logo

Köfteci İrfan Usta

irfan usta (10)

3 kuşak ve 72 yıldır değişmeyen lezzet

Afyon’da 1942 yılında Ahmet Arpagözü’nün ortaya çıkardığı lezzet 72 yıldır aralıksız olarak devam ediyor.

Uzunçarşı’da bir yatak odası kadar bir dükkanda Ahmet Ustanın torunu, Osman ustanın oğlu Köfteci İrfan usta tarafından devam ettiriliyor. Türkiye’de belki de 72 yıldır var olan ama hala sadece köfte yapan tek aile olmalı. Sadece köfte ve 72 yıldır hala ekmek arası. Özellikle meşhur “İrfan usta üç çeyrek” artık bir slogan olmuş durumda.

Köfteci İrfan ustadan bahsederken babası ve dedesinden bahsetmemek haksızlık olur. 1942 yılında işe ilk dedesi Ahmet Arpagözü başlıyor. Dede Ahmet usta 1942’den 1955’e kadar 13 yıl ekmek arası köfte yapıyor. 1955’de bayrağı devralan Osman Arpagözü ise 1978 yılına kadar 23 yıl sürdürüyor. 1978 yılında babadan oğla geçen gelenek bayrağı İrfan ustanın alması ile devam ediyor.

İrfan Usta 1978 yılında babasından aldığı barağı tam 36 yıldır devam ettiriyor. Her gün saat 11.00’da pişmeye başlayan o nefis köfteler için 7’den 70’e, işçisinden patronuna kadar herkes İrfan ustanın o küçücük dükkanında kuyruk olmaya devam ediyor. 11.00 ile 16.00 arasında sadece ekmek arası köfte yapan İrfan ustanın tarifsiz lezzetini Odak Gazetesindeki Köşesinde Ömer Mazi şöyle anlatmıştı.

İrfan usta “üç çeyrek çek”
Anıtpark yolundan yukarı çıkmaya başladık.
Zülali camii önünden sola döndük.
Merdivenlerden inmeye başladık.
Ön tarafta mini sandalyeler ve 4-5 tane masa var.
Ama oturacak yer yok.

İçerde 4 kişi çalışıyor.
Sıra olmuş yaklaşık 10 kişi var.
“İrfan usta telefonla sipariş vermiştik” dedik.
İrfan usta’da, “Bir saat oldu nerede kaldın, iki tane üç çeyrek değil mi?” dedi.

Normalde sırada bekleniyor ve herkes siparişini alıp bulduğu bir tabureye çöküyor.
Şöyle bir etrafıma baktım köylü gardaşlarımda var, belli ki bankacı ve memur olan kesimde var.
5 dakika sonra İrfan Usta elinde iki köfte dürümü ile yanımıza geldi.
“Hoş geldin Ömer Bey nasılsın” dedi.
İyi ustam dedim ama gözlerim elindeki dürümlerde.
Bu benim için çok fazla desem de İrfan Usta elimize tutuşturdu.
İki tanede ayran gönderdi.

Ben normalde tek çeyrek’i bile zor bitiren biriyim.
Daha doğrusu kendimi öyle alıştırmaya çalışıyorum.
Bir anda ağzımın içinde mükemmel bir tat.
Daha ilk ısırık bitmeden bir daha kopardım.

Bu ne ya? Dedim.
Fevzi Şen, “Bitir de ondan sonra konuşalım” dedi.
Yarısını yesem yeter, bunu bitirmem mümkün değil.
Üç çeyrek dediğimiz şey neredeyse bir bütün ekmek.
İrfan Usta ekmeğin içini aldığı için bir bütün ekmeğe 3 çeyrek diyor.
Usta bize torpil geçmiş olması lazım üç çeyrek ekmek içinde yarım kilo köfte var.
Yedikçe tadı güzelleşiyor.
Bir mekana baktım bir ustaya.
Bir üç çeyrek ekmek arası köfteye bir kuyruğa.
Ye koçum.

Bu köfte yarım bırakılmaz.
Ustaya ayıp.
Lezzete yazık.
Emeğe saygı diyerek koca bir bütün ekmek ve yarım kilo köfteyi bitirdik.
Elimize bulaşan yağ ve köfte tadı neredeyse parmaklarımızı yedirecekti bize.

Bu nasıl bir lezzet.
Bu nasıl bir ustalık.
Ben bu güne kadar neden daha önce böyle bir lezzetten mahrum kaldım.
Bir kez daha anladım.
5 metre kare bir halı büyüklüğünde bir yer diye önemsemediğim.
Önünden gelip geçerken Amele bahçesi gibi gördüğüm yer de hayatımı en güzel köftesini yedim.
Önceki yediklerim köfteyse bu ne be arkadaş.

Yemeklerimiz bittikten sonra İrfan Usta geldi.
Beğendiniz mi? Diye sordu.
Usta bunu beğenmeyen adam varsa bana söyle zindana atalım.
Bu nasıl bir lezzet.
Bu nasıl bir ustalık.
Türkiye ekmek arası köfte lezzet yarışması olsa İrfan Usta kesin altın madalya alır.
Afyon’un 72 yıllık bu lezzeti artık marka olmayı hak ediyor.

CAFELIFE DERGİSİ ÖZEL HABERİ

Share
#

SENDE YORUM YAZ