logo

İmam hatip Lisesi’nde mevlit yemeği

ömer mazi

Okulların açılması ile birlikte Eğitim Kurumları hakkında yağmur gibi dosya gelmeye başladı.

Sırası geldikçe bunları yazmaya çalışacağım.

Özellikle Bolvadin Anadolu İmam Hatip Lisesi hakkında birçok dosya ulaştı elime.

Beş farklı konuda bilgi ve belge var.

 

Bugün onlardan birini sizlerle paylaşacağım.

Bildiğiniz gibi İmam Hatip okulları geleceğin imamlarını yetiştiren meslek okulları.

Adı üstünde İmam Hatip.

Liseleri vardı.

Geçen yıldan itibaren ortaokulları da açıldı.

Eyvallah açılsın.

İmam Hatip mesleki okul.

Onun için İmam Hatip Liselerine alt yapı eğitimi almış ortaokul öğrencilerinin olması güzel.

Peki diğer meslek liselerinin orta bölümleri niye yok?

Cevap yok.

Mesela Kız Meslek Lisesi var.

Onun neden orta bölümü yok?

 

Ya da diğer meslek liselerinin neden orta bölümleri yok?

Yok işte sana mı soracağız.

Elbette bana sormayacaksınız ama böyle olması gerek diyor benim aklım.

Normal olan bu.

Eğer böyle yapmazsan benim gibi insanların bu sormasına fırsat verirsin.

 

Neyse bunları bir kenara bırakalım.

Benim anladığım kadarıyla İmam Hatipliler toplumun rol modeli olan insanlar.

Öğrencileri ile, öğretmenleri ile, mezunları ile, imam hatip eğitimi ve kültürü almış olan bugün idarecilik yapan kişiler toplumun diğer kesiminden farklı, özel ve örnek olması gerekli.

En azından ben böyle biliyorum.

 

İmam Hatipliler yalan söylemez, hırsızlık yapmaz, başkalarını kandırmaz, devleti dolandırmaz, kul hakkı yemez, çalıştığı kurumdan kendine menfaat sağlamaz ve daha birçok şey.

Bunu başkası yapsa ayıplarız.

Kızarız yazık sana koskoca adamsın utanmıyor musun bunu yapmaya deriz.

Peki yukarıda saydıklarımı bir İmam Hatipli yapar mı?

Olur mu Allah aşkına İmam Hatipli biri böyle bir şey yapmaz diye hemen karşı çıkarız.

Onlar müstesna insanlar.

İmanlı insanlar.

Vallahi sevgili dostlar bende bu güne kadar böyle sanıyordum.

Son dönemlerde çevremde bulunan İmam Hatiplilere baktıkça bu düşüncemden uzaklaşmaya başladım.

 

Bu gün sizlerle Bolvadin Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yaşandığı iddia edilen bir olayı paylaşmak istiyorum.

İddia diyorum ama olay aslında iddianın ötesine çoktan geçmiş.

Resmi evraklara geçmiş olan ve soruşturmalara konu olmuş olaylar.

 

Benim en çok dikkatimi çeken iddia Bolvadin Anadolu İmam Hatip Lisesinde yaşanan bir olay.

Bildiğiniz gibi Anadolu liseleri farklı illerden ya da ilçe ve köylerden gelen öğrencilerin kaldıkları pansiyon, yatakhane, yurt gibi yerleri vardır.

Yakılı olan bir yerin doğal olarak mutfağı ve üç öğün çıkan yemeği olur.

Devlet burada kalan öğrenciler için yiyecek içeceklerini gönderir.

Geleceğimizin teminatı olan İmam Hatip Lisesi öğrencileri bu erzaklardan yesinler, doysunlar, kafaları daha iyi çalışsın diye.

 

Gelelim zurnanın zırt dediği yere.

İddiaya göre Bolvadin Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğrenciler dışında bir toplu yemek veriliyor.

İmam Hatip Müdürünün eğitimci olan bir arkadaşının babası vefat ediyor.

Allah rahmet etsin.

Yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

Ancak iddia edildiğine göre Bolvadin Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yatılı kalan öğrencilerin erzakları ile İmam Hatip’te mevlit yemeği olarak veriliyor.

Devletin yatılı kalan Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri için verdiği erzak Müdür beyin arkadaşının babasının mevlit yemeğinde kullanılıyor.

Kazanlar kaynıyor ve yapılan yemekler gelen misafirlere dağıtılıyor.

Afiyet olsun.

 

Üzerine birde dua okunuyor.

Allah kabul etsin.

Ama ya Devletin öğrenciler için gönderdiği erzak, çocukların hakkı ne olacak?

İddiaya göre mevlit yaptıran başka bir eğitimci mevlit yemeği bedeli olarak bir ücret ödüyor.

Ödendi denilen ücret ne hikmetse okul kayıtlarına girmiyor.

O dönemin okul müdürüne yapıldığı belirtilen paraya ne oldu?

 

İşte orası tam bir bilmece.

Olay BİMER’lik oluyor.

Bolvadin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne.

Bolvadin Kaymakamlığına.

Afyon Milli Eğitim Müdürlüğüne.

Afyon Valiliğine dilekçeler veriliyor.

 

Milli Eğitim Müdürlüğü Denetmenleri devreye giriyor.

Olayı inceliyorlar.

Evet böyle bir olay bir kez yaşandı.

Mevlit veren kişi masraflarını kendisi karşıladığı için bu olayda bir suç unsuru bulunamamış.

İddianın sübuta ermediği kanat’ına varmışlar.

Kimler varmış bu kanata Afyon Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmenleri.

 

Mustafa Çakmak bey.

Ahmet Yılmaz bey.

 

Herkes üzerine düşeni yapmış.

Kağıt üzerinde tüm prosedürler yerine getirilmiş.

İddia dilekçesi işleme konulmuş.

İdare denetmenleri göndermiş.

Denetmenler görevlerini yapmışlar.

Evrakları hazırlamışlar ve ortada bir suç olmadığına karar vermişler.

İddia sübuta ermemiş.

Konu böylece kapanmış.

 

Neyse hadi günü bir Nasrettin Hoca Fıkrası ile kapatalım.

Bir gün Nasreddin Hoca’nın eşeği çalınmış.

Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış.
Birisi,
-Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?

Bir başkası,

-Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.

Bir diğeri de,
-Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor.
Hoca kızmış,
-Yahu demiş, iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok? 

Yok hocam yok hala hırsızın suçu yok.

 ODAK GAZETESİ

Share
#

SENDE YORUM YAZ