logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Hayatımın kadınını 29 yaşında buldum

hakan bolcal (8)Hayatımın kadınını 29 yaşımda hiç beklemediğim bir anda buldum  

Sandıklı MHP Belediye Başkan adayı Doktor Hakan Bolcal, ODAK Pazar Kahvaltıları’nda Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’ye özel hayatından siyasete, iş hayatından çocuklarına kadar tüm özel anlarını anlattı. Eşi ile nasıl tanıştı? siyasete kimin için girdi?, neden 40 günde nişan yaptılar?, eşine evlenme teklifini nerede yaptı? Hepsi ve daha fazlası bu söyleşide olacak.

İnsanlar aday oldukları yerlere gelene kadar birçok vaatte bulunurlar. Ama koltuklara oturduktan sonra her şey unutulur. Başkan benim, yetki bende, ben ne dersem o olur anlayışı yerleşir. Şimdi buradan konuşmak kolay…

H.Bolcal, 20 yıldır doktorluk hayatım boyunca Sandıklı’da bu güne kadar adım hiçbir olumsuzlukla yan yana anılmadı. Bu nedenle İsmail Elibol tarafından 2009 seçimlerinde meclis üyeliği teklifi yapıldı, yine bu yüzden MHP Belediye Başkan adaylığım kabul edildi. Kızık Sağlık Ocağı, Sandıklı Devlet Hastanesi görevlerim ve idarecilik yapmışlığım var. Şimdi de özel bir diyaliz merkezinde görev yapıyorum. 20 yılda değişmeyen Hakan Bolcal, 44 yıllık hayatı boyunca aynı kalmış Hakan Bolcal’ın, Sandıklı halkının vereceği görevde değişeceğini sanmıyorum.

 

5 yıl sonra nasıl bir Sandıklı hedefliyorsunuz?

H.Bolcal, Ben seçimleri nasıl kazanarım diye değil, ‘5 yıl sonra Sandıklı Belediyesi’ni nereye taşırım’ı düşünüyorum. Bir kere asla yapamayacağım bir şeyi kimseye söz vermem. Eldeki imkanlarla neler yapılabilir ve nasıl yeni yatırım kaynakları oluşturabilirim, onları belirleyerek Sandıklı’yı bir cazibe merkezi haline getireceğiz. Ben olaya 5 yıllık bir atama gibi bakıyorum. 5 yıl sonra aldığım noktadan nereye getirebilirim. Bunu yapacak potansiyel var. Bu güne kadarki çizgim, yaşam şeklim, ortaya koyduğum ürünler bunun bir göstergesidir.

 

Tek hayalim 5 yıl sonra nasıl bir Sandıklı bırakırım

Bir dönem için mi adaysınız? ‘5 yıl sonra nasıl bırakırım’ın planını yaparken bunu mu demek istiyorsunuz?    

H.Bolcal, Bu göreve talip olurken süre hesabı yapmadım. Ancak seçimler 5 yılda bir yapıldığı için ve Sandıklı halkı da bizi 5 yıllığına tayin ettiği için böyle diyorum. 5 yılın sonunda sandıklı halkı benden memnun kalırsa ve devam etmemi isterlerse onların layık gördükleri süre kadar hizmet etmeye çalışırım. Buradaki 5 yıl sonra nasıl bırakacağım dediğim konu budur. Yoksa bir dönem yapayım, 2, 3 olsun gibi bir hesabım yok. Bunun takdirini Sandıklı halkı verecektir.

 

Kızık’da 24 ay görev yaptınız ama 3 yıl nasıl kaldınız?  

H.Bolcal, 12 Nisan 1994 yılında Kızık’a geldim ve 1996 Ocak ayına kadar görevde kaldıktan sonra askere gittim. Samsun’da 2 ay eğitim dönemi gördükten sonra Çanakkale Özel Eğitim Merkez Komutanlığı çıktı. Orada da kura ile nereye gideceğimiz belli olacaktı. O yıllar terörün fazla olduğu zamanlardı. Doğu, Güneydoğu görevleri çıkma ihtimali çok yüksekti. Kura ile Çanakkale’yi çektim. Özel Eğitim Merkez Komutanlığı olunca ben de herhalde komando falan olacağım diye düşünüyorum. Komutan benim kağıdı gördükten sonra bana baktı ve gülümsedi. Ben 2 ayda bu adamın hiç gülümsediğini görmedim. ‘Demek ki gideceğim yer iyi bir yer’ dedim. Çanakkale’de subayların ve ailelerin kamp yaptıkları askeri bölgeymiş. Her ne kadar kamp falan olsa da sonuçta askerlik askerliktir. Çok kolay olduğunu söyleyemem.

 

Askerlik dönüşü yeniden Kızık’a döndünüz, hala görev yeriniz orası galiba…

H.Bolcal, Askerlik bittikten sonra yeniden Kızık’a döndüm ve kaldığım yerden devam ettim. 6 ay daha görev yaptıktan sonra Sandıklı Devlet Hastanesine tayin istedim. 24 ay Kızık’ta görev yaptım ama 3 yıl gibi bir süre kalmış gibi oldum. Kızık’ta çok iyi dostluklarımız ve ilişkilerimiz oldu. 20 yıl geçmesine rağmen hala bitmeyen bir sevgi var. Benim ilk görev yerim, onların ikinci doktoruyum.

 

Sandıklı Devlet Hastanesine tayinimi yapmadılar  

Asker dönüşü 6 ay görev yaptıktan sonra Sandıklı Devlet Hastanesine tayin oldunuz…

H.Bolcal, Kızık zaten kutu gibi bir yer. Sandıklı’nın içinden gidilip gelinen ve başka bir yere yolu olmayan bir yer. Orada insan ilişkileri çok farklı. Ben orada kendimi memleketimde ailemin yanında gibi hissettim. Hala da dost olmamızın sebebi o. Ben oraya atandığımda yeni doğan çocuklar, bugün 20 yaşında. Onlarla da benim muhabbetim var, onların dedeleri ile de. 24 ay görev yaptıktan sonra ben Sandıklı Devlet Hastanesine tayin istedim. Beni havada kaparlar sanıyordum. Ben Kızık’ta iken de gelip devlet hastanesinde çalışıyordum. Acilde nöbet tuttuğum bile oluyordu. Çok iyi ilişkilerimiz vardı. Ben buna güvenerek beni havada kapacaklarını bekliyordum. Bir cevap geldi ‘Sizin tayininiz olmaz’ dediler. Bu arada benim kalp kapakçıklarımda o dönem küçük bir sorun vardı. Askere giderken bir tespit yaptırmıştım. Ben o raporu gönderdikten sonra Sandıklı Devlet Hastanesine tayinimi kabul ettiler. Yani kalp sorunu nedeniyle merkezde çalışma hakkını elde ettim. Kalbimin o faydası oldu. Hayatım boyunca benim Ankara’da ‘Abi şu işi hallet’ diyeceğim biri hiç olmadı.

 

Ankara’yla bağlarınız hiç olmadı mı?

H.Bolcal, Kendimle ilgili hiç olmadı ama eşimin tayini ve işlemleri için çok gidip geldim. Eşim Ziraat Mühendisi ama bankada çalışıyordu. Bankanın özelleştirilmesi nedeniyle kurum değiştirmesi gerekiyor. Ziraat Mühendisi olduğu için Ziraat Mühendisi olarak atanmasını bekliyoruz ama ‘Bankada memurdunuz, o nedenle sizi Mühendis olarak atayamayız’ diyorlar. Oysa birçok kişi mühendis olarak atandı. Üstelik eşimi Başka bir bakanlık olan Çevre ve Orman Bakanlığına tayin ettiler. Eşim hala memur olarak görev yapıyor ve asıl eğitimini aldığı Ziraat Mühendisi kadrosuna kavuşamadı. Bu nedenle Ankara’ya çok gidip geldik ama yapamadık.

 

Eşinizle nasıl tanıştınız?

H.Bolcal, Eşim bankada çalışıyordu. Ama ben tanımıyordum. Ortak bir arkadaşımız vardı, onun vasıtası ile tanıştık. 14 Martta tanıştık, 24 Nisan’da nişanlandık. Eşimi hiç tanımazdım, ama tanıştıktan sadece 40 gün sonra nişanlanacak kadar birbirimizi sevdik.

 

Çok hızlı bir tanışma ve nişanlanma olmuş. Yangından mal kaçırır gibi…

H.Bolcal, Eşimle benim ortak bir arkadaşımız vardı. Normal’de eşimin bulunduğu yer öyle yol üstü olan bir yer değil. Yani geçiyorduk uğradık denilecek bir yer değil. Bu arada 29 yaşına gelmişim ve benim de artık akılımdan evlik planları geçmeye başladığı zamanlar. Arkadaşım eşimi arayarak ‘Biz sana uğrayacağız, yanımda bir arkadaşım var’ dedi. O da ‘Buyurun, gelin’ dedi. Aslında ortak arkadaşımız olan kişi ‘Ben seni birisiyle tanıştırmak istiyorum’ dedi. Ben de ‘Neden olmasın?’ dedim. Telefon edildi ve uğradık. İlk gördüğüm an müthiş bir elektrik aldım, ilk görüşte aşk dedikleri gibi bir olay oldu. O gün 14 Mart tıp bayramıydı. Ama o gün benim hayatımın bayramı olacak günün başlangıcı oldu.

 

Siz kız görmeye gidiyorsunuz, kızın haberi yok

Tamam ziyarete gittiniz ama kızın bundan haberi yok ve o anda istemediniz herhalde. Hayatında ilk defa karşılaşan iki insan, hangi ara birbirinize aşık olup 40 gün sonra nişan yaptınız? Bu film senaryosu gibi bir olay olmuş doğrusu.

H.Bolcal, Tabi eşim ziyaretimize bir anlam veremedi o anda. Ama birkaç gün sonra ben arkadaşımdan telefonunu istedim. O da eşime sorarak ‘Telefonunu istiyor, vereyim mi?’ dedi. ‘Verebilirsin’ demiş. Demek ki o da bana karşı bir şeyler hissetmiş. Telefon görüşmeleri ile başladı ve hafta sonları buluşmaya başladık. Ondan sonra aileler devreye girdi ve 40 gün sonra nişan yaptık. Eşimin ailesi öyle hemen ‘tamam verdik’ diyecek bir aile değil. Beni araştırmışlar ve hakkımda bilgi almışlar. 10 gün sonra büyük abimler İstanbul’a giderken birlikte ziyaret ettik ve ilk aile görüşmesi böyle oldu. Eşimin adı Fulya. 24 Nisan’da nişan yaptık ve 4 Eylül’de de evlendik. Hasan Efe ve Dide isminde bir oğlumuzla bir kızımız var.

 

Bu kadar kısa zamanda yapılan nişan ve evlilik sürecinde nasıl evlenme teklifi yaptınız?

H.Bolcal, Bu arada tabi eşim bu ziyarete fazla bir anlam verememiş, çünkü arkadaşımla çok sık görüşmediklerini biliyorum. Ziyaretin kafasında bir soru işareti oluşturduğunu söyledi daha sonra. Ama negatif bir durum olmamış ki daha sonra görüşme talebimizi geri çevirmedi. Süre kısaydı ama biz o kısa sürede işi evlilik noktasına kadar getirdik. Evlenme teklifini Afyon’da yaptım. Teklifimi doğal bir ortamda yaptım. Sandıklı yolundaki Kocatepe şehitliğinde yaptım. O gün şehitliği geziyorduk. O gün diz çökmedim ama sonraki dönemde önünde hep diz çöktüm. Çiçek falan almadım fakat doğal ve samimi bir ortamda ‘benimle evlenir misin?’ dedim.

 

Hiç romantik birine benzemiyorsunuz, bu teklifin cevabını orada alabildiniz mi?

H.Bolcal, Evet, romantik biri olduğum söylenmez ama duygusal biri olduğumu söyleyebilirim. Yaşamım boyunca hayatın gerçekleri beni duygusal yaptı ama romantik yapamadı. Fulya Hanım orada evet demedi. ‘Aileme sormam lazım’ dedi. Ve biz ailenin kararını beklemeye başladık. Aile zaten beni Sandıklı’dan sorup soruşturmuş. Rahmetli kayınpederim Tuğrul Erhan CHP İl Başkanlığı yaptığından hakkımda çabuk bilgi toplamış ve iş uzamadan bizim beklediğimiz evet cevabı geldi. Bunun üzerine ailem geldi, nişanlandık ve evlendik.

 

‘Sandıklı’nın fotoğrafını çekiyoruz’

Aday olarak yollara çıktık ziyaretler yapıyoruz. Tabii ki 20 yıldır Sandıklı’da olsak da hala bizi tanımayan, bizim tanımadığımız insanlar var. Ziyaretler yaparak kendimizi tanıtıyoruz ve şehrin başlıca sorunlarını tespit ediyoruz. Biz siyaset konuşmaktan çok Sandıklı’yı dinliyoruz. Onlar bizden ne istiyor? Ne gibi beklentileri var? Ne yaparsak onlar daha mutlu, huzurlu ve güvende olacaklar? Ben hiçbir zaman biz şunları yapacağız, bu sorunlarınızı biz çözeceğiz gibi bir vaadde bulunmuyorum. Bunun için daha çok erken. Ama önce Sandıklı’nın bir fotoğrafını çekip neler yapılmasını belirliyoruz. Belirlenen konularda proje çalışmaları yapılarak beklenenler ve insanların istekleri doğrultusunda çalışmalar yapacağız.

 

‘Siyaset’e 2009 yılında İsmail Elibol ile başladım’

Ben, siyasetten çok hizmet ve görev adamıyım. 2009 yılına kadar siyasette aktif olarak hiç görev almadım. Ama herkes gibi benim de bir çizgim ve siyasi duruşum vardı. Bir gün İsmail Elibol geldi. ‘Sizinle görüşmek istiyorum’ dedi. Ben de ‘Olur’ dedim ve hastane dışında bir yerde görüşme yaptık. O zamana kadar birbirimizi çeşitli vesilelerle bir yerlerde görüyorduk ama bir tanışmışlığımız ve sohbetimiz olmamıştı. Bana kendisinin Belediye Başkan Adayı olacağını, benim de kendisi ile birlikte Belediye Meclisinde olmamı istediğini söyledi. Böyle bir teklif beklemiyordum. ‘Ailemle görüşmem lazım’ dedim ve bir hafta süre istedim. Eşim Fulya Hanımla görüştüm ve abimi arayıp onun da fikrini aldım. Onların da onayını aldıktan sonra İsmail Elibol Başkanı arayarak ‘Tamam, ben varım’ dedim.

 

‘Ben siyasetçi olmak istiyorum, politikacı değil’

Bu işlere girerken Türk Dil Kurumuna baktım. Siyasetçi ne demek diye. Genel anlam olarak topluma hizmet sanatı gibi bir şey yazıyor. İşin içinde bir kere toplum var, hizmet var, sanat da var. Tamam o zaman, bu beni tarif ediyor dedim. Ben zaten yıllarca insanların sağlık sorunlarını çözerek onlara hizmet ediyorum. Siyaset de hizmetin başka bir yolu olduğu için bana uyar dedim. Ancak Politikadan hiç hoşlanmadım. Politika çok yüzlülük demek ve bende böyle bir durum yok. Ben tek yüzlü bir adamım. Öyle çok yüzlülük gibi bir yapım yok ve o yüzden hiç politikacı olmadım ve olmayacağım. Ben hizmet ve görev adamıyım. Bizim gibi insanların hırsları ve beklentileri olmaz. Biz bize verilen görevi ve hizmeti görev süremiz içinde yaparız. Ondan sonrasına yine halkımız karar verir. Onlar ne isterse, bize hangi görevi layık görürlerse onu yapmaya devam ederiz.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

kastamonu escort , eskişehir escort , mardin escort , diyarbakır escort , türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,