logo

Dedem Yusuf Özer

ömer mazi
Afyon’un son ağası Yusuf Özer’in hayatını kaybetmesinin üzerinden birkaç ay geçti CAFELIFE dergisi Yusuf Özer’in aile fotoğrafını çekti.
Yusuf Ağanın ardından torunları Mehmet ve Zafer Özer’den çok özel anılarına yer verdi.

Yusuf ağanın torunlarından Mehmet Özer ve Zafer Özer ile karşılaştım.
Ömer Bey bizim masaya gelir misin? dedi.
Birlikte oturmaya başladık.
“Dedem son röportajını sizinle yaptı.
Dedem hayatı boyunca o kadar uzun oturmaz.
O hep dolaşır, makinelerin arasında, işçilerin içinde olur.
Bazen dedem yürüyüşe çıkardı.
O gün evde bir telaş başlar.
Dedem tek başına çıktığı yürüyüşten 40 kişiyle birlikte dönerdi.
Dönmeden öncede misafir var sofra kurun diye telefon eder.
Kaç kişi gelecek bilmeyiz ama evde hazırlık en az 40 kişilik olarak yapılır” dedi.

Bunları anlatırken de gözleri doldu.
Sadece onun değil masada bulunan herkesin.
“Hala çıkıp gelecek gibi hissediyorum.
Bazen bir iş görüşmesine gidiyorum.
Anlaşma yapılıyor.
Çıkar çıkmaz elim telefona gidiyor.
Telefon açıp dede o iş tamam diye müjde vermek istiyorum.
Tam numarayı çevirecekken dedemin olmadığın fark ediyorum.
Yıllarca bizi böyle alıştırdı.
Biz aramasak o arardı.
Ne oldu iş diye.”

Mehmet ve Zafer Özer dedeleri Yusuf Ağa hakkında konuştukça boğazları düğümlendi.
Sustular. Gözleri doldu. Bir süre boşluğa bakıp sustular. Sustuk.
Göz bebeklerinden yanaklarına doğru akan gözyaşları Yusuf Ağa’yı ne kadar çok sevdiklerini özetliyordu.
Mehmet Özer, “Dedem okumadı.
Biz üniversite okuduk.
Ama biz hayatı, iş yapmayı, fabrikayı, insanlarla nasıl konuşulacağını dedemden öğrendik.
O bizim sadece dedemiz değildi.
Arkadaşımız, öğretmenimiz, ustamızdı.
Son ana kadar sabah 6’da kalkmayı, fabrikaya işçilerden daha önce gitmeyi, işçilere patron değil arkadaş olmayı dedem öğretti” dedi.

Zafer Özer, anlatmaya başladı, “Cep telefonları yeni çıkmıştı.
Kimsede yok.
Ben Sabah gazetesinden aldım.
Çok para verdim.
Dedem telefonu gördü.
Birlikte Afyon’dan çıktık İstanbul’a gidiyoruz.
Yol boyunca bana etmediği küfür kalmadı.
Sen salak mısın, ne yapacaksın? bunu, bu kadar para verili mi? Uçağa binene kadar demediği kalmadı.
Almanya’ya gittik.
Sabah Dinar depremi olduğunu öğrendik.
Dedem senin alet burada işe yarar mı dedi.
Yarar dede dedim.
Ara o zaman dedi.
Fabrikayı aradı bir kamyon çizme götürün depremde çalışana herkese verin dedi.
Ninemi aradı yemek yapın derhal Dinar’a götürün dedi.
Bütün işleri bir saat içinde Almanya’dan telefonla halletti.
Sonra bana döndü, bu iyi bir şeymiş.
Sana söylediklerim için özür dilerim.
Döndüğümüzde birde bana al dedi”

Zafer Özer’den sonra Mehmet Özer konuşmaya başladı.
“Dedem ölmeden önce sanki hissetmiş olmalı.
Ben öldükten sonra 2 gün gömmeyin.
Benim eşim dostum var.
Onların gelmesine fırsat verin.
2 gün bekletin.
Birde geleni gideni aç bırakırsanız hakkımı helal etmem.
Tok da olsalar mutlaka ikramda bulunun.
Kazanlar kaynasın dedi.
Dedemin isteğini yerine getirdik ve cenaze 2 gün sonra defnedildi.

Sonra gecenin en komik anısı yine torun Mehmet Özer’den geldi.
“Ömer Bey, dedem teknolojiyi çok severdi.
Bir gün yurt dışından gelirken bir org getirmiş.
Alın lan bunu çalın bakalım dedi.
Ben o güne kadar öyle bir org görmedim.
Afyon’da, Ankara’da gittiğimiz yerlerde sanatçıların org’ları 2 karış.
Dedemin bize oynamamız için getirdiği org 5 karış.
Kocaman bir şey.
Ben iki gün kurcaladım.

Bir yere bastım yanlışlıkla yüklü parçaları kendi kendine çalmaya başladı.
Bende çalıyormuş gibi yapıyorum.
Dedem ve ninem salonda oturuyorlar dedik biz size program yapacağız.
Ben org çalacağım Mehmet oynayacak ablamda dans edecek.
Ben başladım çalmaya dedemin gözleri fal taşı gibi açıldı.
Bak bak bu çocukta yetenek var 2 günde nasılda çalıyor.
Afferin lan sana dedi.

Biz para peşindeyiz.
Dedem cebinden paraları çıkartıp ablama takıyor bize para saçıyor.
Nasıl heyecanlandı benim orgu çaldığıma ama benim elim tuşlara değmiyor bile çalıyormuş gibi yapıyorum org kendi çalıyor.
Bu taktikle dedemden uzun süre iyi para aldık.
Ama sonunda anladı tabi bu kez de iyi bir dayak yedik dedi.

Yusuf Özer’in anısına torunlarının benimle paylaştıkları çok özel anılardan bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim.
Mekanın cennet olsun Yusuf Ağa

Share
#

SENDE YORUM YAZ