logo

Mahmut Koçak Amerika’ya Özal gönderdi

mahmut koçak (3)

ODAK Gazetesi Pazar Kahvaltıları’na katılan eski Afyon Milletvekili Mahmut Koçak, Afyon Belediye Başkanı Adaylığına hazırlanırken özel hayatı, politika macerası ve projelerini Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anlattı.

Mahmut Koçak’ın aday olması en fazla kimim planlarını bozar. Sizin oy potansiyelinize hangi parti daha yakın?

M. Koçak, Benim aday olmam durumunda belediye başkanlığına talip olan herkesin planları bozulur. Herkes hesabını kitabını ona göre yapacaktır. Bir kere parti oylarına güvenerek yarışa girecek olanların hiç şansı yok. Mevcut başkanın planları bozulacaktır kolay değil ben 120 bin kişiyle bire bir iletişim halinde olan bir insanım. Her şey sahaya inildiği zaman ortaya çıkacak. Bu görüştüğüm insanlardan ne kadarı bana döner, ne tavırda olacak. Görüştüğüm insanların oyunu alsam ben bağımsız da girsem kazanırım zaten. Siyaset sadece hesap işi değildir. Siyasette adam gibi adam olacaksın. Halk sandıktan sandığı karşısına çıkanla, ne zaman başı sıkışsa yanında olanı bilir.

Asıl eşim politikacı olmalıydı dediniz, eşinizle nasıl tanıştınız?

M. Koçak, Eşimle tesadüfen tanıştım. Ben gezmeyi seven, çevre belde ve köyleri ziyaret ediyorum. Genç sempatik girişken biri olduğum için insanlar seviyor beni. İhsaniye, İscehisar, çobanlar gibi ilçelere de gidiyorum. Ben Anavatan döneminde bürokratım. Bugünkü AK Parti’nin yerinde Anavatan Parti’si var. 1991 seçimlerinde Gaffar Yakın’ın milletvekili adayı olduğu zaman. Bende ona destek olmak için yanında birlikte İscehisar’a gittim. Sami Uysal ANAP’ın kurucularından 1984’de. Saddetin Uysal’da İl Başkan Yardımcısı. Siyasette çok önde gelen bir aile. Biz Gaffar beye destek için ilk kez Sami beyin evine gittik. Oturduk sohbet ediliyor. Çay ikram edildi. Bir hanım efendi çay getirdi. Ama o kadar zarif ve hoş bir bayan ki ben şok geçirdim. Bu güne kadar onların böyle bir kızları olduğunu bilmiyorum. Çok etkilendim. Bende o zamanlar 26 yaşındayım. Bu arada ben ilk çaydan bir şey anlamadım, iki, üç, beş derken ben 12 bardak çay içtim. Aileden evlen diye baskı var. Dışarıdan da bazı beklentiler var ama ben Afyon’dan evlenmek istiyorum. Eşim şüphelenmiş annesine bir insan bu kadar çay içmez bunun niyeti başka bu bana bakıyor demiş. Annesi de yok kızım olur mu?, ben ailesini tanıyorum öyle bir şey olmaz, evlidir zaten demiş. Ben eşimi ilk kez orada gördüm ve aklımı başımdan aldı.

Kendisi ile birlikte bir yerlere gidip arkadaşlık yapmadınız mı?     

M. Koçak, Ben o kadar çaydan sonra zaten başka birini düşünecek halim kalmadı. Aileme durumu anlattım. Onlarda münasip bir şekilde aileler görüşmeye başladı. Benim için aile çok önemli. Uysal ailesi çok değer verdiğim bir aileydi zaten. Benim aileme olayı açmamdan sonra aileler konuyu görüşmeye başladılar. Biz tam kız isteyeceğiz Rahmetli Turgut Özal’ın Danışmanı İsmet Karacan vardı. Beni çok sever ve beğenirdi. Birlikte Turgut Özal’a Dünya bankası projeleri hakkında bilgi arz ederdik. İsmet abi bana senin Amerikaya göndermek istiyoruz. Oraları git gör. Görgü çok önemli dedi. Turgut Özal’da bize bu yönde bir konuşma yapmıştı. Ben önce şaka yapıyorlar sanmıştım. Bir gün eve bir geldim Amerika’dan bir üniversiteden kabul belgesi gelmiş. Ben Amerika’ya gideceğim bu arada da Latife hanımı istedik. Kayınpeder Sami Uysal, mırın kırın etti biraz ama razı oldu. Eşimde o zaman Bilkent Üniversitesi 1. sınıfta okuyor. Aileden müsaade istedim ve gidip Ankara’da görüştüm. Zaten istediğimizi öğrenmiş. Ben niyetimi anlattım kısmet dedi. Ben Amerika’ya gideceğim dedim. Bir tarafta Amerika olayı var gitmek istiyorum, bir yandan evlenmek istiyorum nasıl bir karar vereceğimi şaşırdım. İkisinden de vazgeçmek istemiyorum. Sıkıntıdan kıvranıyorum.

Söz, nişan, düğün bir ayda oldu

Zor bir karar, nasıl çıktınız işin içinden?

M. Koçak, Bir karar vermek istiyorum ama veremiyorum. Bu arada kızı istemeye gittik. Önceden görüşüldü ama daha resmi isteme olmadı. Gittik kayınpeder dedi ki, “Ben öyle uzun süre sözlülük falan anlamam. Sen Amerika’ya gideceksin bu Ankara’da okuyacak birisi bir şey der biz kaldıramayız. Biz büyük bir aileyiz sizde öylesiniz burada bize yakışmaz böyle şey. Evlenin al hanımını da beraber gidin. Oda eğitimini orada tamamlasın” dedi. Benim kafam daha da karıştı. Amerika’ya gitmek zaten büyük bir sorumluluk, ne yapacağımı bilmiyorum, alışabilecek miyim bir de hanımın sorumluluğu bunalıyorum. Biz bir ayda söz nişan ve evlilik hepsini bir arada yaparak evlendik.

Üçü bir arada gibi bir şey olmuş?

M. Koçak, Aynen öyle oldu. Bizim kayınpeder, sen orada kız burada olmaz al eşini birlikte gidin istediğiniz kadar kalın dedi. Düşüne biliyor musunuz biz daha bir birimizi tanıma fırsatı bile bulamadan söz, nişan, düğün hepsini bir ay içinde yaptık ve Amerika’ya gittik. Biz bir birimizi orada tanıma fırsatı bulduk.  Evlendik ve balayına gider gibi Amerika’ya gittik. Houston Üniversitesinde uluslararası ilişkiler okudu. Tam son sınıfa geldi bu kez ben Türkiye’ye dönüyorum dedim. Ya olur mu? bak son senem okulu bitireyim ondan sonra döneriz. Bir yılda benim için kal dedi. O zamanlar Enver Ören Amerika’ya gelip gidiyor. Sık sık buluşuyoruz. Bana yeter artık Türkiye’ye dön. Ben Mesut Yılmaz’ın siyasetini sevmiyorum. Tansu hanıma destek verelim, Özel ve Menderes çizgisini Mesut bey sürdüremiyor. Tansu hanım bunu daha iyi yapıyor. Ona destek vermemiz lazım, omuz vermemiz lazım gelmen lazım dedi. Ben Enver beyi çok severdim ve kıramayacağım insanlardan biriydi. Peki dedik ve dönme kararı aldık. Tansu hanımla iyi bir ilişkimiz oldu. Ben yeniden bürokrasiye döndüm.

Peki nasıl bir evlilik yaptınız bu kadar kalabalık iki aile ve politikacı bir Mahmut Koçak, sizin düğün stadyum gibi bir yerde olmalı?

M. Koçak, Öyle oldu zaten. Bizim düğünde 5 bin kişilik bir davetli listesi vardı. Bir o kadar daha olurdu ama kendimizi frenledik. Gücenen darılan olursa olsun dedik. 15 Ağustos tarihinde Cumhuriyet Tesislerinde düğün yaptık ve oranın açılışını biz yaptık. O gün Afyon’daki tüm lokantaların masa sandalyelerini topladık. Afyon’da tüm lokanta tarzı yerler o gün kapalı. Düğünde İbrahim Tatlıses sahne alıyor. Adam arabadan indi, “Ne yaptınız burada ya bilet mi sattınız” dedi. 5 bin kişilik düğün mü olur. Bizim ki oldu. Biz olay olur diye korktuk ama hiçbir olay olmadı. Afyon böyle bir düğün görmedi.

Bu sizin yaptığınızı Çorumlu yapmaz denmek lazım. Şimdi eşiniz Ankara’da Bilkent’te okurken apar topar evlenip Amerika’ya gittiniz, orada okul bitmeden yeniden dönüyorsunuz. Genelde ailelerin çocukları bu göçler yüzünden farklı okullarda okumak zorunda kalırlar siz aynı olayı eşinize yapmışsınız?

M. Koçak, Çok enteresan oldu. Bak şimdi burada Ankara’da Bilkent Üniversitesinde 1. sınıfı okurken alıp Amerika’ya gittik. Orada yeni bir okul tam 3 yıl okudu bir yıl kala yeniden kalkıp Türkiye’ye döndük. Geldik ve yeniden Bilkent Üniversitesi. Bu konuda kendimi hiç affetmiyorum. Ama bizim için güzel bir hatıra oldu. Bu arada iki çocuğumuz oldu. Mahmut Koçak gibi bir kocaya ve iki çocuğa rağmen okulu bitirdi.

Bundan daha büyük milliyetçilik olur mu?

Siz bir ara Afyonspor Başkanlığı da yaptınız bunları konuşacağız ama Amerika’da Afyonspor diye bir takım kurup başkanlığını yapmışsınız. Bu nasıl bir Afyon fanatikliği?

M. Koçak, Benim bu girişkenliğimi yerimde duramayışım Amerika’da da başıma iş açtı. Amerika’da 1993 yılında hastane yönetimi konusunda eğitimimin dışında 3 saat kadar boş zamanım kalıyordu. Ülkem adına bir şeyler yapmak istiyordum Türk Amerikan Dernekleri’nin yönetimine girip çalışmak istiyorum. Bu arada hanım ne yapmaya çalışıyorsun yine niye hareket edip duruyorsun diyor. Bir baktım benim başkan olmam için aday gösterecekler. Orada burası gibi değil sistem burada gidip kendiniz aday oluyorsunuz ama orada sizi birileri aday göstermesi gerekiyor. Beni yönetime teklif ettiler. O dönemde orada kimler var biliyor musunuz? Gelmişim Amerika’da 1. yılımda yönetimine girdim. Ali Koç, Yıldırım Demirören’den tut daha birçok önemli ailenin ve iş adamlarının çocukları orada. Bir anda ben Türk Amerikan Dernekleri yönetimine girdim.

Tamam da Türk Amerikan Dernekleri ile Afyonspor’un ne alakası var?

M. Koçak, Dernek yönetimine girdikten sonra dediler ki bizim burada yaptığımız bir faaliyetimiz var. Ülkemizin adını duyurmak için ligler de bir takımımız var dediler. Bende antrenmanlara katılıyorum. Zaman zaman bende onlarla oynuyorum motive etmek için. Bu takımın başına bir başkan aranıyor ve bana teklif ettiler. Takımla ilgilenecek, onların antrenmanlarını izleyecek zaman zaman onlarla bir araya gelecek ağabeylik yapacak bir başkana ihtiyacımız var dediler. Amerika’da liglerde oynuyor. Bende dedim ki bir şartla kabul ederim. Zaman da ayırırım, onlarla maçlara da giderim, birlikte antrenmana da çıkarım ama bir şartım var. Takımın adı İstanbulspor değil Afyonspor olacak. Ya olur mu falan dediler ama kabul dediler. Bir yıldır Amerika’dayım ve bir Afyon çocuğu olarak Türk Amerikan Dernekleri yönetimine giriyorum. Amerika’da liglerde oynayan takınım adını Afyonspor olarak değiştiriyorum. Bundan daha büyük Afyon milliyetçiliği, bundan daha büyük Afyon sevgisi var mı? işte Mahmut Koçak Afyon’a bu kadar aşık.

300 oyumu çalam adamı ameliyat ettirdim

1999 seçimlerinden sonra Devlet’te çalışmayayım diye Özel Çağ Hastanesi’nde işe başladım. Seçimden sonra bürokrasiye geri dönsem o zaman DSP Hükümeti var Mahmut DSP’ye geçti demesinler diye. Bizim Afyonlular hemen yapıştırırlar etiketi. Böyle demesinler diye özelde çalışmaya başladım. Çağ Hastanesi Genel Koordinatörüyüm bir gün telefon geldi. Yıl 2000 biz dış kapıdan arıyoruz. Burada bayılmış bir adam var cüzdanında acil durumda aranacak kişi diye sizin numaranız yazıyor dedi. Kimmiş dedim, Afyonlu dediler. Hemen gönderin dedim. Başka bir partili tanıyorum adamı. Hemen anjiyo ameliyatını yaptırdık. Ailesine haber verdim merak etmeyin durum iyi diye. Bir gün sonra eşi ve oğlu geldi. Ama kadın içeri girmiyor. Gelin içeri diye yemek ısmarladım. Kadın girmiyor. Niye girmiyorsun diye sordum. “Lan yavrum sen bizin kardeşimizsin. Babanı da tanırız, bize kuran okuttu. Çok iyiliğinizi gördük. Bu adama lan adam yapma bu adam için iyi diyorlar. Bunun karşısında çalışma dedim. Bunların ahını alma dedim. Bu adam senin aleyhine çalıştı. Sandıkta senin 300 oyunu sandıktan çalıp çalıp” getirdi. Dedim onları boş ver neler neler gördüm hepsini gömdüm dedim. Adam iyileşti yanına gittim dedim ki niye yönetiminde bulunduğun partinin milletvekili var onu yazmadın da benim adımı yazdın dedim. Böyle bir rahatsızlığım var, bana yardım etse etse bu adam yardım eder dedim. Bak yanılmamışım dedi. O zaman bana canını bile emanet edecek kadar güveniyorsun da niye bir oyunu güvenip de bana vermedin dedim adam zınk diye dondu kaldı.

Arınç yeğenine, Çiçek kızına, ben de eşime diploma verdim

Eşimin eğitimi benim yüzümden çok farklı bir tamamlandı. Bilkent Üniversitesi 2002–2003 öğretim yılında mezun olan öğrenciler ilk kez farklı bir güne tanıklık ettiler. Diploma töreninde o zamanki TBMM Başkanı Bülent Arınç yeğenine, Adalet Bakanı Cemil Çiçek kızına diplomasını verdi. Bende AK Parti Afyon Milletvekili Mahmut Koçak olarak eşime diplomasını verdim. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yıllar sonra mezun olan eşim Latife Koçak’ın mutluluğuna, çocuklarımız Fatih ve Furkan ile birlikte paylaştık. Amerika’dan döndükten sonra çocuklar olunca eşim bir süre eğitimine ara verdi. Çocuklarımız büyüdükten sonra kaldığı yerden devam ederek okulu bitirdi. Diplomasını vermek de bana kısmet oldu. Eşim Latife Koçak, 30 yaşında iki çocuklu bir anne olarak öğrenim yaptı. O zaman eşimde çocuklarda okula gidiyor.

Furkan’ın karikatürü beni çok üzdü

Çocuklarımı çok seviyorum ama onları çok fazla ihmal ettim. Bakın size bir olayı anlatayım. Bizim çocuğun okulda rehberlik öğretmeni aileniz çizin diyor. Bizim çocuk aile resmi çiziyor. Resimde üç kişi var. Annesi, abisi ve kendisi. Rehberlik öğretmeni baban yok mu senin diyor. Hanıma anne babam var mı diye soruyor. Rehberlik öğretmeni beni çağırdı, olayı anlattı. Dedim ki hafta içi hep çalışıyorum, hafta sonları Afyon’a gidiyorum dedim. Ama çocuğumun beni karikatürde bile koyacak bir yer bulamamasına çok üzüldüm. Ben bu kadar kötü ve ilgisiz bir baba olmam. Siyaset ne kadar acımazı bir uğraş. İnsanları ailesinden koparıyor. Bu olay Furkan’ın olayı. Bir de Fatih’in bir unutamadığım anısı var. Çocuk okula başlayacakmış. Ne zaman büyüdü bunlar. Hanım bir gün telefonla aradı. Dedi ki bu gün son gün çocukların okula kaydı yapılacak dedi. Ya gelecek yıl değil mi’ dedim. Ne gelecek yılı dedi, bu sene ne zaman büyüdü bunlar diye. Eşime minnettarım. Gecesi gündüzü olmayan bir adama rağmen hem iki çocuk büyütüp okutması ve kendi de üç farklı okulda eğitim görerek mezun oldu.

ODAK PAZAR KAHVALTILARI

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,