logo

31 Aralık 2013

Kepez CHP kenetlendi

chp antalya

Bundan kısa bir süre önce parti içinde adaylık tartışmalarının yaşandığı CHP Kepez ilçe örgütü tarafından düzenlenen etkinlikte, CHP Kepez Belediye Başkan Adayı Erdal Öner etrafında kenetlendi. Başarıya hedeflenen Kepez’deki CHP’liler tüm tartışmaları bir kenara bırakarak, 31 Mart sabahı hep birlikte Kepez Belediyesi’ni alarak birlikte belediyeye yürüyeceklerini belirttiler.

CHP Kepez Belediye Başkan Adayı Erdal öner ile kaynaşmayı hedefleyen etkinlik Sine Düğün Salonu’nda gerçekleşti. Salonun hıncı hınç dolduğu gözlenirken, toplantıya CHP İl Başkanı Devrim Kök ve il yöneticileri, CHP Kepez İlçe yöneticileri, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, CHP Kepez Belediye Başkan adayı Erdal Öner ve çok sayıda partili katıldı. Yapılan konuşmalarda ortak nokta Antalya’da CHP’nin en fazla oyu alacağı dönemin bu dönem olduğuydu.

Toplantıda ilk konuşmayı CHP Kepez İlçe Başkanı Halil Bahar yaptı. Bahar yaptığı toparlayıcı konuşmada, Seçimlere yaklaşık 90 gün kaldı. Biliyorum farklı değerlendirmelerimiz olabilir. Bunları saygıyla anlayışla karşılarım. Ancak gün birlik, gün beraberlik, gün yan yana omuz omuza durma, mücadele etme günüdür. Bu seçimleri kazanacak güç ve inancın bizde olduğuna inanıyorum” dedi.

Bahar konuşmasında şunlara değindi;

“CHP’nin ülkemizin kurucu iradesi olduğu anlayışı ile yaşadığımız sıkışıklığı merkezi olarak aşmak ve daha da kitleselleşmenin yol ve yöntemlerini arıyor. Ülke düzeyinde yaşadığımız yerel yönetim seçimlerinde bu anlayış ve kararlılıkla hazırlanıyor. Dolayısıyla bize, partililere düşende bunun alt yapısını oluşturmak, birlik ve beraberlik duygusu ile çalışmalarımızı sürdürerek yerel yönetimlerde iktidar olmaktır. Ancak belirtmeliyim ki biz, iktidar olmak için çıkara dayanan bir ittifak partisi olmayacağız.

Asla unutulmamalı ki CHP ittifaklarını ancak halkımız ile kurar.

CHP demokrasi, özgürlük, eşitlik, insan hakları, hukukun üstünlüğü, laiklik, değerlerine bağlı tüm yurttaşları çatısı altında toplamanın politikasını oluşturuyor.

Eğer biz, bu ülke diye bir derdi olan, çağdaş demokrasinin ülkemizde kurumsallaşmasını isteyen insanları kendi bünyemizde toparlayamaz isek bu ülkeye ve hepimize, çocuklarımıza yazık olacaktır. Bu nedenle de hiç birimizin kendi ikbal ve gelecek beklentileri için politika yapmaması gerekiyor. Biliyoruz ki asıl olan birey olarak kendimiz değil tüm toplum kesimleri halkımız ve bu ülke olmalıdır.

Seçkinci, üstten bakan ve halkı küçümseyen bir tavırla siyaset yapılmaz, yapılamıyor.

Ülkenin her coğrafyasında her yerleşim yerine girip çıkan, Kepez’de çalmadık kapı bırakmayan bir CHP başarılı olacaktır. Olmakta zorundadır. Çünkü ülkenin geçmişi gibi geleceği de bu partinin ve partililerin elindedir.

Biz demokrasiye, özgürlüklere, eşitliğe, insan haklarına, hukukun üstünlüğü ve laikliğe sahip çıktığımızda, ama birini diğerinin önüne koymadan halka gittiğimizde inanıyorum ki kazanacağız. Bizim kazanmamız halkın bu ülkenin kazanması olacaktır.

Demokrasiye, laikliğe ihtiyacı olan liberalleri, kentlileri, Alevileri, insan haklarına ve özgürlüğe ihtiyacı olan Kürtleri Lazları, Arapları, Süryanileri, Ermenileri, Arnavutları, Çerkezleri, eşitlik, insanca yaşam mücadelesi veren tüm emekçileri, işsizleri, cinsiyet eşitsizliği nedeniyle dışlanan kadınları; özgür yaşam aşkıyla kızlı erkekli bir arada yaşayan ve yaşamak isteyen tüm gençleri, doğa katliamına seyirci kalmak istemeyen tüm çevrecileri, ülke toprakları parsel parsel satılırken içi kan ağlayan tüm yurt severleri, milliyetçileri partimizin çatısı altında toplamamız gerekiyor.

Özellikle laiklik anlayışımız ve tüm dinlere saygılı politikalarımızla dindar, inançlı insanları da dışlamadan yürümemiz, onların gerçek yerinin partimiz olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Bizim, CHP’nin böyle bir kültürü ve demokratik geleneği var. İşe CHP bu kültüre ve geleneğe yeniden sahip çıkıyor. Hepimiz bu nedenle bu algıyı bilince çıkararak çok çalışmak ve sandıklara sahip çıkmak zorundayız”

Bahar’dan sonra kürsüye gelen CHP Kepez Belediye Başkan Adayı Erdal Öner ise “Gazi Mustafa Atatürk’ümüzün kurduğu CHP’de bugün sizlerle yol arkadaşlığı yapmaktan büyük onur ve şeref duyduğumu belirterek sözlerime başlamak istiyorum” dedikten sonra şöyle konuştu;

“Bugün bizim ilk buluşmamız. Pazartesi günü itibariyle örgütümüzün yönetim kademeleriyle, kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla, meclis üyelerimizle, meclis üyesi aday adaylarımızla toplantılar yaptık. Bugün de bütün delegelerimizle, mahallelerdeki emeği geçmiş bütün arkadaşlarımızla bir araya gelip, tanışalım, kaynaşalım, görüşelim istedik. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunalım, sohbet edelim istedik. Çünkü artık yola çıkıyoruz. Yol arkadaşıysak birbirimizi tanımamız, birbirimizle sohbet etmemiz gerektiğine inandık. Onun için bu toplantıyı düzenlemede emeği geçen ilçe örgütümüze, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza teşekkür ediyorum.

Hatırlarsanız 2009’da Kepez belediye başkanlığına veda ederken bir afişle veda etmiştik. “Kepez’de güzel sevdalar bıraktık” diye. İşte bu sevdaların devamını yapmak, yeniden Kepez’de sosyal demokrat belediyeciliği kayim kılmak için bize bu fırsatı veren başta Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na, il örgütümüze ve ilçe örgütümüze ve siz değerli dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.

Yeri gelmişken şunu ifade etmek istiyorum. Ben CHP’ye kiracı olarak gelmedim. Sizler gibi ev sahibi olarak geldim.

Geçmişte başkalarının yaptıkları yanlışlıkları bizim yapmadığımızı önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Çünkü siyaset ilke işidir, prensip işidir. Eğer Erdal Öner bugün Antalya’da hala bazı şeylerde konuşuluyorsa beş yıldır ilkeli duruşundan dolayıdır. Bugüne kadar ben parti değiştirmedim. Ben 2010 yılından beri hiçbir siyasi partiye de üye değilim. 4 yıldır sıradan bir vatandaş olarak, bağımsız olarak işime gücüme bakarım. Ama bu arada da Kepez’in hiçbir şeyini ihmal etmeyen, vatandaşımızın acılı günlerinde, mutlu gününde, mevlidinde yanında olan esnafın işyerinde çayını içen biri olarak vatandaşımızdan kopmadım. Bundan sonra da bunu hep birlikte yapacağız.

İnşallah ben şuna inanıyorum ki, buna inandığım için de buradayım, sizlerinde böyle düşündüğünü biliyorum, 31 Mart sabahı Kepez Belediyesi’ne hep birlikte yürüyeceğiz”

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın yaptığı konuşmada  “Genel siyaset yerine yerel siyaset üzerine konuşmamı istediler, genel siyaseti il başkanına bırak dediler. Onun için yerel siyasetten bahsedeceğim. Bizim Türk milleti olarak bundan sonra namuslu, dürüst,  ilkeli, yalandan, talandan uzak, halkın ekmeğinden çalmayan, din bezirganlığı yapmayan politikacılara ihtiyacım var. Benim tanıdığım Erdal Öner’de bu tanımlara uyan biri. Kendisi mensubu olduğu partinin ideolojisini pek beğenmemekle beraber rektörlüğüm sırasında tanıdım. Dedim bu insan doğru sözlü, dürüst, halkın gönlünü de fetheden insan olduğunu gördüm. Bunu açık açık söyleyeyim. Ama şunu da söylüyorum, siyasi parti üyeliği hiçbir zaman futbol takımı tutar gibi değildir. Her zaman söylediğim şu, Atatürk yolundan, özellikle laiklik ilkesinden, devrimlerinden taviz vermeyecek, ülkenin bölünmez bütünlüğünden taviz vermeyecek ve dürüst olmak şartıyla bence CHP mademki kitle partisi, kapımız herkese açıktır. Böyle güzel insanları aramıza kattığımızdan dolayı gurur duymamız lazım.

2009 yılında da bu salonlarda söylediğim gibi büyükşehir belediyesinin kazanımında Kepez ilçesi çok büyük rol oynamıştır. Kepez’i kazanamadık ama makası daralttığımız için büyükşehiri kazandık. Burada Kepezli partililerin çok büyük emeği olmuştur, Erdal Öner’in de sempati desteği olmuştur.

Şimdi görünen odur ki biz Kepez’i alıyoruz. Buna yürekten inanıyorum. Kepez’i almak demek yeni adıyla bütünşehiri de almamız demektir. Muratpaşa ve Konyaaltı’ndan hiç şüphemiz yok. Bu üç ilçe Antalya’nın yarısını temsil ediyor zaten.

Kepez’i alarak büyükşehiri aldığımızda Kepez’e daha çok hizmet vereceğimize inanıyorum.

Erdal Öner’in de söylediği gibi işimiz zor. Neden? Çünkü Gazipaşa’dan Kaş’a kadar ülkenin en büyük yüzölçümüne sahip hatta Avrupa ülkelerinin birçoğundan daha büyük yüzölçümüne sahip olan bir ili belediye hizmeti olarak yöneteceğiz. Bu konuda kendimize güveniyoruz, sizin de bize güvendiğinizi biliyoruz. Önümüzdeki beş yıl yeni duruma adaptasyon dönemi olacaktır” dedi.

CHP Antalya İl Başkanı Devrim Kök, artık iktidar olmak istiyorum dediği konuşmasında parti içinde iktidar olmayı hedeflemeyen anlayışların terk edilmek zorunda olduğunu, kurucu irade olan CHP’nin herkesi kucaklamak zorunda olduğunu belirtti. Kök iktidar olmadıktan sonra kimin aday olup olmadığının önemli olmadığını söylediği konuşmasında bu sürecin stresli bir süreç olduğunu ifade edip şunları söyledi;

“90 yıllık kazanım, yani cumhuriyet kazanımları. Yaşam biçimi, felsefesi, anlayışı, biçimlerinin tümünü önce itibarsızlaştırmak daha sonra da onları yok etmek adına yola çıkmış bir siyasi örgütün, anlayışın hegemonyasıyla, saldırısıyla karşı karşıya olan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bu dönemde insanların yaşam biçimine, inancına göre kategorize edildiği bir dönem var. İnsanların ayrıştırıldığı, hak verme adı altında insanların bölündüğü, parçalandığı bin yıllık Türk halkıyla Kürt halkının bile farklı unsurlarmış gibi lanse edildiği bir dönemden geçiyoruz.

Şimdi 90 yıllık birikim tehdit altında diyoruz. Böyle bir dönemde Allah aşkına sağı, solu tartışmanın, ideolojileri tartışmanın mantığı nerede? İdeolojilere tartışmak için öncelikle özgür düşünce üzerindeki prangaları kaldırmak lazım. Şu anda Türkiye’de insanların düşüncelerini özgürce tartışabileceği bir ortam yok ki.  Şu anda demokrasi, cumhuriyet kazanımlarının tümü, top yekün tehdit altındayken, işte bu arkadaşımız önce şuradaydı, buradaydı, önce şöyle bir ailenin mensubuydu demek, ayrıştırmak doğru bir yaklaşım mı?

Ben öğretmenlik yapan, daha sonra atılan bir ailenin çocuğuyum ve adım Devrim. CHP’nin daha solundan gelen bir ailenin çocuğuyum. Ama artık ben bıktım. Ben artık iktidar olmak istiyorum. Ben baban sürgündeyken sağda solda boynu ezik gezmekten bıktım. 99’da barajın altındayken bu parti ben gençlik kolları başkanıydım. Sabahlara kadar ağladık. Artık ben ağlamak istemiyorum. Artık ben iktidar olmak istiyorum. Bunun için de eleştirecek arkadaşlar varsa ben eleştirilmeye razıyım.

Ama bekleyin, üç ay sonra seçim sonuçlansın, eğer CHP Antalya’da başarılı olmazsa, tarihinin en fazla oyunu almazsa o zaman ben bunun hesabını vermeye hazırım. Ben böyle bir dönemde bilerek ve isteyerek görev aldım. Her şey süt limanken, her şey yolundayken görevi herkes alır. Her şey karışıkken, tam umutlar tükenmişken yola çıkacaksın ve bir irade ortaya koyacaksın, ben dağıtmaya değil toparlamaya talibim diyeceksin ve toparlayacaksın. Geldiğimiz günden bu yana bunu yapıyoruz. Bütün iç ve dış engellemelere rağmen. Ben neler yaşadım bir bilseniz. Ama inancımdan hiçbir şey kaybetmedim. Büyükşehir belediye başkanımızla, diğer belediye başkanlarımızla sırt sırta verdik. Örgütün ne zaman yardıma ihtiyacı oldu, Sayın Mustafa Akaydın oradaydı. Onların ne zaman ihtiyacı oldu, Sayın Mustafa Akaydın ve diğer belediye başkanlarımız örgütün arkasındaydı. Hep beraber el ele, kol kola bugünlere geldik. CHP 2012’de 10-11 puan gerideyken, şimdi CHP 7-8 puan önde, bunun bir anlamı var.

Ben biliyorum ki önyargısız CHP’liler bunu takdir edecektir.

Bana yaklaşık iki yıl önce bana bir görev verdiniz, onun sorumluluğu içerisinde görevimi yapmaya gayret ediyorum. Tek bir amacım var; CHP Antalya’da çok büyük bir oy farkıyla Mustafa Akaydın’ı büyükşehir belediye başkanı yapacak, Kepez’i Erdal Öner’le alacak, Alanya’yı Şefik Türktaş’la alacak, Serik’i Muhammet Konur’la alacak, Elmalı’yı Mehmet Tufan’la alacak, Korkuteli’yi de alacak, ondan sonra ben çıkıp diyeceğim ki, eyy CHP’liler, bana bir görev verdiniz, gece gündüz sizlerle beraber koşturdum.

Ben size il kongresinde bir şey söylemiştim. CHP’ye Muratpaşa, Konyaaltı, Manavgat, Gazipaşa yetmez. CHP gerçekten sosyal demokrat bir partiyse ezginden oy alacak, varoştan oy alacak. İşte o zaman CHP Mustafa Kemal’e layık bir parti olacaktır. CHP çizgisinden mi kayıyor? Her taraftan insan topluyor. Bunu söyleyenlere il başkanları toplantısında Sayın Genel Başkanımız huzurunda da bir şey söyledim; onu diyenler hep yenilmekten, yenmenin önemini düşünemeyenler, onu diyenler toplumun bakış açısını anlayamayanlar. Allah aşkına, bir siyasi parti iktidar olmazsa neyi çözebilir?

Hayır, CHP çizgisinden çıkmıyor. CHP bütün çizgisine geri dönüyor. Yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk dönemine geri dönüyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumun tüm kesimlerini kucaklayarak milli mücadeleyi yürütmüş ve Türk ulusunu kurtarmış, Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur.

Şimdi ikinci kurtuluş savaşında da Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir CHP var ve hızla, koşar adımlarla iktidar yürüyüşüne devam ediyor. Göreceksiniz ikinci kurtuluş savaşında da CHP zafere ulaşacak, 50 yıldır hasretini çektiğimiz iktidarı hep beraber kucaklayacağız.

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan daha namuslu, daha düzgün bir lider var mı? O zaman CHP olarak çalışıp Sayın Genel Başkanımızı başbakan yapamıyorsak bütün kabahat bizimdir. Ülkenin bulunduğu durumdan çıkmanın tek bir yolu var, CHP’nin iktidarı”

Share
#

SENDE YORUM YAZ