logo

Değirmenin suyu nereden?

ömer mazi

Bu sözü ne zaman duysam rahmetli babam gözlerimin önüne geliyor.

Bizim çocukluğumuzda bazen bize sitem ederek, evin geçimi için verdiği mücadeleye bizim katkımızın olmamasından yakınıyordu beklide.

Zaman zaman, “Değirmen dönüyor ama suyu nereden geliyor soran yok” derdi.

Fazla bir anlam veremezdim.

Belki de işime gelmediği için duymazlıktan gelirdim.

 

Aradan yıllar geçti.

Bizde ev geçindirmeye başladık.

Çocuk büyütüyoruz.

Çocuklar ha bire istiyor.

Baba, kitap.

Baba ayakkabı.

Baba kurs parası.

Baba, hay babanın sakalına diyesi geliyor insanın.

Sonra kendi babam akılma geliyor.

Değirmen dönüyor ama suyu nereden geliyor diye soran yok.

 

Elbette babamı anlatmak değil derdim.

O babamla benim sorunum.

Ama ortada bir seçim var.

Belediye Başkan adaylarımız arı gibi çalımlaya başladı.

Önce el sıkmak kapı çalmakla başladılar.

Sonra gazeteler, radyolar, internet siteleri, tv’lere ilan vermeye başladılar.

Billboardlar onların resimleri ile dolu.

 

Seçim büroları.

El ilanları.

Araba giydirme, ses sistemleri, dolaşan arabalar, görevliler.

Alt alta koyduğunuz zaman en basitinden bir başkan adayının günlük cebinden 10 bin lira çıkar.

Bazı adaylarımız 2 aydır çalıyor.

Bazıları bir buçuk ay.

Topla en kötü ihtimalle 500 bin lira ile birkaç milyon arasında.

 

Eski parayla trilyonları buluyor.

Şimdi şöyle bir bakıyorum başkan adaylarımızın hepsi kendi halinde insanlar.

Babadan bir şey yok.

Belli bir maaşa çalışan insanlar.

Partilerinin büyük bütçeleri yok.

Merak ediyorum Başkan adaylarımızın bu masrafları nasıl karşılanıyor?

Bu bütçeler nasıl oluşturuldu?

Kaynak kim?

Sponsor kim?

 

Değirmen dönüyor ama suyu nereden geliyor?

Başkan adayları varsa cesaretleri seçim bütçelerini açıklasınlar.

Bizde bilelim seçeceğimiz aday’ın kaynağını.

Geleceğimizi ipotek altına alıp almadıklarına inanalım.

Belediye’den iş almak için bazı müteahhitler avans mı veriyor?

Varsa açıklama yapmak isteyen beklerim.

Buradan yazarım.

Yoksa kalbimin bir köşesinde kuşku kalacak.

Kuşku iyi bir şey değildir.

İnsanı yer bitirir.

 

Nazmi Doğan İntihar’ın eşiğinde

Birkaç ay önce Nazmi Doğan yanıma geldi.

AK Parti İl Başkanı Mehmet Zeybek’e gittim.

O’da Devlet Hastanesi CEO’suna gönderdi.

Kendime ve anneme bakacağım bir iş arıyorum.

31 yaşında Atatürk Üniversitesini bitirmiş bir adam.

Fransızca ve İngilizce biliyor.

CEO bey üniversite mezunu birinin temizlik işçisi olmasına gönlüm razı gelmez.

Bizde sana göre iş yok diyerek postalıyor.

 

39 yaşında üniversite mezunu ve işsiz.

Kendisi ve annesine bakmak için çalmadığı kapı kalmıyor.

Vali İrfan Balkanlıoğlu.

AK Parti İl Başkanı Mehmet Zeybek.

CEO Ahan Erenoğlu.

İş-Kur Müdürlüğü.

Eski Milletvekili Ahmet Koca.

Oteller.

İş adamları.

 

Çalmadık kapı kalmıyor.

Kalmıyor ama bir adama iş bulamıyoruz.

39 yaşındaki bir adam ve anasını göz göre göre uçuruma itiyoruz.

 

Niyazi Doğan dün yine yanıma geldi.

Koca adam ağladı.

Kendimden utandım.

Onu bu hale getirdiğimiz için utandım.

Ben utandım ama utanması gerekenlerin umurunda bile değil.

 

Ama bakıyorum Vali İrfan Başkanlıoğlu her ay SYDV yüz güldürdü diye kendini haber yaptırıyor.

Sanki babansın parasını dağıtıyor.

SYDV eski adını bilen var mı?

Fak Fuk Fon.

Fakir Fukara Fonu.

 

Bu sistemi kim kurdu?

Turgut Özal.

Niye kurdu?

Halk kimseye muhtaç olmasın.

Devlet dururken gidip başkasına kul köle olup avuç açmasın diye.

Bu fonun yönetimini de Valiliklere verdi.

Niye?

Vali devletin valisi.

İhtiyaç sahiplerini kimseye muhtaç etmeden tespit edip sorunundan kurtulsun diye.

Ama son 5 yıla kadar Valiler buradan verilen yardımı babasının parasını dağıtır gibi kendi reklam malzemesi yapmazdı.

Çünkü buna tenezzül etmezdi.

 

Ama bizim Vali her ay rutin olarak kendini haber yaptırıyor.

Daha önce yazdım.

Çobanlar’ın bir köyünden bir babanın iki evladının böbrek yetmezliği vardı.

Organ nakli oldu.

Adam İzmir ile Afyon arasında mekik dokudu.

Çaresizlikten ağladı.

Yol parasını sağdan soldan eş dost arayarak yolcu ettik.

Valilik adamın yüzüne bakmadı.

Çobanlar kaymakamı desteği bir yere kadar.

Adam’ın bir evladı hayatını kaybetti.

 

Ben utandım.

Üzüldüm ama üzülmesi gerekenler duymadı bile.

Şimdi 39 yaşında koca adama bir iş bulamıyoruz.

Adam geçti karşıma ağladı.

Utandım.

Kendimden utandım.

Biz nasıl insanız diye utandım.

Suriye’ye yardım kampanyaları düzenledik.

Milyonlar toplandı.

Suriyeli kardeş.

Ya Nazmi Doğan ne?

 

Adam geçti karşıma “ne yapayım ben? Diye” sordu.

Cevap veremedim.

Sonra benim veremediğim cevabı yine o verdi.

Açlık grevi yapacağım.

O’da olmazsa İntihar edeceğim”.

Olur mu ne diyorsun sen dedim.

Ne yapayım peki aylardır iş arıyorum.

Çalmadığım kapı bırakmadım.

Engelli değilim.

Mahkum değilim.

Üniversite okudum.

Yabancı dil biliyorum.

Ama iş bulamıyorum.

O zaman niye yaşayayım.

Gidip hırsızlık yapacak halimde yok”

Yine cevap veremedim.

 

Buradan bir kez daha yazıyorum.

Göz göre göre bir insanın felaketin eşine gidişini izlemeye devam mı edeceğiz?

Yarın bir gün bunun vebalini kim boyuna.

Yazık Afrikalı kardeş, Suriyeli kardeş, Somalili kardeşte.

Kendi çocuklarımız kalleş mi?

 

Bu gün evinize gittiğiniz de başınız yastığa koyduğunuzda nasıl uyuyacaksınız?

Ya bu adam dediği gibi intihar ederse hiç sorumluluk duyanınız olur mu?

 

Yemenici’den açıklama geldi?

AKÜ’den hocanın biri mail’le bana sordu.

Bende ilgililere sorarak “Ne oldu Göğüs Hastanesi” dedim.

Afyon İl Sağlık Müdürü Dr. Necip Yemenici aradı.

Kibar adam Necip Yemenici.

Kısa bir selamlaşmadan sonra, “Göğüs Hastanesi 2012 Haziran ayında Devlet Hastanesi bünyesi 100 yataklı bir bölüme taşındı.

Sağlık Bakanlığının yeni hastane konseptinde Göğüs Hastanesi ayrı bir yerde değil Devlet Hastanesi içinde.

 

Burada kalan hastalar yaşlı ve kronik hastalar olduğu için hastane ortamının fiziki olarak iyi olması ve tam donanımlı bir yerde olması gerek.

600 yataklı Devlet Hastanesi yapılınca burada 100 yataklı bir bölüm yaptık.

 

Burada tüm imkanlar var.

Kaldı ki Göğüs Hastanesin de koğuş sistemi vardı.

Şimdi modern ve sağlıklı bir ortam var.

Başka bir konu buradan alınıp başka bir yere verilen bir bölüm yok.

Kütahya’da da Göğüs Hastanesi Devlet Hastanesi içinde” dedi.

 

Necip Yemenici’ye duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum.

Bize bu soruyu soran hoca ve Afyon halkıyla bu bilgileri paylaşıyoruz.

 

Milli Eğitim Müdürü 52 Metin Yalçın ve AKÜ’den cevap yok.

Necip Yemenici müdür örnek alın.

Verecek cevabınız varsa biz buradayız.  ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ