logo

23 Eylül 2013

Dershaneleri asla kapatamazlar

erol özsoy pazar kahvaltıları (1)

Türkiye’nin gündeminde olan Dershanelerin kapatılması konusunda açıklamada bulunan Kamu-Sen Afyon Başkanı Erol Özsoy, hükümet dershaneleri asla kapatamaz dedi. ODAK Gazetesi Pazar Kahvaltılarına konuk olan Özsoy Mehmet Emin Güzbey, Ömer Mazi ve Emre Çınar’a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

Türkiye’de İmam Hatip Ortaokullarına karşı olan yok. Ancak böyle ayrıcalıklı davranılması tepki yaratıyor. Sizde bunu işaret ediyorsunuz anladığım kadarıyla.

E.Özsoy, Benim oğlum 12 yaşında. Kuran-ı Kerim ve Peygamberin hayatı dersini seçmeli ders olarak açarlarsa o dersi al dedim. Merdiven altında Kuran-ı Kerim öğreneceklerine devletin kontrolünde öğrenilsin. Buna bir itirazımız yok. Ama siz çıkıp Meslek Lisesi kapsamındaki İmam Hatip’e orta kısım açıyorsan Kız Meslek Lisesine de ortaokul açacaksın. Niye yapmıyorsun bunu? Cevap ver niye yapmıyorsun.

 

Erol öğretmenim vallahi benim elimde değil bu sorunun muhatabı ben değilim. Bana kalsa Eğitimi işin uzmanı eğitimcilerle yaparım.

E.Özsoy, Cevap ver dediğim hükümet bunu yapmalı. Diğer meslek liselerinin de orta bölümlerini açmalı. İşte o zaman bir inandırıcılığı oldu. Yok ben sadece İmam hatip’in orta bölümünü açarım diyorsanız o zaman bu işi siyasallaştırılmış olur. O zaman eğitim böyle yürümez, eğitimin kalitesi böyle yükselmez. Türban meselesi de öyle yapılıyor. Biz geçen sene Genel Merkezde karar aldık kamu çalışanı türbanla derslere gire bilir diye. Hala Hükümetin demokratikleşme paketinde türban meselesi var. Bitti o iş biz zaten uyguluyoruz. Sen Orduyu mahkum etmiş bir hükümetsin, yargıyı halletmiş bir hükümetsin, reformlar yapmış bir hükümetsin. 10 yıldır ülkeyi yöneteceksin hala Türban olayını sürüncemede bırakacaksın. Her şey elinin altında değiştir. Ne bekliyorsun? Sandığı bekliyor. Bu mesele dikkat edin hep sandıktan sandığa açılıyor. Şimdiye kadar bir başörtüsü yasası çıkmaz mıydı. Ta ispanya’dan başörtüsünü kaldırıyorum dedi. Ama halletmedi seçime dayandık yine türban deniliyor.

 

Türban olayı her zaman istismar edilen bir mesele bu kadar uzun süre ülke gündeminde kalması normal değil. Karşı çıkanda yok zaten.    

E.Özsoy, Toplumun yüzde 99’u Müslüman değil mi?, din de örtün diyor. Köyde, kentte, sokakta örtülüyor da kamu da başını örtersen ne olur? bakın bir yıldır örtünüyor, ne oldu? Kıyamet mi koptu? Hiç bir şey olmadı hayat devam ediyor. Ama türban üzerinden siyaset yaparak toplumu geriyorlar, insanları kutuplaştırıyorlar. Yanlış olan bu, yanlış olan türban değil.

 

Müdürüm senin alt takımların bozuk

Okullar açıldı. Afyon Milli Eğitim’inin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?.

E.Özsoy, Gayet basit. Baştan dedim ya bu işler ekip işi. Afyon Milli eğitim’de ekip ruhu yok. Ekip olamazsan hiçbir işi başaramazsın. Çok önemli bir şey söyleyeceğim. Biz zamanında Hidayet Yıldırım önceki Milli Eğitim Müdürü. Biz onunla çok uğraştık. Ama bu uğraşmamız şahsıyla alakalı değil ki. Tayin oldu gidecek bizim sendikaya veda ziyaretine geldi. Güzel bir şekilde karşıladık. Dedim ki, “Müdürüm sizin alt takımlarınız bozuk” oda dedik ki, “Ya bu işi daha düzgün olarak söyleyelim” dedi. Tamam o zaman “sizin ekip bozuktu” dedim. Doğru dedi. Niye biliyor musunuz dedi ve şöyle konuştu, “Bu kadar süre Milli Eğitim Müdürlüğü yaptım. Bir tek şube müdürünü ve bir tek müdür yardımcısını ben seçmedim. Bana seçme hakkı verilmedi. O nedenle benim başarılı ve uyumlu bir ekibim olmadı” dedi. Düşüne biliyor musunuz bir ilin Milli Eğitim Müdürü bir tek kişi alamıyor. Siyasetçiler kadroyu kuruyorlar. Kendi ideolojik düşüncelerini ve kendi eş dost partili atamalarını yapmak için. Böyle bir Milli Eğitim Müdürlüğünün başarılı olması mümkün mü?

 

Paki Hidayet bey gitti Metin yalçın geldi. Durumda bir değişiklik var mı? hala Milli Eğitim Müdürlüğü bir ekip olamadı mı?    

E.Özsoy, Eski müdür gitti yeni müdür geldi. Değişen bir şey yok ki. Bu Milli Eğitim Müdürü siyaseten geldi buraya. Damdan düşer gibi geldi. Hiç akılda fikirde olmayan bir adamdı. Gittik hoş geldin diye ziyaret ettik. Bildiklerimizi söyledik. Şahsını her zaman takdir ederim efendi saygılı bir adam. Ama konu eğitim oldu mu ben tenkit ederim. Hidayet beyin bahsettiklerinden ne değişti. Değişmediği gibi görevlendirme ile siyasi iradeden emir alan adamlar bir gecede gelip oturdular. Bir gün bile, bir köy okulunda bile okul idareciliği yapmamış adamlar geldi Milli eğitimin tepesine oturtuldu. İşin bir başka garip yanı, bu görevlendirme ile gelen vekiller asil idarecileri imtihan ediyor.

 

Yani Afyon Milli Eğitim Müdürlüğü iyi yönetilmediği ve siyasi kadrolaşma nedeniyle başarısızlık ortaya çıkıyor. Peki buna neden birileri dur demiyor?

E.Özsoy, Biz diyoruz işte. Bizim sendika üyeleri yazılı sınavlarda yüksek puan aldılar. Ama sözlü sınavlarda bizim yüksek puan alanlara düşük, diğer sendikanın yazılıda düşük alanlarına sözlüde yüksek puan vererek başarılı olmalarını sağladılar. Bunun için milli eğitimin önünde koltuk yaktık. Valiye dilekçe verdik. Puanlamaları gösteren tabloları sunduk ve gereğini yap dedik. Bakalım vali gereğini yapabilecek mi? bunların hepsi siyasi hepsi kendilerine verilen görevleri yapmak için o koltuklardalar. Size bir şey söyleyeyim Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın’ın orada hiçbir hükmü yok. O sadece kağıt üstünde müdür. Milli Eğitimi görevlendirme ile gelenler yönetiyor. Daha doğrusu yönetemiyor.

 

Milli Eğitim kadrosunun tamamı dağıtılmalı

Durum bu kadar vahim ise bu ekip Afyon’da nasıl eğitimin kalitesini arttıracak?

E.Özsoy, Arttıramıyor zaten. Arttırmasını da beklemeyin. Böyle bir Milli Eğitim Müdürü ile Böyle bir Milli Eğitim yönetimi ile nasıl arttıracak. Bunlar okullara da kendi adamlarını görevlendirerek genel olarak başarısızlık ortaya çıkıyor. Bunların bu halini gören okul müdürleri ve idarecileri nasıl ciddiye alacaklar. Afyon Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosunun tamamı derhal dağıtılması lazım. İçinde benim arkadaşlarım da var. Yenisi eskisi tamamı dağıtılmalı. Bir biri ile uyumlu bir takım, bir ekip kurulması lazım. Bu ekiple kesinlikle Afyon’un eğitim kalitesi artmaz. Ya 20 yıldır orada oturanlar. 20 yılda bir insan aynı yerde kalırsa körelir verimliliği düşer.

 

Bir ay önce rotasyon çıktı ve Afyon Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılacak olan Rotasyon atamaları olacaktı neden yapılamadı?

E.Özsoy, Evet rotasyon olacaktı. Ağustos ayında yapılması gerekiyordu. Bunların paçası tutuştu tabiî ki, hemen şube müdürleri gittiler partiye, ne yapıyorsunuz yanlış yapıyorsunuz, kadrolaşmayı önlüyorsunuz dediler. Rotasyon bir yıl ertelendi. 25 yıldır Afyon Milli Eğitim Müdürlüğünde oturanlar var. Bina olsa çürür Allah aşkına.

 

Görevlendirme ile gelen Şube Müdürü İbrahim Özkul’un söylediği ve basında çıkan haberler hakkında ne düşünüyorsunuz?    

E.Özsoy, Bunların idareci olmadığı buradan belli. Nasıl böyle bir açıklama yapılır. Adam bir kere yiğit olacak. Ağızdan çıkan söz’ü nasıl bir insan inkar eder. Madem öyle bir konuşma yapılmadıysa orada bulunan kişilerin hepsinin yeminli ifadesi alınması gerekiyor. Orada bulunanlar böyle bir konuşma yapılmadı diyorsa o zaman eğitim zaten bitmiştir. Bunların hepsinin gözü dönmüş. O haber çıkmadan önce bana da geldi o bilgiler. Ankara’da böyle istiyor, Vali’de böyle istiyor, Milli Eğitimde Böyle istiyor, Allah’ta böyle istiyor, bizde böyle istiyoruz bundan sonra okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri yönetecek. Böyle adamlar milli eğitimi lekeliyorlar. İbrahim Özkul, sen niye bu göreve atandın? Neden başkası değil de sen atandın. Senin ilahiyatçı adamsın. İlahiyatçı adam toplumun rol modelidir. İlahiyatçı adam yalan söylemez, doğru olur. İlahiyatçı bir adam söylediği sözü inkar etmez.

 

Sınıflar 20 kişilik olmalı

Başarılı ve sağlıklı bir eğitim verile bilmesi için ideal sınıf mevcudu kaç olmalı? Bu sayı Afyon’da ne boyutta?  

E.Özsoy, Olması gereken sayı 20 öğrenci mevcudu. 20 kişilik bir sınıf da öğretmeninde öğrencinin de dikkati dağılmaz. Ama bu sayının üzerine çıkılmaya başladıkça sınıfın dikkati dağılır ve öğretmenin kontrolü zorlaşır. Ama Afyon’da 48 öğrenci mevcudu olan okullar ve sınıflar var. Afyon’da okul yetersiz, derslik yetersiz, öğretmen yetersiz, eğitim yetersiz. Bunu da herkes kabullenmiş durumda. Kimse bir şey yapmak için çaba göstermiyor.

 

Afyon Milli Eğitim Müdürlüğünün Genel Bütçe ve İGM kaynaklarından ayrılan bütçelere göre 55 milyon civarında bir parası var. Bu bütçeye rağmen hala okul ve derslik ihtiyacı olması anlaşılır bir durum mudur?

E.Özsoy, Elbette anlaşılır bir durum değil. Ben daha önce şunu önerdim. Yapmayın bir nesli yok etmeyin diye söyledim. Daha önce kredili sistemde eğitim kesintiye uğradı. 8 yıllık kesintisiz eğitimde, eğitim kesintiye uğradı. 4+4+4 sistemi ile eğitimin en kötü dönemi yaşandı. Demokrasi istişare sanatı değil mi? bu sitemi sendikalara sormadılar, öğrencilere sormadılar, veliye sormadılar, bilim adamlarına sormadılar. Bu sistem zaten ülkenin yetersiz olan derslik ve okul ihtiyacını arttırdı. Bu 55 milyon nasıl kullanmalarını bekliyorsun. Afyon Milli Eğitimde bir uyum yok ki. Kimse kimsenin ne yaptığını bilmiyor.

 

Son zamanlarda sınav sistemi yine değiştiği konuşuluyor, bu kadar çok değişiklik sakıncalı değil mi?  

E.Özsoy, Sınav sisteminin çok değişmesi hiç iyi ve olumlu bir yanı yok. Bu değişiklikler hiç doğru bulmuyoruz ve bu değişiklikten 60’dan döndükleri gibi, serbest kıyafetten döndükleri gibi buradan da dönecekler. Bir şey daha söyleyeyim dershaneleri kapatamayacaklar. Asla kapatamayacaklar. Kalkmayacak sadece dönüşecek. Türkiye’de %70 dershaneler apartman dairelerinde. Burayı nasıl okula dönüştüreceksin. Hani okulun bahçesi, oyun alanları? Bunlar konuşulduktan sonra dediler ki şehir dışından arazi gösterilecek. Dershaneler oralara özel okullar yapacaklar. Bu mümkün olabilir mi. Afyon’da kaç tane özel okul var? 4-5 tane kaç tane dershane var? 50 tane var. Şimdi elli tane dershane 50 okul yapabilir mi? 50 özel okul öğrenciyi nereden bulacak. Bir kez daha söylüyorum, dershaneler asla kapanmayacak.

 

Yapmayın başkan Başbakan ve Bakan her hafta çıkıp gelecek yıl dershaneler kapanacak diyor, siz nasıl kapanamaz diyorsunuz?   

E.Özsoy, Dershaneler kalktı diyelim okullarda alınan eğitim yetse dershaneye ihtiyaç her okulda farklı alanlarda eğitim görüyor. Bu çocuklar aralarındaki farkı nasıl kapatacak. Ders almak zorunda kalacak. Dershane kapandı diyelim bu kez eskiden olduğu gibi herkes çocuğuna özel ders aldırmaya başlayacak. Bu neyi getirir biliyor musun? Dershaneye 25 lira verirken özel hocaya 50 lira isteyecek. Veli için daha zor bir dönem demek.

 

Serbest kıyafet her 5 yılda bir gündeme gelir

Türkiye’de birileri zaman zaman aklına bir şey gelir. Derler ki okullarda kıyafet serbest olacak. Türkiye’de serbest kıyafet uygulamasına geçilmesi imkansız. Türkiye buna hazır değil. Bakan Ömer Dinçer’e sendikalar bu uygulamanın yanlışlıklarını anlattı. Bir bakanın toplumu hiç bilmediğinin ispatına bakın. Benim Milli Eğitim Bakanım köyü, kasabayı, sokağı bilmiyor. Fakir fukara alamaz dedi. Ya dedi bir semt’te oturan insanların gelir durumu aynıdır. Farklılık olur mu diyor. Ya o semtte hiç mi bakkal yok, kapıcı yok, esnaf yok. Herkes iş adamı geliri yüksek insan sanıyorlar. Öyle bile olsa çocuklar marka tartışmasının içine itilir. Ben eğitimciyim bana göre en uygunu forma. Bizim ülkemizde aileler arasında gelir adaletsizliği hat safhada. Böyle bir durumda serbest kıyafet uygulamasına geçilemez. Bu konu bakanlar kurulunda görüşülüp konuşulmadan geçti. Sadece imza attılar. Bu bakanlar kurulunda tartışılsa geçeceğine ihtimal vermiyorum.

 

Yerel seçimlerde bir düşüncem yok

Bizim gibi insanların adları zaman zaman seçim dönemlerinde ismimiz bir takım yerlerde geçiyor. Geçen dönemde benzer teklifler geldi. Ama böyle bir düşüncemin olmadığını söyledim. Şimdi de siyaset kesiminden de eğitim camiasından da niyetimin olup olmadığını sordular. Bana göre Afyon’da siyaset iyi değil. Genel olarak Afyon’da siyaset düzgün yapılmıyor. Ahbap çavuş ilişkisi ile yürüyor. Karşılıklı mücadele yapılmıyor. Tüm partiler için geçerli. Siyaset ciddi yapılmıyor ve olması gereken zeminde değil. Suya sabuna dokunmadan bir siyaset yapılmaya çalışılıyor. Siyaset böyle yapılmamalı. Ben niye girmiyorum beni de kendilerine benzetirler diye korkumdan, onlara benzerim diye siyasete girmiyorum ve hiçbir yere aday değilim.

 

Kamu-Sen MHP sendikası değil.

Kamu-Sen Milliyetçi Hareket Partisi’nin sendikası değil. Kamu-Sen milliyetçi muhafazakar bir görüşü benimseyen ama solcularında yer aldığı bir sendika. Benim MHP’ye karşı bir gönül bağım var ama organik bir bağım yok. Bir kere Kamu-Sen her şeyden önce devrimci bir belediye başkanı ister. Oy hesabı yapmayan, korkmadan, bir sonraki seçimi düşünmeyen, eş dost hatırına iş yapmayacak. Bir belediye başkanı olmalı. Böyle biri olursa kamu sen olarak her türlü desteği veririz. Ama şu ana kadar öyle bir aday çıkmadı. Bu bahsettiğim özellikler tüm partiler ve başkan adayları için düşündüğümüz bir beklenti.

 

ODAK PAZAR KAHVALTILARI

Share
#

SENDE YORUM YAZ