logo

Hoppala paşam Malkara Keşen

ömer mazi

Bugün MHP hakkında bir yazı yazmaya kendimi hazırlamıştım.

Malum 3 gündür AK Parti’nin vekil adaylık sürecini yazdık.

Gerçi daha önce MHP ve CHP içinde yazdık ama yeni bilgiler var onları yazmamız lazım.

Ama bazen bir konu giriyor araya.

Yazmak istediğinizi ötelemek zorunda kalıyorsunuz.

Mesela Mahmut Emin Birliktir’in kapalı Pazar yeri hakkında yaptığı açıklamayı yazmak istiyorum.

Ama sıra bir türlü gelmedi.

Gelmedi ama ilk fırsatta yazacağız.

Mesela Afyon Barosu Kadın ve Çocuk Komisyonunun, Kadına Yönelik Şiddet konusunda yaptıkları basın toplantısında çözüm yerine hikaye anlatmalarını yazmak istiyorum.

Ama sıra gelmedi.

Onlarda beklesin bakalım.

 

Bugünkü konu Antalya’dan can dostum Elif Mirmahmutoğlu’nun bir gönderisi çok hoşuma gitti.

Daha önce bizim gazetenin Genel Koordinatörü Ramazan Gelmez var.

Daha önce cimri, pinti, eli sıkı.

Fevzi Şen ile bana aylarca istememize rağmen adam köfte ısmarlamamıştı.

Sonunda biz umudumuzu kestik.

Kendi köftemizi kendimiz ısmarladık.

Bir gün hadi size köfte ısmarlayayım dedi.

Kulaklarımıza inanamadık.

Bu fırsat kaçmaz dedik ve birlikte gittik.

Önceki söylediklerimizi geri aldık.

 

Elif ile bu konunun ne alakası var?

Anlatayım

Ramazan Gelmez aslen Tekirdağ Malkaralı.

Malkara Keşan’la komşu.

Ramazan Gelmez’e beyaz Çingene diyorum.

Elif’in gönderisinin başlığı, “Hoppala Paşam Malkara Keşan

İlk kez duyuyorum ve çok hoşuma gitti.

Öğrenmenin yaşı yoktur.

Ben yeni öğrendim.

 

Aslında etrafımızda o kadar çok “Hoppala paşam Malkara Keşan” diyeceğimiz olay var ki anlatamam.

Mesela birine soruyorum ne iş yaparsın?

Profesyonelim?

Efendim anlamadım.

Profesyonelim?

Neyin profesyonelisiniz?

Benim profesyonel siyasetçiyim.

Siyaset yapıyorum.

Parti de kimlere yalakalık yapılır, kimlere yakın olunur, kimlerden duyduklarımı kime taşırsam beni görür bilirim.

Kaz gelecek yerden tavuk esirgemem.

Her seçim öncesinde adaymış gibi görünür kendine yer edinirim.

Bugün falanın yandayım.

Baktım filan yükselişte anında onun yanına zıplarım.

Aynı yerde olmam.

Vay be sen gerçekten çok profesyonelmişsin.

Tebrik ederim.

 

Sonra bakıyorsun üniversiteye.

Mesela bazı hocalar var.

Soruyorum hoca ne iş yaparsınız?

Profesyonelim diyor.

Neyin profesyoneli?

Ben öğrencilere iyi not vermeme profesyoneliyim.  

Benden not almak için doksan dokuz takla atması lazım.

Ağzıyla kartal tutması lazım.

Ben profesyonel olarak not vermeyen bir hocayım.

 

Çok ilginç merak ediyorum nasıl yani hocam? diyorum başlıyor anlatmaya.

Ben Gıda Teknolojisi Bölümü hocasıyım.

Benim 43 öğrencim var.

Geçen dönem aslanlar gibi bunların 39 tanesini dersten bıraktım.

Benim kadar profesyonel derste bırakan hoca yok.

Onları derste bırakıyorum ki yaz okuluna kalıyorlar oradan kazandığım parayla arabamı yeniliyorum, tatile gidiyorum.

Öğrenci dersten kaldı.

Bütünlemeye giriyorlar.

Yine düşük notu çakıyorum.

Dönem başı ders geçmek için bir sınav daha var.

O sınava girmek için yine para ödüyorlar.

Profesyonel bir şekilde öğrencileri inek gibi sağıyorum.

Vay anasını çok şaşırdım.

 

Başka birine soruyorsun.

Gardaşım ne iş yaparsın?

Vallahi ben profesyonelim.

Nasıl yani?

Benim işim sendika da, dernek de, oda da başkanlık yapmak.

Profesyonel başkanım.

Başkan olunca biraz kendini gösterdin mi sonra partilerde kapılar açılıyor.

Valiyle kankasın, başkanla ahbap, açılışlar, davetler oh ne güzel hayat.

Ben profesyonelim.

 

Lan ne güzelmiş profesyonel olmak.

Yolda biriyle karşılaşıyorum.

Uzun zaman görmediğim biri.

Ne haber lan diyorum.

Olmadı bana lan deme.

Niye hep böyle konuşuyorduk.

O eskidendi ben artık profesyonelim.

Allah Allah sen neyin profesyoneli oldun.

Vallahi baktım çalışmakla olmuyor.

Çalış çalış her şey bir karış.

Eeee?

Bende profesyonel olmaya kadar verdim.

Yahu tamam da neyin profesyoneli senin elinden bir iş gelmez ki?

Yok öyle deme.

Bende öyle sanıyordum, ama bende bir cevher varmış anlatamam.

Maymunun gözü açıldı.

 

Ya iyide ne iş gardaşım.

Benim arkamda dayım var.

Bana diyorlar ki falan yerden imar geçecek, git oraları çevir.

Aynen gidiyorum.

Üç beş ay sonra üç kuruşa aldığımız yerin fiyatı bir anda üç beş milyona fırlıyor.

Bana dayılarım diyor ki fala yeri ele geçir.

Orada 2 kata izin var.

Ben ele geçirdikten sonra hooop 7 kat.

Var ya bu güne kadar boşuna eşek gibi çalışmışım.

Dayadın mı sırtını bir dayıya tüm kapılar açılıyor.

 

“Hoppala paşam Malkara Keşan”

Arkanda dayın varsa elinden bir iş gelmese de profesyonel oluyorsun.

Profesyonel köşe dönücü.

Şimdi siz etrafınıza bir bakın bakalım.

Kaç kişi alın teriyle bugüne geldi?

Kaç kişi dayısı sayesinde köşe dönücü oldu?

Etrafınızda kaç profesyonel var.

Ya gel de şimdi “Hoppala paşam Malkara Keşan” deme.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Hoppala paşam Malkara Keşen” için 1 yorum

  1. öğrenci dedi ki:

    Bildiğim kadarıyla AKÜ ve diğer bi çok üniversitede yaz okulu uygulaması kaldırıldı… Son 2 yıldır yaz okulu açan cook az bölüm ve üniverste var.