logo

İyi ki o zaman Abdullah Gül kazanamadı

burhanettin çoban (3)

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Afyon siyasetinde çok tartışılan 2004 ve 2009 seçim süreçleri ODAK Yazarları Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Ömer Mazi ve avukat Emre Çınar’a anlattı.

Askerlik konusuna bir ara başladık ama oradan evlilik ve abinizin olaylarına geçiş yaptık. Askerlik göreviniz nasıl oldu?

Avukatlık stajını yaparken askere gittim. 1986 Ağustos ayında İstanbul Halıcıoğlu Personel okuluna gittim. Asteğmen yedek subay okulu. Yedek subay okulunda çeşitli üniversitelerden gelen 137 kişiydik. Afyon’dan İstanbul’a askere gitmişsin. Cebimde 20 lirayla askere gittim. Biz karavanadan yiyoruz yemekleri ama çoğu arkadaşımız hiç karavana yemedi. Ailesinden geliyor para kantinden ne isterse alıyorlar. Hepsi zengin çocuğu pasta börek yiyorlar biz karavanaya talim ediyoruz. Afyon’dan tanıdığım Bağkur  avukatı var Mehmet Aytekin ondada hiç para yok. Var olan parayı da harcamak istemiyoruz. Biz kendimizi derslere verdik. Derslere vermemizin amacı da ilk 7’ye giren kuraya girmeden istediği yere atanıyor.  Bu nedenle biz kendimizi derslere verdik. 100 üzerinden 96.7 ile okul birincisi oldum. Nereyi istiyorsun dediler. Bende Afyon’u istiyorum dedim.

 

Afyon’u isteye biliyor musunuz?

Evet istene biliyor. Sinanpaşa Askerlik Şubesi Başkanlığını verdiler bana. O zaman evde telefon yok. 8 aylık kızım Sümeyya var. Çağırmalı telefonla eve haber verdim. Merak etmeyin ben Afyon’a geliyorum diye. Ama tam okul dağılırken 3 gün kala teleksle Burhanettin Çoban dahil dereceye girenler müstakil göreve atanamaz B tipi listeden seçim yapılacak dediler. Bizi sakıncalı bulmuşlar. B tipi listede Sakarya var gerisi Trakya ve Doğu görevleri. Ben Sakarya’yı tercih ettim. O zaman Tansu Çiller zamanı Yunanistan’la gerginlik var birlikler her an savaş olacakmış gibi hazır. O nedenle en iyisi Sakarya diye orayı tercih ettim. Merkez Şube Müdürlüğüne atandım.

 

Niye sakıncalı olmuşsunuz bir bilginiz var mı?

Yok ama ben niye sakıncalıyım diye kafama takıldı. Abimin İran’da kalması mı diye düşünüyorum. Sıkıyönetimde yargılandı ondan fişlendi diyorum. Sakarya’da Karargâh’tayım ve Atilla Ateş Tümen komutanı ile aynı kattayım. Zaman zaman çağırıyor ona bilgi veriyorum. Kozmik Oda sorumlusu İstihbarat Komutanı Yüzbaşı İfan Ertaş onlarla birkaç ay içinde baya samimi olduk. Ben onların yıllarca yanlış yaptıkları bazı şeyleri düzeltmelerine vesile oldum askeriye’den de çok şey öğrendim. Biz sürekli okuyan bir insanız, kahvem yok, tavla dahil hiçbir oyun bilmem. İnanın kahveye siyasete yapmaya başladıktan sonra girdim. Hiç oyun bilmem, hayatımda hiç sigara içmedim. Bu nedenle askeriyedeki bazı yanlış yapılanları düzeltme imkanım oldu. Bizde çok şey öğrendik. Kurumlar arası diyalog ve yazışma, işleyiş konularında çok şey öğrendim. Onlarda beni tanıdılar ve nasıl bir insan olduğumu gördüler. Bir gün durumu anlattım ve ben niye sakıncalıyım diye sordum. Komutanım dedi ki “sen Konya’da bir jop almışsın” dedi.

 

Jop’mu, ne alakası var?

Hay Allah kahretsin dedim. Bende abim yüzünden fişlendiğimiz sanıyorum. MTTB’ye bakarken Yoncaaltı Caminin yanında bir kütüphanemiz var. Oranın kitaplarını Konya’ya gidip ben alıp geliyordum. Otagar yakınında bir kırtasiyede bir jop vardı. Savurduğun zaman uzayan küçük basit bir jop. Ben ondan bir tane almıştım. Otobüse binerken polis geldi arama yaptı ve beni o jop yüzünden karakola götürdü. O zaman yaşım 16 daha. Emniyete götürdüler. Dedim ki ya bunu dükkandan aldım. Açıkta satılan bir şey. Meğer orası zaten polisinmiş. Emniyette nezarethaneye atacaklar. Polis dedi ki bak şurada Dev Solcular var, burada da Ülkücüler var. Seni nereye verelim dediler.

 

Dev-Sol mu, Ülkücüler mi?

Mantıken sizin ülkücülerin olduğu tarafı seçmeniz lazım. En azından bir yakınlık var Dev Solcu’lara göre?

Ben ikisini de sevmem nereye isterseniz oraya verin dedim. Polis ısrarla oğlum nereyi istiyorsan orayı söyle yanlış bir tarafa girersen içerde döverler öldürürler diyorlar. Ben yine ben ikisini de sevmem nereye isterseniz oraya verin diyorum. Beni bir yere verdiler içerde biri hırsızlıktan, biri trafik suçundan gelmiş 4 kişi var. Sağ solla hiç alakası olmayan kişiler. Polis beni yanıltıp Dev Solcu ya da Ülkücü olduğumu anlamaya çalışıyormuş. Sabaha kadar kaldıktan sonra savcılığa götürdüler. Savcıya anlattım dükkanda satılıyor bende aldım dedim. Savcı Allah Allah gönderin bunu dedi. Hepsi bu bu yüzden ben fişlenmişim. Bu kadar basit bir şeyden fişlenmek hiç aklıma gelmezdi.

 

Askerliğin sizin hayatınıza olumlu katkıları olmuş anlaşılan?

Askerlik bana çok şey öğretti. Hala askeri kesimle aram iyidir ve bir birimizi anlarız. Ben burada her taleplerini mümkün olduğunca yerine getrdim. Hatta hayrettin barut zamanında bir söz vermiş. Ama yerine getirmemiş. Arada Abdullah Kaptan var o da yerine getirmemiş o sözü 10 yıl sonra ben yerine getirdim. Hiçbir yazışma olmamasına rağmen Barut’un verdiği 30 bin ton asfaltı ben verdim. Asker için bazıları olumsuz konuşur ama benim için asla olumsuz bir yanına tanık olmadım. Bakın Sakarya’da askerken Tümen komutanı Atilla Ateş’in hanımı bizzat gelip ramazanda Askerin yeddiği sahur yemeğini kendisi kontrol ederdi. Ben böyle insanlara nasıl böyle yapmadı diye bilirim.

 

Askerden geldikten sonra avukatlık stajı ve mesleğe başlama dönemi başlıyor. Aynı zamanda evli ve kızınız var bu süreç kolay olmamıştır galiba?

Tabi avukatlıkta staj yaparken maaş alınmaz. Benimde eşim ve çocuğum var ve paraya ihtiyacım var. Ben Şoförler Odasında Katiplik yaptım. Halil Ünlütepe abinin yanında çalışıyorum ben para veririm dedi aylık 25 bin lira alıyordum. Onun çok emeğini gördüm. Onun yanında siyaseti, solculuğu ve CHP’nin kurultay çalışmalarını da öğrendim. Ortada daha seçim yok ama öyle bir çalışma yaparlardı anlatamam. Halil abi işleri bana bırakırdı kendisi ilçe ilçe, belde belde koştururdu il başkanı olacağım diye. O dönemlerde milletvekili bile çıkartamıyorlar. Ama milletvekilliğini sonuna kadar hak etti. 1986-87 bu anlattığım dönemler ama onlardaki mücadeleye hayran kalmıştım. Keşke her partili Halil Ünlütepe gibi insan olsa. Ona çok şey borçluyum.

 

Kendi büronuzu açtınız ve ilk 3 ay sıkıntılı geçiyor?

Hüseyin abinin güveninden sonra biz kendi büromuzu açtık. Tabi ilk aylarda bir hayli sıkıntılı geçti. Birkaç iş geldi. Ana 5’inci aydan itibaren işlere yetişemez oldum. 1989 yılında Ali Rıza Küçükilhan ile ortak olmaya karar verdik ve ben onun bürosuna geçtim. 20 yıl boyunca birlikte çalıştık. 1995’den itibaren Ali Rıza abi cemaatle yakın ilişkiler içinde yer aldı. Fethullah Gülen Hoca Efendinin cemaatine çok önemli yardımları oldu. İlk 20 kişi say desen birisi oydu. Benim Cemaatle ilk temasımda öyle oluyor gelip gidiyorlardı. Ben MTTB’den itibaren siyasetten hiç kopmadık. MTTB, MSP, Akıncılar, Refah, Fazilet, AK Parti biz bu çizgide devam ettik. Hiçbir zaman geri durmadık ve aktif olarak yer aldık. İl yönetimi, Belediye Meclis Başkanlığı, İl Başkanı ve Belediye Başkanı olarak devam ediyoruz.

 

Askere gittiğimde kızım yeni doğmuştu

1986 yılında Kızınız Sümeyye dünyaya geldi ve diğer çocuklarınız ne zaman oldular?

Askerlik öncesinde 1986 yılında kızım Sümeyye dünyaya geldi. 1989’da oğlum Halil İbrahim ve 2001 yılında da 3. Çocuğumuz Emir dünyaya geldi. Başbakanın 3 çocuk talimatına uyduk. Emir 8 Temmuz doğumlu. 14 Ağustos 2001’de de bir ay sonra AK Parti Afyon’da kuruldu.

 

Bir tarafta bir birinin devamı olan Sadet Partisi var ve diğer yanda yeni kurulan bir AK Parti. Böyle bir ikilemde kaldınız mı?   

Bende asla öyle bir şey olmadı ama İbrahim Aşkar’da oldu. Fazilet kongresinde gelenekçi mi?, yenilikçi mi? Olayında İbrahim Aşkan son 2 günde döndü. O ısrarla gelenekçi kanatta yer almaya çalışıyordu. O Recai Kutan tarafındaydı biz Abdullah Gül kanadındaydık. Hali Ürün bey Abdullah beye destek verdi ama Abdullah beyin listesine oy kullanmadı. Halil Ürün el yazısı ile kendi listesini yaptı ve ona oy verdi. Yani taraf olarak yenilikçilerin tarafında yer almasına rağmen kendi listesini yaptı.

 

Peki o gün Abdullah Gül kazansa ne olurdu?

Bakın çok açık ve net bir şey söylüyorum. Bunu da ilk kez burada söylüyorum. İyi ki o gün Abdullah Gül kazanamamış. Abdullah Gül kazansa bugün AK Parti yoktu ve Türkiye nasıl bir yer olurdu bu gelişmelerin yaşanması imkansızdı. O parti yüzde 50’lere gelemezdi. AK Parti’nin bugünkü konumuna ulaşması imkansızdı.

 

Barut’u düşürelim dediler

Kahvaltıya katılan konuklarımızdan Celalettin Soner 2000 yılında Hayrettin Barut Belediye Başkanıyken size bir teklifle geliyorlar. Nedir o teklif ve o gün neler oldu?  

Ben Meclis Üyesiyken partimin gurup sözcüsü olarak görev yapıyordum. 2000 yılında Faaliyet Raporu oylanacak. Hayrettin Barut kendine özgü bir insandı. Kendi partisinin meclis üyeleri dahi İllallah etmişler. Bizi birkaç gün önceden aradılar, “Biz bu başkana güvenemiyoruz. Çok yanlış işler yapıyor, Afyon’un geleceğini tehlikeye atıyor, bir takım firmalarla ilişkileri var bu adam Afyon’a uymadı” dediler. Bize destek olun diye bir teklifle geldiler. Tamam dedik ve meclise gittik tabi bundan haberi oluyor Hayrettin Barut’un. Meclis geç başlıyor, suratı bir karış mafyavari gençler var dik dik bakıyorlar. İlk defa meclise polis çağrıldı. Gergin bir ortam var. Tamam biz varız ama sizde dik durun dedik. Gerçekten dik durdular. MHP’li üyeler gerçekten sert eleştirilerde bundular Abdullah Kaptan dahil. Tam oylanacak Hayrattin Barut işin vahametini anladı ve ara istedi. Bunlar bir odada toplandılar ve ne konuştularsa geldiklerinde Hayrettin Beyin yüzü rahatlamıştı. Bizi toplantıya davet edenler dahil evet verdiler. Biz ve birde Abdullah Kaptan hayır verdi. O gün Abdullah Kaptan’ın hayır demesi AK Parti Belediye Başkanlığının kapılarını açtı. Ben söz verdim sözümden dönmem diyerek hayır oyu verdi. Bize hayır vereceğiz diyen MHP’lilerin hepsi geri adım attı. Abdullah Kaptan hariç. Tabi içerde ne konuştular onu bilemem.

 

Abdullah Kaptan’da MHP’li olmasına rağmen hepsinin geri adım atmasını neye bağlıyorsunuz?

Sonuçta bizim gündemimizde Hayrettin Barut düşürmek gibi bir niyet zaten yoktu. Bu teklif MHP’li meclis üyelerinden geldi. Bizden destek istediler bizde tamam dedik. Söz verdiler ama içerde ne odluda diğerleri geri adım attılar. Abdullah Kaptan şunu söyledi. Hem çok sert eleştiride bulundu hem de ben söz verdim geri dönmem dedi. Zaten onun bu dik duruş hareketi 2004 seçimlerinde Belediye Başkanı olmasını sağladı.

 

Kaptan’ı İGM Üyesi düşünüyoruz  

Kaptan’ın Mecliste dik durup ben söz verdim geri dönmem demesi ile zaten orasıyla iplerin kopması anlamına geliyordu. Bir yandan da bizim tarafta bir ilgi uyandırdı. Ben İl Başkanı olarak Abdullah Kaptan’ı İl Genel Meclis Üyesi yapmayı düşünüyorduk. Bizim gönlümüzden geçiyordu. Eski adı Ahmet Mühsürler olan yeni adı Ahmet Alp olan, Alp sucuklarının sahibi Mehmet Mühsürler’in amcaoğlu var. O her yıl geleneksel iftar yemeği veriyor. 2004 yılında Ramazan şubat ayında idi. Abdullah Kaptan’la biz aynı masaya düştük. Bu arada listeler yapıyoruz arkadaşlarla da görüşüyoruz. Abdullah Kaptan, “İnşallah seçim zamanı gelsin Hayrettin Barut’un yaptığı pislikleri bir bir anlatacağım” dedi. Bu da benim hoşuma gitti. Biz zaten İGM üyesi olarak düşünüyoruz ama Allahın takdiri Belediye Başkanı oldu.

 

Abdullah Kaptan hiç ortada yoktu

Biz o dönem aslında Melih Yurter’ini Belediye Başkanı olarak düşünüyorduk. Çok ısrar ettik ama Melih Yurter Başkanlık teklifini kabul etmedi. İbrahim Aşkar o zaman dedi ki ya kendin ol ya da bize bir aday bulacaksın dedi. O’da ben olmam ama benim amcaoğlum var Ali Babacan’n da kayınbiraderi. İyi bir arkadaş dedi. İbrahim Aşkar görüşme ayarladı ve Ankara’ya giderek Nusret Yurter ile buluştuk. İbrahim Aşkan aynı zamanda Afyon’da Mehmet Oruç’la da görüşüyor. Her ne kadar bizi Nusret Yurter ile buluştursa Mehmet Oruç’la görüşsek de Aşkar alttan alta Abdullah Kaptan’a hazırlık yapıyormuş bizim bundan haberimiz yok. AK Parti bir karar aldı. Bakan akrabaları aday olmayacak diye. Bu arada biz her yere Nusret Yurter için AK Parti Afyon Belediye Başkan A. Adayı diye afişler astırdık. Bunun üzerine bakan akrabaları aday olamaz diye karar çıktı. Aslında direk akraba değil ama Tayyip Bey olmaz demiş. Genel merkez Yurter’i olmaz dediler. Bu arada tüm başkan adayları açıklandı bir tek Afyon ertelendi. Konya Milletvekili Halil Ürün aradı, Mahmut Koçak, Ahmet Koca, İbrahim Aşkar, Halil Aydoğan beraberiz biz Abdullah Kaptan için kararımızı verdik Reyhan Balandı’da uygun gördü biz geliyoruz” dedi.

1989’dan beri aktif siyaset yapıyorum

Afyon’a gelip avukatlık stajına başladığım zamanlarda Milli Gençlik Vakfı yeni kurulmuştu. Ben daha stajyer avukatken MGV’nin Afyon İl Başkanıydım. 1989 yılında da Refah Partisinin Merkez İlçe Başkanı oldum. O tarihten sonra İl Başkan yardımcısı olarak görev yaptım tüm partilerde. 1994 Erdal Akar Belediye Başkanı ben Refah Partisinden Meclis Üyesi, 1999 seçimlerinde Hayrettin Barut Belediye Başkanı Fazilet Partisinden bende Meclis üyesiyim. Ondan sonra 6 yıl il başkanı ve 2009’da Belediye Başkanı oldum. Kısmet olursa 30 Mart 2014 seçimlerinde 2. Dönem Belediye Başkanı olarak devam ederiz. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ