logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

IRAK REFERANDUMU

“Uyuyan milletler ya ölür,

ya da köle olarak uyanır.”

 Mustafa Kemal Atatürk

Yıllar önce verdiği diplomatik karar ve yaptığı anlaşmalarla her geçen gün önemi artan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü ile başladığım bu yazım milletimin kendisine, sağduyusunadır.

Bu yüzden gündem dolayısıyla biraz uzun olacak.

Birkaç gündür bu yazı ile ilgili olarak basından belge/bilgi topluyorum.

Canınız sıkılırsa okumayın.

Ama neler oldu, nasıl bu duruma geldik diye toparlayıcı bir bilgiye sahip olmak istiyorsanız ya da gözden kaçırdığımız neydi diye hatırlamak istiyorsak yazımı lütfen sonuna kadar dikkatle okuyun.

**          **          **

Ülkemizin güneyinde yeni bir aşamaya geçilmesinin coğrafyamızdaki değişimlere gebe ilk hamlesi olarak Irak’taki Kürdistan bölgesi denilen bölgede referanduma gidilmesini görebiliriz.

Referanduma iktidar ve iktidarın gayrı resmi yeni ortağı ‘Devlet Bahçeli’’den sert açıklamalar var.

Aleyhe gelişimlere hep yanılmışlık/aldatılmışlık kelimeleri ile açıklama getiren iktidar ile hep boş kükremeler ve MHP’nin önünü tek adam olarak tıkamakla ilişkilendirilen Devlet Bahçeli’nin ‘sert’ sözleri katıksız destekçileri tarafından hiç düşünülmeden/sorgulanmadan liderimiz daha iyi bilir düsturu ile karşılanırken siyasete kafa yoranlarca da şaibeli olarak karşılanmaktadır.

Yazımıza başlarken yeni bir ‘aşama’dan bahsettik.

Küçük bir mahalle takımı bile olduğundan başka bir aşamaya geçmesi için bir önceki aşamayı sürdürürken yeni aşamanın da alt yapısını hazırlar.

Dolayısıyla biz bu referanduma birden bire mi geldik sorusu başlığında basında yazılıp çizilenleri geriye dönerek alt alta üst üste koyduğumuz zaman Irak’ın kuzeyindeki referandum akşam karar verip sabah uygulanan ya da üttüm oynamıyorum mızıkçılığı ile karar verilmiş bir aşama değil, aksine görüşmeleri, ziyaretleri, mutabakatları yapılmış alt yapıların olgunluğunda pişirilmiş ve günü gelince ortaya çıkartılmış “herkesin gözü önünde engellenememiş/yetersiz kalınmış” (olası bir referandumla bunlar Türkiye’ye katılır beklentili/çalışmalı) neticesi olan kararlardır.

**          **          **

Şöyle birkaç yıl öncesinin ziyaretlerine ve verilen ipuçlarına bakalım:

—Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminin başkanı Mesud Barzani, bölgede bağımsız bir Kürt devleti için güçlü sinyaller verdi. Barzani Irak’ın kaos içine girdiğini, bütün siyasi parti ve çevrelerin toplanıp bu sorunu çözmesi gerektiğini belirterek “Eğer sorun çözülmezse biz de halkımıza döneriz. Halkımız son sözü söyleyecektir” dedi.

( http://www.milliyet.com.tr/mujdeyi-vermek-icin-dogru-gunu-bekliyoruz/dunya/dunyadetay/22.03.2012/1518375/default.htm / MÜJDEYİ VERMEK İÇİN DOĞRU GÜNÜ BEKLİYORUZ / 22 Mart 2012)

—Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Irak’ta yarattığı kaosun ülkeyi böleceğine ilişkin senaryoların kuvvetlendiği bir ortamda Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani Ankara’nın konuğu oldu. IŞİD şiddetiyle Irak’ta başlayan çatışmanın bitmesinin “mümkün olmadığından” yakınan Barzani, merkezî hükümetin Başbakanı Nuri El-Maliki’yle işbirliği yapmanın da söz konusu olmadığını dile getirdi. “Irak’ın bölünmesi kaçınılmaz” yorumunu da yapan Barzani’nin “Irak’ta her halk kendi siyasi geleceğini belirleme hakkına sahiptir. Kürtlerin de bu yönde atacakları adımlara Türkiye’nin tam destek vereceğini bilmek bizim için sevindiricidir”

(http://www.dw.com/tr/barzaniden-ankaraya-g%C3%BC%C3%A7l%C3%BC-destek-ziyareti/a-17738406 / BARZANİ’DEN ANKARA’YA ‘GÜÇLÜ DESTEK’ ZİYARETİ / 26.06.2014)

—İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Şiiler ile Sünniler arasında yaşanan şiddet olaylarının artması nedeniyle bölgede bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına destek verdiklerini açıkladı. Irak’ta ulusal birlik hükümeti kurulması için çabalayan ABD’yi 26 Haziran’da ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres de, Irak’ta savaşan grupların birleşemeyeceğini ve Kürt devletinin fiili olarak kurulduğunu söyledi.

Olası bir Kürt devletinin en yakın komşusu olacak olan ve yaklaşık 15 milyonluk Kürt nüfusa sahip Türkiye ise 91 yıllık cumhuriyetin en büyük tabusu olan “Kürdistan” fikrine sanıldığından daha yakın olduğu izlenimi veriyor. Hükümet kanadından Irak’ın merkezi yapısını tamamen kaybetmesi halinde Kürdistan’ın bağımsızlığının tanınabileceğine dair sinyaller geliyor.

Bunun en somut örneği AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik’in bazı yayın organlarında çıkan “Kürdistan’ı tanırız” şeklindeki sözlerin üzerine yaptığı yazılı açıklamada kendini gösteriyor. Çelik, asla “tanırız, tanımayız” şeklinde ifadeler kullanmadığını vurgulayarak, “Yanlış politikalardan dolayı bugün Irak, fiilen üçe bölünmüş gibi bir görünüm sergilemektedir. Asla temenni etmeyiz ama şayet Irak’ın resmen bölünmesi söz konusu olursa Irak’taki tüm halklar gibi, Kuzey Irak’taki Kürtlerin de kendi siyasi geleceklerine, kendilerinin karar verme hakkı vardır” açıklamasını yaptı.

(http://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiye-k%C3%BCrdistana-haz%C4%B1r-m%C4%B1/a-17759246

TÜRKİYE, ‘KÜRDİSTAN’A HAZIR MI? / 04.07.2014 )

 

—Peşmerge Barzani’nin “Bağımsızlık diplomasisi” Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin Almanya’da imza attığı dikkat çekici bir görüşme trafiğinin ‘bağımsız Kürdistan’ için son rötuşlar olduğu ortaya çıktı.

Askeri ve güvenlik alanında önemli uluslararası forumlardan biri sayılan 53. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı’na katılmak ve bazı temaslarda bulunmak için Almanya’da bulunan Başbakan Yıldırım, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani ile görüştü.

Münih’te gerçekleşen görüşmeye, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker ve Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın da katıldı. Mesut Barzani’ye eşlik eden heyette ise lideri olduğu KDP ile KYB ve KDSP üst düzey yetkililerinin yanı sıra Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin ve Peşmerge Bakanı Vekili Enver Hacı yer aldı.

Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 40 dakika sürdü. Başbakan Yıldırım ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin yaptığı görüşmede, terörle mücadele konusundaki kararlılığın vurgulandığı, terör gruplarının bölgede yol açtığı tahribat ve rahatsızlık üzerinde durulduğu bildirildi. Terörle mücadele konusundaki kararlılığın vurgulandığı görüşmede, terör gruplarının bölgede yol açtığı tahribat ve rahatsızlık üzerinde duruldu. Görüşmede, Başbakan Yıldırım, koordinasyonun önemini vurguladı.

Barzani’nin Başbakan Yıldırım’la görüşmesinin başlamasıyla aynı dakikalarda ajanslara servis edilen bir haber dikkat çekti. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ( IKBY) Başkanı Barzani’nin Başdanışmanı Hemin Hawrami, Münih’ten Irak’ın kuzeyinde yayın yapan bir TV’ye verdiği demeçte Barzani’nin Münih görüşmelerindeki ana gündeminin “bağımsızlık” olduğunu söyledi.

Hawrami, Başkan Mesut Barzani’nin 18 Şubat itibariyle 22 görüşme gerçekleştirdiğini (Başbakan Binali Yıldırım’la görüşmesi bu sayıya dahil değil) ve “bütün görüşmelerin ana gündem maddesinin Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığı olduğunu” belirtirken şunları söyledi: “Biz diyalog çerçevesinde yeni Irak’la iki iyi komşu ilişkimiz olsun istiyoruz. Bu konu Sayın Abadi, ABD Başkan Yardımcısı, ABD Savunma Bakanı, İran Dışişleri Bakanı ve diğer heyetlerle yapılan görüşmelerde de vurgulandı.

Barzani’nin gerçekleştirdiği ‘bağımsızlık’ gündemli söz konusu görüşmelerin başarılı geçtiğini belirten Hemin Hawrami, bağımsızlık konusunda ABD’nin yeni yönetiminden destek aldıklarını açık açık dile getirdi. Hawrami şunları söyledi: “Başkan Barzani ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşüyor ve ABD Başkan Yardımcısı kendisine diyor ki, ‘Biz Başkan Trump adına sizi tebrik ediyor ve başarılarınızdan dolayı kutluyoruz.’ Amerika’nın desteği Kürdistan halkı için devam edecek. İşte bu büyük bir siyasi anlam ifade ediyor. ABD Savunma Bakanı James Mattis, Başkan Barzani’ye, ‘Haftanın 7 günü 24 saat, yardıma hazırız’ diyor. İşte bunlar en büyük kazanımdır” sözlerini de kullandığı açıklamaları sırasında Mesut Barzani’nin İran’dan gelen daveti kabul ettiğini ve ziyarette bulunacağını söyledi.

Almanya’dan bağımsızlığa destek Önceki gün Mesut Barzani’yle görüşen Almanya Savunma Bakanı Ursula Von Der Leyen, bir gazetecinin “Kürdistan devletinin kurulması halinde tavrınız ne olacak” sorusuna “Bu konuda kararı kendileri verecektir. Eğer bağımsızlık konusunda karar verirlerse destekleriz. Halkın vereceği karara Almanya olarak saygı göstereceğiz” şeklinde yanıt vermişti. Münih Uluslararası Güvenlik Konferansı için Almanya’da bulunan Barzani’nin temaslarda bulunduğu isimler arasında Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan, Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD Savunma Bakanı James Mattis, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İtalya Dışişleri Bakanı Angelino Alfano, Irak Başbakanı Haydar Abadi, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de bulunuyor.

( http://www.yenimesaj.com.tr/gundem/pesmerge-barzani-nin-bagimsizlik-diplomasisi-h13039917.html / Bağımsızlık diplomasisi / 20 Şubat 2017 Pazartesi )

**          **          **

Basınımızda internette daha bunun gibi yayınlanan bir sürü haberin sadece birkaç tanesini yukarıya aldım.

Yaklaşık dört yıldır bütün bunlar aleni ve adeta ilan ede ede, adım adım gözlerimizin önünde olurken o gün susup bugün kükreyenlere Reha Muhtar’ın deyimiyle “Nerde bu devlet” deme hakkımız doğmuyor mu?

Kuzey Irak veya Barzani bize bu sinyalleri verirken bu bölgede yaşayan Türkmenlerin ne hale geleceğini az buçuk herkes tahmin eder. Kaldı ki bu Türkmenlerin bu bölgede çektiklerinin yukarıdaki tarihlerden daha eski evveliyatı olmasına rağmen, Kerkük’te, Musul’da Türkmenler ikamet değişikliğine zorlanırken, nüfus idarelerinden kayıtları silinirken bu gün 5000 ülkücüyü Musul’a Kerkük’e göndermekten bahseden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi Türkmenler için hiç meydanlarda gördünüz mü?

 

Yukarıda Münih’te 04.07.2014 tarihinde gerçekleşen ve basına TÜRKİYE, ‘KÜRDİSTAN’A HAZIR MI?  Manşeti ile yansıyan görüşmeye dikkat edin.

O görüşmeye kimler katılmış?

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker ve Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın….

Ve Mesut Barzani tam 22 görüşme daha yapıyor…

Ve görüşmelerin adı BAĞIMSIZLIK DİPLOMASİSİ…

Ve Almanya Savunma Bakanı Ursula Von Der Leyen,  ” Eğer bağımsızlık konusunda karar verirlerse destekleriz. Halkın vereceği karara Almanya olarak saygı göstereceğiz” derken,

ABD Başkan Yardımcısı kendisine diyor ki, “Biz Başkan Trump adına sizi tebrik ediyor ve başarılarınızdan dolayı kutluyoruz. Amerika’nın desteği Kürdistan halkı için devam edecek.Haftanın 7 günü 24 saat, yardıma hazırız’ diyor.

Ve tüm bunlara da Barzani “İşte bunlar en büyük kazanımdır” diyor.

 

Tüm bunlar gözümüzün önünde olurken Eyyyy Almanya, Eyyyy Amerika, siz ne yapıyorsunuz niye denmedi?

Tüm bunlar gözümüzün önünde olurken sosyal medyada milli taban bir sürü paylaşım yaparak dikkatleri bu noktaya çekmek isterken Devlet Bahçeli’den bir açıklama niye duymadık?

 

Şimdi yine yazımızın başına dönelim… Yazımın başında dedik ki “Küçük bir mahalle takımı bile olduğundan başka bir aşamaya geçmesi için bir önceki aşamayı sürdürürken yeni aşamanın da alt yapısını hazırlar.“

25 Eylülde referandum yapıldı, 26 Eylülde bağımsız Kürdistan mı kurulacak? Hayır. Ama bu referandumun yapılması yeni aşamanın tarihe en önemli ileri de sürekli gündeme getirilecek not olarak düşülmesidir.

 

Yani süreç devam ediyor ve Rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi Kuzey Irak’taki bu referandumla Bağımsız Kürdistan ağacının gölgesi Türkiye’nin üzerine daha da büyüyerek düşmüştür.

Gelinen bu evreden sonra  hiç kimseyi itham etmeden hep dışarıdakilere mangalda kül bırakmadan konuştuğumuz kadar biraz da kendimize soralım:

Tüm alt yapılar hazırlanırken biz ne yapıyorduk?

Atatürk’ün bu ülkeyi emanet ettiği biz neredeydik?

 

Şimdi başı sonu hepten planlı ve belli bir balıkçı dövüşünün içinde miyiz?

Hadi iktidar bilemediğimiz, akıllarımızın alamadığı ve kendisinin de hiçbir tatmin edici/inandırıcı bir şekilde açıklayamadığı, bariz bir şekilde partisinin küçülmesini hatta yok olma ihtimalini bile göze alan Bahçeli el ele…

Sanılmasın ki bir fatura çıkartılacak ve bu faturada da Bahçeli ile AK Partiye olsun demek istiyorum…

Onlar siyasetçidir ve günü gelince sandıkta sorumluluklarının karşılıklarını muhakkak göreceklerdir.

Dediklerim bizedir…

MHP’lisinden Ak Partilisine, CHP’lisin den hatta TKP’lisine…

 

Osmanlı Devletinin üzerine ince taktiklerle çullanan ve Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemlidir diyen emperyalistlere karşı Osmanlı bakiyesi üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyetinin emanet edildiği Kürt’ünden Türkü’ne, Alevi’sinden Sünni’sine, Ermeni’sinden Süryani’sine Türk/Türkiye gençleri olarak biz neredeydik?

Hepimizin sarı öküz olduğu ve birimizi verirsek hepimizin tek tek yok alacağını görmemizi engelleyen perde nasıl/ne zaman/niçin/ indirildi gözlerimize?

 

Kimimiz sağcıydık, kimimiz solcu… Kimimiz Alevi’ydik, kimimiz Sünni … Kimimiz Kürt’tük, kimimiz Türk’tük… Kimimiz laiktik kimimiz antilaik… Ama hepimiz de bu ülkenin çocuklarıydık ve hep birlikte savaşmıştık emperyalistlere karşı…  Balkan devletlirinin konumuna düşürülmek istenilen bu daraltma sinsiliği yapılırken biz ne yapıyorduk?

 

Artık ince açıklamara girmeden şu soruyu açıkça sorabiliriz: Aslında orada Kürdistan mı kuruluyor yoksa Arzu Mevud’un  planlarında Büyük İsrail mi kuruluyor?

Bakın o topraklara…

Harita olarak size ne gösteriyor?

Açın Tevrat’ın Tekvin bölümündeki ayetlere “Ve şimdi gözlerini kaldır ve bulunduğun yerden şimale ve cenuba bak ve şarka ve garba bak. Çünkü görmekte olduğun bütün memleketi sana ve ebediyen senin zürriyetine vereceğim” diyen bölümünden başlayarak oku… (Tevrat:Tekvin 13:14-15)

Gör bakalım Kürdistan mı kuruluyor, yoksa Büyük İsrail mi?

Haritaya bakın… Ve Arzu Mevud nedir, inceleyin…

Ve Kürdistan diye kurulan topraklar neresidir?

Kim kendini saklayarak bölgeyi bu hale getirmiş birazcık düşünün…

 

Ey milletim sözüm sanadır ve her şey gizli saklı değil, gözümüzün önünde oluyor/oldu.

Başka ne diyeyim?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,