logo

MHP Aynı kalıpların ayrı kutupları gibi

alper yağcı1

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez ilçe Başkanı Alper Yağcı ODAK Pazar Kahvaltıları’nın bu günkü bölümünde özel hayatı ve Merkez İlçe Başkanlığı süreci hakkında özel bilgiler verdi. Yağcı, Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’nin konuğu oldu.

Anladığım kadarıyla ve duruşun itibarı ile sizde romantik bir adam profili yok? 

Bak o konuda iddialıyım. Lise yıllarından itibaren romantik bir insan olduğumu söyleye bilirim. Evlilik öncesi ve sonrasında eşime sürekli çiçek alan biriyim. Ama şu da bir gerçek Merkez İlçe Başkanı seçildiğim zamandan beri maalesef öyle alışkanlıklarım da kalmadı. Onu düşünecek ne zamanım ne de imkanım oluyor. Dedik ya siyasetçinin eşi dulu çocukları öksüz olur. Bizde öyle durumdayız.

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Eşim Afyon Belediyesi’nde çalışıyordu. Bende Belediye’de Gençlik Meclisi Başkanıydım. Hayrettin Barut Başkanlığı zamanında. Eşim Dumlupınar Üniversitesi son sınıf öğrencisi ve belediyenin anket işlerine bakıyordu. Sosyoloji uzmanı ve anket konusunda tez yaptı. Anket uzmanıdır kendisi. Belediye’de bazı projelerde birlikte çalıştık ve sürekli karşılaşıyorduk. Her şeye toplum bilimci gözüyle bakan birisiydi. Bizim iş arkadaşlığı zamanla bir birimize ilgi duymaya başladı. Yemek saati gelse de birlikte yemeğe çıksak demeye başladım. Aile yaşantısı da bize uygun ve yakın olduğu için anlaşmamızda bir sorun olmadı.

 

Siyasi yaklaşımı nasıldı?

Normalde başka bir görüştendi ama şimdi taş gibi Ülkücü. Birçok alanda bizden bile daha iyi gören ve analizler yapan birisi olarak eşim de eş durumundan MHP’li oldu. Hayrettin Bey seçimi kaybettikten sonra bizim hanımı işten çıkarttılar. Artık bir arada olamayacağımız için içimdeki hisleri kendisine açtım. O zaman onunda üniversitesi bitmişti. İkimiz içinde bir yuva kurma zamanı geldi dedim. Ben teklif ettikten sonra bu olabilir denildi ama kesin karar 8 ay sonra çıktı.

 

Müjgan hanımla gideceğimiz yer yoktu

Alper başkan bana politika yapma. Sürekli laf kalabalığı yaparak zaman geçiriyorsun. Bizim sorularımıza cevap vermediğin sürece bu masadan kalkma imkanın yok. Ne kendini yor nede bizi? net cevaplar ver?

Abi o zaman neresi varda gidelim. Bir Özdilek var. Oraya da kaç defa gidilir. Afyon bu kadar, öyle el ele tutuşup bir yerlere gidemedik, aşkımızı da, sevgimizi de içimizde yaşadık. Bizim durumumuz belli o da ailenin büyük kızı onunda aile yapısı öyle birlikte gezmelere tozmalara alışkın değil. Biz teklifimizi yaptık ondan cevap bekliyoruz. Ama bu arada Müjgan Hanım acil buluşmamız lazım dedi. Ne oldu acaba diyerek buluşma yerine gittik. Ben ondan cevap beklerken başka birisi görücü gelmek için izin istemiş. Durum böyle olunca tamam beni istet dedi. Bir tarafta ben varım 8 ay önce evlenme teklifi yaptığı birisi diğer tarafta tanımadığı bir talipli.

 

İlginç bir durum ama o 8 ay önceki evlenme teklifi nasıl yapıldı? Her halde çay içerken teklif etmedin?

Abi hani biliyorsun.

 

Bilmiyoruz Alper Başkan bilmiyoruz. Anlatırsan bileceğiz?

Bir yerde iftar yemeği yedik. Aslında belediye de birlikte bazı çalışmalarda bulunduktan sonra haftada bir görüşmeye başladık telefonla. Haftada iki, üç, beş olmaya başladı. Telefon sohbeti yapıyoruz. Bazen de görüşüyoruz. Bu kadar görüşmeden sonra elbette niyetimiz belli olmaya başladı. İki ay sonra ben niyetimi açma imkanı buldum. Önce daha erken dedi, biraz daha zamanı var dedi. Zaten ondan sonra 8 ay gibi bir zaman geçti. Eminim bu süre daha uzardı. Bir başka taliplinin şok görücü gelme talepleri olunca Müjgan acil olarak beni istet dedi. Ailemden önce bir abi olarak Kimse Yok mu dernek başkanı Mustafa Çobanoğlu ve eşi ile birlikte tanışmaya gittik. Eşimde o zaman Zaman Gazetesi’nde Halkla İlişkiler Müdürü’ydü. Baktım iş olumlu ben artık aileme açmaya karar verdim. Önce beden eğitimi öğretmeni olan abime durumu açtım. Lisedeki abim 4 yaş büyük benden üniversitedeki abim 6 yaş büyük benden ve ikisi de bekar.

 

Onlardan sıra istemen gerekecek galiba?

Durumu önce küçük abime anlattım. Benim durumum sizi beklemeye imkan vermiyor. Yoksa kızı başkasına verecekler dedim. Abim tamam dedi. Arkasından büyük abiye gittik oda tamam dedi. En son anne babaya açtım olayı. Onlar seviniyorlar ama niye önce büyükler değil de sen diye de bir burukluk var. 4 kardeşten sadece ablam evlendi. Üniversitede doçent olan abim hala bekar. Biz böylece kızı istedik ve 24 yaşında 2005 yılında evlendim. Mart ayında nişanlandık ve iş çıkışında alıp eve bırakıyorum. Her ikimizde çalıştığı için fazla bir araya gelemiyorduk.

 

Akcan nikah şahidi olmadığı için kırıldı

Nasıl bir düğün yaptınız? 

Çalgılı çengili bir düğün olmadı. Ama sohbetli de değildi. Düğüne gelenlerin söylediklerine göre 2005 yılına kadar ilk defa bizim düğünde semazenli bir düğün olmuş. Tamamen tasavvuf  müzikleri ve semazen gösterileri vardı. O zamana kadar ilk defa öyle bir düğün olduğunu söylediler. Benim nikah şahitliğini Hayrettin Barut ve Ahmet Yılmaz Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısıydı. Eşimin Nikah Şahitliğini Mustafa Çobanoğlu ve Orhan bey vardı onlar yaptı. O zaman Abdülkadir Akcan ile kırgınlık oldu. Niye ben nikah şahidi olmadım der gibi.

 

Abdülkadir Akcan’la o kırgınlık hala devam ediyor mu?

Bir kırgınlık olmasa da arada bir soğukluk var. Ne zaman karşılaşsak abi ne haber diye yanına giderim. Hocam Türkçülük yanı ağır basıyor, bende ise İslam yönü daha ağır basıyor. Rahmetli Başbuğ İslamiyet ruhumuz, Türklük bedenimiz, ruhsuz beden cesetten ibarettir diyor. İkisini birbirinden ayrılmaz parça biri olmadan diğeri yarım kalır benim için.

 

MHP’de ne zaman görev almaya başladı?

Ben doğmadan zaten MHP’li bir gemle dünyaya geldim. Bizim hayatımızda hep vardı. Ama Lise sorumlusu olarak başladım ve asıl Üniversiteyi bırakıp geldiğimde 2001 yılında kayıtlı üyesi olarak başladım. Bir dönem üyelikler silindi ve şu anda ben en eski üyelerden biriyim. Ülkücü İşçiler Derneğinde Yönetimde yer aldım, resmi olarak ilk görevim Merkez İlçe Başkanlığı görevi oldu. Daha önce üç dönem merkez ilçe delegesi, il delegesi oldum. 2001 yılından beri üyesi olmama rağmen bu güne kadar kimsenin listesinde yer almadım, hiçbir göreve talip olmadım. İlk aday olmamızla birlikte Merkez İlçe Başkanı oldum. Belki bazı görevlerde bulunarak mı buralara gelsek daha iyiydi. O zamanda bir yıpranma olur muydu bilemiyorum. Bizim bu şekilde gelmemiz gerekiyormuş.

 

Ne yaptınız ilk göreve geldikten sonra?

Göreve geldikten sonra ilk iş olarak daha önce görev yapmış ve hayatta olan tüm Merkez ilçe Başkanlarına, İl Başkanlarına ve yeni eski tüm milletvekillerimizi bir araya getirerek birlik ve beraberlik sağladık. Onlara birer plaket vererek çocukluğumuzdan beri özlediğimiz birlikte olma çabasını gösterdik. Biz önce kendi içimizde birlik olacak, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek yola çıkmamız gerektiğine inandık. İlk göreviz ve bana göre en önemlisi ve özleneni buydu.

 

2009 seçimlerinden sonra aday olmam istendi

Merkez İlçe Başkanlığına aday olma fikri nasıl ortaya çıktı, ailen bu konuda ne dedi. Baban yıllarca bu tecrübeleri yaşamış birisi?  

Aslında 2009 seçimleri sırasında bazı şeyler kafamda belirmeye başladı. Hayrettin Barut’un yanında gençlik kolları temsilcisi olarak yer alıyordum. Yerel seçimlerden sonra bazı çevreler tarafından Merkez İlçe Başkanı adayı olmam için baskı yapılmaya başlanmıştı. Ama İsmail Camgöz benim abim kadar sevdiğim saydığım ve değer verdiğim bir kişidir. Onunla karşı karşıya gelmem mümkün değil. O kendisinin bir dönem daha devam edeceğini söylediği için ben hiç girmedim. Ama bir dönem sonra ben aday olmayacağım senide desteklerim dedi. Ondan sonra aileme açtım. Benim ailem hiçbir zaman görevden kaçmamış ve görev almıştır. Bazı aileler vardır bir olay olduğu zaman sen olayların içinde yoktun değil mi der. Bizde ise tam tersidir. Çocukları yalnız bırakmadın değil mi denilir.  Böylece bizim adaylığımız ortaya çıktı.

 

İki adayla seçime gidildi. Karşınızda size göre daha tecrübeli ve tanınan bir isim vardı?

İsmail Camgöz’den sonra ailenin ve eşimin de iznini aldıktan sonra İl Başkanı Ahmet Zekir Ertürk, Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Ülkü Ocakları, Ülkücü İşçiler Derneğine gideren ben aday olmayı düşündüğümü söyledim ve onların ne düşündüğünü sordum. Onlarda listende kim var dediler. Benim bir listem yok ben sizlerle uyumlu çalışamayacaksam aday olmayacağım. Henüz bir listem yok. Aday Olmayı düşünüyorum dedi. Tüm görüşmeler bittikten sonra aday olduk ve sağ olsun Enver Deniz hocamız bizi bu yolda yalnız bırakmadı ve birlikte seçime girdik. İkimizden birisi kazanacaktı kısmet bizeymiş.

 

Devir teslim tok güzeldi

Bizim kongremizde gerçekten son derece centilmence ve demokratik bir biçimde yapıldı. Bizim durumumuz zaten beli. Enver Deniz abide için zaten söyleyecek bir şey yok. Efendiliği, dava adamlığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Seçimden sonra devir teslim törenine kendisini de davet ettik ve sağ olsun geldi. Aslında normal olan bunlar. Ama yıllardır böyle şeyler yapılmadığı için normal olanı anormal gibi görmeye başladık. Kazanan da kaybeden de davanın adamı. Herkesin amacı partinin başarılı olması için değil mi? sonuçta seçim bir taraf kazanacak. O buluşma benim ne kadar doğru bir yolda olduğumu gösterdi.

 

En çok oy bizim seçimde olmuş

Merkez İlçe Başkanlığı seçim süreci çok güzel bir ortamda geçti. Milliyetçi Hareket Partisinde özlenen bir tablo olduğu ve iki iddialı aday olunca katılım beklenenin üstünde oldu. Oy kullanma işlemi bittikten sonra sandık görevlisi bir kadın ben 16 yıllık memurum ilk defa MHP’de bu kadar oy kullanıldı dedi. Çünkü 5’de kapsanması gereken sandıklar 6’ya çeyrek kalaya kader devam etti. Bu bizim için çok önemli bir seçimdi. Enver Deniz abinin olması onun Belediye Başkan Yardımcılığı yapmış bir kişiydi. bu nedenle her iki adaya da ilgi büyük olunca herkes oy kullanmaya koştu. Partide bir heyecan yaşanmasına neden oldu. Bir tarafta tecrübeli bir kadro, diğer tarafta genç ve gelecek vaat eden bir ekip. Üyelerimiz tercihlerini bizden yana kullandı.

Özlenen bir tablo olmasını için uğraşıyorum

Milliyetçi Hareket Partisi köklü bir yapı olduğu için bazı şeyleri değiştirmek kolay olmuyor. Yıllardır süre gelmiş bir düzen var. Merkez İlçede 4 dönemdir giden bir kalıp var. Bu 4 dönemin devam etmesi gibi bir şey oldu. Aynı zamanda 4 dönemdir Merkez İlçe ile İl ayrı kutuplarda olması gibi bir durum var. Kalıp aynı ama kutuplar ayrı. Bu ayrı kutuplar hem kendilerine zarar vermişler hem de partiye. Merkez İlçe Başkanlığı tabi şehrin merkezinde yaşayanlardan oluştuğu için çok zor bir alan. Hem üye sayısı fazla hem de üyelerin eğitim düzeyleri fazla olduğu için görev yapmak zor ve sorunludur. Birde kurumlar arasında iletişim ve iş birliği yoksa işte o zaman başarıyı yakalamak zorlaşır. Biz bizden önceki il ve merkez ilçeler gibi olmamak için herkesin uyum içinde bir takım gibi çalışmasına özen gösteriyoruz.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,