logo

Giyinmeyi babamdan öğrendim

hakkı tekin

Gömü Belediye Başkanı Hakkı Tekin, çocukluğundan siyasi yaşamına kadar hayatının önemli kesitlerini ODAK Pazar Kahvaltıları’nda Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anları.

Hakkı tekin nerede nasıl dünyaya geldi?

Ben 1949 Gömü’de dünyaya geldim. Bakın benden önce babamı tarif etmem lazım. 1940 yıllarda Gömü’de babamı bilenler hatırlar. Takım elbiseli, fötr şapkalı, kravatlı ve süper yakışıklı, kabadayı ve o günde siyaseti çok iyi bilen bir adam. Çok ilginç bir anımı anlatacağım. Bir gün Osman Atilla Milletvekili, İsmet Atilla’da yanında. Kahvede oturuyoruz. Bende daha yeni yetişiyorum Osman Atilla ve İsmet Atilla geldiler. Niyazi’yi göreceğiz dediler. Kendisi burada yok ama oğlu var dediler. Yanlarında bir kişi daha var. O zaman araba mı var. Osman Atilla hadi gidelim dedi.

Nasıl gidiyorsunuz?

Birlikte yaya olarak bizim eve gidiyoruz. Babamda o gün ahırda hayvanlarla ilgileniyor. Atlar var sığırlar var. Sonuçta hayvancılık ve çiftçilik yapan insanlarız. Babam eski kıyafetlerini giymiş hayvanları kontrol ediyor. Benim normalde önceden gidip baba milletvekili geliyor demem lazımken ben konukları ahırın kapısına kadar götürdüm. Bende o zaman Emirdağ’da ortaokulda okuyoruz. Babam içeren bir çıktı üzeri perişan. Neyse ikramlar yapıldı babam misafirlerle konuştu ve onları yolcu ettikten sonra beni yanına çağırdı. “Ulan hiç mi akıl edemedin önceden gelip misafir geliyor demeyi. Adamları ahırın kapısına kadar getiriyorsun” diye bana bir güzel fırçayı kaydı. Bu bana ders oldu ama babamın da karizma gitti yani.

 

Siz o zaman kaç yaşlarındasınız?

Ben o zamanlarda 13- 14 yaşlarındayım. Ortaokula gidiyordum. İlkokulu Gömü’de okudum, Ortaokul içinde Emirdağ’a gidiyorum. O zaman ortaokul yeni açıldı ama binası yok. İlkokulun bir bölümünde okuyoruz. Bir ev tuttuk orada kalıyorum. Hafta sonra Gömü’ye geliyorum. Lise zaten yok. Ben 2. sınıfa giderken Emirdağ’a ortaokul yapılmaya başlandı. Şimdiki Gömü’den giden yol’da yok. Emirdağ’a zaten at arabası ile gidip geliyoruz. Ya da yayan olarak gidip geliyoruz yağmurda yaşta. Ne perişanlıklar çektim anlatamam. Emirdağ’da öğrenci evinde kalıyoruz. Daha yaşınız 13-14 kışın soba yanacak, yemek yapılacak, yağmurda çamurda ayakkabı ıslanır çorap ıslanır kurutacak yer yok. O günün şartlarında tüm zorlukları yaşadım. 3. Sınıfa geçtim okulu bıraktım.

 

Ortaokulu 2. sınıfta bıraktım

Niye okulun bıraktınız?

Orta 2. sınıfı bitirip 3. sınıfa geçtim ama devam etmedim. Devam etmememin sebebi benim akranlarının hemen hepsi dağlarda hayvan güdüyor. Bende onlara özeniyorum. Onlar gibi hayvan gütmek, dağlarda dolaşmak ve oyun oynamak istiyorum. Emirdağ’da öğrenci evinde kalmak, kendi başımıza yaşamak bizi sıktı. Bende arkadaşlarım gibi haytalık yapmak istiyorum. Bu nedenle okula gitmedim. Babam annemle beraber ikisi konuşuyorlar. Bunun artık vakti geldi. Askerliği de yaklaşıyor bir kız bulalım diyorlar. Yakın bir köyden kız bakıyorlar. Bir kız buldular ve biz evlendik. Bu arada benim askerliğim geldi.

 

Askerliğinizi nerede yaptınız?

Askere gitmeden önce şubede hangi okulu bitirdin dediler. Bende ortaokul terkim ama ortaokul mezunuyum dedim. Acemi birliğim Denizli. Gece zifiri karanlıkta Denizli’ye indim. Bir yağmur kış kıyamet kaldım ortalıkta bir süre sonra askerler geldi ve bizi toplayıp kışlaya götürdüler. Herkese orada askeri malzemeleri dağıtıldı. Bir benim bir kişinin daha parkenin şapkasının iç kısmı beyaz. Ben hemen onu kafama yazdım. Hepimiz aynı giyimdeyiz ve götürdüler bizi bir birinin aynı barakalardan birine koydular burada yatacaksınız diye. Ben kenarda bir ranza buldum ve çantamı onun yan demirine bağladım. Sabah kalk diye bağırdılar ve palas pandıras kalkıp kendimizi dışarı attık.

 

Askerlikteki ilk sabah herkes bir şok yaşar. Penguen gibi herkes aynı, herkes bir birine benzer?

Dur bekle bak neler oldu. İlk sabah çıktık dışarı. Ben uyanığım ya. Bir düdük çaldı içtima düdüğü ben hemen fırladım gidip sıraya girdim. Bütün gün ne dedilerse yaptık akşam oldu. Koğuşlara gittik baktım benim ranzada çantam yok. Çavuşlardan biri geldi herkese bir yatak yok. ranzalar birleştirilmiş iki yatakta 3-4 kişi yatıyor. Geceyi öyle geçirdik. Sabah oldu yine dışarıdayız ilk gün parkesi benim parkem gibi olan askeri gördüm. Hemen onu takip etmeye başladım. Anladım ki ben başka bir bölük koğuşuna gitmişim. Akşam ilk gece kaldığım koğuşa gittim baktım benim çanta bağladığım yerde duruyor. Kuş tutmuş çocuk gibi sevindim. Ama ben kayboldum falan diye kimseye söylemedim. Dışarıdan beni görende uyanık sanıyor.

 

Gömü ve Emirdağ’dan başka yer görmedim

Daha önce hiç şehir dışına çıktınız mı? Yoksa askerlik ilk miydi? 

Yok gardaşım nerden şehir dışına çıkayım. Bir kere Afyon’a geldiğimi hatırlıyorum. 2 yılda Emirdağ’da ortaokul okurken başka bir yer gördüğüm falan yok. Bölükte içtima yapılırken bir teğmen geldi. İlkokul Mezunları öne çıksın dedi. Koca bölükte 50 kadar ilkokul mezunu çıktı. geri kalanların hiç birisi okuma yazma bilmiyor. Ortaokul mezunları çıksın 4 kişi çıktık. Lise mezunu hiç çıkmadı. Bize hemen bir on başı rütbesi taktılar bizde nöbetçileri götürüp getiriyoruz. Denizlide onbaşı kursuna ayırdılar ve daha sonrada İstanbul’a gittik. Orada da Çavuş kursuna ayırdılar. Askerlik böyle gelip geçti.

 

Siz kaç kardeşsiniz bu arada sizin çocuklarınız oldu mu? 

Biz 4 erkek kardeşiz ben iki numarayım. Tabi bu arada bizim çocuklarımız var. Biri ben askerdeyken oldu. İki kızım bir oğlum var. Gömü’ye geldik bir yıl bekledim istek yok. Bu arada geldik çiftçilik yapıyorum ama istemeye istemeye. Babam ben askerde iken vefat etmişti. Anamda daha sonra vefat etti. Mecburen çiftçilik yapıyorum. İstemeyerek yapıyorum ama yinede iyi çiftçilik yapıyorum. Abim izne geldi. Gardaşım beni istek yaptıracağım diye işimden ettin. İstek de olmadı ne yapacağım ben dedim. İstek durumunun olmayacağını söyledi. Gömü’de o gün için yapılacak iş taşımacılık yapan yok. Bayat’ın bir arabası var yaşlı bir amca. Müşteri varsa Gömü’lüyü almıyor. Müşteri yoksa alıyor.

 

Adama rakip taşıma işine mi girdiniz?

Başka bir seçeneğimiz yok. Abim yeni bir araba alalım sen taşımacılık yap dedi. Tamam dedik ve sıfır 135 bin liraya 1976’da minibüs aldık. Ama ehliyet yok, araba sürmeyi bilmiyorum. Bizim kayınço var. Onun yanımıza aldık. Hem o minibüsü kullanacak, hem de bana öğretecek. Gidiyoruz geliyoruz. Ama bizim sıfır arabaya kimse binmiyor. O yaşlı adamın arabasına biniyorlar. Üstelik araba doluysa bekliyorlar ve bir sonraki seferde biniyorlar. Ben gömülüyüm, hepsi beni tanıyor, arabamız yeni ama kimse binmiyor. Canım öyle sıkılıyor ki ne yapacağımız şaşırdım.

 

Minibüs aldım ama kimse binmiyor

Niye binmiyorlar aranızda bir sorun mu var?

Hayır hiçbir sorun yok. Bayatlı amcanın arabasına koşa koşa biniyorlar bize binen yok. Niye? O ne zaman şoför oldu. Gider bizi bir yerden uçuruma atar diyorlar. Güvenemediklerinden binemiyorlar. Zoruma gidiyor. Bayatlı adamın arabası doluyor ben Gömülüyüm benim araba dolmuyor. Çok sevdiğim bir İsmail Bozkan diye bir arkadaşım var. Sabah o Bayatlı adam geldiğinde ben ona çıkışacağım. Ama sen beni salma sıkı tut dedim. Adam geldi ben başladım Lan ocağı sönesice sen yıllarca Gömü’nün insanını taşıdın bıkmadın mı? Bak Gömü’nün de bir arabası var artık utanmıyor musun buradan hala yolcu almaya diye adamın üzerine benim arabadan atladım. Konuştuğumuz gibi İsmail beni sıkı sıkıya tutuyor. Sanki bıraksa adamı parçalayacağım. Ama yok hiç bir şey yapamam.

 

Ne oldu peki adam korktu mu?

Ben bağırıyorum bir yandan ama usulcanadan bırakma ha diye de tembih ediyorum. Amaç adamı korkutup kavga etmeden bu işten kurtulmak. Adam benim halimi görünce yolcuları almadan kaçtı gitti. Bizimkilerde benim arabaya binmek zorunda kaldılar. Şimdi biz ne yaptık o müşterileri elimizde tutmak için Emirdağ’ında yağcılar var oraya gidip geliyorlar. Ellerinde yağ tenekeleri, sırtlarında yük. Oradan alacak taşıyacak garaja gelecek biz onları gidecekleri yerden evlerine kadar getirip götürmeye başladık. Özel servis yapıyoruz. Bu onlar için öyle bir rahatlık oldu ki Bayatlı adam bedavaya taşısa bu kadar makbule geçmez.

 

Artık tek oldunuz Gömü’de?

Tabi müşteriyi öyle bir bağladım ki 404 gibi yapıştırıyorum. Tek oldum, düğüne ben gidiyorum, kınaya ben, nişana ben. Benim getirdiğim hiçbir aile ayrılmadı. Bu arada çiftçiliği bırakmadım. Hem dolmuş yapıyorum hem çiftçilik yapıyorum. Hizmet 10 numara. Minibüsçülükte 10 yıla tamamladık. Ama bu arada başkaları da Minibüs aldılar. 10 tane falan oldu. Benim kardeşimin birisi Libya’da Foto Afrika diye fotoğraf stüdyosu vardı. Oda Libya’dan döndü Emirdağ’ında Foto Afrika diye o dönemin en lüks stüdyosunu açtı. Bir gün bana abi yeter artık 10 yıldır herkesi taşıdın. Minibüste çoğaldı satalım Foto Afrika 2’yi Gömüye açalım dedi. Ben fotoğraf çekmesinden anlamam dedim. Sen bir şey yapmana gerek yok dükkanda otur yeter gerisiniz ben hallederim dedi. Böylece ben Fotoğrafçılığa başladım ama hala fotoğraf çekmesini bilmem.

 

Esnaflığı bileceksin

Fotoğraf makinesinin içine film takmasını bile bilmem. Birde usta bulduk. Ama ben bir şeyi biliyorum. Sanatkarlık başka bir şey esnaflık başka bir şey. Kadının birisi Babasının bir resmini bulmuş. Gidip biradere vermiş. Oda çok güzel büyütmüş ama çerçevesini yaparken bir köşesinden bozukluk varmış. Kadın aldı yanıma geldi. Hakkı ağam gurban olayım babamın fotoğrafını araya raya nüfusta zor buldu. Şooo fotoğrafçıya verdim Malıyla maskara etmiş. Benim gardaşım olduğunu bilmiyor. Yenge sen onu bana bırak ben kendi ellerimle yaparım birkaç gün sonra gel al dedim. Benim gardaşım iyi usta ama esnaflığı bilmiyor, bende ustalığı bilmiyorum ama iyi esnafım. Çerçeveyi yeniden yaptırdım birkaç gün sonra kadın geldi. İşte bak kendi elinle yaptığın nasıl belli. İşte böyle olacak hay Allah senden tazı olsun dedi.

 

Ortaokul diplomasını İstanbul’da aldım

İstanbul’da okurken bir arkadaşım vardı babası okul müdürüydü. Benim hal ve hareketlerimi takip etmiş sen ne mezunusun dedi. Orta 2’den terk olduğumu söyledim. Olmaz sana bir ortaokul diploması alalım dedi. Nasıl olacak dedim yarın bana izin al o işi haledelim dedi. İzin aldım birlikte çıktık. Babası Ortaokul Müdürüymüş. Durumu anlattık ve bana orada bir sınav yaparak ortaokul diploması verdiler. O zaman ortaokul mezunları yedek öğretmenlik yapıyor, gardiyan oluyor, memur oluyor. Askerden geldikten sonra Eskişehir ETİ Banka 5 yıl memurluk yaptım. O zaman abim de Almanya’da bana bir mektup kardeşim şeni Belçika’ya istek yaptırıyorum. O zaman yurt dışına gitmek moda. Ben mektubu aldığım gün istifamı yazdım. Müdürlerim yapma etme dediler ama ben yok gideceğim dedim. Toplandım Gömü’ye geldim. Sanki yarın gidecek gibi. Telefon falan yok. Haberleşme mektupla yapılıyor. Bekle babam bekle ne istek var ne haber.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ