logo

24 Eylül 2013

Doktor olmazsan evlatlıktan atarım

mahmut koçak (3)

ODAK Gazetesi Pazar Kahvaltıları’na katılan eski Afyon Milletvekili Mahmut Koçak, Afyon Belediye Başkanı adayı olacak mı?, siyasete nerede başlayacak? Siyaseti bir süre dondurdum diye koçak ne zaman çözülmeye başlayacak? Koçak hayatı ve bundan sonraki planlarını Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anlattı.

Mahmut Koçak gençliğinde nasıl biriydi?

M. Koçak, Ben hayatım boyunca haşarı olmadım ama çok hareketli ve yerinde duramayan biri oldum. Bu çocukluk ve gençlik yıllarında böyle idi. Basket bol oynamayı bilmem ama takımı ateşleyen, onları motive eden biriydim. Bir kere her zaman derslerinde çok başarılı bir öğrenciydim. Ama başkanları gibi sadece derslerde değil sosyal hayatta da başarılı ve atak biriydim. Atletizm takımında yer aldım. 2400, 4800 koşularına katıldım ve 2.lik derecelerim var. Ben hiç kısa mesafe koşucusu olmadım uzun mesafeleri severim. Ortaokul talebesi için bu mesafeler maraton gibidir. Futbol ve Güreş yaptım İsmail Erdoğan benim hocamdı. Orada da 2.liğim var. Ben hiç birinci olamadım hep ikinciydim. Sporun her branşın da yer aldım. Futbol oynarken libero oynuyordum. Libero takımın gerisinde yer alan ve takımın beyni gibidir. Takımı atağa kaldıran, onların açıklarını kapatan kişidir. Oyunu okuyan bir oyuncuydum.

 

Mahmut Koçak sadece spor alanında mı başarılı oldu?

M. Koçak, Sadece sporda değil, kültürel olaylarda da iyiydim. Şiir okumak için il aranan adam bendim. Kompozisyon, İstiklal Marşı okuma yarışmalarında derecelerim var. 1980 ihtilalin de Kocatepe’de yapılan törende şiir okuyan bendim. Rahmetli Nur Karaaytekin Edebiyat sınavı yapılacak beni bir tülü sınav yapamıyor. Ben sadece kendi okulumun değil Afyon Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından özel olarak görevlendirme ile bu tür organizasyonların içinde bulunuyorum. Bir gün öğretmenim yakaladı ve hadi seni sınav yapacağım dedi. Takımında kaptanıyım sırtımda kamponlar maça gidiyoruz gel seni sınav yapacağım dedi. Maç öncesi sınav yaptı. Sahipata İlkokulun da okudum, Merkez Ortaokulunda okudum, Afyon Lisesinde okudum.

Annem beni Kadir Çalışıcı’ya emanet ederdi

 Ne zaman Siyasetle ilgilenmeye başladınız?

M. Koçak, Emperyalizme karşı, daha özgür, ve gelişmiş bir Türkiye için kafa yoranlardandık. Ülkü Ocakları, Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı gibi yerlerde sohbetlere ve çalışmalara katılarak memleket meselelerine duyarsız kalmamak için buralarda yer aldım. Bizim gibi o zaman Gaffar Okan, Kadir Çalışıcı gibi birçok kişi ile birlikte çalıştık. Bizim çocukluktan gençliğe geçtiğimiz yıllar zaten Türkiye’nin en karışık anarşik olaylarının yaşandığı yıllar. Böyle bir dönemde siyasetten uzak kalmak neredeyse imkansızdı.

Üniversite yılları nasıl başladı?

M. Koçak, Gariban bir öğrencinin üniversitesi nasıl olur. 1982 yılında Üniversiteye başladım. Tıp fakültesinde okumak zor ve masraflı. Ben hiç İmam Hatip’te okumadım ama iki kez İmam Hatipler kapanmaz mitinglerine gittim. Konya Afyon ve İstanbul’da mitinglere katıldım. Annem beni hep Kadir abiye emanet ederdi. Vali Kadir Çalışıcı’ya. Ben zaten İstanbul’u bildiğim iççin çok zorlanmadım ama maddi olarak sıkıntı çektim. Abim İstanbul’da Hukuk Fakültesinde okuduğu ve İstanbul’da avukatlık yapıyordu. Ablam’da evlenerek İstanbul’a gitti. Onun için çok zorlanmadım. Ama Tıp fakültesinde okumak kitapları almak çok zordu. Annem ve babam beni okutabilmek için tavukçuluk yapmaya başladılar. Bunu anla unutamam. Anamın ve babamın bizi okuta bilmek için çektikleri emekleri gördükten sonra anne baba olmanın ne kadar zor bir görev olduğunu anladım. Ben de kendi çocuklarıma aynı özeni göstermeye çalışıyorum. Ben hiçbir zaman doktor olmak istemiyordum. Annem babam sen doktor olacaksın dediler. Yoksa seni evlatlıktan atarız dediler. Mecburen tıp okudum. Annem babam çok sevindi, akrabalar çok sevindi, Afyon Lisesi tıpa adam soktuğu için çok sevindi ama ben çok fazla sevinmedim. Ama daha sonraki yıllarda Tıp Fakültesi bana çok şey kazandırdı. İnsanın sosyolojisi, psikolojisi, insanlara nasıl davranılması gerektiğini, bir hastanın zor gününde onun yanında nasıl olunması gerektiğini ve çok farklı insanları tanıyorsun. Tıp Fakültesi bana insan odaklı düşünmeyi, merhametli olmayı, kar amaçlı düşünmemeyi öğretti.

 

1980 ihtilali sonrası öğrenci olmak nasıldı. 80 öncesi olayları çok dinledik ama ihtilal sonrasını hiç konuşmadık. Nasıldı o zamanlar?

M. Koçak, Ben 1982 yılında üniversiteye kayıt yaptırdım. Benim gibi Anadolu’dan gitmiş, daha çocuk sayılacak bir yaştayız. Mesela benim ilk dikkatimi çeken yurt müdürümüz Albay’dı. Ben Atatürk Öğrenci Yurdunda kalıyorum. Öğrenci yurduna mı giriyoruz, askeri kışlaya mı gidiyoruz belli değil. Saç kontrolü yapılırdı. Uzun saçla yurda girmeniz imkansız. Çok önemli olan bir konuda öğrenci yurdunun bir bloğu komando bölüğü idi. Her sabah üzerleri çıplak silahlarla yurdun kampüsi içinde her Türk asker doğar, her şey vatan için diye koşu yapıyorlardı. Bak biz ihtilal yaptık, akıllı olun bir daha kavga etmeyin diye psikolojik baskı yapıyorlardı. Bunu şimdi daha iyi anlıyorum.

İlk görev yerimde İl Sağlık Müdür Yardımcısı oldum

Okul bitti ilk görev yeriniz nesri? 

M. Koçak, Okulu bitirdikten sonra Kartal Devlet Hastanesinde mecburi hizmetimi yamaya başladım. Ben orada da daha çok yeni olmama rağmen yine duramadım. Hastaneyi organize ettim. O zaman acilde çalışıyorum 5. gün sonunda beni İstanbul Sağlık Müdürlüğüne rapor etmişler. Çok çalışkan çok atak ve organizasyondan çok iyi anlıyor bu adamdan faydalanın diye. Birinci ayımda İstanbul’da ilk kez genel bir sağlık taraması yapılacaktı. Bunun için bir komite kuruldu. İstanbul genelinde binlerce doktor arasından o 4 kişilik komite bende vardım. Çok başarılı bir çalışma oldu ve benim ilk bürokratik görevim böyle başladı. İstanbul’un sağlık envanteri çıkartıldı. Bundan sonra beni İstanbul Sağlık İl Müdür Yardımcısı olarak atandım. Daha genç yaşta İstanbul’da binlerce doktor arasında böyle bir göreve getirildim. Bürokratik hayatım böyle başladı. Afyonlular iyi bilir Hafız Ali Hocam vardı. En büyük baba dostumdur. O bulur getirirdi bu Afyon’lu bunun şu ameliyatı var diye başladık. Sonra Afyon’dan sağlık için gelenler beni bulmaya başladı.

 

İstanbul’dan sonra Ankara’ya gelişiniz var. Yine Bürokratik görev için mi geldiniz?

M. Koçak, Benim mutlaka siyasetle uğraşacağımı ve doktorluğu sevmediği bildikleri için iyi bir yönetici ve siyasetçi olarak göreceğiz diye okul arkadaşlarım ve hocalarım bunun böyle olacağını tahmin ediyorlardı. Bizde onları kırmamak için hem bürokraside hem de siyasette önemli görevlere geldik. Ankara bizim için bir okul ve yaşam biçimi oldu.

 

Hanönü kültürü ile büyüdüm.

Okulda futbol oynayan, spor yapan şiir okuyan popüler bir öğrenci olduğunuza göre Mahmut Koçak’ın kızlar peşini bırakmıyordur?

M. Koçak, Bizim zamanımızda çok büyük bir mahalle baskısı olduğu zamanlardı. Belki bizim gönlümüzde olanlar vardı, belki bize karşı birilerinin dikkatini çekiyorduk ama konuşmak, flört etmek ne mümkün. Abim bana ara sokaklara girmeyeceksin ana caddeden gideceksin ben seni kontrol edeceğim derdi. Bir gün ablamla uzun çarşıya geldik. Ben lisede okuyorum ve ben eve varmadan babama oğlanı nişanlamışsın hayırlı olsun diye haber gitmiş. Biz kız çocuğu gibi yaşadık, her şeyimiz gözlem altındaydı. Sadece benim değil o dönem herkes için böyleydi. Bir gün komşumuz Nuri amca var, eşli dedi ki ‘Nuri amcanı kahveden çağır da gelsin’ dedi. Ben kahvenin kapısına kadar geldim. İçeri giremiyorum birinin içeri girmesini bekledim giren adama Nuri amcayı çağırır mısın dedim. Durum bu kahveye girmemiz yasak. Biz Hanönü kültürü ile yetiştik. O nedenle okulun en popüler öğrencisi de olsak aşka fala mümkün değil.

 

Neden aileniz sizin doktor olmanız için ısrar etmiş. Bunun geçmişte bir anısı, bir olayı var mı?

M. Koçak, Ben ailenin son çocuğu olduğum için biraz el bebek gül bebek büyütüldüm. Özel bir sebebi var mı tam olarak bilmiyorum ama benim çocukluğumda geçirdiğim bir hastalık var ve ben şaşılık geçirmişim. Olay şöyle oluyor. Benim çocukluk yıllarım çok acılı geçti. Çocukken bir gün ateşlenmişim Rahmetli annem bilemediğinden üşüyorum diye üzerimi iyice örtmüş. Sıcaktan havale geçirmişim. Gözümde şaşılık oluşmuş. 6 yaşına kadar gözlük takıyordum. 6 yaşında Ankara Cerrah Paşa Tıp Fakültesinde göz ameliyatı oldum. Cerrah Paşa türküsünü duydum mu çok duygulanırım, yüreğim yanar. Hem annemi hatırlarım hem de ameliyat olduğumu. Çocukken de şiirler okurdum. Ben milliyetçi bir gelenekten geliyorum. Hastane de oku bakalım derlerdi bana ben başlardım, ‘Sol yumruğu sıkanların, mescit kuran yakanların bize kurşun sıkanların ……. Diye gidiyorum. Annemde oğlum ne olursun şiir okuma hocaların fovorileri uzun, bunlar solcu olabilir. Ama gözünü kör ederler yapma oğlum diyor. Belki bunlar ailemin ailede birde doktor olsun diye diretmesi olabilir. Ama hiç sormadım niye beni doktor okutuyorsunuz diye.

 

İlk yaptığınız eylem ya da organizasyon hangisi?

M. Koçak, Ben Türk ve İslam milliyetçisi biri olarak yetiştirildim. 1990 Azerbaycan’da Hocalı katliamı oldu. Çok üzüntülüyüm. Ya bir şey yapalım diyorum herkes bu gün olur yarın olur iş uzuyor. O zaman İscehisar’da bulunan arkadaşlar burada yapalım dedi. Orada hazırlık yapıyoruz o abi’yi mi çağıralım, bu abi’yi mi çağıralım derken eşimin amcası Sadettin Uysal abi. Çok iyi çarıklı siyasetçilerden. Mahmut bey abi kim bilir misin dedi. Acıyı içinde hissedip geceyi düzenleyendir. Madem sen düşündün o zaman abi sensin. Yap geceyi dedi. Gerçekten öyle yaptık. O gece benim için bir milat oldu. İnsan tavada pişmiyor. Tavada yumurta pişeri sucuk pişer ama insan pişmez. İnsan hayatta pişiyor. Yaptıkları ile hataları ile pişiyor. Ben o gün Sadettin Uysal’dan hayatımın dersini aldım. O günden sonra abinin yaşla tecrübeyle ilgili olmadığını öğrendim. Memleketin, toplumun derdiyle dertlenip onun için bir şey yapan insan abi.

 

Afyon’un takvimlerini ben yaptırıyordum

Dar gelirli bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da tıp eğitimi almak çok zordu. Ailem benim okul masraflarını karşılamak için tavukçuluk yapmaya başlamışlardı. Ben onları mahçup etmemek için derslerime çalışırken bir yandan da kendi harçlığımı çıkartmak için matbaacılık işleri yapıyorum. O zamanlar Afyon’da matbaa işleri yapılamıyor. İstanbul’da bir yerle anlaştım. Afyon’un hali vakti yerinde olan iş adamlarının takvimlerini, anahtarlık, küllüklerini ben yaptırdım. Hafta içi okuyorum hafta sonları aldığım siparişleri alıp Afyon’a getirerek sahiplerine dağıtıp kendi okul harçlığımı çıkartıyordum. Ben çok yoğun bir şekilde ders çalıştım. Okulu derece ile bitirdi, bir yandan iş yapıyorum, bir yandan sosyal işlerle uğraştığım için hiç aşma meşke fırsat bulamadım. Ben hiç romantik bir şiir okumadım her zaman milliyetçi şiirler okudum. Hekimoğlu, Yemen Türküsü, Çanakkale türkülerini çok iyi söylerdim. Bağlama çalmayı çok istiyordum, hatta bağlama aldım ve arabamın arkasında aylarca götürüp getirdim ama bir türlü öğrenme zamanım olmadı.

 

Afyon milliyetçiliği disiplin suçu

Atatürk Öğrenci Yurdunda okurken bizim buradan çok arkadaşımız var. Bir de bürokrasi de çok kişi var. Biz iş adamı çok az çıkartıyoruz ama çok fazla bürokrat çıkartıyoruz. Bizim Yurtta çok Afyonlu öğrenci var ama yurt çok büyük 5 bin kişilik. Bir gün Afyonspor ile Alibeyköyspor ile maç yapacağız. Ama arkadaşlarla irtibat kuramıyoruz. Afiş asacağız asamıyoruz maça gideceğiz flama yazacağız bez bulamıyoruz. Kefenlik bez bile bulamıyoruz. Öğrenci adamız kafamız cinliklere çalışır. Çarşafları ortasından yırtarak birleştirdik ve kocaman bir flama yaptık. Üzerine de “Afyon nerede biz oradayız” diye bir yazı yazıyoruz. Biz tam o yazıyı kırmızı boya ile yazarken Yurt Müdürü Pencere’den bize baskın yaptı. Siz ne yapıyorsunuz, terörist müsünüz, eylem mi yapacaksınız diye bizi sorguya çekti. Adam yazdığımıza baktık anladı ki yasa dışı bir şey yok. Ama yinede, “Buda suç siz devletin çarşafını yırtmışsınız. Aynı zamanda siz Afyon milliyetçiliği yapıyorsunuz. Milliyetçilikte bir disiplin suçu. Ama ilk defa yaptığınız için bu kez affediyorum ama gözüm üstünüzde diye adam ben mezun olana kadar gözünü üzerimden ayırmadı.

 

Mahmut Koçak Kimdir

Afyon’un yetiştirdiği evlatlarından birisidir. Hep devlet okullarında burslu okumuş, dar gelirli bir ailenin çocuğu. Anasının babasını duasını almayı kendine öncelik edinmiş biri. Bir tıp doktoru yönetim ve organizasyon üzerine doktorası olan ve yüksek lisansı olan. Afyon’un yetiştirip yurt dışına gönderdiği birçok ülkede eğitim almış ve çalışmaları olan bir Afyonlu. Kısaca bana göre Mahmut Koçak bu. 21 yıllık evli 2 çocuk babasıyım. Kısaca Mehmut Koçak bu. Kendisi bu kadarını anlatsa da, Mahmut Koçak 1964 yılında Talat ve Fatma Koçak çiftinin son çocukları olarak dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Kurumları Yönetimi Master, Tıp Doktoru, Sağlık İdarecisi, Sağlık Bakanlığı Müşaviri, Çağ Hastanesi Genel Koordinatörü, Yörük-Türkmen Dernekleri Genel Merkez Kurucu Genel Sekreteri, Türkiye Moldova Dostluk Derneği Kurucu Üyesi, Yolsuzlukla Mücadele Derneği Genel Başkanı, Türkiye Halter Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi 22. Dönem Afyon Milletvekili. Alternatif Politikalar Merkezi kurucusu, Nobel Barış Ödülü Türkiye adayı.

 

ODAK GAZETESİ PAZAR KAHVALTILARI

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,