logo

İbrahim Özkul’ın ardından

ömer mazi
Hayat ne garip değil mi?.
Ne kadar süreceğini, ne zaman biteceğini, yarın ne olacağımızı kestiremiyoruz.
Sanki hiç bitmeyecek gibi.
Oysa bir saat sonrasının garantisi yok.
Hepimizin içinde bir takım hırslar var.
Daha çok para kazanma, başkan olma, vekillik, araba olmak, müdür olmak, patron olmak, fabrikalar açmak, güzel bir kızla evlenmek.
Bitmiyor isteklerimiz.
Bitmiyor hırslarımız.
Aç gözlülüğümüzün esiri oluyoruz.
Oysa en büyük servet aldığımız nefes.
Gerisi yalan.

O nefesi alamasak diğer hırslarımızın ne anlamı var.
O nefes bizi ayakta tutuyor.
Aslında hayatta satın alamayacağımız tek şey Allahın bize sağladığı nefes.
Her an aldığımız nefesin kıymetini bilelim.
Hayat dediğin şey ne zaman biter bilen yok.
Bir tek yaratan biliyor o kadar.

Aslında hepimiz dünya’da bir oyuncuyuz.
Yaratanın bize verdiği rolleri oynuyoruz.
Kaç bölüm kalacağımıza, ne zaman oyuncan çıkacağımız belli.
Belli de biz bilmiyoruz.
Elbette yaratan akıl fikir vermiş.
Hepimizin rolleri var, ama doğaçlama yapma hakkı da vermiş.
İşte o doğaçlamada bazen hırslarımızın kurbanı oluyoruz.

Bazen olmaması gerek işleri sırf biz istiyoruz diye onlarca kişiye rağmen yapmaya çalışıyoruz.
Kalp kırıyoruz, can sıkıyoruz, yalan söylüyoruz, başkasının hakkını gasp ediyoruz.
Tüm bunları yaparken karşılığında kırdığımız insanların hakları yakamıza yapışıyor.
Belki o an kazanmış gibi görünüyorsunuz.
Ama aslında kaybediyorsun.

Dün sabah bir cenaze ilanı.
İbrahim Özkul hayatını kaybetti.
Sahipata İmam Hatip Lisesi Müdürü.
İlim Yayma Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi.
Afyon Milli Eğitim eski Şube Müdürü.
Allah rahmet eylesin.

İbrahim Özkul’la yolumuz bir kaset konuşmasıyla kesişti.
Kaseti dinledikten sonra “Milli Eğitim’de Kaset Skandalı” diye bir yazı yazdım.
Sadece Afyon’da değil ülke gündeminde manşetlere oturdu.
TBMM’de soru önergesi oldu.
Etkisi günlerce sürdü.

Sonrasında Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın ve İbrahim Özkul tarafından mahkemeye verildim.
Neden?
Yalan ve iftiracı olmakla suçlandım.
Bilirkişi haberin gazetecilik etik ve kuralları içinde olduğunu, iftira ve yalan olmadığına karar verdi.
Beraat ettim.
Sevgili gardaşım Avukat Emre Çınar’ın etkili savunması ile beraat ettik.

Adı kilimci Valiye çıkan İrfan Balkanlıoğlu tarafından görevlendirme ile şube müdürü yapılan İlim Yayma Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Özkul görevde kaldığı süre içinde yaptıkları ile hep gündemde kaldı.

İbrahim Özkul, Din Bilgisi öğretmenlerine yönelik yaptığı bir toplantıda “Siz okul müdürlerinin üstündesiniz, müdürler sizden onay almadan adım atamayacak” talimatı vermesi eğitimcileri şaşkına çevirdi.

CHP Afyon Milletvekili Ahmet Toptaş, TBMM’de soru önergesi yaparak Milli Eğitim Bakanı’na sordu.

Özkul, “Bunu Ankara da böyle istiyor, Valilik de böyle istiyor, Milli Eğitim Müdürü de böyle istiyor, biz de böyle istiyoruz, Allah da böyle istiyor.
Okul müdürü bir adım atacak size soracak.
Müdürler kusura bakmasın” diye konuşmuştu.

Caz festivaline sponsor olmayın.
Afyon’da Hüseyin Başkadem’in Sanat Yönetmenliğini yaptığı Klasik Müzik Festivali ve Caz Festivali’nin sponsorlarına mektup yazan İbrahim Özkul, “Gelecek yıl yapılacak olan Klasik Müzik Festivali’ne ve Caz Festivali’ne sponsor olmadan önce gerekli makamlardan izin alındığı kontrol edildikten sonra sponsor olunması daha sağlıklı olacaktır” diyerek biz bu festivalin yapılmasını istemiyoruz demişti.
2013 yılında Türkiye’den UNESCO’ya giren 3 sanat etkinliğinden biri olan festivallerden rahatsızlık duyuyordu.

85 yıllık ilkokulu İmam Hatip yaptı
Özkul’un adı başka bir olay ile yine gündeme gelmişti.
85 yıllık tarihi Kadınana İlkokulu’nu 3 farklı okula taşıyarak yerine İmam Hatip Ortaokulu yapılmasını sağlamıştı.
Veliler ve öğrencilerin günlerce süren eylemleri sonuç vermemişti.
İbrahim Özkul birkaç ay önce Sahipata İmam hatip Lisesi Müdürü olarak atanmıştı.

Bende ve toplumun bir kısmında İbrahim Özkul’un böyle bir anısı var.
Elbette hayatını kaybetmiş birinin arkasından konuşulmaz.
Ama belli görevlere gelmiş insanlarında kişiler üzerinde bıraktıkları etkiler yazılır.
Benim tarafımda çok fazla olumlu anıları yok.
Ama yine de Allah Rahmet eylesin.
Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Varsa bir hakkım kendi adıma helal olsun.

Başta da dedim ya.
Hayat ne garip değil mi?.
Ne kadar süreceğini, ne zaman biteceğini, yarın ne olacağımızı kestiremiyoruz.
Sanki hiç bitmeyecek gibi.
Oysa bir saat sonrasının garantisi yok.
Hepimizin içinde bir takım hırslar var.
Daha çok para kazanma, başkan olma, vekillik, araba olmak, müdür olmak, patron olmak, fabrikalar açmak, güzel bir kızla evlenmek.
Bitmiyor isteklerimiz.
Bitmiyor hırslarımız.
Aç gözlülüğümüzün esiri oluyoruz.
Oysa en büyük servet aldığımız nefes.
Gerisi yalan.

Her sabah gözlerinizi açıp, ayağa kalkıyorsak.
Sağlıklı bir şekilde nefes alıp verebiliyorsak.
Sokakta dolaşırken çocuğumuz baba dondurma dediğinde alabiliyorsak sizden daha zengini yok.
Hayat bittikten sonra diğer tarafa bir şey gitmiyor.
Bakın Suudi Kralına.
Dünyanın en varlıklı en güçlü adamıydı.
Giderken bir kefenle gitti.
Yanında hiç bir şey götüremedi.
Aldığımız nefesin kıymetini bilelim.
Kimseye haksızlık yapmayalım.
Başkasının malında, mülkünde okulunda, atında arabasında gözümüz olmasın.
Giderken arkamızdan güzel anılar bırakalım.
Aldığımız nefes sayılı ne zaman biteceği belli değil.

Share
#

SENDE YORUM YAZ