logo

Kadınlar sizi seviyorum

ömer mazi

Kadınları seviyorum.

Hem de öyle böyle değil.

En az kendimi sevdiğim kadar seviyorum.

Ama yine de şu 8 Mart dünya kadınlar gününü anlamıyorum be kardeşim.

Hayatımızın her anında yanı başımız da, arkamızda, önümüzde sağımızda solumuzda olan kadınları neden 8 Mart’ta anıyoruz.

 

Niye dünya erkekler günü yok?

Neyse boş verin onları.

Kadınlarla ilgili gönlümden geçen, ama birazda kişisel bir yazı yazmak istiyorum.

Zaten köşe yazmanında farkı bu değimlidir.

 

Nasıl kadınları sevmem.

Bir kadından dünyaya geldim

Bir yağmur tanesinden bile küçüktüm bir kadının rahmine düştüğümde.

Bir yağmur tanesinden bile küçüktüm, bir kadın önce benim için, sonra kendi için yedi.

Önce benim için sonra kendi için içti.

Büyüdüm büyüdüm, sığmaz oldum yerime.

Ben büyüdükçe rahatsız oldu kadın ama hiç “of” bile demedi bir gün olsun.

Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı tam dokuz ay bir kadının karnında yaşadım.

 

Benim yüzümden rahatı, düzeni, şekli değişti ama yinede baktı bana bedeninin içinde.

Dokuz ay geçti artık sığamaz oldum bir bedenin içine, bir yol bulup çıkmak lazım dışarı. Doğum zamanı gelmişti toplanmışlar köyün kadınları, elbette unutulmamış köyün ebe kadını, zor olmuş dünyaya gelmem.

Az acı çekmemiş anam kadın.

Çektiği acılar yetmemiş aylarca emzirerek besleyip büyütmüş beni.

Kol kanat germiş üstüme başıma bir iş gelmesin diye.

Hala arkamızı toplar anam.

Söyle bana ben nasıl sevmem bu kadını?

Seni seviyorum kadın anam iyi ki varsın.

 

Kadın öğretmenim

Ne kadarda hızlı geçti yıllar bak okul zamanı geldi çattı.

Okul yollarına düştük.

Birde ne göreyim okulun en güzel öğretmeni bizim kadın öğretmen.

Anamdan bile güzel.

Adımı bile söylemesini bilemezken yıllarca okuttu dünyayı öğretti bana.

Mevsimleri, matematiği, hayat bilgisini, ülkemi, bayrağımı kadın öğretmenim öğretti bana.

Şengül Kalı.

Seni seviyorum kadın öğretmenim, iyi ki varsın.

 

Sevili kadınlarım

Sonra büyümeye başladık.

Sevgi aşk nedir öğrenir oldum.

Çok kadın sevdim, hem de çok, o kadar çok sevdim ki, incinmesin, kırılmasın diye onlara aşık olduğumu söyleyemedim.

İçim yanarken onlarla arkadaş kalmak bile güzeldi.

Analarıyla, kız kardeşleriyle, kız arkadaşları ile paylaşamadıkları sırlarını benimle paylaşan sevgili kadınlarım ben sizi öyle sevdim ki hala kalbimin bir yerindesiniz.

Seni seviyorum diye bir kerecik elinizi tutamamanın ızdırabını yaşasam da, Sizi seviyorum aşık olduğum tüm kadınlar iyi ki varsın.

 

Karım, kadınım, aşkım

Çok kadın sevdim hayatımda, çok aşık oldum.

Ama bir tane kadın, karım oldu.

Ekmeğim, aşım, yoldaşım, sırdaşım karındaşım sevgili karım.

Bazen ben bile bana katlanamazken sen yılarca nasıl katlandın bana.

Acılarıma ortak oldun, benimle ağladın.

Sevinçlerime eşlik ettin benimle sevindin.

Yanımda hiç kimse yokken bile sen vardın.

Ben ne yaptım da bu kadar sevdin beni.

Ben ne büyük bir adamım ki sen varsın yanımda.

Seni seviyorum kadınım, iyi ki varsın.

Huriye Mazi.

 

Minik kadınım

Dünyada her şey olabilirisin, her şeyin olabilir ama baba olmak kadar neyin kıymeti var ki hayatta.

Minicik bir kadının babasıyım.

Sultan Süleyman’ın hazinelerinden bile güzel ve kıymetli benim için.

Uykularım param parça, bitmek bilmeyen kaprisleri, nazı, yaş sendromları, yemesi içmesi bazen çilden çıkarsa da nasıl kırarım minicik kalbini.

O benim minik kadınım.

Seni seviyorum minik kadınım iyi ki varsın.

Side Mazi.

 

Bir de gazetede kahrımı çekenler var.

Rabia Güzbey.

Her sabah Türk Kahvesi arkadaşım.

Çaylak gazeteci.

Bazen kan beynine fırladığında Ejderha gibi oluyor.

Aman yakınında dolaşmayın.

Ama 5 dakika sonra Ejderha Hanım gidiyor yerine Şirine gibi biri geliyor.

Ne güzel bir insansın sen ya.

Seni de seviyorum Rabia Güzbey.

 

Ferda Yerlikaya Muhasebe güzeli.

Kedi gibi.

Bazen o kadar nazik ve güzel konuşuyor ki şiir gibi.

Anlamıyorum ama bayılıyorum kız sana.

 

Sema Sevtap Kaplan ve Derya Kapar.

Kızlar sizin için ne söylesem bilmiyorum ki.

Daha sizi sevecek kadar tanımadım.

Kusura kalmayın.

 

Ama Zahide var.

Gazetenin sarışın güzeli Zahide Akman.

En iyi anlaştığım o.

Sabahleyin sadece günaydın diyor.

Akşamda giderken iyi akşamlar.

Bu kadar.

Keşke tüm kadınlar Zahide gibi olsa.

Erkeklerin ömrü uzar vallahi.

Senide seviyorum kız.

 

Bir de Nurten Hanım var.

Gazetenin tüm yükünü çeken.

Nazımıza, kahrımıza katlanan.

Bizi doyuran, besleyen.

Anamız, bacımız, ablamız Nurten Akkulak seni de seviyoruz.     

 

Her ne olursa olsun.

Adet yerini bulsun.

Anası olanlar anasını.

Eşi olanlar eşini alıp bu akşam yemeğe çıkın.

Olmadı mı?

Bir hediye alın öyle kutlayın.

Oda mı olmadı.

Bir gül bari alın artık ya.

Allah, Allah.

Yılda bir kere olsun bir kadının gönlünü almanızın tarifini de ben yapacak değilim ya.

Hiç bir şey yapamadınız şunu deyin bari.

Dünya kadınlar gününüz kutlu olsun hayatım” deyiverin gari.

 

Bir şey yapmak isteyip bulamayanlar.

Bari şu şiiri okuyun.

Bilenler şarkı olarak da söyleye bilir.

Sizden Cem Karaca gibi söylemenizi isteyen yok.

Ama yinede mırıldanmanız bile yeter.

Bir kadının gönlünü almanın 40 bin yolu var.

İçlerinden birini beceremeyenin, kalbinin olduğundan şüphe ederim.

 

Kadınım

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın. ODAK

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ