logo

İki kap yemeğe festival yarım kaldı

afium (1)

Ayın ikisinde Afyon 14. Caz Festivali başladı.

Ali Çetinkaya Tren Garında.

Haziran olmasına rağmen havalar soğuk.

Konser başlamadan önce biraz titrediğimi hissettim.

Eskiden Caz Festivali “Gavur Hamamında” yapılıyordu.

Bu sene ne olduysa Afyon’un seçilmiş emanetçileri şehrin hamamını Klasik Müzik ve Caz Festivaline çok gördükleri için vermediler.

Bahane hazır, “O tarihlerde başka bir etkinlik var”

Nedense o etkinlikten biz gazetecilerin ve halkın harbi yok.

Sanırım gavur hamamında, “inler cinler top oynuyor” etkinliği vardı.

 

Bu şehirde eline yetkiyi alan istediğini ihya edip istemediğini yok etmeye çalışma çabasını bir türlü anlayamadım.

Toplasan 5-6 kişilik karar alıcı bir ekip var.

Mahalle çetesi gibi.

Onlardan icazetli olmayan hiçbir şeye izin vermiyorlar.

Daha doğrusu istiyorlar ki herkes gelsin onların karşısında el pençe durup icazet alsınlar.

O sayede kendilerini önemliymiş gibi hissediyorlar.

Kendilerini avutma sanatı.

 

Onlara rağmen 14 yıldır yapılan Afyon Caz Festivali ulusal gazete ve televizyonlarda haber oldu.

Ama Afyon gazetelerinde haber olamadı.

Ne garip değil mi?

Kendi şehrinde yapılan uluslararası bir festival üç gazete dışında haber olmuyor.

 

Hüseyin Başkadem ne garip bir adam bir türlü çözemedim.

Bu kadar ayak oyunlarına rağmen dimdik, eğilmeden 14 yıldır iki festivali de sürdürüyor.

Başka birisi olsa, “Size de festivale de” der ve gidip başka yerde yapar.

 

Çarşamba günü festival programını elime aldım.

O akşam konser bir AVM’de her akşam olduğu gibi aldım çocukları konser yapılacak yere gittim.

Saat 20.30 AVM içinde konser nerede yapılacak diye arıyorum.

Girmediğimiz sokak kalmadı.

Ama yok.

Başkadem’i aradım.

Konser nerede olacak? diye sordum.

Olmayacak dedi.

Neden?

Sonra anlatırım dedi.

Bir otelde buluştuk.

Neredeyse ağlayacak.

Ben bu şehre bir şeyler vermek istiyorum.

Ben mücadele verdikçe üstüme geliyorlar.

Ama inan bunların yaptıkları beni daha da güçlü kılıyor.

Gelecek yıl 15. Yıl olacak.

Gelecek yıl daha güçlü ve daha mükemmel olacak.

 

Bunları bırak da bu gece konser niye yok?

Ben bunları konuşmak istemiyorum gidip biraz dinlenmek istiyorum dedi.

Ve kalktı gitti.

 

Çek sanatçılar ve tercümanla kaldık. 

Neler oldur? diye sordum.

Tercüman olayları anlatmaya başladı.

 

Dün bir iş adamımız sanatçıları üniversite hocalarıyla buluşturuyor.

Orada bulunan hocalar bizim getirdiğimiz sanatçılara hakaret ediyorlar.

Bırak orayı gelin burada çalın.

Sizin hocanız kim söyleyin sizi oradan isteyelim.

Hüseyin bu işten para götürüyor gibi garip garip şeyler konuştular ben devreye girmek zorunda kaldım.

Ben duyduğumda şok oldum.

Nasıl bir üniversite öğretim üyesi bu kadar seviyesiz olabilir.

Ne dedi biliyor musun?

Hüseyin Başkadem i…. Ne işiniz var onunla dediler.

Böyle bir şey nasıl olur ya?.

 

Bir yanlışlık olmasın?

Bu kavgada söylenecek bir şey değil.

Bunları Hüseyin Bey duydu.

Biraz üzüldü ama yinede çok fazla üstünde durmadı.

Bu olaydan bir saat sonra sponsorumuz olan ve konserin yapılacağı yerin yöneticileri aradı.

Festival öncesinde anlaşma var.

Gelen konuk sanatçılara günlük 5 kişilik yemek verilecek.

Lokantanın başında bulunan kişi, “Biz size yemek vermek zorunda değiliz.

Hadi bu gün oldu bir daha olmasın.

5 kişi değil 7 kişi yediler bu ne ya” gibi laflar.

4 sanatçı ve birde ben varım toplam 5 kişi.

Başka kimse yok ki.

Bunun üzerine Hüseyin Bey çok kızdı.

Biz neyle uğraşıyoruz.

Afyon’a onlarca sanatçı getiriyoruz bana iki kap yemek hesabı soruyorlar.

Tamam kardeşim bundan sonra kimse sizden yemek yemeyecek.

Orada yapılan burada da konser olmayacak iptal ediyorum dedi.

Durum bu dedi.

 

Duyduklarıma inanamadım.

Benim bildiğim kadarıyla Afyon’da sponsor görünen firmaların verdikleri bedel toplamda 5 bin lirayı bulmuyor.

Bu paradan Hüseyin para götürse nereye götürüyor anlamış değilim.

AKÜ Hocaları bir insanın i…. Olup olmadığını nasıl anlıyor?.

Bir söz var, “hacı hacıyı Mekke’de, hoca hocayı tekkede, it iti dakkada bulur” derler.

Bizim hocalar İ…. Konusunda uzmanlar galiba bir bakışta anladıklarına göre.

İki kap yemeğin hesabını yapan bir zihniyet.

Çarşıdaki gariban esnaf lokantası yapmaz iki kap yemeğin lafını.

Söylemeye utanır.

Ama koca AVM yönetimi böyle ucuz şeylerle uğraşıyor.

Üstelik yenmeyen iki kap yemeğin hesabı yüzünden konser iptal ediliyor.

Gözümün önünde Çek sanatçılara, “Bu gece yağmur uyarsı yapıldı, o nedenle konser iptal edildi” diye yalan söylendi.

Bende onaylamak zorunda kaldım.

 

Bütün bunlara rağmen Hüseyin şimdiden gelecek yıl yapılacak olan festivali planlıyor.

Bu adamda peygamber sabrı var.

Sabır taşı olsa çatladı.

Bu arada Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ile Hüseyin Başkadem’in kazara karşılaşmaları var.

O anda neler olduğunu daha sonra yazarım.   ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ