logo

Dünyanın ilk Esir Müzesi Afyon’a

ömer mazi
Hayda bu de ne yahu?
Evet Afyon’a bir esir müzesi kurulması gündeme getirildi.
Bana göre çok mantıklı ve uygulana bilir bir çalışma.
Bir dönem Afyon’da yaşamış rehber ve tarih araştırmacısı Doğan Şahin’in gündeme getirdiği proje beni heyecanlandırdı.
Termal turizmin başkenti iddiasındaki bir şehir için yabancı turistlerin şehre gelmesi için güzel bir fikir.
Özellikle 1915 Çanakkale savaşının 100. yıl dönümü olan bir zamanda dünya çapında organizasyonlara ev sahipliği yapılması planlanan bir dönemde Afyon bu rüzgardan nasibini ala bilir.

İşte Doğan Şahin’in projesinin detayları ve onun izlenimleri.
Afyonkarahisar antik kentler, kaleler, camiler, kervansaraylar, mezar ve tapınaklar, köprüler, mağaralar, kaplıcalar, koruma alanları, kuş gözlem alanı, müze ve sair ören yerleri, Frig vadisi ve sağlık turizmine yönelik çekim noktalarına sahip bir güzel ilimiz.
Benim de 3 senemi geçirdiğim, uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra geri dönüş yaptığım ülkemde ilk yerleştiğim yer olmuştur.

Afyon benim ülkemdeki geçmişime dair hafızamı tazeleyen, bir anlamda her yönüyle özüme geri dönmemi sağlayan bir yerdir.
Bu çıkış noktasından hareketle, Afyonkarahisar tarihi son 8-9 yıllık yaşamımda en önemli uğraş alanım haline gelmiştir.
Yukarıda saydığımız turizm çeşitliliğine sahip Afyonkarahisar’ın yakın zamana kadar pek de fazla bilinmeyen ancak birkaç kişinin şahsi çabalarıyla ve değerli Afyonkarahisar basınının ilgisiyle bilinir hale gelen yönü vardır ki biraz dikkat sarf edilirse, alternatif bir tarih turizm noktasına Afyonkarahisarı çekmesi kaçınılmazdır.

Bilindiği üzere 1. Dünya savaşı ve takiben de Kurtuluş savaşı sırasında Afyonkarahisar coğrafyasının oynadığı rol dillere destandır, en küçüğümüzden en büyüğümüze kadar Afyonkarahisarı “kurtuluşun kazanıldığı yer” olarak biliriz.
20 YY başlarında tren yolları ve karayollarının kesiştiği ve antik dönemden beridir müstahkem mevki olan Afyonkarahisar, bu özellikleri nedeniyle 1. Dünya savaşı esirlerinin hemen tamamının yolunun geçtiği bir kent olmuştur.
1915-1919 tarihleri arasında herhangi bir anda ortalama 2000 İngiliz, Fransız, Rus, Sırp, Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Hintli vb işgal askerleri esir olarak burada tutulmuş.
Buradan ülkemizin çeşitli noktalarında bulunan, başta Pozantı/belemedik demir yolları inşası olmak üzere, esir kamplarına dağıtımları yapılmış, bazıları Afyonkarahisar’da ölüp gömülmüş tür.
Bu döneme ait yüzlerce resim bulunmaktadır.
Aynı şekilde, esaret sonrası esirlerin yazdığı kitapların hemen tamamında Afyonkarahisar’dan bahsedilmektedir.
Örneğin Afyonkarahisar’ın ilk Belediye Başkanı olan Halil Agadan söz edilmekte, Kurtuluş savaşı sonrası Atatürk tarafından da taltif edilen bu şahsın esirlerin arasında serbestçe girebildiği, onların çarşı alışverişi yaptığını anlatmaktadır.

Bittabi, Halil Beyin teşkilat-ı mahsusa üyesi olduğunu söylemek mümkündür. Bugünkü İmaret hamamının orada yıkanan esirlerin uğrak yerlerinden birisi olduğunu anlıyoruz.
Hemen yanı başındaki medresede ise esirler kalmış.
Aynı şekilde Ermeni mahallesinde de bir dizi terk edilmiş evde ve bu gün sadece temelleri ve mihrap duvarının bir kısmı kalmış olan ermeni kilisesinde kalmışlar.

Özetle, 1. Dünya savaşına dair birçok belgede Afyonkarahisar’ın adı geçmektedir.
Afyonkarahisar’ın bu özelliğine dair günümüzde çeşitli yabancı medyada da yazılar olduğunu görüyoruz.
Zaman zaman da bir kısmı ile Afyon medyasında röportaj yapılan ve çoğunluğu da sessiz sedasız yüzlerce turist, esirlerin torunları ya da kitapları okumuş olanlar sadece bu nedenle Afyonkarahisar’a gelir.
Savaş esirlerine dair kitabım yakında çıkacağını umuyorum, orada daha fazla bilgi vardır.

2015 yılının 1. Dünya harbinin 100. Yılı olması hasebiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çeşitli anma etkinlikleri planlanmakta.
Benim uzun yıllardır Afyonkarahisar sevdalıları ile tartıştığım bir konu vardır ki bana göre Afyonkarahisarı 1. Dünya savaşının bu kısmı ile ilgili olarak odak noktasına getirebilecek bir Savaş Esirleri müzesi açılmasıdır.
Alternatif tarih turizmi olarak mükemmel olacaktır.
Böyle bir müze için benim öngörüm en iyi yer taş medrese olup, imaret camiinin de bu çekimden faydalanacağı, civardaki esnafın faydalanacağı kuşkusuzdur.

Tahsis edilecek birkaç odada resimler, video gösterileri, kitaplar, afişler broşürler, hediyelik eşyalar, yurt dışındaki ilgili kuruluşlardan talep etmeyi planladığım gerçek, orijinal eserler, hatıratlar olacaktır.
Ve dünyanın ilk Savaş esirleri Müzesi olacaktır.
Bu açıdan 100. Yılda bu müze açılmalı, tüm dünyaya tanıtım fırsatından faydalanılmalıdır.
Muzaffer abinin anlattığına göre Belediye Başkanı buna sıcak bakıyor imiş… umarız elbirliği ile o güzelim kente bir tane daha yerel müze ekleyelim.
Ben de 9 yıllık çabalarımın ürünü ile gururlanayım.
Sonuç itibariyle bu konuda nasıl çalıştığım biliniyor.

Doğan Şahin’in yazısı böyle.
Kendisiyle zaman zaman telefonla görüşüyoruz.
Daha önce bende Anzak askerlerinin fotoğraflarını ve bazı anılarını buradan sizlerle paylaşmıştım.
Hatta Yılmaz Erdoğan’ın Avustralya’da en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü kazandığı.
Avustralya’nın Oscar’ı kabule edilen ödülü aldığı Son Umut filminin aslımda gerçek mekanı beklide Afyon’du.

Çünkü yüzlerce Anzak askeri Afyon esir kamplarında kaldılar.
Birçoğunun günlüklerinde kaleme aldıkları anılarında Afyon’dan övgüyle bahsediyorlar.
Bir kısmının mezarları burada.
O nedenle Afyon Dünyanın ilk ve tek esir müzesini kura bilir.
Ve mutlaka İngiliz, Fransız, Rus, Sırp, Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Hintli ve diğer ülkelerden fotoğraflar belgeler, alına bilir.
Bu da yabancı ziyaretçilerin ilgisinin artması anlamına gelir.
Doğan Şahin’in bu projesi tek kelime ile Afyon’un marka değerini arttırır. doğan şahin

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Dünyanın ilk Esir Müzesi Afyon’a” için 1 yorum