logo

Eşek alıp üzerine Makam Aracı yazacaktım

ibrahim ışılak (11)

ODAK Pazar Kahvaltılarına katılan Susuz Belediye Başkanı İbrahim Işılak, beldede ‘Yeter’ olarak tanınıyor. 28 yaşında Beldenin ilk Belediye Başkanı olan Işılak, 4 dönem belediye başkanlığı yaptı. 5. dönem için aday olan Işılak’ın adaylığına eşi neden karşı çıkıyor? Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’nin konuğu oldu ve tüm sorulara dobra dobra cevap verdi.

Siz Susuz’un ilk belediye başkanısınız. Belediye Başkanı olduğunuzda Belediye Binası var mıydı? Şartlar neydi o gün için?

Neresinden başlayalım ki. Hayvancılıkla geçinen, yolları toz toprak içinde, sokakların da inek sürülerinin gezdiği bir yerdi Susuz. Halkın oyları ile Belediye Başkanı seçildim. Ama ortada ne bir belediye binası, ne bir masa, ne de bir sandalyesi vardı. Mazbatayı almaya gittim. 28 yaşında genç bir Belediye Başkanıyım. Gösterilen ilgi karşısında havam yerinde. Mazbatamı alıp geldim başıma sokacak bir kulübe bile yok. Esnaflıktan geldiğim için girişimcilik var. Köy misafir odasından masa sandalye aldık. Köy misafir odasının yan tarafında mescit vardı. Mescidi Belediye Makam odası haline getirdik. İlk misafirlerimizi orada karşılamaya başladık.

 

Tepki olmadı mı Mescidi Belediye Başkanı odası yapmanıza?

O konuda kızan olmadı ama başka şeylerden çok kızıyorlardı. Dostlarımız tarafından iyi bir belediye ekibi oluşturduk. Arkadaşlarımız ve dostlarımızın destekleri ile bir yılda Belediye binamızı yaptık. Bir meydan düzenlemesi yapmak için kolları sıvadık. Ağaç getirip dikiyoruz. Yaşlı başlı amcalar, “Ulen çocuk sen bu meydanı mahvedeceksin” diye bana kızıyorlar. Dikilen ağaçları yaşlı başlı adamlar söküyor. Onlar söküyor ben dikiyorum. Bir gün 10 kadar kişi yolumu kesti, “Ulen oğlum biz söke söke yorulduk. Sen dike dike yorulmadın” dediler. Ondan sonra Susuz’da değişim başladı. Susuz’da ayrışmalara, gruplaşmalara son verdik. Birlik ve beraberlik içinde çok güzel işler yapmaya başladık. Devlet Millet iş birliği ile ilköğretim okulumuzu ve lisemizi yaptık.

 

Eşek’ten makam arabası yapacaktım 

Köyden devraldığınız bir yerin ilk Belediye Başkanı olmak zordur. Hem yapacak iş yükü bakımından hem de yapacak imkan, araç gereç, personel bakımından?

Belediye Başkanı olduktan sonra hızla öncelikli ihtiyaçlarımızı belirleyip kolları sıvadık. 5 tane mahalle fırını yaptık, düğün salonu ve iş yerleri yaptık, araba geçecek yol yoktu, birçok evi yıkarak yolları genişlettik. Ama asla vatandaşı mağdur etmedik. Yıkılan evlerin yenileri yapıldı. Kanalizasyon sorunumuz kalmadı. Su sorunumuz vardı onu da hallettik. Başkanlık için aday olduğumda partiden beni motive etmek için, “Kazan makam araban bizden” dediler. Seçimi kazandık ne makam aracı var nede aracın lafını eden. Belediye Başkanıyım ama Afyon’a otobüsle gidip geliyorum. İl yönetimini arayıp, bir merkep bulup ona bineceğim üzerine de makam aracı diye yazacağım” dedim. ‘Aman yapma başkan o sorunu çözeceğiz’ dediler ama olmadı. Kolay olmadı ama çok şeyler yapma imkanımız oldu.

 

Üç dönem Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra tüm yapılan hizmetlere rağmen neden 2004 yılında seçimleri kaybettiniz. 2009 nasıl yeniden kazandınız?

Susuz’un önemli tüm sorunları tamamlandı. Ben 3 dönem Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra AK Parti’ye seçim kaybettim. 2009 seçimlerinde yeniden aday olduruldum. Bizim yokluk içinde yaptıklarımızı gören halk iktidar partisinin belediye başkanı zamanında hiç hizmet ve yatırım görmedi. Bunun üzerine benim istememe rağmen yeniden başkan olmam için baskı yapmaya başladılar. Halkı kıramadım yeniden aday oldum.

2009 seçimleri nasıl yapıldı. Sandıklar açılmaya başladığında neler yaşadınız?

Sandıklar açılmaya başladı. Her sandıkta ya biz bir iki oy öndeyiz ya rakip. Son sandıklara doğru bir ara 25 oy gerideyiz. Etrafımdaki gencecik çocuklara baktım. Onların üzüntüsü beni yıktı. Elimdeki kâğıdı kalemi bir kenara attım, “Allah’ım 1 oyla da olsa şu çocukların emeklerini boşa çıkarma. Onların hatırına kazanayım” dedim. Rakip silah atarak kutlama yapıyor. Bizim çocukların ağzını bıçak açmıyor. Sonra birden silahlar sustu. Sandık başındaki çocukları aradım ne oldu oğlum diye, ‘Başkanım şimdi olmaz sonra’ diyorlar. Bir süre sonra telefon geldi ‘Başkanım kazandık’ diye. Nasıl kazandık emin misiniz dedim eminiz başkanım ilan edebilirsin dediler. Oyları sayan birisi bizim oyları saymadan dosyanın altına koymuş. Biz gerideyken rakip sevinirken o dosyanın altındaki zarfları da çıkartınca işler değişti. Tabi rakip önce İlçe Seçim Kurulu’na, sonra İl Seçim Kurulu’na en son Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz etti. Hepsinden de red cevabı aldıktan sonra pes etti.

 

Hanım aday olmamam için çok baskı yaptı

Şimdi 5. dönem Belediye Başkanı adayısınız yeter artık diyen yok mu?

Bu konuda bir tek eşim tamam artık bir daha aday olma diyor. ‘Sende bende emekliyiz, emekli maaşlarımızı bize yeter, çocuğunda kendi imkanları yerinde. Bırak artık. Daha beni bir gün pikniğe götürmedin, herkes hamamlara gidiyor biz bir yere gitmedik. Biraz da kendimize zaman ayıralım. Torun sevelim, pikniğe gidelim. Artık bir kenara çekil de başkaları yapsın. Sen sana düşeni yaptın’ diyor. Allah aşkına 25 yıl oldu bir gün olsun beni alıp da bir yere gittin mi? Bende tamam hanım aday olmayacağım dedim. Gittiğimiz yerlerde soranlara da böyle söylüyorduk. Bir gece saat 22.00’de telefon çaldı. Başkanım neredesin. Evdeyim dedim. Biz belediyenin önündeyiz acil gel. Ulan bu saatte ne oldu demeye kalmadı telefon kapandı. Atladım gittim. Toplanmış 25-30 kişi başkanım belediyeyi aç diyorlar.

 

Hayırdır belediyeyi sizden devir almaya mı gelmişler gecenin bir vakti?

Neyse açtık belediyeyi girdik içeri. Başkanım aday olmayacağım diyormuşsun doğru mu? diye soruyorlar. Bende evet olmayacağım. İçinizden birisi aday olsun bende maddi manevi ona destek olayım ve seçimi yine biz alırız dedim. Olmaz başkanım 5 yıl bıraktınız neler olduğunu gördü herkes sizin aday olmamak gibi bir hakkınız yok. Hanımın söylediklerini anlattım. Gidiyoruz birazda kendimize zaman ayrılım diyor haklı kadın dedim. Baktım ikna olacak gibi değiller. Adayım demezsen buradan çıkmayız dediler. Bende düşündüm bir dönem daha peki demek zorunda kaldım. Ama bugünden ilan ediyorum bir dahası olmayacak. Ben son kez aday oluyorum. Tabi seçim bu hayırlıysa olsun.

 

Eşiniz ne dedi sizin yeniden aday olmanıza, kızmadı mı? Bana olmayacağım dedin ama gidip yine aday oldun diye?

Eşim bir şeye taktımı onu 100 gün konuşur. Bu işte öyle oldu. 100 gün ben sana demedim mi? Beni dinlemedin, bana çocuğuna, torunlarına zaman ayır. Senin çekeceğin var diye daha dün akşam bile bunu başıma kalktı. Bir süre daha böyle devam eder ama sonra oda kabullenir. Ama bu olay 100 gün sürer.

 

MHP ve ANAP Kabul etmedi Refah aday yaptı

Bu gün MHP adaysınız ama ilk Başkanlığınız Refah Partisi’nden oluyor. Neden Refah Partisi?

Köyün belediye olmasına karar verildi. Bende o zaman ortaklarım var hayvan alım satımı yapıyorum. Çoğunlukla şehir dışında kalıyorum. 1989 seçimleri yaklaşıyor ve benimde belediye başkanı adayı olmam için baskı yapılıyor. Bende o zaman MHP’ye vardım. Basri Kamışçı, Yılmaz Kasap, Ali Kocaşaban gibi ağabeylerimiz var. O zaman ANAP’ın hızlı dönemi. Git ANAP’tan aday ol dediler. ANAP’a gittim. Birde ne göreyim sevdiğimiz MHP’li abimizde orada. Bana ‘sen git burada başka adaylar da var. Ben onu elerim ve ben aday olurum. Sen gir Refah’tan ol’ dedi. Özerler devreye girdi ve bizim abide ANAP’tan elendi. Refah Partisi’nden Osman Abi geldi. Köy odasında oturuyoruz. Ben artık aday olmak istemiyorum iki yere gittim ikisi de olmadı. Ne yapayım gidip parti parti dolaşıp beni aday yapın diyecek halimiz de yok ya. Neyse Osman Hazer abi geldi seni biz aday göstermek istiyoruz dedi.

 

Aday oldunuz kabul etmediler kısmet ayağınıza mı geldi?

Öyle oldu. Bize iki partiden kapılar kapanınca artık vazgeçmiştim. Osman Abi geldi odada oturuyoruz. Seni biz aday göstereceğiz dedi. Nasıl olacak dedim. Greyder vereceğiz, dozer vereceğiz, şunu vereceğiz bunu alacağız illaki bizden aday ol. Bu vaatleri duyunca milletin hoşuna gitti. Ondan sonra köylüler dedi ki önemli değil buradan aday ol dediler. Benden başka 5 tane daha aday var seçime tam 6 aday giriyoruz. Osman Abi dedi ki Burhanettin Çoban’da var. ‘Sana kazandığın gün Mercedes makam arabası vereceğim söz’ dedi. O zaman genciz tabi heves ediyoruz böyle şeylere de.

 

Bir tek kepçe verdiler

Biz seçimi kazandık ama verilen sözlerin hiç biri yerine getirilmedi. Hatta bir gün Osman abiyi aradım. Gidip bir eşek alacağım ve üzerine de Susuz Belediyesi Makam arabası diye yazıp Afyon’a geleceğim. Bak bakalım nasıl Türkiye’nin gündemine düşüyorsunuz dedim. Aman İbrahimciğim sakın yapma biraz daha bekle ben sana makam arabasını vereceğim Avrupa’ya gideceğiz dedi. Ama ne makam arabası ne de diğer sözler yerine gelmedi. Bir tek kepçe verdiler onunla da birçok işimizi görmeye çalıştık. Diğer sözler yerine gelmedi ama halk beni iş yapayım diye seçti. Benim sızlanmak gibi bir hakkım yok. Biz el birliği ile yokluk içinde çok güzel çalışmalar yaptık. Gençliğin ve ticaret yapmanın verdiği girişimcilikle bize oy verenleri mahçup etmedik.

 

Borçsuz bıraktın 1.5 Milyon borçla aldım

Daha önce seçimi kaybettiğimde sıfır borçla devretmiştim. Hatta kasada 150 bin liraya yakın nakit ve 200 küsur tahsil edilecek alacakla devrettim. 5 yıl sonra AK Partili Belediye Başkanı’ndan devir alırken 1.5 milyon lira borçla aldım. Halk bizim icraatlarımızı biliyor. Yokluk içinde neler yaptığımıza tanıklık yaptığı için benden dert dinlemeye alışkın değil. Borcu sineye çekip kaldığımız yerden çalışmalara ve yatırımlara bir kez daha başladık. Beldenin ekmeği dışarıdan geliyordu. Fırın yaparak kendi ekmeğimiz kendimiz üretmeye başladık. Mobese sistemi kurarak şehrin güvenliğini ve huzurunu sağladık. Yollar neredeyse bizim bıraktığımız gibi kalmıştı. 50 bin metre kilit parke döşedik. Yeşil alanlar, ağaçlandırmalarla çalışmaya devam ediyoruz.

 

Yeter 28 yaşında Belediye Başkanı oldu

Afyon’un merkez beldelerinden Susuz, beldeden çok bir ilçe görünümü uyandırıyor ilk kez ziyaret edenlerde. Geniş yolları, yeşil alanları, okulları, camisi ile farklı bir belde olduğunu belli ediyor. 1989’a kadar köy olan Susuz 1989 yılında belediye olduğunda 6 başkan adayı ile seçimlere girdi. Seçime Refah Partisi’nden giren 28 yaşındaki bir delikanlı vardı. 6 başkan adayı arasında hiç şans verilmeyen bir adaydı. Seçim günü gelip çattı. Sandıklar kuruldu oylar verilmeye başlandı. Akşam olup sandıklar kapanmaya başladıktan sonra 6 başkan adayının kalpleri yerinden çıkacak gibiydi. İçlerinde en az heyecan duyan daha 28 yaşında olan İbrahim Işılak’tı. Ona zaten kimse, rakipleri gibi şans vermiyordu. Ancak sandıklar açılıp oylar sayılmaya başladıktan sonra, o hiç şans verilmeyen 28 yaşındaki delikanlı en çok oyu alarak Susuz’un ilk Belediye Başkanı olarak tarihe geçti. İbrahim Işılak sadece Susuzu’un değil Afyon’un ve Türkiye’nin o dönemki en genç Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan başkanıydı.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ