logo

Elibol’un devam etmesini isterdim

hakan bolcal (5)

Elibol’un devam etmesini isterdim

Ondan kalanları tamamlamaya geliyorum

Siyasete İsmail Elibol’un ricası üzerine giren Doktor Hakan Bolcal, “Belki beni o dönem vitrin olarak düşündüler. Ben vitrin değil dükkanın içinde dolu olmasını istiyorum. Elibol’un devam etmesini isterdim. Kısmet olursa ondan devraldığım bayrağı daha yukarılara taşımak istiyorum” dedi. ODAK Pazar Kahvaltıları’nda Bolcal, Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’nin sorularını cevapladı.

 

Sandıklı Devlet Hastanesin den ne zaman ayrıldınız, özel bir durum mu vardı?

Kızık’tan Sandıklı Devlet Hastanesinde yaklaşık 10 yıl görev yaptım. Bu görev süremin bir bölümü Başhekim Yardımcılığı ile geçti. İyi bir pozisyonum vardı ve hastanenin diyaliz merkezinin sorumlusuydum. O dönemde gündemde aile hekimliği vardı. Ben pratisyen hekim olarak önümdeki alternatiflere baktım. Aile hekimliği o zaman bana hitap etmiyordu. O zamanlarda dışarıda özel bir Diyaliz Merkezi açılmıştı. Dışarıda daha farklı şeyler yapabileceğimi düşünerek 2008 yılında oradaki görevimden ayrılarak özel sektöre geçtim. Ama ben bunu 3 ay anneme söyleyemedim.

 

Neden? Anneniz sizi hala hayatınızın bir parçası galiba?

Annem ve o kuşak insanlar Devlet kapısına çok önem verir ve güvence olduğunu düşünürler. Ben Devlet Hastanesinden ayrıldım ve 3 ay anneme söyleyemedim. Annem bize geldi. Sabah oldu ben evden çıkacağım ve o zaman söyledim. Anne başkasından duyma. Ben devlet hastanesinden ayrıldım ve özel bir yerde çalışıyorum dedim. Gerekçelerini anlattım. Biraz üzüldü bunu belli ediyor ama yinede her şeye rağmen annem benim kararlarıma önem verir. Sen doğrusunu bilirsin oğlum dedi.

 

Belediye Başkan adaylığı için Annenizin fikrini aldınız mı?

Aldım. Anne ben Sandıklı Belediye Başkanlığına aday olacağım ne düşünüyorsun dedim. O zaman mecliste bazı sorunlar ve kavgalar vardı. Bunları annem bildiği için ‘Onlar çok kavga ediyor girme içlerine’ dedi. Genel olarak siyasette fazla kavganın yapıldığını ve o kavga ortamına girmememi istiyordu. Bende bizim olduğumuz yerde kavga olmaz. Şimdi zaten öyle bir durum yok dedim. Annem Anadolu kadını devlet dairesine girerken önünü ilikler ve çekinerek girer. Çok küçük yaşta babasını kaybetmiş ve zorluklar içinde yaşamış. Onun için devlet kapısı bir güvence tabiî ki.

 

Başka bir partiye asla gitmezdim

2009’dan önce siyasi bir partiye üyeliğiniz yok. MHP dışından başka bir partiden teklif gelse yaklaşımınız ne olurdu?

Başka bir parti kesinlikle olmazdı. Parti üyeliğim yoktu ama oy tercihim ve görüşüm her zaman Milliyetçi Hareket Partisinden yanaydı. Sendikam da aynı çizgide olan bir sendika. Ülke gündemine bakıyorum. Genel siyaseti ile ilgili kaygıları olan biriydim. Tablo çok hoşuma gitmiyordu. İsmail Elibol’un teklifinden sonra ülke daha kötü bir noktaya gidecek olursa yarın çocuklarım baba teklifte almışsın neden sorumluluk alıp bir şeyleri değiştirmek varken neden kabul etmedin derlerse ne cevap verebileceğimi düşündüm. Verecek cevap olmadığı için teklifi kabul ettim ve siyasete girdim. Kesinlikle başka bir partiden gelen teklif bende karşılık bulmazdı.

 

5 yıla yakın bir zamandır Sandıklı Belediye Meclis üyesisiniz. Nasıl geçti 5 yıl. Bu süre size Belediye Başkanlığı öncesi bir staj oldu mu?

Elbette 5 yıllık Meclis üyeliği, hiç belediye tecrübesi olmayan bir adaya göre çok önemli bir görev ve stajdan öte okul gibi bir durumdu. Ben bir işe başlamadan önce o işin konumuna bir bakarım. O görevde olanlar neler yapar, sorumlulukları neler, görev ve yetkileri nedir. Meclis Üyeliği öncesi de böyle bir çalışma yaptım. Meclise bazı projeler ve öneriler getirdim. Bunların bir kısmı kabul edildi, kabul edilmeyenlerde oldu. Ben Belediye meclisini ve Meclis üyelerini Belediyenin bir ARGE birimi gibi görüyorum. Nasıl şehrin kaderini ilgilendiren her karar oradan çıkıyorsa, orada bulunan insanlarda fikir ve projelerle gelmeli. Başkan getirsin biz oylayalım anlayışı çok doğru bir yaklaşım değil. Bana göre her meclis üyesi önemli projeleri meclise getirmeli. Bir meclis üyesi olarak Sandıklı’nın çıkarları doğrultusunda elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Bizim belediyemizin diğer partilerin mensupları dahil belli bir kalitede olan insanlardı Biz bir çok karı oy birliği ile geçirdik. Elbette zaman zaman çalkantılı zamanlar oldu.

 

Ben vitrin değil hizmet adamıyım

İsmail Elbol’la ilişkiniz nasıldı. O sizi bu görevi teklif etti?

İsmail Elibol’la ilişkimiz her zaman iyiydi. Ama ben bir meclis üyesi olarak daha fazla katkımın olmasını isterdim ve beklerdim. Ama olmadı. Çünkü Belediye yapısı buna pek müsaade etmiyor gibi. Bu Sandıklı belediyesi ile alakalı bir durum değil tamamında öyle. Belki başka Hakan Bolcal bir vitrin olarak düşünüldü, ama ben hiçbir zaman vitrin olayım diye bir işe girmedim. Ben vitrin kadar dükkanın içine de bir şeyler katmak isterdim. Belediye Başkanının karar verdiği ve uyguladığı meclisinde bunu onayladığı bir sistem var.

 

Siz belediye başkanı olurdasınız, sizde mi öyle yapacaksınız?   

Biz öyle yapmayacağız. Bilbortlarımız asıldı. Burada şu yazıyor, ‘Birlikte Yönetmeye var mısınız’ diye sorduk. Biz Sandıklı’yı birlikte yönetmeye talibiz. Biz bizden önceki yönetimlerden farklı bir anlayış getirmeye çalışıyoruz. Ben doktor olarak da yaptığım en güzel şeylerden biri hastalarımla konuşmak. Oysa biz doktorlar hastaları ile fazla konuşmazlar. Bu hastalığın şöyle bir tedavisi var. Ama farklı tedavilerde var diye hepsini anlatırım. Benim Belediye Başkanlığım da öyle olacak. Belediye bürokratlarına, meclis üyelerime, mahalle muhtarlarına, STÖ temsilcilerine soracağım. Onlarla bir araya gelip konuşacağız. yapacağımız çalışmalara birlikte karar vereceğiz. Sandıklı’yı birlikte yönetmeye talibiz.

 

Bunlar güzel sloganlar, genelde her başkan yola böyle çıkar ama koltuğa oturduktan sonra işler değişiyor. Başkanlar her şeyi ben bilirim, benim bilgim olmadan kuş uçmayacak moduna giriyor?

Evet biliyorum. Genelde herkes bunu söyler ama biz bunu gerçekten belki de ilk uygulayan biz oluruz. Ben çocukluğumdan beri ailem tarafından önemsendim. Önemsenmenin ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğunu biliyorum. Sandıklı’yı da büyük bir aile olarak kabul ediyoruz ve bu ailenin her ferdini önemsiyoruz. Onların görüşlerini, fikirlerini alıp birlikte yönetmeye talibiz. Yaptığımız her iş toplumsal uzlaşı ile yapılacak. Birlikten kuvvet doğar. Biz uzlaşı kültürünü oluşturduğumuzda belki insanlar bize bizim aklımıza gelmeyen Sandıklı’nın menfaatlerine faydalı güzel bir proje ile gelecek. Neden ondan faydalanmayalım.

 

Türkiye’de belediyeleri, başkanlar değil genellikle bürokratlar yönetir. Birçoğu daha önce üç beş başkan eskitmiş bürokratlar. Belediye Başkanı kendi kadrosunu kurmadığı takdirde sıkıntı yaşar.

Sandıklı halkı Belediye Başkanlığı görevini bize verirse kesinlikle bir ön yargım olmayacak. Benim ilk görevim belediye’de çalışan herkesi kazanmak ve onlardan en üst düzey verimi nasıl alırım ona bakmak olacak. Zaman içinde bizim beklentimizden uzak olan arların yerlerinde değişiklikler elbette olabilir. Benim için onların tecrübesi ve bilgisi önemli. Ama Sandıklı Belediyesi’nde kesinlikle bir kurumsal yapıya kavuşacak. Belediye kişilere değil sistem ve kurumsal yapıyla iş yapacak. Benim meclis üyelerim benim aldığım kararları onaylayan bir ekip olmasın. Bana proje getiren ve varsa projede yanlışlık bunu benimle tartışsın. Doğruyu bulalım ve doğru olanı yapalım. Belediye personeli için de aynı durum geçerli. Bizim zaman kaybetme lüksümüz yok. Onun için önce var olanların tecrübe ve potansiyellerini bakacağız.

 

İsime göre değil özelliklere göre meclis üyeliği

Peki sizin meclisiniz hazır mı, Meclis üyeleriniz belli mi?

Bizim meclis üyelerimiz henüz belli değil. Bunu teşkilatla birlikte belirleyeceğiz. Benim gönlümden geçen şu. Meclis üyesi olarak düşündüğümüz isimleri belirleyip bir liste oluşturalım. İsimlerin karşısına özelliklerini yazalım. Listede yer alan isimlerin üzerini kapatalım ve meclis üyesi olarak seçeceğimiz insanların özelliklerine göre Meclis üyelerimizi belirleyelim. İsimler değil özellikleri bizim tercihimiz olsun. Bunu ne kadar yapabiliriz bilmiyorum ama benim önerim bu. Bana göre kişiler değil kişilerin özellikleri daha önemli. Belediye personeli içinde benzer bir yol izlenecek. Ben isimlere takılmam bana kimin ne yaptığı referans olur. Hepimizin amacı Sandıklı halkına hizmet etmek ve onların rahat etmesini sağlamak değil mi? o zaman bunları yapabilecek özelliklerde insanları bulmamız lazım.

 

Size göre sandıklının öncelikli sorunları neler?

Sandıklı insanı çok büyük şeyler talep etmiyor. Onlar mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yerde yaşamak istiyorlar. İnsanların mutlu olması için evlerinden çıktıklarında çarşıya gelip gitmek zulüm olmamalı. İnsanların ilk istekleri kaldırımlarda yürüyebilmek. Sandıklı cadde ve sokaklarında kaldırımlar araçlarla dolu, ya da esnafın işgali altında. Herkes arabaları ile geldiği için kaldırımlara kadara çıkarak yayaların kaldırımda yürüme haklarını gasp ediyorlar. İnanın en büyük sorun olarak bu görülüyor. Bunu acil olarak çözmemiz lazım. İkinci önemli sorun ise ekonomik. Bu noktada çözüm beklentileri var. Sanjet’in girmediği noktalar var burada Sanjet talebi var. Birde bazı eski mahallelerde Sanjet’in geldiğinde 5 ev varmış, şimdi orada 15 ev olmuş. Boruları da değişerek yeniden yapılandırılması gerekiyor. Biz insanları Sandıklı’da mutlu insan oluşturmaya çalışacağız.

 

Nedir bu Mutlu insan olayı. İnsanlar şimdi mutlu değil mi?

Ben Sandıklı’da yaşadığım için mutluyum, eminim ki diğer yaşayanlarda mutlu. Ama insanların beklentileri var. İnsanlar nasıl mutlu olur, bir çalışıyorsa, çalıştığının karşılığını alıyorsa, kentte huzur varsa, güven ortamı varsa, hafta sonu çocukları ile şehrin çeşitli yerlerinde sosyal donatılar, parklar, yeşil alanlar varsa, yeni iş olanakları oluşuyorsa. Bütün bunlar olursa insanlar daha mutlu olur.

 

Elibol 6 ay önce devam etmeyeceğini söyledi

İsmail Elibol aday olmayacağım demeden önce almış olduğu bir karardı. Bize de bunu söyledi ve aday olmayacağını ilan etmişti. Ama biz hep bu karardan vaz geçirilir diye bir beklenti içindeydik. Son 6 aydır böyle bir niyetini söyledi. Ama biz bu karardan dönüler diye evlerimizde dahi konuşmadık. Şimdi sadece Sandıklı’da değil Afyon genelinde marka bir isim ve efsane başkan olan biri kişiden bahsediyoruz. Böyle dese de bu işten vazgeçer ya da vazgeçirilir diye bekliyorduk. Ama o süreç öyle olmadı ve İsmail Elibol ben aday değilim diye basına haber olunca artık bu işin geri dönüşü olmadığını anladık. Tabiî ki ben bu duruma çık üzüldüm. Bana Meclis üyeliği teklif eden ve birlikte yola çıktığımız bir kişinin devam etmeme kadarı beni üzdü. Çünkü öyle bir isim bulmak çok kolay bir durum değil.

 

Sen bu işe var mısın?

İsmail Elibol’un yeniden aday olmayacağı netleşmesi ve ilan edilmesinden sonra bir arayış başladı. MHP gibi köklü bir partide elbette aday sıkıntısı olması söz konusu bile değil. Sandıklı içi ve dışından çok sayıda isim konuşuldu. Benim 5 yıllık belediye tecrübem olması nedeniyle sen bu işe girer misin diye sordular. O zamana kadar hiç aklımın ucundan bile geçmiyordu. Ancak yapılan teklif ve görüşmelerden sonra böyle bir görevden kaçmamam gerektiğini düşünerek biraz düşüneyim dedim. 31 Ekim tarihinde AK Parti’den 12 kişi Sandıklı Belediyesini yönetmeye talip oldu. Ama o zamana kadar bizde bazı isimler konuşulsa da gelip müracaat eden yoktu. Bu durum beni açıkçası üzdü ve kendimde sorumluluk hissettim. Parti içindeki büyüklerimizle konuştuk. Onlar böyle bir niyetlerinin olmadığını söyledikleri için o zaman be bu işe varım dedim.

ODAK Pazar Kahvaltıları

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ