Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğanla Kemal Kılıçdaroğlu arasında…

Erdoğan:

“Hadi bay Kemal söyle; PYD Terör örgütü mü değil mi?

Kılıçdaroğlu:

-PYD  Terör örgütüdür…

Erdoğan:

-Ya DHKP-C?

Kılıçdaroğlu:

-“O da terör örgütüdür. Bunları hem televizyonda hem de gazetelerde defalarca söyledim. PYD’nin terör örgütü olduğuna dair Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi  17. 09.2014 tarihli kararla, Yargıtay 16. Ceza dairesi 21.05.2015tarihli ilamla PYD’nin terör örgütünü olduğunu kabul ediyor.  Ama siz PYD’nin Başkanı  Salih Müslim’i Ankara’ya davet ediyor, hem de altına kırmızı halılar sererek mahkeme kararına rağmen hangi vatansever duygularla Salih Müslim’i Ankara’ya davet ettin.  Hadi yiğitsen, şerefliysen açıkla… “

 

Hadi yiğitsen açıkla meydan okumaları/sataşmaları karşılıklı ithamlarla devam ediyor da ediyor.

 

Aradan neredeyse yarım asır geçmiş…

İtham… Suçlama… İkrar ettirme… İtiraf ettirme… Ötekileştirme… Töhmet altında tutma… Karalama….

İşte liderlerin geldiği nokta ve siyasetimizi ilerlettikleri nokta kırk yıl öncesine rahmet okutacak vahim gerileme içinde…

Yani ilerleme yok, gerileme var…

Tencere dibin kara, seninki benden kara kırk yıl öncesinden çok kötü durumda.

 

Siyasetçilerimizin amacı bu tür ağır suçlama ve propagandalarla birbirlerini köşeye sıkıştırmaya çalışırken diğer bir yandan da milleti germeye çalışıyorlar…

 

12 Eylülden sonra gördük…

12 Eylülün müsebbibi olarak gösterilen siyasetçiler demokrasimizin yediği darbeleri gördükten sonra birbirlerine sahip çıktılar…

Birbirlerini itham etmez oldular…

Ama ülke 12 eylül darbesine maruz kalmaktan kurtarılamadı.

 

Yakın tarihte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin buraya yazmaktan hicap duyacağımız söylemleri “Biz unutmadık sizde unutmayın dercesine “ taraftarlarınca sosyal medya da sürekli hatırlatmalar yapıyor.

 

Her dinleyen dinledikten sonra bu nasıl iş, bunlar birbirlerinin yüzüne nasıl bakıyorlar, nasıl ittifak yapıyorlar diye uzunca bir süre düşünüyor?

 

Dün ile bugün arasındaki farka baktığımızda galiba dünkü siyasetçiler birbirlerine itham da etseler nezaketi elden bırakmamışlar…

En azından Kıbrıs gibi bir meselenin etrafında devletin resmi ideolojisi ve hariciyesinde kenetlenmişler, tekeden süt sağmamaya çalışmışlar.

 

Kıbrıs savaşında 498 şehit verdik. Terörle mücadelede ise 35 yılda yaklaşık binlerce asker ve polisimizi şehit. Yüz binlerce insan topraklarından ayrıldı, göç etti.

 

Kıbrıs savaşı CHP-MSP koalisyon hükümetince yapılmıştı. Ve hiçbir parti Kıbrıs savaşında birbirine ötekileşmemiş,hiçbir lider birbirini suçlamamış, ordunun başarısı etrafında kenetlenmişti.

 

Kısacası bu ülkede siyasi yarışmalar her zaman çetin geçmiştir.

Ama ordumuz savaşta veya harekâtta iken hiçbir siyasi kurum diğerini bu kadar suçlamamıştı.

Böyle bir süreçte siyasal çekişmelerle orduyu ve vatandaşları tedirgin etmek hiçbir partiye artı yazmaz.

Çünkü üniter yapının korunması, terörün bitmesi anlamında Afrin ile başlayan uzun bir süreç ve bu süreçte milletimize huzur, ordumuza moral lazım.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno porno izle mersin escort adana escort adult forum istanbul escort hatay escort bayan escort bodrum escort eskisehir escort porno indir escort istanbul

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar