logo

Halil Ürün’ün tartıştığı personel kovuldu

ömer mazi

AKÜ’de yeni olaylar var.

Hangisinden başlamak lazım?

Önce 27 Ekim tarihinde “Hastane’de Milletvekili Terörü” diye bir yazı yazmıştım.

Ben her ne kadar isim vermesem de Milletvekili Halil Ürün o vekil benim diyerek aramış ve kendisine haksızlık yaptığımı belirtmişti.

 

Önce o yazının bir bölümünü hatırlayalım.

Babasının bulunduğu kata gelir.

Hastane kuyumcu vitrini gibi tamamen camdan olması nedeniyle geçmişten beri ısınmadığı söylenir.

Bizim vekil zaten burnundan soluyor.

Çatacak bir şeyler arıyor.

Hastane odası biraz serin.

“Burası niye soğuk derhal müdahale edin” diye bağırır.

Santrali arar.

Eeee.

Koskoca vekil.

Santral görevlisi telefonu ilk zııır dediğinde açacak.

Diğer tüm hatları beklemeye alacaksın.

 

Öyle olmuyor.

Santralde gece nöbetinde bir çalışan var.

Ama iç ve dış hatlardan aynı anda onlarca arama.

Adamın iki eli iki kulağı var.

Yoook hiç birisi önemli değil.

Vekil arıyorsa sadece onunkine bakacaksın.

Gerisi sıradan halk nasıl olsa.

 

Bizim vekil bir kez daha burnundan soluyarak babasının yanından ayrılır koridorları inlete inlete yürürü.

Santral nerede der.

Birisi gösterir.

Nah şurası diye.

 

Gecenin bir yarısı bizim vekil santral kapsına tekme yumruk girişir.

Neredeyse kapı kırılacak.

Santral memuru “ulen hastaneyi bastılar” diye panik olur.

Bir yandan da güvenlik çağırır.

Çık dışarı sen benim kim olduğumu bilmiyorsun mu? Niye benim telefonuma bakmıyordun” diye feryat figan bağırmaya devam eder.

Santral görevlisi sanki vekil beyin danışmanı, çantacısı, özel kalem müdürü.

Sanki cep telefonundan arıyor.

Santrallerde kimin aradığını gösteren bir sistem var mı acaba? 

Özellikle vekil aradığında mutlaka gösteren bir şey olsun.

Yoksa vekillerimiz çok kızıyor.

Seni buradan sürdüreceğim dediği aktarıldı.

 

Yukarıda yazılanlar 27 Ekim’den yani 13 gün kadar önce oldu.

Vekil Halil Ürün yukarıda yaşananların hepsini yalanladı.

Santral kapsını yumruklamadım.

Sadece tıklattım.

Kimseye seni buradan kovdururum demedim dedi.

Peki vekilim dedik.

 

Ama ne tesadüftür ki o santral memuru AKÜ’den kovuldu.

Adamın önce görev yeri değiştirildi.

Sonrada işinden oldu.

Ve bu olayla bizim vekilin bir alakası yok.

Hepsi sehven, tesadüfen oldu.

Adamın zaten kovulacağı varmış.

 

Bir insanın rızkıyla oynamak ayıp, günah, yazık, vicdansızlık.

Buna kim vesile olmuşsa büyük bir vebal altına girer.

 

Hastaneden firar

Hastaneden başladık devam edelim bari.

Önceki gün AKÜ hastanesinden gece yarısı bir hasta firar ediyor.

Olay AKÜ psikiyatri servisinde yaşanıyor.

Saat 01.30’da 19 yaşında bir hasta camı açıp firar ediyor.

Betül ismindeki hastanın Konya’da bulunduğu söyleniyor.

 

AKÜ’de bir sorun var.

Yeni Başhekim bir düzen oturtmaya çalışsa da bazı personel hala direniyor.

Çünkü çalışmamaya, tembellik yapmaya ve sırtlarını dayadıkları yer sağlam olduğu için yan gelip yatmaya alışmışlar.

Buna rağmen bazı şeyler Alpagan Mustafa Yıldırım Hocayla değişmeye başladı.

Ama buna ayak uyduramayanlar var hala.

Hastane de gece nöbet tutanlar nasıl iş yapıyor.

Psikiyatri servisinden bir hastanın kaçması bu kadar kolay olmamalı.

Bu tür hastalar benzer olaylara her zaman meyilli olurlar.

Buna önlem almakta hastanenin görevi.

 

Öyle bir hastanın bu soğuk hava koşullarında başına bir şey gelse hesabını kim verecek.

Gece 01.30 insanın donmasına neden olur.

Ya da birileri ahlaksız bir girişimde bulunsa altından nasıl kalkacaksınız?

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ