logo

Değirmenayvalı Avrupa’ya açılacak

ummuhan özpınar (4)

ODAK Pazar Kahvaltıları’na katılan CHP Değirmenayvalı Belediye Başkan Adayı  Ummuhan Özpınar, Odak yazarları Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’ye hayatı ve Belediye Başkanlığı projelerini, Değirmenayvalı’da üretilen tarımsal ürünlerin kurutularak Avrupa pazarına nasıl gideceğini anlattı.

Mısır’da eğitim görürken hiç orada kalmayı düşündün mü?

Aslında Mısır’da kalmayı düşündüm. Benim çok hoşuma gitti ama babam kesinlikle olmaz dedi. Mısır öyle dışarıdan bakıldığı gibi herkesin kara çarşaflı olduğu bir yer değil. Onlar çarşafa ‘car’ diyorlar. Öyle her yer carlı kadınlarla dolu değil. Carların içine baktığınızda çok fazla lükse kaçtıklarını görüyorsunuz. Müthiş derecede lükse ve gösterişe önem veriyorlar. Bu sadece Mısır’da değil tüm Arap ülkelerinde var. Baktığın zaman car, ya da kara çarşaflı ama çarşafın altında müthiş bir ihtişam var. Ben açıkçası Mısır’da kalmayı çok istedim ama babam izin vermedi ve dönmek zorunda kaldım.

 

Yurt dışında hangi ülkelere gittiniz?

Eğitim için Mısır’a gittim, işimiz gereği ise Hollanda, İtalya, Ukrayna’ya gittim. Rusya ve İsrail’e işimiz nedeniyle gitmek istiyorum. Onları da önümüzdeki yıllarda inşallah gideceğim.

 

Suudi Arabistan’a gittiniz mi?

Gitmedim gitmeyi çok istiyorum ama bir türlü sıra bana gelmiyor. Ben bu işte şike olduğuna inanmaya başladım. Hacca gitmek için 6 yıldır yazılıyorum ama bir türlü bana çıkmıyor. CHP’li olduğumu bildikleri için mi çıkmıyor bilmiyorum ama 6 yıldır bana çıkmamasının arkasında bir şike aramaya başladım. Dubai’ye gitmek istiyorum. Ben aynı zamanda bazı mermer firmalarının Dubai ve Arap müşterileri için tercümanlık yapıyorum. Dubai’nin bizim iş için çok büyük bir pazar olduğuna inanıyorum. Gitmek istediğim başka bir yer ise Çin. Çin’e gitmeden önce Çince öğreniyorum. Biraz daha geliştirdikten sonra Çin’e gideceğim. Dünyaya açılmanın yolu artık Çin’den geçiyor.

 

Mermer taşımaktan kas yaptık

Kız kardeşinizle birlikte iş yapıyorsunuz ve çalışanlarınızın çoğu kadınlar. Mermer bir erkek işi olmasına rağmen iki kız kardeş nasıl kalkıyorsunuz bu işin altından?

Her şey benim eşimden sigara parası istememem için çalışmaya başlamamla birlikte gelişmeye başladı. Sonrada çalıştığım yerde odun kırmak ve soba yakmak yüzünden ayrıldım ve kendi atölyemizi kurma fikri ile başladı. Kız kardeşim bana her zaman kızıyor. Senin yüzünden mermerci oldum diye. Biz ikimizde koca koca mermerleri taşırız. Ellerime bakın hiç kadın eline benziyor mu? Yakında nasır tutacak. Genelde erkek işi olarak bilinse de bizimki biraz daha ince işçilik ve zarafet isteyen bir iş. Kadın eli bu işler için çok ideal. Mozaik, resim ve portreler yapmak erkeklere göre bir şey değil. Şu anda bizim atölyede 7 kişi çalışıyor.

 

CHP sizi nasıl buldu? Siz mi teklif ettiniz onlardan mı teklif geldi Başkan Adaylığı için?

CHP benden habersiz olduğu için teklif onlardan değil benden oldu. Belediye Başkanlığı fikri atölyede çalışırken ortaya çıktı. O anda radyo dinliyorduk. Afyon şebeke suyuna kanalizasyon karışma olayı vardı. Başkan Burhanettin Çoban’ın açıklamasında çok ciddi bir boyutta olmadı dediğini Diyanetin abdest almasında bir sakıncasının olmadığını ve suyunda içilmesinde bir sakıncası yok diye açıklama yaptığını söyleyince çok kızdım. Kanalizasyonlu suyu bize içiren adamlar Belediye Başkanı oluyorsa bende olurum diye o gün karar verdim. Aslında benim hedefim Afyon Belediye Başkanlığı idi. İki sebepten Afyon Belediye Başkanlığı adaylığından vazgeçtim. Bir – Parti Mehmet Ecer’i önceden açıkladığı için, iki- benim bütçem Afyon Belediye Başkanlığı seçimini kaldıramaz. Bu işler maalesef buraya yetmiyor. O nedenle Değirmenayvalı’dan aday oldum.

 

Tamam Burhanettin Çoban’a kızdınız ve aday olacağınızı söylediniz ama parti ile nasıl diyaloga geçtiniz. Sizi görünce nasıl karşıladılar?

CHP’ye telefon ettim. Kamil Göcen çıktı telefona. Ben Belediye Başkanı adayı olmak istiyorum yalnız başörtülüyüm sizin için bir sıkıntısı olur mu? dedim. ‘Yok kızım neden olsun gel görüşelim’ dedi. Bu arada bu görüşmeden ne eşimin, ne de anne ve babamın haberi yok. Ben CHP ile görüştükten sonra aradan bir hafta geçti. Kız kardeşim benden habersiz CHP’ye gitmiş ve görüşmüş. Onların niyetini anladıktan sonra bana Değirmenayvalı’ya başkan adayı olmam gerektiğini söyledi. Bunun üzerine partiye gittim ve Kamil Bey’le görüştüm. Ezberim bozuldu. ‘Biz böyle birini beklemiyorduk’ dedi. ‘Neden olmasın bizim her zaman senin gibi donanımlı insanlara ihtiyacımız var’ dedi. Ve ben orada aday müracaatını yaptım.

 

Önce aday oldum sonra eşime söyledim

Partiyle görüşmeye gittiniz üyelik ve adaylık müracaatını yaptınız hala mı eşinizin haberi yok?

Yok şimdi oraya geliyorum. Partide işimiz bittikten sonra eve gittim ve akşam eşimin karşısına geçerek ‘Metinciğim ben Belediye Başkan Adayı oldum’ dedim. Bu arada Merkez İlçe Başkanı Kemal Demirkırkan, çok şaşırdı. Niye CHP, babanız MHP’li neden oradan değil, neden başka bir partiden değil de CHP’den diye onda anlattım ve ikna oldu. Eşim önce biraz şaşırdı ama tamam hayatım. Senin yanlış yapmayacağını biliyorum dedi. Ben eşime bir sürpriz yapmak istedim. Eşimin yaklaşımını bildiğim için önceden söylemedim. Ama normalde önce eşimle görüşmem lazımdı. Eşim kendinden önce ‘Baban bir şey demesin, topuğundan vurmasın’ dedi.

 

Babanızla bu konu nasıl konuşuldu?

Babamla benden önce kız kardeşim gitti ve görüştü. İlk tepkileri o aldı bana sonrası kaldı. ‘Baba ablam CHP’den Değirmenayvalı’dan Belediye Başkan Adayı’ oldu dedi. Olur mu öyle şey canım. Olmaz benim siyasi çizgimi bilmiyor mu?. Olmaz öyle şey diye konuşmaya başlamış. Ertesi gün partiye gittiğimde karalı mısınız, aileniz ne diyor dediler. Bende hala karşınızda olduğuma göre kararlıyım demektir dedim ve süreç başladı.

 

Elbette iyi bir Belediye Başkanı olacağınızın işaretlerini veriyorsunuz. Belki başörtüsü ve CHP insanlarda ilk bakışta biraz algılama da sorun yaratsa da sizinle konuştuktan sonra bunların hepsi unutuluyor? Neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Değirmenayvalı için çok güzel projelerimiz var. Kısmet olurda Belediye Başkanı ben olursam Değirmenayvalı halkı daha refah imkanlara kavuşacak. Ben nasıl mermer atıklarından elde ettiğim şeyleri yurt dışına satıyorsam, Değirmenayvalı’da üretilen bahçe ürünleri yeşillikler için yurt dışından çok daha iyi fiyatlara alıcı bulunacak. Değirmenayvalı kadınların emekleri üç kuruşa, kaldırım kenarlarında soğukta titreye titreye bir pazarlamacılık olmayacak. Onlar sadece üretecek. Onların emekleri ve alın terleri çok daha önemli paraya karşılık bulacak. Onların ürünleri yurt dışında büyük marketlerde kendine yer bulacak.

 

Değirmenayvalı dünyaya açılacak diye bilir miyiz?    

Evet diyebiliriz. Benim Değirmenayvalı için kurduğum planlar kesinlikle Afyon ve Türkiye ile sınırlı değil. Yurt dışı pazarı açılacak ve Organik doğal gıdalar, kurutulmuş gıdalar olarak özel olarak paketlenecek ve Yurt dışına çıkacak. Biz şimdiden bunun çalışmasını yaptık ve numuneler alarak bu işi yapan arkadaşlarımı devreye soktum. Çok büyük bir pazar bizi bekliyor. Bizim için ilk pazar İtalya. İtalya’da büyük bir marketler zincirinin müdürü arkadaşım Jale var. Onunla görüştüm kurutulmuş gıda üzerine bizim yapacağımız tüm ürünleri almaya hazır. Biz onun ön görüşmelerini yaptık. Biz kendi markalarımız ve patentimizi alarak özel bir şekilde Avrupa raflarında yer alacağız.

 

Bunun dışında farklı bir proje var mı çalışmalarınız arasında?

Elbette var. Değirmenayvalı’da bu güne kadar gündeme gelmeyen bir termal kaynak var. Neden Değirmenayvalı bir termal cennet olmasın?. Özellikle sarılık gibi hastalıklara karşı çok faydalı olduğunu biliyoruz. Biz neden Gazlıgöl gibi, Sandıklı gibi bir termal cennet olmayalım?. Termal imkanı aynı zamanda tarımsal amaçlıda kullanarak seracılık yapılabilir. Değirmenayvalı’nın en önemli çıkış noktası ilk etapta tarımsal kalkınma ile olacak. Ama ondan sonra termal turizm alanında önemli bir yatırım imkanı olabilir. Sıcak su bu güne kadar neden hiç değerlendirilemedi bunu anlamış değilim!.

 

Değirmenayvalı yolu çok kötü

Beldede sizi rahatsız eden şeylerin başında ne geliyor?

Değirmenayvalı bu güne kadar hak ettiği hiçbir yatırımı alamamış. Yolları hala toz toprak içinde. İnsanların birçoğu ilkel bir şekilde yaşamaya terk edilmiş. Başkanımız seçildikten sonra kendi bildiğini okuyan birisi olmuş. Mesela bir yerleşim yerinin en önemli yeri mezarlıklarıdır. Geçmişten beri bir yerin gelişmişliği ve kalkınması mezarlıkları ile ölçülürmüş. Bizim mezarlığımız çok kötü. Benim ilk yapacağım şeylerden bir tanesi mezarlığımızı tamamen elden geçirerek düzenli ve temiz bir yer haline getirmek. Ölmüşlerine değer vermeyen topluluklar yaşayanlarına da değer vermez. Bizim mezarlık projemiz hazır. Cenaze evlerine belediye tarafından yemek götürülecek. Yeni bir mezarlık yeri yapılacak.

 

Değirmenayvalı’ya ulaşmakta zor. Kötü ve dar bir yoldan ulaşılıyor? 

Bir beldenin, köyün, yerleşim yerinin girişi nasılsa içi de öyledir derler. Maalesef çok doğru bir tespit. Değirmenayvalı yolu çok dar ve kullanışsız bir yol. Ben her gün oraya gidip gelirken korku içinde gidiyorum. Bugünkü imkanlarla o yol çok rahat bir şekilde genişletilebilinir. Dağları delip kilometrelerce tünel yapılan bir dönemde bizim yolumuzun bu kadar bakımsız ve dar olması hükümet partisinin ve belediye başkanının Değirmenayvalı’ya bakışını gösteriyor. Bizimle birlikte o yol gerekirse kendi imkanlarımızla daha normal şekle gelecek. Bu Özel İdare ile yapılacak bir çalışma. Oraya proje üretip yapılması mümkün. Daha olmadı Belediye kendisi yapar.

 

Değirmenayvalı kadını adeta alışmaya çalışıyor

Tabi ki bu birçokları için alışılmış bir durum değil. İlk bakışta çok anlaşılmadı ama destek olanlar var. Bir kısmı da fazla rengini belli etmiyor. Ama her gün daha iyiye gidiyoruz. Bir kere benim aday olmama en çok bozulan mevcut Belediye Başkanı oldu. Bizim akrabamızda olur. Benim aday olmam ile kendi başkan olmam onun oylarını böleceğini düşünüyor. Bilmiyorum Değirmenayvalının kadınları bana oy verse yeter. Değirmenayvalı gibi bir yerde kadınların neler yapacağını sadece Afyon’a değil Türkiye’ye göstereceğiz.

 

Hiç romantik bir insan değilim

Yetişme koşullarından kaynaklanan bir durum galiba ben hiç romantik biri değilim. Eşimin doğum gününü bilirim ama ona hediye alırken biraz farklı davranırım. Beni aldığım doğum günü hediyeleri genellikle matkap, tornavida takımı, gibi şeyler. Eşim tamirata çok düşkün birisi olduğu için böyle şeyleri sever. Bunun bir nedeni de bizim evimize temizlikçi girmez. Çünkü ben ev işlerini kendim yaparım. Tamirci girmez tamir işlerini eşim yapar. O nedenle eşime alınacak en güzel doğum günü hediyesi elektronik tamirat aletleri. Herkes bunu garip karşılıyor ama ben ne yapayım adam bunlardan hoşlanıyor. Ama eşim romantik bir adam bana doğum günümde ve evlilik yıl dönümümüzde mutlaka çiçek ve hediye getirir.

Mahsur Yavaş, Mustafa Sarıgül ve başörtülü aday

Bana göre CHP gerçek anlamda halka dönmeye başladı. Bir gün Bakan Veysel Eroğlu ile Uzunçarşı’da karşılaştık. Benim görüntümden dolayı işte bacım kesin oyun bize dedi. Bende neden? nereden çıkardınız? dedim. Sizin gibi muhafazakar biri başka nereye verir dedi, Bende benim görünümüme değil kalbime bakın. Kalbim nereye yakın bunu bilemezsiniz dedim. CHP aslına dönmeye başladı. İstanbul’da Mustafa Sarıgül son derece isabetli bir aday, Ankara’da Mahsur Yavaş çok başarılı olacağına inanıyorum. Bizim gibi başı kapalı adayların seçime girmesini çok önemsiyorum. Çünkü bizde bu toplumun bir parçasıyız. Bizim görünüşümüze göre karar verilmesi çok yanlıştı. CHP kendini halka doğru anlatırsa çok başarılı olacağına inanıyorum.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ