logo

İl Başkanı ile sıkıntılar var daha fazla gitmez

pazar kahvaltıları kemaş demirkırkan (2)

Son günlerin en çok merak edilen konusu CHP Danışma toplantısında ne oldu? Mehmet Ecer ve Merkez İlçe Yönetimi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ne görüştüler. İl yönetimi ile Merkez İlçe Yönetimi arasında yaşanan gerginlik ilçelere de sıçradı mı? Tüm bu soruların cevabını Demirkırkan ilk kez Odak Pazar Kahvaltıları’nda açıkladı.

Tabipler Odası Başkanlığı ile birlikte aslında aktif olarak siyasetin bir parçası oldunuz? Sonuçta bu tür kurumlar siyasetin ilk basamağıdır?

Her ne kadar bu tür meslek örgütleri, sendikalar meslektaşlarının haklarını aramak ve savunmak için olsa da hak aranacak merci her zaman siyasetçiler olunca doğal olarak o zincirin içine bir şekilde giriyoruz. Ben hiç bir zaman Tabipler Odasını siyasete girme aracı olarak kullanmadım ve görmedim. Türkiye’de birçok örneği de vardır. Bu tür yerlerde görev alanlar siyasete girenlerden daha fazla girmeyen vardır. Koşullar bazen sizi yönlendiriyor benimki de öyle oldu.

 

Siz Yalçın Görgöz ile birlikte İl Yönetim Kurulu üyesiydiniz.  O dönem Merkez İlçe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve İl Yönetiminde istifalar yaşandı. Ne oldu bir anda bu kadar sıkıntılı bir dönem yaşandı?

Siyasete ben her zaman alçak gönüllü olması gerektiğini düşünüyorum. Alçak gönüllü olmazsan özellikle CHP gibi bir partide bu daha da gerekli olan bir özellik. Burhanettin Çoban ilk seçime girerken benim Afyonda oyum 300 tane dedi. Ben bir şey değilim diye seçmene bir mesaj verdi. Tayyip Beyi öne çıkartan bir mesajdı. Bana değil partiye oy vereceksiniz, benim genel başkanıma oy vereceksiniz anlamı çıkıyordu. Ben değil parti büyük demek oluyordu. O nedenle siyasette biraz alçak gönüllü olmak gerekiyor. Şartları sen belirleyemiyorsun. Senin dışında çok ciddi faktörler var. O nedenle o farklı faktörleri mutlu etmek, herkesi idare etmek için alçak gönüllü olmak gerekiyor. Özellikle bir il başkanı için bu daha da gerekli bir şey.

 

İl Başkanı alçak gönüllü olmalı

Buradan şu anlam çıkıyor 1 Görgöz alçak gönüllü davranamıyor, 2 İl Yönetimi farklı CHP içindeki farklı kesimlerin adamları. O nedenle birlik sağlanamadı? 

Siyaset daha ılımlı ve herkesi idare etme sanatı. Elbette farklı kesimlerin desteğin alabilmek için bazı isimler alınıyor. Bu farklı gurupların adamlarını bir arada tutmayı, bir ekip olmayı başaramazsanız sıkıntılar başlar. İl Başkanlığı seçiminden sonra ilk toplantıda istifa olayı yaşandı. Biz birçok istifayı basından öğreniyorduk. Herkes bizim istediğimiz gibi davranmıyor. İl Başkanı teşkilatı bir arada tutmak zorunda. Bunu yaparken adil, alçak gönüllü olmak zorunda. Bunu yapamazsanız sorunlar başlar. Organlar arasında uyum olmazsa hastalık başlar. Bir vücuda hastalık girdimi tedavisi her zaman kolay olmaz. Uzun ve sıkıntılı olabilir. Bir uyum ve anlayış sorunu var.

 

30 Mart seçimlerinde neler oldu? Niye birlikte çalışılamadı? Seçim sonrası yaşananlar? Herkesin farklı hesaplarımı vardı? 

Bugün ortaya çıkan tartışmaların sebebi biz ve partimiz bu seçimlerde büyük bir fark yaratacağımızı düşünüyorduk. Seçimi kazanma şansımız belki fazla yoktu ama fark yaratma imkanımız vardı. Biz bu farkı ortaya koyamadığımız için üzülüyoruz ve içimize sindiremediğimizde odur. Partinin her kademesine yeni insanlar gelmiş, iyi bir aday çıkarmışız, seçimlere aylar öncesinden hazırlanmaya başlamışız, biz 30 Ağustos günü çelek koyma töreninden sonra işe başladık. O gün esnaf ziyaretlerine başladık. Adamlar şaşırdılar, hayırdır ne oluyor, buraya CHP hiç gelmezdi dediler. Biz seçime o gün başladık. Ama seçime erken başlayan değil hediyeler dağıtan para harcayan kazanıyor. Biz bu seçimlerde çok şey öğrendik.

 

Nedir o çok şey öğrendiğiniz şeyler?

Biz çok farklı bir şey yapmak istedik. Çok güzel bir ekip kurduk. Projeler hazırladık, herkesten önce alana indik. Ama seçimin kazanılması için iyi bir ekip, proje, hazırlık önemli değilmiş. Seçmene ne kadar hediye veriyorsan o kadar oy alıyorsun. MHP’de Burhanettin Çoban’da bizim projelerden faydalandılar. Kaleye asansör olmaz diyordu bizim projelerimiz arasında olunca ihale bile açmak durumunda kaldı. Kazanamasak bile Afyon’a katkımız oldu. Değişik bir strateji ile girdik ve elbette bu bir seçim kazanamaya bilirdik ama asla bu alınan oy hak ettiğimiz oy değil. Biz bu seçimlerde kazanamasak da bir sonraki seçimlerde umut vaad eden bir oy almayı bekliyorduk. Bu ekiple, bu çalışmayla umut veren bir oy beklentimiz boşa çıktı. Ama asla yılmadık ve bu seçimden çok dersler çıkardık. Bizim ilk seçimimizdi. 30 Mart bize nasıl siyaset yapılacağını öğretti.

 

Peki anlaşma yapıldı CHP oyları MHP’ye gidecek söylemini MHP çıkartmış olabilir mi?

Bana göre MHP’nin böyle bir söylenti çıkartması çok doğru değil ama. Sonuçta bir yarış yapılıyor ve kazanmak için böyle bir şey çıkartmasını çok da yadırgamıyorum. Anlaşıla bilir buluyorum. Bizim aslı derdimiz ve tartışmaların odağı böyle bir olay bizim içimizden çıkmış olabilir mi? Aslı vahim olanı bence budur. CHP’ye gönül vermiş insanların buna alet olması, böyle dedikodulara karışması bizi üzen asıl bu. Seçim günü Maraşal Fevzi Çakmak İlkokulunda 4 defa gittik. 2 kez ben gittim. En sonun da Ecer’e git orada dur dedik. Oy kullanmaya gelenlere Ecer istifa etti CHP oyları MHP’ye verilecek deniliyormuş. Biz seçim sırasında bile bunlarla uğraştık.

 

Çoban bize zarar verdi

Burhanettin Çoban’da Ecer’i şanslı görüyorum dedi. Buna nasıl okudunuz?    

Bu söz bize zarar verdi. Burhanettin Çoban’ın o açıklaması çok tehlikeli ve bize zarar veren bir açıklama oldu. Aslında orada verilmek istenen mesaj oyları CHP’ye yönlendirme çabası gibi olsa da vatandaş Çoban MHP’den çekiniyor kendine gelmeyecek oyları CHP’ye kaydırmaya çalışıyor diye okudu. Bazen bazı şeyler doğru okuna biliyor. Oda bizim şansızlığımız oldu ve bu açıklama bize zarar verdi.

 

İl Başkanı ile Ecer’in arasında sorun olması seçmeni etkiledi. Seçmen bu kadar sorun yaşanan bir parti’de umut görmez. CHP Afyon’da umut vermiyor tüm kurumlar bir biriyle kavgalı değil mi?

Böyle olunca elbette 2. Parti iddiası ortadan düşüyor. Bakın MHP Afyon’da hayal edemeyeceği bir oy aldı. Bu oylara herkesin katkısı oldu. Elbette bazı eksiklerimiz oldu. Bizde sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Genç ve iyi niyetli bir ekibimiz vardı. Bu eksiklere rağmen biz daha başarılı olmamız gerekirdi. Parti içi bazı olaylar sıkıntı yaratmış olabilir.

 

Seçimlerden sonra Danışma Toplantısında meydana gelen olayların aslı nedir? Ne oldu da yumruklaşmaya varan gerginlik oldu?

Bizim için önemli olan bir beklentinin oluşması. Bu seçimlerde her şeye rağmen bunu başardık. Hezimet deniliyor, başarısızlık deniliyor adı ne olursa olsun CHP’de hala bir şeylerin kavgası yapılıyorsa bu CHP’nin enerjisinin ve beklentisinin olduğunu gösteriyor. Bu tartışma bana geleceğe daha güvenle bakmamı gösterdi. Aldığımız sonuç beklentilerin altında Hezimet değil ama başarısız olduk. İstatistik garip bir olay. Her şeye rağmen işi olumlu yanlarından bakacak olursak bir önceki seçime göre oylarımızı arttırdık. Buda bir başarı olarak görüle bilir. Ama biz orada değiliz, bizim hedefimiz 20 binin üzerinde bir oy almaktı. Bu kapasite bizde var ve bunu alabilirdik. Ben onun peşindeyim. 20 binin altını başarı olarak görmüyorum. Başarı neydi Belediyeyi kazanmak, hadi olmadı belediye meclisine üye sokabilmek. Onun dışındaki her şey züğürt tesellisi olur.

 

O toplantıda neler oldu, bardağı taşıran damla neydi?

Toplantının son günlerde yaşanan gerginlikler orada su yüzüne çıktı. Genel başkan yardımcımız Bülent Tezcan’da tanık oldu. Yaşanan kavgalar Tezcan’dan sonra oldu. Ben ilk bölümde fazla bir konuşma yapmadım. Özellikle toplantının ikinci kısmında bazı gerginlikler yaşanmaya başladı. Gençlik Kolları il Başkanı Yapıldığı söylenen bir genç çok saygısızca ve haddini aşan bir biçimde, kendinden çok büyük kişilere hakarete varan söylemler kullanmaya başladıkça insanlar gerilmeye başladı. Böyle oldukça bu arkadaş terbiye sınırlarını aşan konuşmasının dozunu arttırdıkça ipler koptu ve bir gerginlik, kargaşa yaşandı. Ama yumruklaşma olmadı. Ahmet Toptaş devreye girerek bir konuşma yaptı ve toplantıyı öyle tamamladık. Bizim için hoş olmayan bir toplantı oldu.

 

Bu olaydan sonra Ankara’ya gittiniz Genel Başkanla görüştünüz. Orada neler oldu, ne konuştunuz?

Genel Merkeze gitmemiz niye bu kadar olay oldu. Biz bu partinin seçilmiş insanlarıyız orası da bizim genel merkezimiz bundan doğal ne olabilir. Niye bunu bu kadar taktınız anlamadım. Biz daha öncede gittik ve gerekli görüşmeleri yaptık.

 

Kılıçdaroğlu ile ne konuşuldu?

Afyon’da olaylı bir seçim geride kalmış, yapılan toplantıda gerginlik yaşanmış ve arkasından Başkan adayı ve Merkez İlçe gidiyorsa elbette bu önemli bir olay. İkincisi teşkilatla ilgili konularla Genel Başkan kesinlikle ilgilenmiyor ve Adnan Keskin bakıyor. Bu konuda randevu bile vermiyor. Böyle bir durumda sizin görüşmeniz önemli?  

Evet doğru ama yinede doğal bir durum. Biz iki tane rapor hazırladık. Bu raporlardan bir tanesi danışma toplantısında yaşananların özeti. Diğer raporda yerel seçimlere nasıl başladık, neler yaptık ve sonucunda ne oldu. Niye olmadığını yorumları ile ve kendi hatalarımızla birlikte bir rapor sunduk. Genel Başkanın söyle bir yaklaşımı oldu. Ben bu seçimlerde Afyon’dan umutluydum. Kazanamasak bile Afyon’da daha iyi bir noktaya geleceğimizi umut ediyordum. Bunu neye göre umut ediyordum, sizlerin çalışmalarını takip ediyordum, iki mitingde daha kalabalık ve coşkulu bir kalabalık vardı. Bunlar beni Afyon için umutlandırmıştı. Ama yılmak yok siyasette yılmak yok. Biz burada bazı yeniliklerin çalışmalarına başladık. Sizde gidin orada çalışmaya ara vermeden devam edin dedi.

 

Bütün konuşma bu muydu?

Ne bekliyorsunuz? Bir kere Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çok ketum birisi. O hiçbir zaman anında bir tepki vermez. Olayları birçok yönden araştırır ve inceler. Ondan sonra birlikte görüşeceği kişiler var ondan sonra sağlıklı bir karar verir. Biz gidip bir dosya verip bazı insanları görevlerinden alıp yerine birilerini atamasını beklemiyorduk.

 

Bütün konuşma dosya ve yerel seçim üzerine olduğunu sanmıyorum. İl yönetimi ile Merkez İlçe ve Başkan adayı arasında yaşananlar Fizan’dan duyuldu. Böyle bir durumda Genel Başkanla iyi dilek temennilerinde bulunmuş olamazsınız? Orada konuşulan ama bize söylemediğiniz nedir?

Ben genel başkan söyle bir şey söyledim. Sayın Genel Başkanım biz sıkıntılar yaşıyoruz. Önümüzde bir Cumhurbaşkanlığı birde genel seçimler var. Ben ilçe başkanlarıyla da görüştüm İl ile bir sıkıntılarımız var. En azından biz Merkez İlçe Olarak bu il başkanı ila birlikte götürme şansımızın olduğunu düşünmüyorum. Eğer biz önümüzdeki iki seçime asılarak girmek istiyorsak bu yapıyı düzeltmemiz gerekli. Afyon’a iki tane güvendiğiniz tarafsız birilerini gönderin. Partililerle, bizimle, basınla, halkla görüşsünler, partinin eski il başkanlarıyla görüşsünler ona göre bir karar verilsin. Buraya birçok yerden bilgiler geliyordur ama gelip sorunun kaynağından bu sorun daha net ortaya çıkar. Benim teklifim bu oldu.

 

Sürpriz olan Yeşilçiftlik ve Dereçine’nin kaybı

Biz CHP olarak bu seçimlerde beklediğimiz bulamadık. Afyon’da İl Yönetiminden birkaç arkadaşımız yanımızda yer aldı. Hiç çalışmadılar dersek yalan olur. Ama İl Başkanı ve bazı arkadaşlar bizim görevimiz sadece merkez ilçe değil, diğer illerde bizim oralarda çalışma yapmamız gerekli diye enerjisinin büyük bir kısmını içlere de kullandılar. Buna rağmen kazandığımız yerlerde bizim için sürpriz olan bir yer yok. Bizim için sürpriz olan Yeşilçiftlik ve Dereçine’yi kaybetmek. Merkez ilçede hiç belde alamadık. Parti içi bazı dinamikler her şeyin önüne geçiyor. Bazı yanlışlar yaptık, bu yanlışlar bize ders olacak ve bundan sonraki seçimlerde ona göre davranacağız.

 

Hedefimiz 2. Parti olmaktı

Seçime girerken bizin stratejimiz AK Parti’nin Afyon’da 1. Parti olduğunu biliyorduk. Bizi hayalcilikle suçladılar ama hekimiz pozitif bilimi biliyoruz. Hayalin ötesinde istatistik biliminde ne olduğunu biliyoruz. Seçimlerde bizim beklentimiz 2. Parti olabilmekti. 2 parti olursanız bir sonraki seçimde alternatif ve iddialı bir konuma sahip olursunuz. Başlangıçta biz yine iyiydik. Bir buçuk ay kala yapılan bir ankette AK Parti % 30, CHP % 20, MHP % 17 ve % 30 kararsız bir seçmen vardı. İkinci parti olarak biz bir süre gittik ama son dönemde bizim beklemediğimiz şeyler oldu. Sosyal medya üzerinde kim daha güçlüyse o yöne kaymalar olacağı. Hatta son hafta Mehmet Ecer’in adaylıktan çekildiği yayıldı. Üstelik bunları yapanların birçoğu bize yakın olan Ulusalcı medya yaptı. Biz bunarın kavgasını verdik. Ahmet Bey Milletvekilliği seçimlerinde 20 bin oy aldı. Biz Afyon’dan 20 bin oy alacağız diye bekliyorduk.

CHP oyları blok olarak MHP’ye gitti

MHP ile niye anlaşalım. Böyle bir olay olsa zaten bu kadar iddialı bir adayla yola çıkmazdık. Bu soruyla bizde sıkça karşılaştık. Kadın kolları üyelerimiz çalışmaya çıktıklarında siz niye çalışıyorsunuz, MHP ile anlaşmışsınız zaten ne çalışıyorsunuz diyorlardı. Biz son bir hafta böyle bir şey olmadığını anlatmakla geçirdik. Birileri bilerek her yerde bunu yaymış. Biz Afyon’dan 20 bin oy alabileceğimizi bekliyorduk. Ama şunu itiraf edebilirim. Sandıklar açıldıktan sonra gerçekten bir anlaşma varmış gibi CHP’nin blok oyları MHP’de çıktı. Bunu nereden anlıyoruz. Sandık sonuçlarından CHP’nin çok iyi bir internet sayfası var bizim güçlü olduğumuz mahalleler var. Güvenevler’de % 30’un üzerindeyiz, Cumhuriyet Mahallesinde, Dumlupınar, Dervişpaşa’da % 20’nin üzerindeyiz. Biz bu mahallelerde 2. Partiyiz. Birinci AK Parti, ikinci CHP. Buralarda MHP yoktur. Bu seçimlerde bu mahallelerin hepsinde 3. Parti olmuşuz. Bizim oylar bu en güçlü olduğumuz yerlerde MHP’ye gitmiş. İl genel seçimlerinde yine 2. Partiyiz. CHP oyları blok olarak CHP’den MHP’ye geçmiş. ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ